DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Giriş Tarihi : 09-02-2026 19:16

Matematik Eğitiminin Önemi

Eski zamanlardan beri eğitimle çocuklara kazandırılan üç temel yaşam becerisi okuma-yazma ve aritmetik olarak ifade edilir. Yani matematik, dil becerilerinden sonra çocuğun yaşamında en fazla kullanacağı, kazanmak zorunda olduğu temel bir beceridir. Matematik günlük yaşamın içinden ve gerekliliklerinden olduğu kadar stratejik bir derstir aynı zamanda. Fizik, kimya, biyoloji gibi uygulamalı bilimlerin temelini oluşturur. Bilgisayar ve yazılımların temelinde matematik vardır. Teknolojinin gelişimi matematik sayesindedir.  Mühendislik, finans, ekonomi gibi toplumların gelişmesini sağlayan alanlar yine matematik temeline dayanmaktadır; geleceğin mühendisleri, ekonomistleri matematiği iyi bilen öğrencilerden yetişir. Bu nedenle başarılı ve etkili matematik bir eğitimi tüm ülkelerin eğitim sistemlerinin temel hedeflerinden biridir. Hatta çocukların matematiğe ve sayısal alanlara ilgilerini çekerek geleceğin mühendislerini yetiştirmek son dönemde oldukça ün kazanan, devlet okullarında ve özel okullarda programlara dahil edilen STEM eğitiminin de ortaya çıkış iddialarındandır. Bu sebeplerle bir çocuğun okul hayatında iyi bir matematik eğitimi alarak başarılı yetişmesi arzu edilir.

Ancak matematik yapısı itibariyle soyut olduğu için zorlanılan bir derstir aynı zamanda. Yani matematik elimizle tutup gözümüzle göremediğimiz, soyut konu ve kavramları konu edinir. Bu nedenle çocukların erken yaşlardan itibaren kavramakta belki de en fazla zorlandıkları, güçlükler yaşadıkları bir derstir. Konular arasındaki önşartlılık ilişkisi de çok güçlüdür matematikte. Küçük yaşlardan itibaren kavranmakta zorlanılan konular ilerleyen sınıflara doğru büyüyerek ilerler. Konular ilerledikçe ön öğrenmelerdeki boşluk ve kavram yanılgılarının telafi edilmesi giderek zorlaşır, imkansızlaşır. Dolayısıyla  öğrencilerin her sınıf seviyesinde matematik konularını tamamıyla kavrayarak ilerlemesi önemlidir. Çocuğun yalnız işlem bilgisini kazanması da yeterli değildir. Hangi işlemi neden yaptığını, gerekçesini de bilmeli ve açıklayabilmelidir. Diğer türlü, çözüm yolunu bildiği ya da ezberlediği tüm soruları doğru yanıtlayabilmesine rağmen konuyu kavramsal olarak anlamadıysa, işlemlerin gerekçelerini bilmiyorsa tüm soruları çözebilen ama karşısına farklı türde bir soru çıktığında asla işlem yapamayan ve çözüm üretemeyen çocuklar çıkar. Bu sonuç büyük şaşkınlık yaratır anne-babada. Halbuki ezberlenen çözüm yollları matematiksel anlamayı ve başarıyı garantilememektedir. Bu yüzden sınıf ortamlarında sadece soruların/problemlerin çözüm yolları üzerinden değil, kavramsal anlamaya ağırlık veren bir matematik eğitimi yürütülmelidir. Buradaki anahtar rol ilkokulda sınıf öğretmeni, ortaokulda matematik öğretmenindedir.

Peki artan matematik kaygısı ve korkusuna karşı neler yapılabilir? Öğrencinin küçük yaşlardan itibaren matematiğin korkulacak bir ders olmadığını görmesi ve başarma hazzını yaşaması gerekir. Bunun için her çocuğa aşamalı olarak seviyesine uygun güçlükte matematik problemleri yöneltilmeli, çözebilmesi için ipuçları verilmeli ve rehberlik edilmeli, başarması sağlanmalı; ayrıca başarısı takdir edilmeli ve ödüllendirilmelidir. Hiçbir şekilde başarı hissini yaşamayan çocukta yetersizlik duygusu gelişmeye başlar, “ben bu dersi yapamıyorum” inancına kapılır. Üstüne öğretmenin baskıcı ve korkutucu tavrı eklenirse çocuk dersten daha fazla soğuyacak ve önyargı geliştirecektir. Matematik kaygı ve korkuları bu şekilde oluşmakta ve gelecekte büyüyerek devam etmektedir. Bu kısır döngünün neticesinde matematikten korkan ve nefret eden öğrenciler yetişmektedir.  

Öğrencilerin matematiği kavramsal olarak anlaması ve eğlenerek öğrenmesi noktasında teknoloji uygulamalarından da yararlanılabilir. Eğitim teknolojileri çocuğa çoklu uyaran ortamı sağlayarak, birden fazla duyu organına hitap ederek konuyu daha iyi anlamasını sağlayabilir. Bunun için iyi yapılandırılmış eğitim programlarına ihtiyaç vardır. Ayrıca teknolojinin derse entegrasyonu, dersin hangi aşamalarında nasıl kullanılacağı öğretmenin bilgi ve birikimine dayanmaktadır.  Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, teknolojinin öğrencinin öğrenmesini artıracak biçimde konumlandırılmasıdır. Yani teknolojinin öğrenciyi hazırcılığa alıştırmak ya da sadece işlemsel bilgiyi geliştirmek yerine, konuyu daha iyi kavramasını sağlayacak biçimde eğitim ortamlarında kullanılması gerekmektedir.  

 

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al