"Allah’ın mucize yaratabileceğini çoğu bilmez. Çoğu nankördür. Çoğu zanna uyar."
Enam 37, Furkan 50, Yunus 36
"SURİYELİ mültecilere yırtık bot ve bozuk can yeleği satan ahlaksız tüccar zihniyeti gıda sektöründe de ortaya çıktı. Savaş nedeniyle üretimin durduğu Suriye’ye her türlü gıda ürününü satma olanağı bulan merdivenaltı üreticiler, Suriye’ye ayçiçek yağı ambalajı içinde kanola, keten, soya, pamuk yağı sattı."
Gazetelerden, 2015
“Vatandaşlarımız (Suriye'dekiler değil T.C. vatandaşları kastediliyor:) yağ alırken dikkat etmeli. Hileli karışım yapan firmalara ağır ceza ve yaptırım uygulanmalı. Avrupa’da olduğu gibi ticaretten men edilmeliler ve hapis cezasına çarptırılmalılar."
Tahir Büyükhelvacıgil, Üç nesildir yağ üreticisi, 2016
Coğrafyamızda sağcılık yıkılmadan -sağcılık ve türevleri tarihin "soykırım" müzesinde yerini almadan- memleketin felaha ereceğini sanmıyoruz. Bu fikrimizden "sol" fikriyatı desteklediğimiz de sanılmasın.
Sağcılığın türevleri nelerdir? Bu küçük adamlık fikriyatının çeşitleri çok olmakla beraber iltihabın çoğu, kabaca tanımlayacak ve ayrı ayrı örgütleniyor görünmelerine rağmen aynı dış mihraklara bağlılıkları açısından tek başlıkta ifade edecek olursak; Truman İslamcılığı ve milliyetçiliğidir. Nam-ı diğer Nato İslamcılığı, Nato milliyetçiliğidir. Batılı felsefecilerden aşırı beslenen, okuduğunu anlamadan beslenen, onların basit izdüşümü olan milliyetçilikten ve biraz Suud, biraz sahte Osmanlıcı, İslamcılıktan bahsediyorum. Batılı Hıristiyan muhafazakar modeli esas almaya kalkıp aslında onu da beceremeyip; çok adi, çok yetersiz ve trajikomik liberal ve tahripçi benzerini inşa edip, kendini bir ideoloji, millî veya gayrimillî bir ideoloji, bir fikir sahibi sanmaktan bahsediyorum. Oysa binlerce yıllık millî varlık ve binbeşyüz yıllık "İslam'ın kılıçdarlığı" karşısında minik menfaatçilerden ibarettirler ama kendilerini dev aynasında görürler. Mevlana Mesnevisinde şöyle der:
Bir sinek, eşek sidiğinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu.
Sonra bir gemi kaptanı gibi başını yukarı doğru kaldırdı.
"Ben bu denizin ve gemiciliğin mektebinde okumuş;
Epey müddet zaman ve emek harcamış adamım” diyordu.
İşte deniz, işte gemi, işte adam.
İşte kaptan, işte görüşü keskin bir kahraman. Karşınızda.
Kastettiğimiz bugün kurumsal anlamda mecburî taraftarları "şimdilik" çoğunluğu teşkil eden fikriyattır. Etkili bir insan modelleri, teşkilatlanmada seçicilik, eğiticilik, gelişmecilikleri yoktur. Bırakın millî varlığı geliştirmeyi, asırlardır biteviye yenilmemize, kısa dönemlerde zafer halüsinasyonu, uzun dönemlerde de asıl hâl, bu içinde bulunduğumuz delikanlı övüten, güdümsüz, bereketsiz, cenabet hâl olmak üzere korkunç bir medeni yenilgiye karşı ne bir ıslah, ne bir idrak fikri olmayan bu görüşler, acıdır ki her neyi temsil, her ne şekilde temsil iddiasındalarsa sapkın bir şekilde o şey, o varlık değildirler.
Evet, bu herifler çoğunlukla her ne olmak iddiasındalarsa o değil, tam zıddıdırlar. Genelde temsiliyet iddialarının zıddını işaretleyen bir duruşa sahiptirler. Madam Manukyan* ne kadar erkeklik, ne kadar namusluluk iddiasındaysa o kadar tersidir. Lakin para bol, basit usulde sosyal düzenin gerektirdiğini yapıyor, vergisini veriyor. Madamın bıyıklarını balta kesmez oluyor.
Ama korku dağları bekliyor. Alkışlar anlıktır ve her ânın tebriği aradan makul bir süre geçip de geriye dönülüp bakılabilse; yani bu kesimler ve kadrolarda öyle bir farkındalık, öyle bir benlik ve olayların gidişatını okumak yeteneği var olsa idi; dönüp baktıklarında her adımlarında hata, her adımlarında zarar ve yanılgı göreceklerdi. Envanter sayımı yaparken tek tek her mübarek koyunu sayıp, "bu hasta", "bu da hasta" derken bütün mübareklerin hastalığını ayrı ayrı idrak ederler de totalde ellerindeki bütün varlığın bir hastalıkla malul olduğu sonucuna varamazlar. "Parçaların hepsi hastaysa bütün de hastadır." Aristo'dan neredeyse ikibuçuk bin yıl sonra hâlâ bu türden çıkarımlar yapmak hususunda yeteneksizdirler. Bu coğrafyamıza has tuhaf bir toplama, çıkarma, bölme, aritmetik arızasıdır. İçlerinden bazısının da makul olmak, gerçekten doğru okumak işine, menfaatine gelmez ki o da ayrı bir husustur.
Günlük hayat üzerinden bütün göstergeleriyle zararlı olduğu ehli vatan ve imana aşikar olan altkültürü yerine göre ıslah, yerine göre imha niyetini bırakın, bir zararlı "alt kültür" idrakleri bile yoktur.
Ancak var olan üzerinden güç inşaı kasıtları vardır. Teşkilatlanma modelleri aşağıdaki gibidir: Çekirdek kadrolarında menfaatçiler, onları takip eden daha geniş halkalarda daha az akıllı ama yine menfaatçiler, halkaların en genişinde sırtından ancak yiyicilere yarar, sahte ve geçici imparatorluklar yükseltilen, samimi, gariban, aklı daha da zayıf, idraki daha da kıt, daha geniş bir halka halinde, basit, günlük, minik menfaatçi kitleler.
Ezcümle, hasılı kelam; ellerindeki güç, mevcut ekmeğin daha kısıtlı bir kadroda, lümpence, (iddia edilen gibi demokrat değil) nepokrat bir usulde aşırılması, bölüşülmesi için inşa edilmiştir. Son tahlilde bu türden güçler ancak "gavur"a yaramaktadırlar. Kehf Suresi'ndeki iki bağ sahibinin kıssası en çok böyle zamanlarda okunmalı, virdi zeban olmalıdır.
Bilinen eksik ve saçma usuller de, bütün erillik, erkeklik iddialarına rağmen, bu türden yapıları zaten batı veya yeni yükselen doğu güçlerinin hünsâ müşkil**, pasif müttefiki yapmaktan öte bir işe yaramamaktadır. Milli kültürümüzün ve milli kültürümüzün büyük ölçüde beslendiği Kuran'ın istediği bir araya geliş ve insan modeli bu değildir. Bugün hasip nasip türü menfaatperest ve bütün değerleri suistimal edici bir ikiyüzlülüğün örgütlenmesine sağcılık denmektedir. Neye, niye karşı çıktığını bilmeden karşı çıkmaya da solculuk denmektedir.
Sağcılık ve bütün türevleri kalitesiz ithalattır. Kitapta yeri yoktur. (Zinhar solculuk da öyledir.)
Parantez içinde yaptığımız gibi neden sağcılık hakkında zararlılık ve arıza tespiti yaparken "aman ha solculuk da öyledir" deriz. Çünkü aynı salgın kafanın iki boyutlu basit idrakten öte bir idraki de nadirattandır. Tespitinizin doğru veya yanlışlığı onu ırgalamaz. Hele de sevmediği birilerinin iddia ve ifadesine benzeyen bir itirazla karşılaşırsa sizi "ondan" sayar. Kendinden başka herkes düşman, ona karşı fikir ortaya koyabilen herkes de haindir. Mesela diyelim ki o bir dönem, suda balık avlar. Tercihi buyken bütün balık yiyenler, balık sevenler doğru yoldadır. Sonra olur ya, günlük hayatın olağan akışında balıktan zehirlenince haklı olarak balık avlamayı keser. Ama bu kez de kendinden gayrı balık avlayan, yiyen, seven herkes haindir. Ömrü boyunca bu git geller içinde yaşar da aslında hiç mesafe kat edemediğini idrak edemez.
Hünsâ müşkil dedik de, bir yerde, hünsâ müşkil için sorun yok. O her şekilde yırtıyor. Anlaşılan odur ki onunla beraber hareket eden için sorun vardır. Şöyle bir görüş var: "Hünsâ müşkil, erkeklerin safına dahil olup namaz kılarsa, namazı tamam sayılır. Ancak o safta onun sağında ve solunda bulunan ve tam arkasında bulunan kimseler namazı iade ederler." Şimdi bu görüş isabetlidir, değildir, onu ehline havale edelim. Bizim aklımıza takılan kısmı son kısımdır. Her kim ki hünsa müşkil'in yanında bile ibadet etse, salat dursa, onunla aynı safta bir duruş gösterse o namazın iadesi gerekir, deniyor. Ben bunun getireceği sosyal hareketliliği düşünüyorum da, işiniz yaş beyler. Bir kaç asır tevbe gerektir. Aynı saftayken bile böyle sorumluluk doğuyorsa, bir de hünsa müşkillerin ardında saf tutmanın hükmü nedir? Biz bilmeyiz. Hızırla Kırk Saat'in "Ey yeşil sarıklı ulu hocalar"ı bilir. Onlar cevap versinler. Bizim bildiğimiz; yandı gülüm keten helva. Sür eşeğini Niğde'ye. Yahut berkitilmiş sağcılığın davası olmaz.***
Bu idraksizliğe karşı galip gelinebilir mi? Kesinlikle mümkün. Fazlasıyla mümkün. İronik bir şekilde bu ahmaklık denizinde aslında en mümkün ada bu çirkef münafıklığın erişemediği bir mübarek "Temim ed-Dârî" adasıdır.**** Ama mesele doğru yolda olmak, mesele adamlık dininden taviz vermemektir. Allah idraklerimizi artırsın. Yeni bir idrak, hakiki bir adamlık nasip etsin. Allah özün değişmesini, usulün değişmesini, kültürün bütünüyle değişmesini nasip etsin. Allah var, gam yok. Aslanlar sayıyla sayılmaz.
Ahmet Kubilay
* Bir zamanların efsane patroniçesi. Sağ ve sol bütün idarecilerin sık sık ödüllendirdikleri iş kadını. Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır.
** İslam dininde, müftilerin baskın görüşüne göre "hünsa müşkil", son gusül aldırılmadan defnedilir. Onu ne kadın, ne erkek yıkayabilir. Sadece "birisi", "birileri" eline bir bez parçası sarıp ona teyemmüm verir. Böylece yıkanmış kabul edilir. Yazımızda bahsedilen Truman doktrini eseri sahteliklerin cenazesinin kaldırılacağı o mübarek zamanlar geldiğinde ironi olsun diye "Amerikan bezi" kullanılmasını tavsiye ediyoruz.
*** Kim tarafından berkitilmiş, kim tarafından tahkim edilip, güçlendirilmiş: Nato tarafından. Kıble değil Nato tarafından.
**** Kütübü Sitte'deki, meşhur ve yeri mütemadiyen değişen ada hadisine işaret var.
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)