DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Giriş Tarihi : 11-12-2025 18:57

Eğitimde Doğru Rol Model Olabilmenin Önemi

Öğrenme teorileri temelde davranışçı öğrenme teorileri, bilişsel öğrenme teorileri, sosyal öğrenme teorisi ve yapılandırmacılık (oluşturmacılık) gibi sınıflara ayrılmaktadır.  Bunlardan özellikle Albert Bandura tarafından geliştirilen sosyal öğrenme teorisi eğitim, sağlık bilimleri, sosyal politika ve psikoterapi gibi birçok araştırma alanını etkileyen önemli bir teoridir.

Sosyal öğrenme teorisi, insanın büyük ölçüde sosyal bir bağlamda başkalarını model alarak ya da etkileşimlerinden öğrendiği fikrine dayanmaktadır. Çevre öğrenmede önemli bir güçtür ve insanlar başkalarının davranışlarını gözlemleyerek benzer davranışlar geliştirirler. Başkalarının davranışlarını gözlemleyen kişi özellikle gözlem deneyimleri olumluysa veya gözlemlenen davranış ödülle sonuçlanıyorsa, kişi bu davranışı özümseyip taklit eder. Bandura'ya göre gözlemlenen davranışlar taklit edilerek yeniden üretilir.

Sosyal öğrenme teorisi, gelişim ve öğrenme üzerindeki en etkili teorilerden biridir. Bandura, bu bağlamda, insanların başkalarını izleyerek yeni bilgi ve davranışlar öğrenebileceğini savunmuştur. Ona göre, gözlemsel öğrenme her yaşta gerçekleşebilir. İnsan kendisi için etkili ve güçlü modellere maruz kaldığı her an, modelleme süreciyle yeni şeyler öğrenebilir.  

Sosyal öğrenme teorisi eğitimde önemli bir dönüm noktasıdır. İnsanların birbirlerinden gözlem-taklit ve modelleme yollarıyla öğrendiklerini varsayar. Sosyal öğrenmeye göre, çocuklara okullarda sunulan teorik bilgilerden ziyade onların gözlem ve taklit yoluyla daha iyi öğrendikleri ifade edilebilir. Çocukların kitapta okuduğu bir konudan daha çok anne-babasından gözlemlediği bir davranışı veya öğretmeninin karakter özelliklerini gözlemleyerek öğrenmesi ve içselleştirmesi daha muhtemeldir. Bu durumda çocuklara rol model olan kişilerin sahip oldukları davranış biçimleri veya karakter özellikleri onların kişiliklerinin şekillenmesi bakımından daha önemli ve öncelikli hale gelmektedir. Bu durum özellikle çocuğa eğitim verecek kişinin, bu ebeveyn rolü de olsa öğretmen rolü de olsa, öncelikle kendi özelliklerini ve davranış biçimlerini gözden geçirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu noktada çocuğun arkadaş çevresinden de sosyal öğrenmeyle davranışlar edinmesinin mümkün olduğuna dikkat çekilmesi gerekmektedir. Bu nedenle çocuğunun karakterinin şekillenmesinde iletişim içinde olduğu herkes gibi arkadaşlarının da etkili olduğu vurgulanmalıdır.

Bandura benzer davranışların bireyler tarafından izlenerek öğrenildiğini ortaya koymak için Bobo Bebek Deneyi olarak bilinen ünlü deneylerini yapmıştır. Bu deneyde saldırgan bir yetişkin, oyuncak bir “Bobo” bebeğe vurup tekmelemiş ve bağırmış; çocuklar ise bu süreci karşıdan izlemiştir. Sonrasında saldırgan modeli izleyen çocuklar, Bobo bebeğe vurma, tekmeleme, tokatlama, bağırma gibi davranışları taklit etmiş; hatta bazı çocuklar, yetişkin modelin kullandığı saldırgan ifadeleri aynen tekrarlamıştır. Bu deney  çocukların bebeği dövmeleri için teşvik edilmemesine rağmen sadece gözlemledikleri davranışı öğrenip taklit ettiklerini göstermiştir. Bandura bu olguyu gözlemsel öğrenme olarak isimlendirmiştir ve buradaki davranışı sergileyen modelin canlı bir model olabileceği gibi kitaplarda, filmlerde veya televizyon programlarında yer alan kurgusal karakterlerin davranışlarını sergilediği sembolik modeller olabileceğini de belirtmiştir.

Buradan hareketle çocukların eğitiminde dijital dünyada karşılaştıkları rol modellerin de etkili olduğu ifade edilebilir. Yani günümüzde dijital dünyanın içine doğan ve sürekli dijital oyunlar ve sosyal medya ile büyüyen çocukların oradaki karakterleri de model alması mümkündür. Bu açıdan anne-babanın kontrol etmesi gereken, ancak kontrolü ve sınırlandırılması bir o kadar zor olan dijital dünya çocukların gelişimi açısından kritik öneme sahiptir. Çocukların oynadıkları çevrimiçi oyunlar, internette vakit geçirdikleri platformlar ve sosyal medya öğrenme süreçlerinde ve model almalarında etkili olmaktadır. Bu konuda ebeveyn kontrol programları, ekran süresinin kısıtlanması, çocuğa dijital dünyaya karşı farkındalık kazandırılması, çocuğun kendi otokontrol mekanizmasını geliştirmesi açısından çok önemlidir.

Bandura sosyal öğrenme ile çocuk eğitimi açısından önemli bir noktaya dikkat çekmiştir. Sözgelimi, sosyal öğrenmeye göre insanların anne-babasından nasıl gördüyse öyle ebeveynler, öğretmenlerinden nasıl gördüyse öyle öğretmenler olacağı söylenebilir. Bu açıdan çocuğu yetiştirirken öncelikle kişinin kendi karakter ve davranışlarına yönelerek doğru rol model olabilmenin önemi ortaya çıkmaktadır. Ancak daha önemlisi teorinin dijital dünyanın çocuk eğitimi ve öğrenmesi üzerindeki etkilerini ortaya koyması olmuştur. Bu bakımdan dijital dünya çocuk için daha fazla üzerinde durulması gereken ve dikkat edilmesi gereken tehlikeli bir uyarıcı ortamı sunmaktadır.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages