Eğitim sistemimizin 12 yıllık zorunlu hale geçişle birlikte öğretmen açığı yaşandı. Devlet bu açığı ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalıştı. Buraya kadar her şey normal…
Ücretli öğretmenlik okullarımızın artan acil öğretmen ihtiyaçlarını, kadro beklemeden ders saat ücreti üzerinden karşılamak amacıyla kurulmuş olan bir nevi geçici çözüm olarak düşünülmüştür. Ücretli öğretmenlik olmadığı dönemlerde dersler boş geçiyordu, çünkü ataması çıkan öğretmen bir şekilde tanıdığını bulup başka şehirlere gidiyordu. Kadro olmaması, hamilelik, askerlik, hastalık, eğitim ve benzeri nedenlerle öğretmen açığı çıkıyordu.
Ücretli öğretmenlik sistemiyle okullarımız bulundukları bölgedeki fakülte mezunu yerel kişilerden yararlanmış oldu. Sistem bu açılardan faydalı olduğu gibi, ataması çıkmayan öğretmen adaylar da en azından öğretmenlik mesleğini bu şekilde gerçekleştirmiş oluyordu.
Ücretli öğretmenliğin kadrolu öğretmenlikten farkı, işlerinin geçici olmasıdır. Kadrolu birisi geldiğinde ücretli öğretmen kapı önüne konulmaktadır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığının personeli sayılmadığı gibi, özlük haklarından yoksun ve amirlerinin iki dudağı arasında yaşıyorlardı. Hiçbir güvenceleri olmadığı gibi, yarın çalışıp çalışmayacakları da belli değildi. Her sömestr döneminde sözleşmelerini yenilemeleri gerektiği için de işimiz var duygusuna sahip olamıyor, yarın için plan yapamıyorlardı. Ayrıca aldıkları ücret de asgari ücretin altında olup, modern köle olarak çalışmaktadırlar.
Ücretli Öğretmenlerin net sayısı hakkında kimse resmi bir rakam telaffuz etmemesine rağmen toplamda 90 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Ücretli Öğretmenlik her ne kadar bir sorun çözme yolu olarak ortaya çıkmış olsa da peşinden kendine ait başka sorunlar ortaya çıkardı. Bu sorunları kısaca şöyle özetleyebiliriz.
1. Ücret Adaletsizliği: Ücretli öğretmenlerin sadece girdikleri ders kadar ücret ödenmesi ve bu rakamın da oldukça düşük olması. Hâlbuki ders saat ücretleri kadrolu öğretmenlere göre düzenlenmiştir. Kadrolu öğretmenlerin gireceği ek derse göre verilen ücretler, ücretli öğretmen için düzenlenmesi adaletsizlik. Bunun yerine ücretli öğretmenler için farklı bir ders saat ücreti düzenlenebilir. Böylece 20 saat derse giren bir ücretli öğretmenle 20 saat derse giren bir kadrolu öğretmen arasındaki uçurum azaltılmış olur.
2. Özlük Hakları: Ücretli öğretmenlerin hiçbir özlük hakkı bulunmamaktadır. Onların çalışması tamamen müdürlerin yani idari amirlerin tasarrufunda kalmıştır. Hastalandıklarında işe gitmedikleri vakit ücretleri kesilmektedir. Resmi tatil günlerinde kadrolu öğretmen ücretini alırken, ücretli öğretmen bundan mahrum kalmaktadır. Ücretli öğretmen, işi çıktığında izin aldığında ücreti kesilmekte, yazın çalışmadığı dönemde ücret alamamaktadır. Yani ücretli öğretmen olarak aile geçindiren birisi ancak yılın 8 ayı çalışacağı gibi aldığı ücret asgari ücretin de altında bulunmaktadır. Örneğin haftada 30 saat derse giren bir ücretli öğretmen 2 bin lira alırken aynı saatte derse giren bir kadrolu öğretmen 4600 lira almaktadır. Ayrıca kadrolu öğretmenler 120 lira haftalık nöbet ücreti alırken, ücretli öğretmenler bu nöbeti bedava yerine getirmektedir.Bunun gibi okullarda açılan destekleme kurslarında kadrolu öğretmen ders saat ücreti iki ile çarpılırken, ücretli öğretmenlerde bu şekilde olmamaktadır.
3. İş Garantisi: Ücretli öğretmenin işinin bir garantisi bulunmamaktadır. Sömestr tatilinde bile iş çıkışı verilir ve tekrar giriş için başvuruda bulunması gerekir. Dönem sonunda da iş çıkışı verilir, tekrar işe başlaması için başvuruda bulunmaktadır. 8 ay çalışsa bile yaz tatilinde işsizlik maaşı alamaz.Tabi ki bu süreçler yıpratıcı olduğu gibi işe alınamama gibi bir riski de barındırmakta, amirlerinin onun hakkındaki yorumları önem kazanmaktadır. Sömestr ve yaz tatili döneminde ücretli öğretmenin çıkışı verildiğinden sigortası da yatırılmamakta ve bu süre esnasında hastalandığında gerekli desteği alamamaktadır.
4. İş Yerinde Baskı ve Mobing: Normal şartlarda eğitim camiasındaki idarecilerin ücretli öğretmene normal kadrolu öğretmen gibi davranmaları gerekir. Çünkü o öğretmen de kadrolu öğretmenin okuduğu okulu okumuştur, fakat pratikte öyle olmamaktadır. Okul idarecileri kadrolu öğretmenlere söz geçiremediklerinden tüm angarya işleri ücretli öğretmenlere yıkmakta, okul etkinlikleri, duvar süslemeleri ve her türlü organizasyonu onlara yaptırmaktadırlar. Bir ücretli öğretmen, dersi bittiği halde okulun idari işlerine yardımcı olurken, ondan çok daha fazla ücret alan bir kadrolu öğretmen evine gitmektedir. Ücretli öğretmen, idarenin kendisinden istediği işleri yapmadığı zaman işinden olacağını bilerek her türlü teklife boyun bükmektedir. Aynı zamanda velilerin şikâyet durumunda da hemen kapının önüne konulabilmektedir.
5. İşyeri Huzursuzluğu: Ücretli öğretmenler geçici bir çözüm olarak düşünüldüğünden veliler ve öğrenciler de onlarla çalışmak istememekte, ilkokullarda da veliler çocuklarına ücretli öğretmenlerin ders vermelerini istenmemektedir. Çünkü bu öğretmenlerin geçici olduğu veya deneyimsiz olduğunu intibası bulunmaktadır. Bütün bu baskılar zaten az ücret alan öğretmenleri daha da bunalıma sürüklemektedir. Saadet öğretmen olayında görüldüğü gibi zayıf öğretmenlerin psikolojik sorunlar yaşamasına yol açmaktadır.
6. Sendikal Haklar: Maalesef ücretli öğretmenlerin sendikal hakları da bulunmamaktadır. Türkiye’deki eğitim sendikaları Milli Eğitim mensubu kadrolu öğretmenlerin dışındaki ücretli öğretmenler, özel okul veya kursların öğretmenlerini yok saymakta ve onları üye almadığı gibi sorunlarıyla da ilgilenmemektedir. Bu da anayasamızda güvence altına alınmış olan emekçilerin sendikal haklarının gasp edildiğini ve bu sendikaların da gerçek sendikacılık yerine sarı sendikacılığı tercih ettiğini göstermektedir. Acilen ücretli öğretmenlerin ve özel kurumların öğretmenlerinin sendikal hakları elde etmesini sağlayacak yasal düzenleme yapılmalıdır.
Yukarda anlattığımız tablo özellikle işsizlik nedeniyle öğretmen adaylarımızın katlandığı vahim tablodur. Ülkemizin yetişmiş insanları böyle bir durumdaysa gerisini konuşmanın bir anlamı bulunmamaktadır. Bir nevi eğitim sistemimizin köleleri konumunda bulunmaktadır ücretli öğretmenler.
Birçok haksızlığa maruz kalan ücretli öğretmenler, haklarını arayacakları bir yer olmadığı gibi, zaten bir talep durumunda bir sonraki sözleşme yenilenmeme riski ve endişesini de taşımakta ve bu durum onları savunmasız kılmaktadır. Geleceğimizi teslim ettiğimiz bu öğretmenler, kendi haklarını bile savunamazken, çocuklarımıza nasıl özgür bireyler olacaklarını ve haklarını savunmayı öğretebilirler.
SORUNUN ÇÖZÜM YOLLARI VE ÖNERİLER….
Peki, bu sistem nasıl ıslah edilebilir?
Tabi ki her sistem gibi sorunu doğru tespit edip ıslah edebilme kapasitesine sahibiz. Sağlıklı bir eğitim sistemi için ücretli öğretmenlik sistemi yeniden elden geçirilmelidir. Bu konuda çözüm önerilerimiz ana başlıklar halinde şu şekildedir:
1. Ücretli Öğretmenleri Kadroya Almak: Her yıl Milli Eğitim, binlerce öğretmen alımı gerçekleştirmektedir. Bu öğretmen alımlarında öncelik ücretli öğretmenlere verilebilir. Bu sayede gerçekten deneyimli ve tecrübeli öğretmenlerimizi değerlendirmiş olacağız. Yıllarca ücretli öğretmenlik yapan ve ciddi deneyime sahip olan öğretmenler dururken hiçbir deneyimi olmayanları almak öncelikle mevcut insan malzememizi heba etmek demektir. Örneğin üç eğitim yılı ücretli öğretmenlik yapmış olanlar KPSS şartı aranmaksızın kadroya geçişte öncelikli hale getirilebilir.
Kimsenin gitmek istemediği ülkemizin en ücra noktalarında bile ücretli öğretmenlerimiz fedakar bir şekilde çalışmaktadırlar. Çünkü büyük bir çoğunluk kendi bölgelerindeki okullarda görev almaktadırlar. Yani ücretli öğretmenlik istihdamında her şehir kendi insan alt yapısını kullanmış olmaktadır. Bu da şehir beğenmeme veya gitmeme gibi bir sorunun yaşanmasını ortadan kaldırmaktadır.
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)