“2021 Yılı Türkçe Yılı Münasebetiyle” dil dizi yazılarımızın son yazısı olan VIII’incisi “Dil Devrimi İle Gelen Dilimizin Devrilmesi” konu başlıklı yazımızda, adı geçen devrimin başladığı 1932’den günümüze dilimizin başlıca “İki Büyük Dil Yol Kazası” na uğramasını ele almış, yazımızın birinci bölümünde, bu dil yol kazasının ilki olan “Dilimizde Topyekun Tasfiyecilik ve onu kabile dili haline getirmeye yönelik yepyeni bir Uydurukça Dil İcadı” ndan bahsetmiştik. Bu sefere de “İkinci Büyük Dil Yol Kazası” bu yazımızın konusu olacaktır.
İkinci Büyük Dil Yol Kazasına Giden Yol
Bizde İkinci Bir Dil Yol Kazasına uğramanın süreci, Osmanlı tarihinin 1839 – 1876 zaman dilimini kapsayan Tanzimat döneminde başlar. Neden “Tanzimat” tı? Arapça bir isim kelimesi olan Tanzimat’ın sözlük anlamı, “düzene koyma, yeni düzen verme” demektir. Tanzimat döneminde, bütün bir devlet ve toplum hayatı nasıl bir yeni düzene dahil edilecekti? Bunun iç ve dış dinamikleri nelerdi? Bu dinamiklerden olarak buna “Dış Dinamikler” damgasını vurdu. 19. Asrın ortalarında “Dünyada üzerinde güneş batmayan imparatorluğu” ile dünyanın birinci süper gücü haline gelen “Büyük Britanya” (İngiltere), öncelikle kendi sosyal –siyasal inkılaplarının ardından gelen 1789 Fransız İhtilalinin getirdikleri yanında ve bunu müteakip “Anavatan İngiltere” denilen ve 19. Asrın ilk çeyreğinde kendisini ilm defa burada gösteren “Sanayi İnkılabı” nın getirdikleriyle de kendi “Yeni Dünya Düzeni” ni belirlemiş, buna, kendi sömürgecilik ve yayılmacılık emelleri uğrunda bütün dünyayı da adaptasyon-dizayna soyununca 19. Asrın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti de bundan nasibini almıştı.
Osmanlı’da 18 Ağustos 1838 Osmanlı –İngiliz Ticaret Antlaşması, 3 Kasım 1839 Tanzimat Fermanı ilanı, 5 Şubat 1856 Islahat Fermanı ilanı ve 1876-77’de Meşrutiyet ilanı adı geçen dizaynın kilometre taşları olmuştu. Bütün bunlar bize, “Kendi geri medeniyetimizden çıkarak ileri bir medeniyet olarak Batı medeniyetine giriyoruz” şeklinde sosyal –siyasi hedefler ve emeller olarak gösterilmişti. Anlaşılan bu süreçte, “yeni bir medeniyet değişikliği” nden olarak Müslüman Şark Medeniyetinden çıkıp Hristiyan Garp Medeniyetinin eşiğine ayak basmıştık.
Bu medeniyet değişikliği eşiğinden geçiş, hayatımızın her alanını “değişim” e yönelik etkisine aldığı gibi yaşayan dilimizi de etkisine alacaktı. Tarihte 9. Asrın başlarında Türk milletinin topyekun Müslüman olmakla “Göçebe Türk Kültürü ve Orta Asya Türk Medeniyeti” nden Ortadoğu İslam Medeniyeti eşiğinden bu medeniyete ayak atışının dilimize getirdiği, bu medeniyetin dil dili Arapça ve edebiyat dili Farsçanın “dilimizi hakimiyetlerine aldılar” denilen sürecinin ardından gelen, bu sefer de “Batı medeniyetine ayak atışımız” la birlikte bu medeniyetin yaşayan iki esaslı ve hakim dili önce Fransızca ve sonra İngilizcenin “dilimizi hakimiyetlerine almak” ın süreci kendisini gösterecekti. Birinci süreçte yaşadığımız hakimiyet ortamında, sosyal-siyasal yeni yapılanmada (Buna İslam’ın getirdiği “Yeni Dünya Düzenine dizayn” da diyebiliriz), “ırk, millet” mefhumlarının giderek aşınıp “ümmet” yapılanmasının ortaya çıktığı ortamda artık bundan böyle “Türk” ten “Türk olarak bahsedilmediği” ne yönelik olarak, “Türkün, Türlüğün giderek unutulduğu” ve hatta ondan giderek, “etrak-ı taife” diye bahsedilip, bunun onu “aşağılamak” anlamını geldiği üzerinde de duruluyordu.
19. asrın ortalarında yeni bir medeniyet eşiğine ayak bastığımız halde ise , acaba yukarıda yaşanan aynı haller bu sefer de “Hristiyan Batı Medeniyetine dizayn” la mı yaşayacaktık? İşte “Dil Devrimi” ile Cumhuriyet döneminde ortaya çıkacak ikinci büyük dil yol kazasının izleri kendisini daha Tanzimat döneminde göstermeye başlamış, bu süreçte ilkin Fransızcanın ve bu dilin kelimelerinin dilimizi istilaya başlaması karşısında, öncelikle edebiyatçı yazarlarımızı “büyük bir endişedir” almaya başlamıştı. . Bunların başında Ahmet Mithat Efendi yer almış, yazdığı birçok yazısında “dilimizi Fransızca kelimelerin istilası” ndan bahisle Türkçenin başına gelecek “büyük felaketi” daha o zamanlar dile getirmişti.
Aynı, felaketle karşılaşılma hali, Cumhuriyet döneminde de dile getirilmiş, bu konuda dilcilerimizden Prof. Sadri Maksudi (Arsal) ve edebiyatçı yazarlarımızdan Peyami Safa bu tehlikeyi konu alan birçok yazılar yazmışlardı.
Sahte bir Komünist Rusya tehdidi ve senaryosu ile Türkçenin bu sefer de iki kere yaşadığı (biri 1838 – 1923, diğeri 1923 – 1947 zaman dilimi) süper güç İngiltere’’nin “Yeni Dünya Düzenleri” ne adaptasyon-dizaynının adından gelen yeni süper güç Amerika Birleşik Devletleri’nin “Yeni Dünya Düzeni” nin ortaya çıktığı II. Dünya Harbi ertesi yıllara (1945 – 1952) gelindiğinde, Fransızcanın Tanzimat’tan beri var olan “dilimizi istilası” sonucu, dilimize bu dilden 4500 kelime girdiğinden bahisle, eğer Amerika’nın Türkiye’yi de etkisine alan “Yeni Dünya Düzeni” nde bunun hızının kesilmemesi halinde Cumhuriyetin ilanının yüzüncü yıl dönümü olan 2023 Türkçenin giderek yok olması sonucu “Dilimizin Fransızca olacağı” üzerinde birçok edebiyatçı yazar ve düşünürümüz tarafından görüşler dile getirilmiştir.
İkinci Büyük Dil Kazısında Türkçe Kalesinin İngilizce Tarafından İşgalinin Başlaması
Tarihte, “Bir millet diğer bir milleti hakimiyetine almak için, dil konusunda da onu kendi dili hakimiyetine almanın sürecini başlatır” denilmiştir ki, bunun sosyal –siyasi aksiyonunu 19. Asrın başlarında Fransız İmparatoru I. Napolyon şöyle dili getirmiştir: “Benim kültürüm ve kelimelerimin girdiği bir memlekete askerlerimi sokmaya lüzum yoktur.”
Milli dili, bir milleti meydana getiren en asli kültür unsurlarından birisidir. Bir milletin dili yok oldu mu o millet de yok olur; tarihin “milletler mezarlığı” na gömülür. Tarihte böyle millet pek çoktur.
Filozoflar, düşünürler ve ediplerin ifadeleriyle, bir milleti yok etmek için dilinin yok edilmesine yönelik diğer bir kısım görüşler şöyle dile getirilmiştir:
Konfüçyüs: “Bir ülkeyi idare etmeye çalışanların önce dilini düzeltirdim. Dil düzgün olmazsa, kelimeler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılamazsa, yapılması gereken şeyler iyi yapılamaz. Gereken yapılamazsa ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve kültür bozulursa, adalet yolunu şaşırır. Adalet yanlış yola saparsa, halk güçsüzlük ve şaşkınlık içine düşer. Ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bu sebeple söylenenin sözü doğru söylenmeli. Hiçbir şey, bunlardan dolayı dil kadar önemli değildir.”
McArthur: “Doğacaklarıyla ölecekleri arasında köprü kuramayan milletlerin yaşama hakkı yoktur.”
Nihal Atsız: “Ordusunu kaybeden bir millet tehlikededir. İstiklalini kaybeden millet korkunç bir felakete düşmüştür. Dilini kaybeden millet yok olmuş demektir.
İstiklalini kaybeden milletlerin dillerini kıskançlıkla saklamak sayesinde bir zaman sonra yine dirilebileceklerini tarih bize söylüyor. Halbuki dilini kaybeden bir milletin yine dirildiğine dair bir misal göstermiyor.”
Aristo: “Bir milletin ruhunu ve değerlerini yok etmek istiyorsanız, diline, hukukuna ve musikisine dokununuz.”
Cemil Meriç: “Kamusuma (sözlük kitabıma) dokunanlar, namusuma dokunmuş demektir.”
Clevalier: “Bir milletin dili o milletin ruhudur. Bir milleti yıkmak için öncelikle onun ruhunu, dilini yıkmak gerekir.”
Öztürk Samuk
Düşmanın bile sinsi olmasın!
Seyfettin BUDAK
Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik?
Mehmet Ali Çamoğlu
Çöpteki Ekmek, Raftaki Vicdan ve Kaçan Bereket
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Ahmet SAĞLAM
Herkes doğru mu!
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Mehmet Nuri BİNGÖL
Son Emir- Öykü
Halil MERT
Askeri darbe ne ki!
Adnan ÖZ
Süper lig fikstürü çekildi!
Bülent ERTEKİN
Maskeler Düşerken…
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Recep YAZGAN
Agape hause - Sevgi Evi’nden, Samsun Protestan Kilisesi’ne!
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Mehmet BOZKURT
İnsanlık Tarihi Acılarla Dolu
Hüseyin KURT
NATO Zirvesinde Bir Tabanca
Nihat Güç
Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler?
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Eyüphan KAYA
Risale-i Nur Nurculuktan büyüktür!
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)