Savcılarımızın not alması için, hayalet FETÖ’cüleri deşifre ediyoruz
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Savcılarımızın not alması için, hayalet FETÖ’cüleri deşifre ediyoruz
10.05.2018 09:15:46

 

Savcılarımızın not alması için, hayalet FETÖ’cüleri deşifre ediyoruz

Geçen haftaki yazılarımda dokunulmamış omurga FETÖ’cüleri, unutulmuş olanların isimlerini ve görevlerini, teker teker yazmıştım ve devam ediyorum. 

Örgütün esas ilk kuruluşundan bu yana, FETO’nun çekirdek kadroları ve en üstteki FETÖ adına temsilcilik yapabilecek kadar kendilerine itaat edilen isimler, şu anda hâlâ daha takibat altında değil. Mesela Adil Öksüz ile ilgilenildiği ve takip edildiği kadar, gündeme hiç gelmedi. 

Unutulmuş Adil Öksüz’den daha üst kademede olan FETÖ’cüler, Türkiye içinde ve dışında ana görevlerini yapmaya devam etmektedirler. Suat Yıldırım ve arkadaşları, emsalleri, en üst düzeyde tayin heyetinde bulunanlar, şu anda unutuldular veyahut da gündemden isimleri bilinçli olarak çıkarıldı. 

Sakarya Üniversitesi’ndeki bütün FETÖ yapılanmasının organizasyonu, Konya’daki üniversitelerin bütün FETÖ yapılanmasının elemanları, Erzurum Atatürk Üniversitesi’ndeki ilk kadroların örümcek ağı gibi yerleştirilmesi, Ankara’daki bütün FETÖ altyapıları, FETÖ’nün 5-10-15 yıl dizinin dibinde özel olarak yetiştirmiş olduğu, yüksek İslam Enstitüsü ve İlahiyat mezunu mollalar, bu isimler tarafından özellikle de Sakarya Üniversitesi’nde şaibeli bir şekildemaster, doktora, doçentlik ve Prof. unvanları kazandırılarak pek çok öğretim elemanları yetiştirilmiş ve Türkiye genelinde değişik üniversitelere, rektör, dekan ve öğretim elemanı olarak atanmıştır. Kamu kurumlarında da hayalet imamlar olarak, değişik görevlerde görevlendirilmişlerdir.

Yakın bir zamanda Sakarya’da daha önceden yine FETÖ’nün trollerinden yetişmiş Prof. Hüdaverdi Adem gözaltına alınmış, bir takım itirafçılık veya pişmanlık yasasından yararlandıktan sonra serbest bırakılmış, yol kenarından ticari bir taksi tarafından, şüpheli bir trafik kazası ile ölü olarak bulunmuştu. 

Bu olay ile ilgili, bu işin arkasında FETÖ olabileceğinin araştırılması gerektiğini yazmıştım. 

Bütün bu olayların hepsi tek tek ele alınarak, itirafçı olanların çapraz sorguları ile zaten ortaya çıkabilecek iz bırakmış makamı, mevkisi itibariyle halen Türkiye’de görev başında olan itirafçılardan da öğrenilebilir

ABD’deki İsmail Büyükçelebi’nin kardeşi Mehmet Ali Büyükçelebi Ankara’nın ilk imamıdır, nerede olduğu mutlaka bilinmeli ve bulunmalıdır. Papa Brunson ile birlikte hareket eden İzmir imamı ve onun da hocası ilk molla Bekir Dündar’ın yakalanması eğer kaçmış ise mutlaka Türkiye’ye getirilmesi lazımdır. 

Gözden kaçan bir diğer husus da, FETO’nun kurmuş olduğu paralel Dışişleri Bakanlığı Teşkilatı gibi, örgüt içerisindeki büyük ağabeylerden kurulmuş, (genellikle TUSKON üyesi) fahri başkonsoloslukları yapan önemli isimler. 

TUSKON üyelerinin hepsinin kaydı, MASAK’ta, Dış İşleri Bakanlığında, MİT gibi birimlerde muhakkak kayıtlıdır. Kemalettin Özdemir, FETÖ’nün üniversitelere yerleştirilen bütün mollalarını ve fahri başkonsolosluk yapanların hepsini çok iyi bilir.

Bu TUSKON üyelerinin hepsi dünya çapında FETÖ’nün omurgası olan büyük iş adamları ve maddi yönden en büyük destekçileridir. Bunların bulunması, ortaya çıkarılması çok kolaydır. İşe buradan başlamak lazımdır. Bunlarla ilgili TUSKON üyeleri kaç kişidir ve kaç tanesi yakalanmış ve içeriye alınmıştır? 

Yurt dışına kaçmış olanların ve yurt içinde olanların şu andaki durumu nedir? 

Kamuoyuna bu husus mutlaka açıklanmalıdır. 

Yine Bank Asya’nın kurucularının içinde bulunup da deşifre edilmeyip, sadece Bank Asya’ya para yatıranlar ile uğraşılmaktadır. Kurucuların listesi de yine devletin denetleme kurumlarında veya bankacılık kurumların da ismen ve payları ile birlikte, kuruluştan itibaren hepsi vardır. Hisselerini devretmiş iseler, kimlere devretmiş oldukları takip edilmelidir. Üst düzey yöneticiler ve müdürler de, mutlaka FETO’nun onayı ile yapılmıştır.

Samanyolu televizyonundan da bahsetmiştim. Ankara Dedeman’da 1993’te ilk yapılan kuruluş toplantısından itibaren, 300’e yakın isme paylaştırılmış hisseler ve bu paylar, 1993’ten itibaren, televizyona el konuluncaya kadar hisseleri elden ele değiştirilenlerin isimleri bellidir ve bu hissedarların hepsi, MASAK tarafından ve ticaret sicillerde kayıtlıdır. Eğer FETÖ’nün ana omurgası ve gözden kaçırılan, saklanan isimler aranıyorsa, işe dipten başlanacaksa, bu noktalar göz önüne alınmalı ve bunların üzerine yürünmelidir. 

Yine en önemli kurumlardan 17 tane vakıf üniversitesinin mütevelli heyetleri kurucuları, finansörleri, üniversite hazırlık kurslarının yöneticileri, esas araştırılacak noktalardan biridir. Yoksa darbeden sonra cezalandırmaya en alttan başlayarak, yukarıdakilerin üzerine gitmemek, FETÖ ile mücadelenin hakkaniyetle yapılmadığı kanaatini uyandıracak, yargıya güveni sarsacaktır. 

FETÖ seçim öncesi bu gibi mağduriyetleri ve küskünleri çoğaltarak, eylem yavaşlatmak yollarını da kullanarak, AK Parti’ye zarar verme hususunda, ciddi kumpaslar ve planlar yapma gayreti içindedir. 

Nurettin Veren / Yeni Akit

FETÖ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert