DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ömer Naci Yılmaz
Ömer Naci Yılmaz
Giriş Tarihi : 04-06-2026 13:48

Çilekeş Bir Annemizdi…

“Bazı anneler vardır, bir evin değil, bir dönemin hafızasıdır… Onlar yalnız çocuk büyütmez, yokluğun içinden bir insanlık inşa ederler. Sessiz sabırlarıyla toprağa bereket, eve huzur, evlatlarının kalbine merhamet bırakırlar. Gittiklerinde yalnız bir insan değil, dualarla örülmüş koca bir çınar uğurlanır…”

Çarşamba’nın Sarıcalı Mahallesi’nde, kendi mütevazı evinde yaşayan Emine annemiz; tam yüz on üç yıllık ömrüyle yalnızca bir aileye değil, adeta bir asra şahitlik etmiş muhterem bir büyüğümüzdü. Onun yüzündeki her çizgi yaşanmışlığın, ellerindeki her damar ise emeğin ve sabrın sessiz şahidiydi.

Emine Özcan Annemiz

Bir insan düşününüz… Birinci Dünya Savaşı’nın yokluklarını iliklerine kadar hissetmiş. Açlığın ne demek olduğunu, bir lokma ekmeğin nasıl bölüşüldüğünü, yoksulluğun insanın ruhuna nasıl işlediğini yaşamış bir anne… O yılların çetin rüzgârları arasında ayakta kalmayı başarmış, sabrı hayatının mayası hâline getirmiş bir çile abidesi…

Emine annemiz işte böyle bir neslin son temsilcilerindendi.

Bugün modern hayatın konforunda yaşayan insanlar için anlatılması zor olan nice sıkıntıyı omuzlarında taşımıştı. Elektriğin olmadığı geceleri, gaz lambasının cılız ışığını, kara kışların uzun gecelerini, savaşın ardından gelen derin yoksulluğu yaşamıştı. Ama bütün bunlara rağmen yüzündeki tebessümü kaybetmeyen bir gönül insanı olmuştu.

Belki çok konuşmazdı… Belki hayatını anlatırken kendisini merkeze koymazdı… Ama onun sessizliği bile büyük bir hayat hikâyesi anlatıyordu.

Emine annemiz, beş erkek ve üç kız evladı yetiştirdi: İsmet, Ahmet, Mehmet, İsmail, İbrahim, Ayten, Ayşe ve Nurten… Her biri onun duasıyla büyüdü. Bir annenin en büyük serveti olan evlat sevgisini hiçbir zaman eksik etmedi. Yoklukta büyüttü, fedakârlıkla yetiştirdi, duasıyla ayakta tuttu.

Bir anne için en ağır imtihanlardan biri evlat acısıdır. Emine annemiz de bu acıyı yaşamış, yüreğinin bir köşesine sessizce gömmüştü. Ama o, acıyı isyana değil, sabra dönüştüren Anadolu annelerindendi. Gözyaşını içine akıtıp yine evlatlarına güç olmaya devam edenlerdendi.

Onun hayatında gösteriş yoktu. Ama samimiyet vardı. Şatafat yoktu. Ama bereket vardı. Büyük sözler yoktu. Ama büyük bir yürek vardı.

Yaşadığı ev belki saray değildi, fakat içinde anne duasının eksik olmadığı bir huzur yuvasıydı. O evin kapısından giren herkes eski zamanların sıcaklığını hissederdi. Çünkü orada bir ömürlük sabır, emek ve dua vardı.

Son yıllarında bakımını, büyük bir vefa örneği gösteren kızı Ayşe Hanım ile vefat eden oğlunun muhterem eşi Sultan Hanım üstlenmişti. Bu fedakârlık, aslında Emine annemizin yıllarca ektiği sevginin ve merhametin meyvesiydi. Çünkü insan, hayatta ne ekerse sonunda onu biçer. Emine annemiz de gönüllere iyilik ekmişti ki ömrünün son demlerinde sevgiyle kuşatıldı.

Bir annenin gerçek zenginliği nedir, bilir misiniz? Arkasından edilen samimi dualardır… Adının saygıyla anılmasıdır… Evlatlarının gözlerinde bırakabildiği o sıcaklıktır…

Emine annemiz işte böyle bir iz bıraktı.

Biz onu, kıymetli dostumuz Çarşamba Sarıcalı Mahallesi Muhtarı Mehmet Özcan’ın muhterem annesi olarak bildik. Ama zamanla anladık ki o, yalnız Mehmet kardeşimizin değil; mahalledeki herkesin annesi gibiydi. Yaşlılığıyla bile insanlara huzur veren, yüzüne bakıldığında eski zamanların temizliğini hissettiren mübarek bir çehreydi onunki.

Bazı insanlar yaşarken bile geçmiş zaman gibi hissedilir. Onlar bir köprü gibidir. Eskiyle yeniyi birbirine bağlarlar. Emine annemiz de böyleydi. Onun varlığı bizlere dedelerimizin, ninelerimizin dünyasını hatırlatıyordu. Kanaatkârlığı, sabrı, metaneti ve teslimiyetiyle bir neslin karakterini taşıyordu.

Bugün yüz on üç yıllık bir ömür, kolay anlaşılabilecek bir şey değildir. Bu, neredeyse bir asrı omuzlamak demektir. Nice insanlar geldi geçti onun hayatından… Nice bayramlar, nice ayrılıklar, nice düğünler, nice cenazeler gördü… Çocukların büyüyüp yaşlandığına şahit oldu. Belki de torunlarının torunlarını kucağına aldı.

Ama bütün bu uzun ömrün sonunda geriye ne kaldı, biliyor musunuz?

İyi bir isim… Temiz bir hatıra… Ve hayırla anılan bir anne oluşu…

İnsan için bundan daha büyük bir miras olabilir mi?

Bugün Emine annemizin ardından hüzünlüyüz. Çünkü bir çınar daha devrildi. Bir evin ışığı, bir mahallenin duası, bir ailenin hafızası Rabb’ine yürüdü. Fakat biliyoruz ki güzel insanlar tamamen gitmezler. Onlar, geride bıraktıkları ahlâkta, dualarda ve hatıralarda yaşamaya devam ederler.

Şimdi onun yetiştirdiği evlatlar, torunlar ve yakınları dönüp geriye baktıklarında sabrın ne olduğunu, yokluk içinde bile insan kalabilmenin nasıl bir erdem olduğunu Emine annemizin hayatında göreceklerdir.

Emine annemiz, yokluk içinde şükretmeyi bilen, acı içinde sabretmeyi unutmayan, evlat sevgisini ömrünün merkezine koyan, sessiz ama derin bir hayat yaşayan gerçek bir Anadolu annesiydi…

Rabb’im muhterem Emine annemize rahmetiyle muamele eylesin. Mekânını cennet, makamını âli eylesin. Çektiği bütün çileleri kendisine rahmet ve mükâfat vesilesi kılsın.

Geride kalan evlatlarına, torunlarına, sevenlerine ve değerli kardeşimiz Mehmet Özcan’a sabr-ı cemil ihsan eylesin. Bizlere de annelerin kıymetini, onlar hayattayken bilmeyi nasip etsin…

Çünkü bazı anneler yalnız çocuk doğurmaz… Bir dönemin vicdanını taşırlar… Rabb’imizin rahmeti hepimizi kuşatsın.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik