“Türkçenin her bir kelimesi bizim için paha biçilmez mücevher gibidir… Yabancı dillerin istilası karşısında Türkçenin korunması bugün terörle mücadelemiz kadar bir MİLLİ BEKA SORUNUNUZ haline gelmiştir. Milli Mücadele ruhuyla bunu da kazanacağız.”
Recep Tayyip ERDOĞAN
Cumhurbaşkanı
(27 Ocak 2022)
Konunun Büyük Önemi
Günümüzde artık “TÜRKÇENİN KORUNMASI” nın tamı tamına tanımlanmasıyla bir “MİLLİ BEKA SORUNUMUZ” haline geldiği bir gerçektir. Bunu, ülke yönetimimizin en üst makamı ve tepesinden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın en yüksek sesle ve daha büyük boyutlarda dile getirmesi vatan, millet ve devletimizin bekası için “en büyük şans” olmuştur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı” münasebetiyle “Sosyal Medyada Türkçeyi İyi Kullananlara Ödül Töreni” için 27 Ocak 2022’de Cumhurbaşkanlığı Köşkünde yapılan toplantıda “Yunus Emre’nin önemi ve büyüklüğü” yanında, milletimizi millet yapan ana dilimiz ve “SES BAYRAĞIMIZ TÜRKÇE” nin de büyük önemini, tarihi gelişimini ve ardından içine düştüğü buhranları da daha büyük boyutlarda dili getirmesi ve hele Türkçenin de artık bundan böyle, birinci olarak “uydurukça dil hastalığı salgını” ve ikinci olarak da “yabancı dillerin -özellikle de İngilizcenin - istilası” ndan korunmasına yönelik ortaya çıkan “DİLİMİZDE MİLLİ BEKA SORUNUMUZ” nun bulunduğunu ve diğer milli beka sorunlarımız gibi bu sorunuzun da lehimize kazanılacağına yönelik olarak, Türkiye’de ilk defa devletimizin en üst düzey makamı Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından dile getirilmesi, dil hastalıklarımızın tedavi edilmesi konusunda da milletimizin iyice yanmakta olan yüreğine su serpmiştir.
Cumhurbaşkanımıza “TÜRKCENİN KORUNMASI DİL RAPORUM”
Bu satırların ve Cumhurbaşkanımıza teşekkür yazısının yazarı olarak zaten ben de, yarım asırlık bir tarihçi yazar olarak, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi üzerine 92 kitap yazıp yayınladığım halde, yazar olmanın sorumluluklarından da gelen, dilimizin korunması konusunda da çok hassas olduğum için özelikle son dört yıldan beri devasa dil buhranlarımızın da giderilmesinden olarak bu konuda yayına hazır 4 kitabımın yanında ve çeşitli gazetelerde de onlarca makale yazarak bu milli beka sorunumuzu da daha erkenden dile getiren bir yazar olarak görevimi yapmaya çalıştım.
Yaptığım bu çalışmalarla kalmayarak, özellikle de “2021 YUNUS EMRE VE TÜRKÇE YILI” münasebetiyle de, bu da bana bir “doping ve motivasyon etkisi” yaptığı halde, bunun etkisiyle konunun önemini daha iyi ve “resmi” olarak vurgulamak için bir de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a takdim edilmek üzere “TÜRÇENİN KATLİ VE KORUNMASINA YÖNELİK DİL RAPORU” yazayım dedim. Ve yazarak, 45 sayfası “DİL RAPORUM” un “ana metni” ve kalanı “yardımcı ve detaylı metni” olduğu halde toplam 296 sayfalık dil raporumu 16 Ocak 2021’de CİMER vasıtasıyla Sayın Erdoğan’a gönderdim. Ayrıca, kendisinin de “bilgi sahibi ve gereğine yardımcı olması” isteğimle Cumhuriyet İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye de gönderdim. 1 Şubat 2021’de CİMER’ den bana gelen “cevabi yazı” da, dil raporumun “büyük önemine binaen Yüksek Makam’ a sunulduğu” dan bahsediliyordu. Bundan anladım ki, raporum bilgi sahibi olması ve gereği için Sayın Erdoğan’ın önüne, masasına konuldu. Buna gerçekten çok sevinmiş, zaten Sayın Erdoğan siyasi liderler içinde öteden beri en başta gelen ve en çok, zaman zaman az da olsa verdiği “dilimizin korunması” mesajlarıyla kendisini bu yönüyle de takdir ettiğim siyasi liderlerimizden birisidir. Raporumu okuması halinde, bundan alacağı “ilhamlar” la daha da “atak” yapacağı düşüncesiyle yaşamaya başladım. Nihayet beklediğim an 27 Ocak 2022’ de Cumhurbaşkanlığı Köşkünde yaptığı konuşmayla gelmişti.
“Dil Raporum” da Neler Vardı? Sayın Erdoğan Neler Söyledi?
Sayın Cumhurbaşkanımız yaptığı “Türkçenin önemi ve korunması” nı içeren konuşmasını baştan sona bir tv. kanalından canlı olarak büyük bir ilgi ve beğeniyle izledim. Bu hallerle izlemiştim. Çünkü, “Dil Raporum” da geçen ifadelerim, sanki bunlar, Sayın Erdoğan tarafından da okumuş ve beğenilmiş gibi onun konuşmasında geçen ifadeleriyle yüzde yüz örtüşüyordu. Bundan, raporumu okudu ve benden faydalandığı kanaatine vardım. Ben ne yazmıştım, o neler söylemişti? Bunlar tıpatıp birbirlerine bezedikleri halde ana başlıklar ve özet olarak maddeler halinde sıralamaktan olarak şöyle idiler:
1-Hükümetimiz tarafından Yunus Emre’nin 700’üncü vefat yıl dönümü (13 Ocak 1321 – 13 Ocak 2021) “esprisi” nden hareketle, 2021 yılı “Yunus Emre Yılı” ilan edildi. Buna “ve Türkçe Yılı” nın eklenmesi ise, Yunus Emre’nin bir “Türkçe sevdalısı” olup, ömrü boyunca Türkçeye sahip çıkması ve bütün eserlerini Türkçe yazmasından kaynaklanmıştı. Günümüz itibariye Türkçe konuşmak ve yazmak gittikçe zayıflamaya başladığı halde, buna yeniden geri dönüşe bir faydası olabileceği düşünülerek adı geçen ekleme yapılmıştı. Benim raporumda da bahsettiğim üzere, Sayın Erdoğan da aynı konudan olarak konuşmasında bunu dile getirdi.
2- Türkçenin dünyanın en eski, en zengin, en kaliteli, ilim ve edebiyat yapmaya en uygun ve Adriyatik denizinden Çin seddine kadar dünyada en yaygın olarak konuşular ve yazılan 5 dilden birisi olduğu,
3-Türklerin Orta Asya’dan İslam Medeniyetinin merkezi Ortadoğu’ ya gelip, İslam’ı kabul ederek, adı geçen medeniyette Araplar ve Farslardan sonra bir çok şeyi belirleyici ve “atılımlar” yaptırıcı olarak “üçüncü bir unsur” nevinden bu damgalarını vurmalarının sürecinde Türkçemizin de din dili olarak “Kur’an dili” nden etkilendiğinden, bunun “Türkçeye zarar” olarak değerlendirilemeyeceği (Dilimize, din dili olarak Arapça ve edebiyat dili olarak da Farsçadan Türkçe karşılıkları olmayan kelimeleri, kendi dilimizin imlası ve gramerine uydurularak, bunları kendi milli kelimelerimiz yapmak suretiyle aldık) ve zaten Selçuklular ve Osmanlıların bu büyük etkileşim ruhundan faydalanarak Türk milletine tarihlerinde yaşanan en geniş, en sürekli ve en büyük zirveyi bu sayede yaşattıkları, (Selçuklular bu sayede, 1071 - 1247 zaman diliminde bölgelerinde birinci süper güç, Osmanlılar ise, 1453 – 1774 zaman diliminde hem bölgelerinde ve hem de dünyada birinci süper gücü olmalarını, genelde İslam medeniyetine girmekle sağlamışlardır.)
4-Türkçe’de “asıl bozuma” ya yönelik olup bitenler kendisini, Arapça ve Farsçadan kendi dilimizin imlası ve gramer kaidelerine uygun olmayan, adı geçen dillere ait isim ve sıfat tamlamalarının alınmasıyla birlikte 16’ıncı asrın başlarında (1700’lü yıllar) kendisini göstermeyi başladığı, bu buhran hali ortamında toplumumuzun “iki dili” bir yapılanma durumu aldığı,
5- Avam ile havas- bürokrasinin- ilmiyenin ayrı ayrı diller konuşmaktan ve yazmaktan olarak bu “iki dillilik” ten kurtulmak için edebiyatçı yazarlarımız tarafından 19’uncu asrın ortalarından (1850’li yıllar) itibaren adı geçen tamlamaların dilimizden çıkarılarak “Dilde Sadeleştirme Hareketi” denilen bununla, 1930’a kadar iki dillilikten kurtulma sürecinin tamamlanması,
6-Bu sefer de 1932’de gelen “Dil Devrimi” ile, 1000 yıldan beri konuşup yazdığımız birçok Arapça ve Farsça kelimenin sanki dünyada saf dil varmış gibi “yerlileştirmek” hamasetiyle ve üstelik de bununla “ecdadımızın bütün izlerinin silinmesi” nden olarak ve ayrıca yepyeni bir “uydurukça dil” icadıyla, hançerelerimize uygun olmayan bununla, “Düşünce ufkumuz da iyice daraltılacağı” dan, yepyeni dil hastalığı Cumhuriyet dönemi boyunca toplumumuzu kasıp kavurduğu, genç nesillerimizin Mehmet Akif, Yahya Kemal’leri vb. ve hatta Atatürk’ün “Nutuk” unu bile okuyup anlamadıkları halde,
7-Günümüzde ise, çok daha büyük ve çok daha tehlikeli ve yepyeni ortaya çıkan dil hastalıklarımızdan olarak yazı ve konuşma dilimizin yanında, caddelerimizde artık tabelalara (işyeri isimleri) da yansıyan yabancı kelimeleri kullanım hastalığı, bunun 1930’lu yıllarda başlayan “uydurukça dil” e kadar uzandığı ve bunun sonucu dilimizin iyice zayıflamasını müteakip dilimizde yabancı dillerin istilasın kapı açıldığı,
8-Sayın Erdoğan’ın bütün bunları ve daha başka dil problemlerimizi dile getirmesinin ardından, “DİLİMİZİ YABANCI DİLLERİN İSTİLASININ ARTIK GÜNÜMÜZDE BİR ‘MİLLİ BEKA SORUNUMUZ’ HALİNE GELDİĞİ” ni vurgulayarak ve bunun da, millet olarak varlığımızı tehdit eden günümüzde yaşadığımız terör olayları kadar büyük bir tehlike arz edip, adı geçen beka sorunumuzun da “MİLLİ MÜCADELE RUHU” ile kazanılması gerektiğini söyleyerek konuşmasını bitirmişti.
Bu satırların yazarı olarak kendim de Sayın Erdoğan’a gönderdiğim “TÜRKÇENİN KORUNMASI RAPORU” mu aynı teşhislerle bitirmiş, “Milletimizi millet yapan ve varlığına sebep olan milli dilimiz, ses bayrağımız dilimizin yabancı dillerin istilasından kurtarılması bugün itibariyle bir diğer MİLLİ BEKA SORUNUMUZ HALİNE GELMİŞTİR. BU SORUNUMUZU DA AŞMAK İÇİN YENİDEN BİR İSTİKLAL SAVAŞI MI GEREKİYOR?” diyerek de raporumu bitirmiştim.
Sonuç
Sonuç olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın yukarıda özetlemeye çalıştığım görüşleriyle benim raporumdaki görüşlerim birbirleriyle yüzde yüz örtüştüğü için ve ayrıca kendisinin bu sefer dil sorunlarımızı daha büyük boyutlarda dile getirmesinden dolayı kendisine özellikle çok çok açık teşekkürlerimi iletir, bu iş ve mücadelenin yalnızca “tepe” de kalmayarak, bütün toplum “tabanı” na da yansıtılıp, özellikle de bütün siyasi partilerimizin, çok hayati olan dil meselelerimize, kötü muhalefet yapılanmalarıyla, politik polemiklerle birbirlerini yıpratmaktan veya “oya tahvil” ve “seçim malzemesi” yapmaktan kaçınarak, dış meselelerimizde “birlik” olunduğumuz gibi, çok hayati olan iç meselemiz dil konusunda da “partiler arası bir milli blok” oluşturarak “DİLİMİZ MİLLİ BEKA SORUNU” nun da herkesin katkılarıyla aşılması temenni ve dileğimizdir. 28 Ocak 2022
Öztürk Samuk
Yok hükmündedir!
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mehmet Ali Çamoğlu
Rehberden Silinen Her Numara, Taştan Silinen Bir Yazı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Eyüphan KAYA
Erdoğan’ın Kürtler İçin Kalıcı Hizmetleri Takdire Şayandır
Seyfettin BUDAK
Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Recep YAZGAN
Samsun’u Kimlik Bunalımına Sürükleme!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)