Adem demek Baba demektir. Baba demek soy sop yani döl, zürriyet demektir. Baba demek bir toplum oluşturarak bir ülke inşa etmek demektir. Baba demek bir ülkenin maddi ve manevi varlıklarını, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerini inşa etmek demektir. Baba demek aslında döl demekse kuşaktan kuşağa aynı kalan kandaş bireyler topluluğundan bir zürriyet yaratarak bir ve beraber kenetlenerek yıkılmaz sarsılmaz bir medeniyet inşa etmek demektir.
Baba, özün ve sözün kendisidir.
Sumer dilindeki adamu (babam), Âsur-Bâbil dilindeki adamu (yapılmış, meydana getirilmiş, ortaya konmuş; çocuk, genç) veya Sâbiî dilindeki adam (kul) kelimesinden geldiği ileri sürülmüştür.
Kur’ân-ı Kerîm’e göre Âdem’in yaratılışının diğer insanlarınki gibi olmadığı kesindir. Özellikle Âl-i İmrân sûresinin elli dokuzuncu âyetinde, “Allah nezdinde -yaratılış bakımından- Îsâ’nın durumu Âdem’e benzer; Allah onu topraktan yarattı; sonra ona ‘ol!’ dedi ve oluverdi” denilerek bu iki peygamberin yaratılışlarındaki olağan üstü duruma işaret edilmiştir. (TDV İslâm Ansiklopedisi)
İslam medeniyeti, Hz Adem'den başlayarak Hz Muhammet'e değin kuşaktan kuşağa adem soyundan;
"yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan / halka müderris ise hakikate âsidir. Yunus Emre'miz"
kan kardeşliği değil din kardeşliği yaratma sanatıdır. Rabbimiz birdir. Baba'mız da birdir; hepimiz Âdem’in çocuklarıyız.
İslam medeniyeti, "sizi topraktan yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız. " ayeti gereğince bir yeryüzü medeniyetidir.
*
Hıristiyanlığın inanç esaslarının temelini teşkil eden teslis, “Üç Tanrılık Gücün Tek Tanrı’da Birleşmesi”dir. Babanın işi yaratılış, oğlunun işi kurtuluş, ruhun ki ise takdistir. Hıristiyan inancı, Tanrı’nın yanı başına onun oğlu olan İsa’yı koymaktadır. İsa, babanın özünden doğmadır. Onunla aynı özdendir. Baba gibi sonsuzdur.
Baba, ne yaratılmış, ne doğrulmuştur. Oğul, Babadan doğmuştur. Üçüncü unsur olan
Kutsal Ruh, Baba ve Oğul’dan südur etmiştir. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, tek kişide toplanmış üç
kişidir, hepsi sonsuzdur. Aralarında da eşitlik vardır. Hıristiyanlara göre, Allah’ın özü sevgidir. O, mahlûkatına karşı sonsuz sevgi duyar. Oğul
ve Kutsal Ruh’da tezahür eden özellikler ve güçler, Baba’nın ilahlığının ve sevgisinin
yansımasıdır. Allah İsa’da “bedenleşmiştir”. Yaratıcı güç olan Allah, ete kemiğe bürünerek
tenleşmiştir.
Hz. Meryem’in annesi Hanne, yaşlanıp çocuk doğurmaktan aciz bulunduğu bir sırada, bir
gün ağaç üzerindeki bir kuşun yavrusunu beslediğini görür. Bu duruma imrenen Hanne, Allah’a
dua ederek kendisine bir çocuk vermesini, eğer kendisine bir çocuk verirse, bu çocuğu kutsal
mabede adayacağını vaat eder. Mabede adananların erkek çocuk olduğu dikkate alınırsa,
Hanne’nin bir erkek çocuk beklediği anlaşılmaktadır.
İmran’ın karısı Hanne, çocuğunu mabede adadığı için, çocuk doğar doğmaz ya da sütten
kesildikten sonra adak gereği Beytü’-l Makdis’e (Mescid-i Aksa) götürür ve orada bulunan din adamlarına emanet
eder. Mescit hizmetine erkek çocuklardan başkası adanmazdı. Hanne din bilginlerine, “Şu önünüzdeki çocuk bir adaktır!” deyince, namaz
imamları ve kurbanların vazifelisi İmrân’ın kızı olduğu için, hepsi de
onu alıp bakma arzusuyla çekiştiler.
Hz Meryem'in annesi olmasına rağmen Beytü’-l Makdis’de (Mescid-i Aksa) bir başına büyümüştür. Hz. Meryem’in annesi Hanne, adağı nedeniyle kendi isteğiyle annelik yapmaktan vazgeçmiştir. Hz Meryem sapkın bir toplumda annesiz ve babasız büyümenin diğer adıdır. Hz. Meryem
dişil ya da erkek olmanın da ötesinde cinsiyetten
cinsiyetsizliğe geçişin bir örneğidir. Annelik yapmaktan imtina eden Hanne’yi aslında yüzyıllar sonra 8 Mart 1857'de yine ABD'nin New York kentindeki bir tekstil fabrikasında grevci işçilere polisin saldırması, işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin kurulan barikatlar nedeniyle kaçamamaları sonucunda 120 kadın işçinin ölmesinden hareketle kadınları feministleştiren Batı medeniyeti, kadınları evlilikten ve annelikten özgürleştirerek Meryem’in annesi Hanne’ye dönüştürmektedir.
Sanayi devriminden günümüze değin Kapitalizmin karanlık yüzü kadınları ve çocukları işçileştirerek sömürmüştür. Batı medeniyeti bu anlamda kadın ve çocuk sömürücüsüdür. Kendi soyunu sopunu lezbiyenleştiren, eşcinselleştiren Batı medeniyeti yakında ailesini de ensestleştirerek; çoluk çocuğu ile cinsellik yaşamayı hedeflemektedir. Eşcinselliği hastalık olmaktan çıkartan Batı medeniyeti yakında çok yakında pedofiliyi yani sübyancılığı da hastalık olmaktan çıkartacaktır. Sübyancılar -tipik olarak- yetişkin cinsel ilişkiden zevk almakta güçlük çekerler, özgüvenleri eksik olabilir. Baba’sız bir medeniyet olan Batı, ortaçağın Haçlı Seferlerinin özgüveni düşük çapulcu sürüsüdür.
Hristiyanlık, ortaya çıkışındaki insanlığın sapkın duruşu nedeniyle bir çocuk (İsa) için anneliğin babalığın ters yüz edilerek teslis adı altında anne baba ve çocuğun tanrılaştırılmasıdır. Yeryüzündeki toplum içinde var olan sonu gelmez çilelerin yarattığı psikolojik baskıyla Hristiyanlık; yeryüzünden kaçıp gökleri yücelterek oraya sığınmanın diğer adıdır. Hristiyanlık, Haçlı Seferleriyle Ortadoğu'yu, Coğrafi Keşiflerle Asya ve Amerika'yı bıkmadan usanmadan istila ederek sömürmenin diğer adıdır. Hristiyanlık bu açıdan anasız ve babasız yani soysuz ve sopsuz bir medeniyettir. Batı medeniyeti, İslam'ın ve Doğu'nun sonsuza değin düşmanıdır. Hristiyanlar, dinlerinin kuruluşunda kendilerine zulmeden Yahudilerin intikamını çağlar boyunca Yahudilerden almak yerine Müslümanlardan, Hintlilerden, Budistlerden, Kızılderililerden, Afrikalılardan almışlardır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların evlilik baskısından ve annelikten kurtarılarak femistleştirilerek Hanne’leştirilmesidir.
İslam medeniyeti yeryüzü medeniyeti ise Hristiyanlık yani Batı medeniyeti tam aksine gökyüzü medeniyetidir. Yeryüzünü bıkmadan usanmadan istila eden sömüren Batı medeniyeti gözünü artık gökyüzünden de öte sonsuz ve sınırsız boşluğa dikerek uzayı, fezayı istila etmeye dikmiştir. İslam medeniyeti ne kadar bir kalp medeniyeti ise Batı medeniyeti ise istilacılığından dolayı acımasız yani kalpsiz bir medeniyettir.
Babamız (Pater noster) ya da Gerçek Dua, Hristiyanlıkta tanınmış bir duadır. Hristiyanlar Babamız duasıyla, yeryüzünü egemenlik, güç ve iktidar adına istila ettikten sonra soysuz ve sopsuz medeniyetlerine anlam katmak adına gökleri ve uzayı da istila ederek Baba arayışında olan bir medeniyettir.
"Göklerdeki Babamız,
Adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin.
Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de
Senin istediğin olsun.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi,
Sen de bizim suçlarımızı bağışla.
Ayartılmamıza izin verme.
Bizi kötü olandan kurtar.
Çünkü egemenlik, güç ve yücelik
Sonsuzlara dek senindir!
Amin. Matta 6:9-13"
Hristiyanlık, babasızlığın diğer adıdır. Batı medeniyetinin göklerin ötesinde uzaya erişmesi adına insanlık olarak İsa'laştırılıyoruz. İsa'laşmamız adına Meryem'in annesi tarafından cinsiyetleştirilmesi gibi artık kadınlarda Meryem'leştirilmektedir. Kadına şiddeti önlemek adına gizli saklı feminizm masallarıyla kızlarımız ve kadınlarımız Meryem'leştirilmektedir. Matrix'leştiriliyoruz. Kadınlar cinsiyetsizleştirilerek Meryem'den Trinity'e dönüştürülürken , Babalar, gerçekliğinden kopartılarak düşleştirilen Morpheus’laştırılırken, İsa'nın yenilenmesi adına erkekler de Neo'laştırılmaktadır.
Kadınlar Trinity, babalar Morpheus, çocuklar Neo olduğunda
“Tövbe edin, çünkü göklerin krallığı yaklaştı” (Matta 4:17).
Hristiyanlar gökleri istila ederek Baba'larına kavuşmayı arzulamaktadır.
*
Yahudilerin en büyük hedefi ise Süleyman Mabedini yapmaktır. İsrail uzun yıllardır Süleyman Mabedini bulabilmek için arkeolojik kazılar yapmaktadır. Filistin'i işgal ederek Mescid-i Aksa'yı ortan kaldırarak bu çocuksu ama bir o kadar da zalim amaçlarına erişmeye çabalamaktadırlar. Yahudiler, yersiz yurtsuz kalmış bir millet olarak Süleyman Krallığı'na yani Cennet Krallığı'na erişmek adına bıkmadan usanmadan çabalamaktadırlar. Rüzgara ve fırtınalara hükmeden Hz Süleyman'ın gücüne erişerek kendilerine musallat olan cinlere yani Hristiyanlara ve şeytanlara yani Müslümanlara karşı savaşıp onları kıyamete değin hakimiyetleri altına almaya çalışmaktadırlar.
*
Sanayi devriminde kadınların ve çocukların bedenlerini sömürüp köle gibi çalıştırarak gücüne güç katan Batı medeniyeti, kadına şiddet adı altında bu seferde kadın ve çocukların ruhlarını yani duygularını sömürmeye devam etmektedir. Tarihsel serüvenindeki annesizliğin ve babasızlığın acısı ile yüzleşmemek adına aile kurumunu yok etmeyi hedeflemektedir. Kadına Şiddet yalanlarıyla şiddet ve cinayetler asla çözümlenmeyecektir. Endüstriyel olarak kadınları ve çocukları sömürmekten sabıkalı Batı medeniyeti, truva atına gizlenerek, sözde hukuk adı altında Kadına Şiddeti çözme iddiasıyla sömürgeciliğine ve hırsızlığına devam etmektedir.
Batı medeniyetinin annesi de yoktur; babası da yoktur. Batı, bilimin arkasına saklanarak aslında ortaçağ karanlığında yaşamaya devam etmektedir. Genç nüfusu azalan ve giderek yaşlanan Batı medeniyeti artık ailesiz kalmış bir medeniyettir.
Hedef, İslam’ın Anne’sizleştirilmesi ve Baba’sızlaştırılmasıdır.
Hedef İslam’ın Aile’sizleştirilmesidir.
Hedef İslam’ın Kadın’lığının lezbiyenleştirilmesi ve Erkek’liğinin eşcinselleştirilmesi ya da biseksüelleştirilmesidir.
Hedef; İslam’ın ‘Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu’na dönüştürülerek yeni nesillerinin dindar değil deistleştirilmesidir.
Suriye’de ve Libya’da Haçlı Seferlerine direnen İslam medeniyetinin geleceği adına; Kutsal Aile Bilincimizi yeniden diriltmedikçe ‘Medeniyetler Çatışması’nda güçlenerek asla şaha kalkamayacaktır.
Yeni nesil kız çocuklarını Medeniyet Bilincimizle Hz Hatice, Hz Fatma, Hz Ayşe olarak yetiştirmedikçe Kadına Şiddet asla azalmayacaktır. Yeni nesil erkek çocuklarından Hz Ali’ler, Hz Ömer’ler, Hz Hasan’lar, Hz Hüseyin’ler, Hz Osman’lar, Hz Ebubekir’ler yetiştirmedikçe Kadına Şiddet artmaya devam edecektir.
Medeniyet Bilinci olmayan bir milletin toplumsal açıdan psikolojik ve sosyolojik sorunları çözme yeteneği de yoktur.
Medeniyet Bilinci’nin Türkiye’deki temsilcisi Sezai Karakoç’un düşüncelerine kulak vermenin de ötesinde gönül verdiğimiz zaman özümüzden ve sözümüzden gelen güçle birlikte fikri iktidarımızı yeniden tesis edebiliriz.
"Milletim, uyan! Kendine dön! Aslını unutma! Geçmişini bil. İçinden, gerçek aydınlardan kurulu bir kadro çıkar. Çıkar ki, onlar, hem bugününü, hem yarınını kurtarsınlar. Geleceğini, ancak, bilinçli, idealist bir aydın nesil güven altına alır.
Milletim! Büyük bir milletsin. Çok büyük bir ülken var. Onun bir çok parçasına el konulmuş. Öbür parçalarına da göz dikilmiş. Çok köklü bir tarihe sahipsin. Gerçek bir medeniyetin, Hakikat Medeniyeti’nin sahibisin. Onu yeniden ayağa kaldır.
Diril ve Dirilt! İnsanlık seni bekliyor.
Milletim! Doğu’ya, Batı’ya dur diyecek güç, sensin. Kendini bildiğin gün, kurtulacaksın. Ve bütün insanlığı kurtaracaksın. Yoksa, insanlık, büyük bir felâkete doğru gidiyor. Sınırsız hırs sahipleri dünyayı yakmaktan geri durmuyorlar.
Milletim! Uyan, kendine gel! Yeni bir sayfa aç. Yeni bir çağ aç. Geçmişte birkaç kez çağ açmıştın. Yine açabilirsin. Yine açabilirsin. Yine açabilirsin." (11 Temmuz 2008, A. Sezai KARAKOÇ)
Hz. Muhammed, Mekke'deki Mescid-i Haram´dan, Kudüs´teki Mescid-i Aksa´ya götürülerek, oradan da gökleri aşarak, Cebrail'in bile giremediği Sidretül Münteha'yı geçerek Allah´ın katına ulaşmıştır. Bu olaya miraç ya da göğe çıkış denir.
Hristiyanlar göklerden dönememiş Hz İsa’nın çocukları olarak, göklerden insanlığa armağanlarla dönen Hz Muhammed’in çocukları olan Müslümanları kıskanmaktadırlar. Kıyamete değin bu kardeş kıskançlığı bitmeyecektir.
Müslüman demek ruhen göklere yükselerek Miraç’ına eren kişi demektir. Kutlu olsun tüm inananların Miraç Kandili…
Kutlu olsun Kudüs’ümüz. Kutlu olsun Mescid-i Aksa’mız.
Kutlu olsun Babamız olan Mekke yani Kabe’miz. Kutlu olsun Anamız olan Kudüs’ümüz yani hep bizim olan Mescid-i Aksa’mız.
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)