Bir Milletin İstiklalinin Sembolleri ve Göstergeleri Nelerdir?
Bir milletin veya toplumun, istiklalini elde etmiş veya kazanmış olması neresinden belli olur. Şu üç sembolünden olur:
1-Semalarında (göz yüzünde) rahat rahat, hür olarak ucan kuşları gibi, kimsenin kendisine bir sıkıntı vermeden rahat rahat ve hür olarak direklere veya gönderlere çekilmiş dalgalanan bir bezden üzeri desenli bir “BEZ BAYRAĞI”,
2-Ekonomide “değişim aracı” olarak, “bu benim milli paramdır, benim de milli param vardır” diyerek göğsünü kabarta kabarta kullanabileceği millik ve bağımsızlığının diğer bir sembolü – göstergesi “MİLLİ PARA BİRİMİ - MİLLİ PARASI” basılması ve tedavülde olması,
3- “Direğine çekilmiş bir milli bayrağım var”, derken, bağımsızlığının sembolü onun kadar kutsal ve vazgeçilmez, semalarında biz bez gibi, ses olarak da dalgalanan ve caddelerine işyeri isimleri olarak yazılan “SES BAYRAĞIM” dediği milli dilinin sürekli olarak konuşulması ve yazılması elzemdir.
Anlattıklarımızın bu üçü, aynı zamanda, Atatürk’ ün görüşü dışında adı geçen dört görüşün de bir çeşit kısa açıklaması olmuştur. Tarihten yaşanmış örnekleriyle de hep bilinir. Anavatanında yaşayan bir milletin var olan istiklali, düşmanı bir milletin orduları tarafından zorla işgal edilip i elinden alınınca, esir düşmüş bu milletin, ünlü edip ve düşünürlerimizden dizi yazımızın üçüncü bölümünde görüşlerinden olarak bahsettiğimiz Nihal Atsız’ın ifadesiyle, eğer milli dili yaşıyorsa, tekrar toparlanarak ve kendine gelerek istiklalini yeniden kazanması mümkündür. İstiklalini ilan eden veya yeniden kazanan bir milletin, komşuları ve dünyaya bunun bir göstergesi veya ilanı olarak yaptığı üç iş, kendisini sembolize eden bir bez bayrak yapıp-bastırıp anavatanının semalarına çekmek ve milli parasını bastırarak kullanmak olur. Bunlardan hareketle, “BEZ BAYRAKSIZ, SES BAYRAKSIZ VE MİLLİ PARASIZ İSTİKLAL –BAĞIMSIZLIK OLMAZ” denilmiştir.
4-Mustafa Kemal Atatürk’ün görüşünün açıklanmasına gelince: Bir milletin, kılıçla veya ateşli silahlarla zafer kazanıp istiklalini kazanması, bunun devamı için tek başına yeterli değildir. Bir de ve asıl olan “MİLLETİN MADDİ BÜNYESİNİN GÜCLENDİRİLMESİ VE KUVVETLENDİRİLMESİ” olmadıkça, kazanmış olduğu istiklalini devam ettirmesi mülkün değildir. Tarih, istiklalini kazanıp da kısa bir müddet sonra bunu kaybeden milletlerin varlıklarıyla doludur.
Bir insan vücudu düşününüz, iyi beslenmemiş, bakılmamış, zayıf ve güçsüz kalmışsa, bu durumunu fırsat için bekleyen ne kadar mikrop, virüs ve haşarat vb. varsa ona musallat olarak yer bitirir, öldürür. Milletler de maddi vücutları, yapılanmaları olarak böyledirler. Ekonomik kalkınmasından olarak, sanayi ve zirai vb. kalkınmasını gerçekleştiremeyen milletlerin bünyeleri de zayıf ve güçsüz kalacaklarından, o milleti yutmak için bunu fırsat olarak gözetmeyen ve bilen “düşman milletler” o millete musallat olarak, istiklaline ve giderek milli varlığına da son vererek vatanlarını, zenginliklerini yağmalarlar. Yine tarihte bunun çok sayıda örnekleri vardır.
İşte Atatürk, “Sapan kılıçtan keskindir” demekle, bir milletin kazanmış olduğu istiklalini korumak, yaşatmak ve millet, vatan olarak da var olabilmesi için mutlaka ekonomik kalkınmasına da başlaması ve bunu en azından kendisine yetecek ve kendisini savunacak kadar güçlü bir ekonomik yapıya sahip olmasını vurgulamak t istemiştir. Kendisi de “askeri zafer” ni z kazandıktan sonra, 10 Kısım 1938’de hayata gözlerini yumana kadar, zaten bütün hayatını “ekonomik kalkınma” ya hasretmişti
Anavatan Anadolu Toprakları Üzerinde Tutunabilmek ve Süper Güç Olmak İçin Neler Yapmalıyız?
Bunun cevabını, yazıp 5’inci baskısını yaptığım bir kitabımın “Sonuç” bölümünü buraya aynen aktararak vereceğim.
“Millet olarak, Boğazlar ve Anadolu yarımadasında ilelebet yaşamak istiyorsak gelişmiş, güçlü ve zengin olmak zorundayız. Onun ,bunun nüfuzu ve himâyesine girmekle, itilip kakılmakla bu topraklarda uzun sürü yaşamak mümkün değildir. Coğrafyanın kaderimiz oluşundan olarak, bu riskli ve muhataralı toprakları elimizde tutmanın tek çaresi zengin olmak, her alanda kendi kendine yeterli hale gelmektir.
Ne yapmalıyız?: Millet olarak, “Vatan, millet, bayrak, bağımsızlık, Sakarya…” nutukları atmaya çok alışkınız. Şu dört şeyi yerine getiremediğimiz sürece bunlar havada kalmaya mahkumdur:
1-Bütçemiz dolu değilse, dışarıdan borç almak yerine dışarıya borç vermiyorsak,
2- Çağın en modern silahlarını kendi imkanlarımızla yapmıyor, dışarıdan silah almak yerine, dışarıya silah satmıyorsak,
3-Sanayileşme, tarımsal kalkınma ve istihdam (hiçbir işsiz adam bırakılmaması) problemlerimizi çözememişsek.
4- Yalnızca ekonomik yönden güçlü olmak yetmez, “ekonomik kalkınma” yanında “MANEVİ CİHAZLANMA” da gereklidir. Milletimize, dini, dili ve tarihini iyi öğretmeli, sarsılmaz ve yüksek “vatan ve millet şuuru” vermeliyiz. Böyle bir şuur karşısında, 1915’de Çanakkale’de “Dünyanın en zengin ve güçlü devleti” denilen İngiltere’yi “ekonomisi geri ve gücü zayıf” denilen Osmanlının nasıl dize getirdiğini gördük.
Bütün bunları yerine getirmek için milletimizin tam anlamıyla “EKONOMİK KALKINMA VE MANEVİ CİHAZLANMA SEFERBERLİĞİ” ne girmesi lazımdır.
Evlere varıncaya kadar her yeri atölye yapmalı, günde 18 saat çalışmalı, içte dargınlık ve küskünlükleri bir kenara atarak kalkınma seferberliğini 7’den 70’e herkese yaymalı ve hiçbir zaman emeklilik düşünmeden gücümüzün yettiği yere kadar çalışmalıyız:” (Süleyman KOCABAŞ, Mustafa Reşit Paşa’dan Mustafa İsmet Paşa’ya Tarihin Tekerrürü ve TÜRKİYE’NİN KADERİ, 1850 – 1950, Vatan Yayanları, Kayseri, 2016, s. 137 -138)
Bir Milletin Hudutları Nelerdir ve Hudutlarda Nöbet Tutmak ne Demektir?
İstiklalini kaybetmiş bir millet, milli dili –milli kültürü yaşadığı sürece, yeniden istiklalini kazanmak emelini hiçbir zaman kaybetmeyip, sürekli koruduğu için yeniden toparlanarak bilek gücü (gerilla şeklinde de olsa askeri direnişi, mücadelesi) ile, müstevlileri ülkesinden atarak bağımsızlığına yeniden kavuşur. Biz Türk Milleti olarak I. Dünya Harbi sonunda yenik düşmemiz sonucu kaybetmiş olduğumuz istiklalimizi, yeniden, 1919 – 1922 zaman diliminde “TÜRK İSTİKLAL HARBİ” yaparak böyle kazanmadık mı? Kazandık!...
Kazanılan istiklali devam ettirmek ancak, istiklal nasıl ki yeni bir ordu kurarak kazanılmış ise, kazanılmış istiklal de ancak ve ancak “VATAN SINIRLARINDA NÖBET TUTUCAK GÜÇLÜ BİR ORDU” kurulması ve varlığı ile mümkündür. Bu da yine ancak ve ancak “GÜÇLÜ BİR EKONOMİ”” sayesinde mümkün olur.
Bir milletin anavatanı, onun evi ve yatağıdır. Evsiz, yataksız ve topraksız nasıl ki bir aile olmaz ise, vatansız da bir millet olmaz. Nasıl ki milli dilsiz bir millet olmazsa. Demek ki bir milletin maddi olarak en büyük varlığı ve dayanağı “ANAVATAN” ı ise, manevi olarak da en büyük dayanağı “MİLLİ DİLİ” dir. Bu haliyle demek ki, “BİR MİLLETİN İKİ HUDUDU VARDIR: BİRİSİ VATAN SINIRLARI DİĞERİ ÜLKESİ İÇİNDE MİLLİ DİLLİ ” dir. Bunların anlamı şudur: Bir millet istiklali ve vatanın korumak, bayrağını semalarından indirtmemek için ordusuna, düşmanlarının içeri girmesini önlemek uğruda hudutlarında nöbet tutturacaktır. Bu yetmez; ikinci olarak da ülke içinde milli varlığı ve istiklaline sebep olan “İÇ HUDUT OLARAK MİLLİ DİLİNİN DE NÖBETİNİ TUTMAK” zorundadır. Neden? Kalelerin ve vatanın “İÇTEN FETHEDİLMESİNİ ÖNLEMEK” için. Bunu yönelik olarak Fransız edibi, Albert Camus, “Birinci vatanımın hudutlarında nöbet tutmak nasıl ki benim görevimse, ikinci vatanım olan dilimin hudutlarında da nöbet tutmak benim görevimdir” sözünü boşu boşunu sarf etmemiştir. 1 Şubat 2022
TÜRKCE KALESİ VE TÜRK VATANI İÇTEN NASIL FETHEDİLİYOR?
Bunun izahı dizi yazımızın beşinci bölümünde
Öztürk Samuk
Yok hükmündedir!
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mehmet Ali Çamoğlu
Rehberden Silinen Her Numara, Taştan Silinen Bir Yazı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Eyüphan KAYA
Erdoğan’ın Kürtler İçin Kalıcı Hizmetleri Takdire Şayandır
Seyfettin BUDAK
Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Recep YAZGAN
Samsun’u Kimlik Bunalımına Sürükleme!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)