DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ömer Naci Yılmaz
Ömer Naci Yılmaz
Giriş Tarihi : 16-06-2026 14:05

Kafes Siyaseti

 

İnsan, düşüncesiyle var olur, tercihleriyle kimlik kazanır. Siyasi tercih de insanın sosyal hayattaki tercihlerinden biridir. Ancak tercihlerin zamanla bir aidiyet duvarına, ardından da görünmez bir kafese dönüşmesi hem birey hem toplum açısından ciddi sorunlar doğurur. Siyaset, aslında toplumun ortak meselelerine çözüm üretme sanatı iken bazen insanların birbirini anlamasını zorlaştıran, farklı düşünenleri uzaklaştıran ve toplumsal bağları zayıflatan bir araca dönüşebilmektedir. İşte bu noktada karşımıza “kafes siyaseti” diyebileceğimiz bir anlayış çıkar. Bu anlayışta insanlar düşüncelerini özgürce değerlendirmek yerine, ait oldukları siyasi çevrenin çizdiği sınırlar içinde hareket etmeye başlarlar. Zamanla fikirler değil taraftarlık, doğrular değil aidiyetler belirleyici hâle gelir.

 

Bu yazının başlığı da bir semaver başı sohbetinde doğdu. Ülkenin genel siyasi durumunu değerlendirirken kıymetli üstadımız Mustafa Kolcu Hocamız, “Bir kafes siyasetidir gidiyor, herkes taraftarını bir kafese atıyor.” demişti. Bu ifade zihnimde uzun süre yankılandı. Çünkü günümüzde birçok insanın, olayları ve gelişmeleri özgür bir şekilde değerlendirmek yerine, içinde bulunduğu siyasi çevrenin çizdiği sınırlar içerisinde düşünmeye başladığını görmek mümkündür. Hocamızın bu kısa fakat derin tespiti, siyasetin zaman zaman insanları fikir etrafında değil, aidiyet etrafında toplayan bir yapıya dönüştüğünü anlatıyordu. İşte bu yazıyı kaleme almama vesile olan düşünce bu ifade oldu. “Kafes siyaseti” derken kastettiğimiz şey, insanların kendi akıllarını ve vicdanlarını bir kenara bırakıp, yalnızca ait oldukları siyasi grubun penceresinden bakmaya başlamalarıdır.

 

Toplumların en büyük gücü farklılıklarıyla birlikte yaşayabilmeleridir. Aynı mahallede oturan, aynı pazardan alışveriş yapan, aynı okulun önünden geçen, aynı şehrin havasını soluyan insanlar farklı siyasi görüşlere sahip olabilirler. Bu son derece doğal ve demokratik bir durumdur. Sorun, farklı görüşlerin düşmanlık sebebi hâline gelmesidir. Çünkü siyaset geçicidir, insanlık ise kalıcıdır. Seçimler gelir geçer, partiler değişir, kadrolar yenilenir; fakat komşuluk devam eder, akrabalık sürer, dostluklar yaşar ve aynı toplumun fertleri olarak birlikte yaşama mecburiyeti hiçbir zaman ortadan kalkmaz. Bu gerçeği unutan toplumlar, siyasi rekabetin sıcaklığı içinde sosyal huzurlarını yavaş yavaş kaybetmeye başlarlar.

 

Ünlü düşünür İbn Haldun, toplumların ayakta kalmasını sağlayan temel unsurlardan birinin “asabiyet” olduğunu söyler. Onun kastettiği şey, insanların ortak değerler etrafında kenetlenebilmesi, birbirlerine aidiyet hissedebilmesi ve ortak geleceği koruyabilmesidir. Bugün bu kavramı toplumsal dayanışma, birlik ruhu ve sosyal bütünlük olarak da ifade edebiliriz. Eğer siyasi taraftarlık bu ortak bağı zedelemeye başlarsa toplumun iç dengeleri de zarar görür. İnsanlar birbirlerini fikirlerinden önce siyasi etiketleriyle değerlendirmeye başladıklarında güven duygusu azalır, önyargılar artar ve toplumsal birlik zayıflar. Oysa güçlü toplumlar, farklı düşünceleri tehdit değil zenginlik olarak görebilen toplumlardır.

Ülkemizin yakın siyasi tarihinde kafes siyasetinin daha ağır ve daha yıkıcı bir biçimi de darbeci anlayışlarda görülmüştür. Özellikle İttihatçı gelenekten beslenen vesayetçi ve darbeci zihniyet, millet iradesine güvenmek yerine toplumu yukarıdan şekillendirmeyi tercih etmiştir. On yılda bir gerçekleştirilen darbeler yalnızca seçilmiş hükümetleri hedef almamış, aynı zamanda milletin iradesini, özgüvenini ve geleceğe dair umutlarını da baskı altına almıştır. Her darbe, toplumun önüne görünmez bir kafes örmüş; insanların düşünme, üretme ve kendi kaderlerini belirleme imkânlarını daraltmıştır. Ekonomik kalkınma sekteye uğramış, demokratik gelişim gecikmiş, nesiller boyunca taşınacak sosyal ve siyasi yaralar açılmıştır. Darbeler, bir milleti sadece belli bir dönemde değil, geleceğe uzanan istikbal çizgisinde de kafeslemeye çalışmıştır. Bu nedenle gerçek demokrasi, yalnız seçim sandığını korumak değil, millet iradesini hedef alan her türlü vesayet ve darbeci anlayışa karşı toplumsal hafızayı canlı tutabilmektir.

 

Son yıllarda yalnız ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde siyasetin dili giderek sertleşmektedir. Bu sertlik bazen ekranlardan evlere, sosyal medyadan sokaklara kadar ulaşabilmektedir. İnsanlar farkında olmadan siyasi tartışmaları kişisel hesaplaşmalara dönüştürebilmektedir. Bir süre sonra aynı masada oturan insanlar konuşamaz, aynı ortamda bulunanlar birbirlerine mesafeli davranır hâle gelebilmektedir. Oysa siyasi görüş farklılığı, insanlık bağını ortadan kaldırmaz. Aynı ülkenin vatandaşları olarak hepimiz ortak bir geleceği paylaşmaktayız. Bu nedenle siyasi rekabetin toplumsal ilişkileri tahrip etmesine izin vermemek büyük bir sorumluluktur.

 

Kafes siyaseti, insanın olayları kendi aklıyla değerlendirmesini zorlaştırır. Bir siyasi çevrenin söylediği her şeyi doğru, diğerlerinin söylediği her şeyi yanlış kabul etmek düşünceyi köreltir. Oysa hakikat, çoğu zaman sloganların ötesinde bir yerde durur. İnsan, sevdiği siyasi kadroların doğrularını takdir edebilmeli, yanlışlarını da nezaketle eleştirebilmelidir. Aynı şekilde farklı görüşlerde bulunan insanların da doğru işlerini teslim edebilmelidir. Adalet duygusu bunu gerektirir. Kendi tarafının yanlışını görmezden gelen, karşı tarafın doğrusunu kabul etmeyen bir anlayış zamanla aklın ve vicdanın önüne geçer.

 

Toplumsal huzurun korunması için siyasi tartışmalarda kullanılan dile özellikle dikkat edilmelidir. Çünkü söz, bazen bir köprü bazen de bir duvar olabilir. Kırıcı ifadeler, küçümseyici yaklaşımlar ve ötekileştirici söylemler kısa vadede taraftarları heyecanlandırabilir. Fakat uzun vadede toplumun ortak zeminine zarar verir. İnsanlar birbirlerini dinlemeyi bıraktığında kutuplaşma derinleşir. Oysa medeniyet, farklı görüşlerin birbirini susturmasıyla değil, birbirini anlayabilmesiyle gelişir. Bu nedenle konuşurken de yazarken de eleştirirken de insan onurunu koruyan bir üslup tercih edilmelidir.

 

Düşünmek gerekir ki aynı camide yan yana saf tutan insanlar, siyasi görüşleri farklı olsa da aynı kıbleye yönelmektedir. Aynı bayrağı selamlayan insanlar, ortak bir vatan sevgisini paylaşmaktadır. Aynı ezanı dinleyenler aynı manevi çağrının muhatabıdır. Mahallede karşılaştığımız, selamlaştığımız, cenazelerinde omuz verdiğimiz insanlar da bu toplumun ayrılmaz parçalarıdır. Günlük hayatın bu kadar iç içe geçtiği bir yerde siyasetin insanları birbirinden uzaklaştırması, aslında hepimizin kaybıdır. Çünkü toplumsal güven kolay inşa edilmez fakat yanlış tutumlarla çok kısa sürede zarar görebilir.

 

Siyaset elbette önemlidir. Ülkelerin yönetimi, hizmetlerin yürütülmesi ve geleceğe dair kararların alınması bakımından vazgeçilmez bir alandır. Ancak siyaseti hayatın merkezine yerleştirip bütün ilişkileri onun üzerinden değerlendirmek sağlıklı değildir. İnsan, siyasi kimliğinden önce insandır, vatandaştır, komşudur, akrabadır, arkadaştır. Bu kimlikler siyaset üstü değerlerdir. Eğer bir siyasi tercih insanın bütün diğer kimliklerini gölgede bırakıyorsa orada dikkat edilmesi gereken bir durum vardır. Çünkü hiçbir siyasi aidiyet insanlık bağlarından daha değerli değildir.

 

Toplumların huzurunu koruyabilmesi için vatandaşların bilinçli olması gerekir. Özellikle kitleleri harekete geçirmek amacıyla kullanılan sert ve tahrik edici söylemlere karşı dikkatli olunmalıdır. Siyasi aktörler zaman zaman kendi tabanlarını motive etmek için karşı tarafı eleştirebilirler. Bu demokratik hayatın bir parçasıdır. Ancak vatandaşın görevi, bu söylemleri günlük ilişkilerine taşımamaktır. İnsanlar siyasi tartışmaların etkisiyle dostluklarını, komşuluklarını ve kardeşlik bağlarını zedelememelidir. Çünkü siyasetçiler değişebilir fakat toplumun birlikte yaşama sorumluluğu devam eder.

 

Demokratik olgunluk, yalnızca seçimlere katılmakla değil, farklı görüşlerle birlikte yaşayabilmekle ölçülür. Karşımızdaki insanın düşüncesine katılmayabiliriz ancak onun düşünme hakkına saygı duymak zorundayız. Bu saygı kültürü kaybolduğunda toplumda gerilim artar. İnsanlar birbirlerini anlamaya çalışmak yerine yaftalamaya başlarlar. Oysa güçlü bir toplum, farklılıklarını çatışma nedeni değil, ortak aklı geliştiren bir imkân olarak görebilen toplumdur. Bu bakış açısı hem demokrasiyi güçlendirir hem de sosyal barışı korur.

 

Bugün her zamankinden daha fazla sağduyuya ihtiyaç duyuyoruz. Bilginin hızla yayıldığı, yorumların anında milyonlara ulaştığı bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle duyduğumuz her sözü, okuduğumuz her haberi ve izlediğimiz her yorumu sorgulamak zorundayız. Taraftarlığın gözlerimizi perdelemesine izin vermeden, olaylara adalet ve vicdan penceresinden bakabilmeliyiz. İnsanların siyasi görüşlerine göre değil, ahlâklarına, dürüstlüklerine ve insanlıklarına göre değerlendirilmesi toplumsal huzuru güçlendirecektir.

 

Sonuç olarak kafes siyaseti, insanları düşüncelerinden çok aidiyetleriyle hareket etmeye yönelten, toplumsal bağları zayıflatan ve ortak yaşam kültürünü yıpratan bir anlayıştır. Oysa bu ülkenin insanları aynı toprağın çocuklarıdır. Sevinçleri de acıları da ortaktır. Aynı sokaklarda yürüyen, aynı gökyüzüne bakan, aynı bayrağın altında yaşayan insanların birbirlerine karşı soğukluk geliştirmesi kimseye fayda sağlamaz. Siyaset gelip geçer fakat kardeşlik, komşuluk, dostluk ve toplumsal huzur kalır. Bu nedenle siyasi tercihleri bir kafese değil, ortak geleceği güçlendiren bir fikir alanına dönüştürmek, farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmenin erdemini korumak ve toplumsal asabiyeti diri tutmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirebildiğimiz ölçüde daha huzurlu, daha güçlü ve daha müreffeh bir toplum olma yolunda ilerleyebiliriz.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik