“Bir mimar olarak, öğrencilerin bizim elle çizdiğimiz projeleri bilgisayarda çizdiklerini görüyorum. Fakat o çizimlere ne kadar duyarlık katılıyor, onu bilmiyorum. Gerçi dünyadaki uygulamalarda sanatsal duyarlıkla teknolojiyi birleştiren tasarımlar var. Fakat Türkiye'de pek rastlamadım. Çünkü bu örtüşme de gelişmiş, belki daha kompleks bir eğitim, gelişmiş bir algı düzeyi gerekiyor. Bilim, sanayi, sanat, felsefe gelişmeyen bir toplumda mimarlar da bilgisayarı, yerli şoförlerin yabancı arabaları kullandıkları kadar kullanabiliyorlar.”
Doğan Kuban, Toplumun En Tehlikeli Cahilliği yazısından…
“Bu devletin sınırlarını gönüllü olarak kabul etmiş de değiliz. Unutulmamalıdır ki, cumhuriyeti kuran kadronun çok önemli bir bölümünün dahi doğduğu, büyüdüğü topraklar yeni devletimizin sınırları dışında kalmıştır. (…) Uzun zamandır yaşadığımız kesintisiz savaşların, kayıpların etkisiyle biraz nefes alabilmek için o dönemde buna tamam denmiş olabilir. Asıl yanlış, dönemin tartışmalı şartları içinde yapılan bu fedakarlığa teslim olup, devlet ve toplum hayatını buna göre inşa etmeye kalkışmaktır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu yanlış tarih ve medeniyet algısından vazgeçilmesi gerektiğini söylüyoruz.”
Recep Tayyip Erdoğan – Bursa, 22 Ekim 2016.
Nasıl ifade etsek? Bunu nasıl anlatsak? Anlatmak zorundayız. Anlatmalıyız. Muhakkak anlatacağız. Olan biteni idrak etmediğimizi idrak edersek, her şey düzelecek. Aksi halde her şey çok ama çok kötü olacak. Bu naifliğimiz, bu tuhaflığımız, bu idraksizliğimiz, bu “bencil”liğimiz bizi daha çok derin kuyulara atacak. Bu at gözlükleri bizi daha çok uçurumlardan yuvarlayacak.
Öncelikle zeki insan idrakimiz zayıf. Çok aptalı zeki, çok ahmağı akıllı, çok cahili âlim sanmak tuhaflığıyla yaralıyız. Hile ve desiseyle gol atanları, hakemi korkutup, seyircileri büyüleyerek büyük “star”, “asrın şusu, busu” yaftasıyla tepemizde fırtınalar kopartanları gerçek bir fark edişle idrak bile edemiyoruz. Müsveddelerin her işleri manipülasyon, her işleri hile, hurda. Şüphesiz ki, bu “show çağı”nda en görünür olan, hakikatte itibar görmeye en az layık olandır. Kur'an’ın sık vurguladığı bir üslupla: “Çoğu bunu bilmez. Çokluk umumiyetle yanılır.” Bu yazdıklarımız politik bir vurgudan çok sosyolojik, kültürel bir vurgu taşımaktadır. Günlük siyaset hin kargaların işidir. Biz çok daha yükseğini, çok daha fazlasını hedefleyelim. Göründüğü kadarıyla modernite bizi çok aşan bir sorunlar yumağını bize çözüm diye dayatıyor. Günlük ahlakı yükseltmeden, yalanı hayatımızdan kovmadan – ki o kadar zor ki bunu yapmak, doğru söylemek, kalbindekini, inandığını söylemek bazen ileri bir adım bile atmayı engelleyen bir suç olabiliyor – “Mekke Yetimi” kimdi, neydi, ne getirdi, bize ne anlattı anlamadan değil Müslüman, adam olmamız bile çok zor görünüyor.
Kötü yemekler yiyoruz. En kuvvetli ihtimal iyisini hiç görmediğimiz, bilmediğimizden biteviye zehirlenmekte olduğumuzu da fark edemiyoruz.
Yazının girişinde “bencil” kelimesini tırnak içine aldık. Bu kelime nefsanilik, menfaatçilik anlamında kullanılmadı. Kendi dar açısı dışında başka bir açıyı fark etmeme, kendi dilinin, kelime haznesinin acınası fukaralığını fark etmeme anlamında kullanıldı. Bu çeşit bencillik bir çeşit uzmanlık yoksunluğudur. Uzman değiliz. Uzmanlık bilmiyoruz. Uzmanlığa inanmıyoruz. Öylesine okuyor, öylesine yorumluyor, öylesine yürüyüp, tökezleyip, yuvarlanıp gidiyoruz. Esen rüzgardan hile sezmeyi bırakın, her tarafından ciddiyetsizlik fışkıran mizansenleri bile “eyi gidiyoruz, her şey çok güzel” diye okuyabiliyoruz.
Belki de en büyük suçumuz, okumayı bilmemek. Günlük hayatın olağan akışında bile tökezleyen, önüne çıkan üç beş ara yoldan hep en yanlışını tercih eden, ahmakâne ve intihara meyilli bir alt kültür; altı yönümüzü kuşatmış, bizi hep daha aşağılara, en aşağılara çekiyor. Coğrafyamızın insanlarının ezici çoğunluğunu esir almış bu alt kültür, bizim öz kültürümüz, hakiki kültürümüz değildir. Çıtayı, eşiği miladi 1600’lere kadar çekmeden de bugünkü kısır zıtlaşmalarda, zıtlaşanların da, güya tarafsız kalanların da, oyun bittikten sonra, aynı kapta poşetlenip, çöpe atılacağını keşfedemeyeceğiz. Batı dünyası keşifler çağını hakkıyla yaşadı, keşfettiklerini değerlendirdi ve zahiri planda her manada üstünlük kurdu, galip geldi. “Amerika’yı yeniden keşfetmeye lüzum yok” deyimindeki gibi bir kez keşfedilen bir daha keşfedilmez. Önce neyi keşfedeceğimizi iyi bellemeliyiz. Bu çağın en büyük keşiflerinden birini saygıdeğer kamuoyunun dikkatine sunuyoruz: Bize hakim olan kültür bir alt-kültürden ibarettir. Kendisinden kurtulunması gereken bir karabasandır. Bizi biz yaptığını sandığımız şeylerin çoğu koftiden amatörlükler, çapsız sığlıklardan ibarettir. Coğrafyamızdaki neredeyse hiçbir fikir sistemciği, dünya görüşü, siyasi görüş; işaret ettiğini sandığı şeye işaret etmemekte, bizi tabelasının vaad ettiği yere götürememektedir. Sağcılık, solculuk, avamî - bedevî dindarlık ve benzerleri ve de birbirine benzemeyenleri aslında aynı tuhaf curcunanın ancak birbirinin varlığıyla ayakta durabilen ecnebi hilelerinden ibarettir. Bu var olanların güya oldukları şeyle ilintisi ancak Ebu Cehil karpuzunun karpuza benzerliği kadardır. Gerçek karpuzumuzu bile hilelerle kabak tohumuna kaybetmişken bu kadar rahat olamayız. Bu alt-kültürden kurtulmalıyız. Başka türlü her yeni gelecek günün, öncesinden de tuhaf bir tecelliye mazhar olarak, bizi hem bâtın hem zahir planında madara etmesinden kurtulamayacağız. Şu anda kubbe yerinde duruyor. Oysa her şey bir telin kopmasına, bir kilit taşının düşmesine bakar. Bu kubbenin böyle intizamlı görünüşünün ardında bir sistem fikri, bir farkındalık, bir derinlik yok. Kimse demediler demesin. İşte söylüyoruz.
Yıllardır bu meseleyi düşünüyoruz. Bunun üzerinde çalışıyoruz uzun süredir. Biz en baştan beri mi böyleydik, ta Orta Asya’dan gelen ve şimdiki İran ve Anadolu üzerinden katılanlarla, birbirine katışanlarla alışveriş yapa yapa, bütünleştikçe mi böyle tuhaf olduk? Çözülmesi yüksek bir yetenekler bütünü istiyor. Gereken dengeli bir yetenekler bütünüdür.
Elmalılı Hamdi Yazır, tefsirinde Zülkarneyn’le karşılaşan “Dilleri tuhaf, ifadeleri yetersiz” kavmin “bu kavim” olduğunu söyler. Hatta, durum o kadar vahimdir ki Zülkarneyn’in “özel yetenekleri” olmasa “onlara söz anlatamayacak, onlar da ona dertlerini anlatamayacaklardı”. Yazır’a göre “bu kavim Türk kavmidir.” Belki de bu bir komplonun bir parçasıdır. İçinde yaşatılmakta olduğumuz kocaman bir komplonun… Biz Müslümanlar dünyanın yalan dünya olduğuna inanırken yaşadığımız coğrafyada bu yalanın üzerine sanki ikinci bir kat yalan daha çekilmiş. İkinci kat yalanımız kokuyor. Yalanın dökülesi boyaları cami halısına serpilmiş gül suyu kokuyor, yeşil paralar kokuyor, Mesnevi’deki hilebazın ince bıyıklarına sürdüğü kuyruk yağı kokuyor. Öyle ki, Yazır’ın aktardığı “O kavim Türk kavmidir” sırrı belki de komplocuların duyulmasını, idrak edilmesini en istemedikleri sırlardandır. İlginçtir, Taberî’nin bahse konu tefsiri Osmanlı kütüphanelerinden son dönem sanki tek tek çalınmış, yok edilmiş. Yok. Bu kadar yokun, yoksunluğun var sayıldığı bir memlekette bu gerçekten de yok.
Dilimiz tuhafsa düzelteceğiz. Beynimizin merkezi fonksiyonlarını amigdalaya* değil prefrontal kortekse** gördüreceğiz. Az duygulanıp, çok düşüneceğiz. Şu arabesk hislerden, topal yürüyüşten kurtulacağız. Bu kendini bilmektir. Bu özel yetenektir.
Kişinin de, kavmin de, kavmin - sıradan olsun, yeni iç kavmin asil olsun - mensuplarının da kendilerini bilmeleri gibi irfan olmaz.
Türkiye taşradan kurtulmalıdır. “Know thyself.”
*Amigdala: Başta korku olmak üzere, duyguların denetiminden sorumlu olan dopamin, noradrenalin ve adrenalin salgılanması için ventral tegmental bölge, locus coeruleus ve laterodorsal tegmental nucleusa da çeşitli uyaranlar yollar.
**Prefrontal korteks: Bütün kaynaklardan gelen bilgilerin düzenlendiği ve birleştirilip ortaya çıkarılacak davranışa karar verildiği yerdir. İnsan prefrontal korteksi bütün sinir sistemi aktivitelerinde bilgileri dikkatlice toplar, bütünleştirir, formülleştirir, uygular, denetler, değişiklikler yapar ve yargılar. Korku, evet korku…
Ahmet KUBİLAY
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)