https://www.facebook.com/AKubilayB
"Hak geldi, batıl zail oldu!"
1. Deus ex machina... İşlerin tıkandığı anda, artık “hikaye”nin daha ileri gitmesi imkansız görünürken ansızın ortaya çıkıp beklenmedik biçimde sorunu çözüveren kişi veya "şey"e denir. Bir kitabı, hikayeyi ansızın ve saçma sapan bir şekilde bitirmeye de deniyor. Bazı hikayeler öyledir. Saçma sapan şekilde biterler. Umulmadık, beklenmedik, hesaplanmadık biçimde.
Bizim hikayelerimizdeki "gökten düşen üç elma" ile bu "deus ex machina"nın alakası yok. Bizim öyle çözümlerimiz yoktur. Basitçe anlatır geçeriz. Belki de sorun "gerçek hikaye"yi kaybetmiş olmamız. Aramızdan hikayesi olan kurumlar, isimler çıkarmalıyız. Son zamanlarda çok hikayesiz, çok renksiziz. Buna itiraz edenlere de peşinen söyleyeyim: yalanın bini bir para bir bağlamda gerçek zorla barındırılamaz. Fıtratın yalanı eleme huyu vardır. Yalan er geç çöker. Ama geride enkaz bırarak. Basitçe: hakikatsizliğin hakikati yoktur.
2. Sen kimsin ki bana emir veriyorsun, diye sordu rütbesiz asker, yani er. Uzun boylu sarışın bu çemkirmeyi görmezden gelerek bürokratik bir ciddiyet ve diplomatik bir netlikle: "ben senin komutanınım" dedi. Daha iki günlük asker olan rütbesiz asker ortamın ciddiyeti, bağlamın göreneğinden habersizdi. Zamanla düzelmesi umulan bir cahilliği omuzlamış, orada öylece dikiliyordu. "bana komutanım diyeceksin." Bu sert çıkış karşısında biraz önceki tavrıyla aslında komutanını yoklayan rütbesiz asker hızlı bir geri vites yaptı. Bu komutan tahmininden çok daha dişli çıkmıştı. Yüksek sesle bağırarak "emredersiniz komutanım" dedi. Komutan sakin ve yumuşacık bir sesle: "Öğle yemeğine ne kadar vakit var" diye sordu. Rütbesiz er "derhal öğrenip geliyorum komutanım" diye gürledi. Tam yemekhaneye doğru koşacaktı ki zil çaldı. Zil çalıyorsa öğle yemeği vakti gelmiştir. Komutan: "tamam, tamam, devam et" dedi ve yemekhaneye doğru yol almaya başladı. Bugün asker karavanasından yemeye karar vermişti. Koridorda ilerledikçe yemyeşil bir asker denizini yararak devam ediyordu. Denizin ortasında bir kanal sağdan soldan hızlı çekilen bir fermuar gibi açılarak devam ediyordu.
3. "Peki bu simülasyonu oluşturan kişi, bizleri bir klasörde unutmuş olabilir mi?"
Ağır ağır ilerliyordu zaman. Zamanın bu ağır ilerleyişi onu idrak eden varlıkların idraki açısındandı. Yoksa zaman ne ağır, ne de hızlı akıyordu. Aslında o akmıyordu bile. Ama o ilk kıpranış var ya. İlk harekete geçiş.
İnsan ışık hızına ulaşırsa kütlesi sonsuz olur diye hesaplanıyor. Kütlemiz sonsuz oldu ve zamanımız da durdu. Hangi adımı atarak zamanı tekrar akar hale getirebiliriz. Tekillik bu sorunun cevabını nasıl verebilir?
4. Belki de bir gün (O) herkesi toplayacak ve "İçinde yaşadığınız 3 boyut dışında bir boyut yaratamayacağımı düşündünüz, değil mi?" diyecek. "Oysa siz daha yaşarken, oradayken etrafınızda çok daha fazlası vardı." O bunu neden yapacak ben de tam olarak bilmiyorum. Eğer böyle bir şey varsa kendisi ve bildirdikleri dışında bilen olabileceğini de sanmıyorum.
Kapalı bir sistem dışarıdan veri girişi olmadıkça içerdekiler tarafından gerçek anlamda yorumlanamaz. (Dinin vahiy meselesi) kapalı sisteme dışardan veri girişidir. Burada da bir "mesele" doğar. Bu kapalı sisteme dışardan gelen bilgi akışı da mecburen o kapalı sistemin dili, mantığı, formülleri ve idrakine uygun olacaktır. Bu durumda da bu kapalı sistemin dışından gelen veriyi gerçek anlamda anlamak mümkün olacak mıdır?
5. Günler sabuna basıp kayan bir insan gibi kontrolsüz bir şekilde yuvarlana yuvarlana düşüp, gidiyor. Bir şeyleri kontrol etmek belki de acizliğin tersinden ve paçoz bir dışavurumu. Bırak düşsün, bırak kaysın, bırak varacağı yere varsın. Zaten varacağı yere varmasını engellersen, onu durdurursan veya başka bir istikamete yönlendirirsen er geç duracağı yer, varacağı yer zaten yine "varacağı yer"dir. Bırak varacağı yer'e varsın.
Peki ya sonra?
Gerçekten sonrasını çok merak ediyorum. İnsan duruma göre korkmalı belki belirsiz, asla varacağı yer'e varmadan bilemeyeceği şeyden, o belirsiz şeyden korkmalı insan belki. Ama ben sonrasını, gerçeği çok merak ediyorum.
6. İnsanlar ikiye ayrılır: Dar zamanların insanları, geniş zamanların insanları. Dar zamanların insanları sayıca diğerine kıyasla neredeyse yok miktardadır. Herkes aynı dünyaya geliyor ama kimi dar zamanların insanı, kimi geniş zamanların insanı oluyor.
7. Başparmak Meselesi
Başparmak nedir, ne işe yarar? Yaratılan her şeyin yaratılışında muhakkak hikmet vardır. Bir bedenimiz, iki kolumuz, iki elimiz, her elimizde beşer parmağımız var. Beş parmağın beşi bir değil. Bir tanesi başparmak. Başparmak Türkçe'de bitişik yazılan iki kelimeden oluşur: baş ve parmak. Başparmak, parmakların başıdır. Diğer dört parmak yan yana dururken, baş parmak biraz onlardan ayrı, biraz yan da olsa onlara bakar vaziyettedir. Evet, başparmak diğer dört parmağa biraz yan bakar. Mesela insan asker olduğunda sağ eliyle asker selamı verir. İşte bu selam esnasında diğer dört parmak da başparmak karşısında esas duruştadır.
Başparmağın Türkçe'de çok bilinmese de bir adı daha var: badem parmak. Şahsen ben bunu bir sözlükten öğrendim. Demek ki sözlükler olmasa bilmediğimiz daha ne çok kelimeler olacak. Badem parmak ifadesi kulağa başparmak kelimesi kadar karizmatik gelmiyor. Baş ol da, ister soğan başı ol; diye bir atasözü olan bir toplumda başparmak elbette karizmatik bir kelime olacaktır. Bu atasözü şüphesiz toplumun bakış açısında mühim bir noktaya parmak basıyor. Maalesef aynı kalabalık içinde iyiler parmakla sayılacak kadar azlar. Belki de bu vaziyet herkesin baş olmak sevdasından kaynaklanmaktadır. Dunning-Kruger etkisi denen fenomen yüzünden de seciyesi düşük olanlar, seciyesi daha düşük kalabalıkları parmaklarında oynatıyorlar. Herkes "ne olacak bu ülkenin hali" sorusu üzerinde uzun uzun konuşur da kimse gerçek çözümlere gelince parmağını oynatmıyor. Parmak ısırtacak kadar zekice analiz yapabilenlerin stresten tırnaklarını yiyeceği kadar tuhaf işler, tam da bu yüzden oluyor.
8. Nasreddin Hoca'ya hiç, bir şey icat edip, etmediği sorulmuş. Ekmek arası kar yemeyi icat ettiğini, ama sonra kendisinin de bunu beğenmediğini söylemiş: "Kar helvasını ben icat ettim ama onu ben de beğenmedim."
Nasreddin Hoca milli kodlarımızın bir nevi özetidir. Milletçe de hem yeniliklere çok açığızdır, hem de kendi icat ettiğimizi kendimiz beğenmeyiz. Dünya yüzünde ortaya çıkan müsbet menfi pek çok yeniliği hemen intibakla benimseriz ama aynı hızda kendimize benzeterek aslında kısa süre sonra o yeniliğin özünü reddederek çorbaya çevirip, bir tuhaf alt kültür kodları yumağına eklemleyiveririz. Evet, eğri oturup, doğru konuşmalı. Milli "alt" kodlarımız bu konuda biraz sabıkalıdır. Gerçeği gerçek olarak tespit ve teşhis etmeden sorunları çözüp, yeni yollar açmak mümkün değildir. Vesselam.
Ahmet KUBİLAY
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)