Birbirine asla değmeyecek hayatlar var. Apayrı ülkelerde, apayrı kültürler, aynı gezegeni paylaşıyorken ölçülemeyecek mesafelerde birbirine uzak kimseler... İnsan böyle sanıyor genellikle ama bilmiyor ki herkesin herkesle ve her şeyin her şeyle “bir şekilde” bağlantısı vardır. Hikmet her yerde olabilir. İstihbarat her yerde olabilir. Data her yerde olabilir. Meşhur örnektir: Edison ampulü bulurken binlerce deneme yapmıştır, denir. Doğrudur. Adamsendecilik mezhebine kafir olup, yeni bir meşrebe, ayvazlık ve fütüvvet meşrebine girsek gerektir.
Herhalde söylemeye gerek yok ki Youtube bir dünya markası. Youtuber da dilimize yeni giren, görece olarak dünyada da yeni bir deyim. "Yutupçuluk". Youtube'a videolar koyma, mümkünse milyonlarca takipçiye ulaşma ve bu işten Youtube'un ödeme sistemi sayesinde para kazanma işinin adı. (Niye ansiklopedik bilgi veriyorum ki. Beni okuyanlar eğer şu noktada bunu bilmiyorsa zaten benim okurum olmalarına da gerek yok.)
El Pirata de Culiacán. Culiacán'ın Korsanı. Culiacán Meksika'nın en tehlikeli eyaletlerinden biri olan Sinaloa'nın başkenti. Bir milyon civarında bir nüfusu var. El Pirata de Culiacán da bir isim. Bir Youtuber ismi. 15 yaşında evinden ayrılmış yetim, şişman bir çocuk. Gerçek adı Juan Luis Lagunas Rosales. Bu Meksikalıların isimleri uzun oluyor. Annenin, babanın soyadını da alarak yeni isim yapıyorlar. Gelenek böyle.
Culiacán Korsanı'nın veya Lagunas’ın hayattayken YouTube’da bir milyon civarında abonesi var. Instagram'da da 300 bin abone. Allah bereket versin. Nedir Korsan'ın yeteneği? Bayılana kadar içebiliyor. Bu yeteneğini de videoları aracılığıyla tüm dünyayla paylaşıyor.
15 yaşında liseyi bitirmeden evinden kasabasından yola çıkıp, Culiacán’a gelmiş. Orada araba yıkarken youtuberlığa başlamış. Çalışıp, ilerde şarkıcı olmayı planlıyormuş. Yine bir gün çok içip, sarhoşken konuştuğu bir videoda eyaletin kartel patronlarından birine küfretmiş. Bir kaç kelimelik bir küfür.
Sonra eğlendiği her mekanı -ki Korsan’ımız bir parti kuşu, bu da bir meslek olsa gerek- Instagram’da "konum"layan Culiacán Korsanı bir "bar"a gireli henüz 15 dakika olmamışken uzun namlulu silahlarla gelen dört kişi kendisini 15 kurşunla öldürüyor. Meksika'da kartellerin şakası yok. Korsan'ın sarhoşken küfrettiği şahsın lakabı el Mencho.
Meksika uyuşturucu piyasasında çalışan kartellerde tetikçilerin, patronların, çalışanların, muhasebecilerin, şoförlerin, torbacıların, hepsinin lakabı oluyor. Korsan Youtube'çunun küfrettiği şahıs Jalisca Yeni Nesil Karteli isimli kartelin lideri Nemesio Oseguara Ramos. Lakabının Türkçesi "Bücür" olan el Chapo lakaplı Guzman yakalanıp, ABD'ye iade edildikten sonra güç kaybetmeye başlayan Sinaloa Karteli'nden ortaya çıkan boşluğu Cartel Jalisca Nueva Generacion'un doldurmaya başladığı, sadece Sinaloa Eyaleti'nde değil bütün Meksika'da şu an yaşamakta olan en büyük patronun el Mencho olduğu düşünülüyor. Kim tarafından? Bu işlerin uzmanları tarafından. Elbette bunlar bizim Amerikan basınından aldığımız düşünceler. Biraz da Meksika basını. Asrın dünya devleti olmakta olan ülkemizde henüz bu konuda bilgi üretilme gereği hissedilmiyor. Şükür ki İngilizce’miz, İspanyolcamız var da muhannete muhtaç olmadan kendi analizimizi kendiniz yapabiliyoruz.
Şaka bir yana, Meksika'da karteller ve devlet arasında son 12 yıldır devam eden bir "iç savaş" var. Bugüne kadar toplam kaybın 100 binin çok üzerinde olduğu düşünülüyor. Yüz bin insan... Bu karteller için Meksika ülkesi insani altyapı bakımından mükemmel fırsatlar sunuyor. Meksika toprağı kartellerin yetişmesi, boy atması, hayatlarını sürdürmeleri için ideal.
Meksika'daki bu iç savaş Meksika ekonomisini mahvediyor. Adalet, kolluk, üretim, eğitim, sosyal hayat, iç güvenlik berbat. Bunda ABD'nin planlaması, teşviki, gizli emelleri yok demek çocukça bir saflığa işaret eder. ABD, en yakın müttefiklerine işte bunu yapıyor. NAFTA anlaşması üzerinden baktığımızda pekala Meksika Birleşik Devletleri'nin ABD'nin en yakın müttefiklerinden olduğunu söyleyebiliriz.
Tam bunu ifade etmişken gelelim ülkemizdeki duruma. ABD'ye kafa tutmak kürsüye çıkıp, konuşmanızı el kol hareketlerinizle de destekleyerek rahatlıkla yapabileceğiniz bir şey. Ama bu hususta gerçekten ciddiyseniz, büyük müttefikimiz ABD'den kurtulmak niyetindeyseniz çok daha uyanık olmalısınız.
Türkiye'de insani altyapı Meksika'daki türden bir iç savaş için müsait değil. Bizim insanımızın çoğu fazla atraksiyon sevmez. Oturur televizyonunu seyreder. Yeni nesilde de, işte, oturup video seyrediyorlar. Üretimimiz sorunludur. Aşırı üniversiteleşme sonucu üniversitelerimiz üretim fazlası veriyor. Misal, mesleğe yeni başlayan bir elektronik mühendisi, bir makine mühendisi 1,500 ila 2000 lira arası bir maaşla işe başlamak zorunda kalıyor. Merak eden araştırabilir. Bu istisnai bir hal değil. Çoğu sektörde bu durum maalesef standart olmaya başladı. Yeni mezun bir hukukçunun avukatlık mesleğini icra için büro açması çok zor bir iş; maaşlı çalışacaksa da alacağı maaşın 1500 liradan yüksek olması pek muhtemel değil. Özellikle yığınla yeni üniversitelimiz şimdiki zamanından ve geleceğinden ümitsiz. Ama "relaks", rahat kişiliklerimizle çok protestoya meyilli bir toplum değiliz. Ama bir milyonu aşan her şehrimizde en az yüzbin kişilik Suriyeli topluluklarımız var. Ülkeyi yöneten irade bunun üzerine Afganları da eklemek niyetinde görünüyor.
En sakin iç Anadolu şehirlerinde bile, misal Konya'da, 100 bin kişilik bir Suriyeli gettosu kuruldu. Bu dindaşlarımızın ülkelerine dönme ihtimalleri giderek azalıyor. Aralarında da Türklerde görünmeyen sertlik ve bağlılıkta akrabalık ilişkileri var. Kolay bir araya gelebiliyor, suça karıştıklarında, Allah muhafaza, kolay iş görebiliyorlar. Devletin yetkilisi birini tutuklasa, suçu üstlenecek onlarcası geride. Birini yakalasa, onun boşluğunu mırın kırın etmeden, “bırak ya baba, amaan sen de dayı” demeden dolduracak onlarca yeğen geride. Bu açıdan bakıldığında ehli anlıyor ki, bu gidişat biraz “yaş” beyler.
Ekonomik göstergelerimiz, işsizliğimiz, sosyal anomalimiz bu minval üzere seyrederse önümüzdeki beş ve on yıllar içinde devletin ve ülkenin "yerli"lerinin baş etmekte bir hayli zorlanacağı bir sosyal çatışma dönemi geliyor. İlk emareleri çoktan okunmaya başladı. Göçmen gettolarının var olduğu şehirlerimizde soygun çeteleri, şantaj çeteleri, haraç çeteleri teşekkül etmeye başladı. Bu hususta tedbir konuşmayı bırakın, böyle bir sorunun varlığını konuşmak bile mümkün görünmüyor.
Kendimize has muhteşem akıl yürütme tarzımız yüzünden maalesef bu hususları konuşamıyoruz. Canımız sağolsun. Peki işe yaramayacaksa ben bu yazıyı niye yazıyorum?
Ergenekon, Dargenekon zamanlarında böyle yazmadığıma pişmanım. Hoş, sanki yazsak şimdi tutup da "Oo bildin arkadaş, söyle bakalım şimdi bir sıkıntı görüyor musun gidişatta" diyecek birileri olacaktı. Hayır olmadı, olmayacak. Konuşursunuz, anlamazlar. Analitik konuşuyorsunuzdur. Bütün verileri tutarlı bir şekilde alt alta, üst üste getirip durumun avantaj, dezavantajlarını, millet açısından tehdit oluşunu tespit ediyorsunuzdur. Aklınız yettiği kadar da tedbirleri söylüyorsunuzdur. O kısmına aklınız yetmiyorsa tedbir alabilecek yetkililere ulaşmaya çalışıyorsunuzdur. Ama, peki ya muhataplarınızın çoğunda öyle bir analitik yoksa. Ki yoktu. Boşuna konuştuk.
“Konuştuk” dediysem yalan söylemeyeyim. Çok kapalı kapılar ardında, çok dar çevrelerde. Muhataplarımın anlayamayacağına emin olunca, bari kendimi milli sporlardan olan “iftira” sporu arenasında hedef tahtasında bulmayayım diye de “sustum”.
Muhataplarımızın çoğunda, yürümeyen işler, sıkıntılı durumlarda ilginçtir, tam aksi bir algı oluyor. Yani “her şey harika, her şey güllük gülistanlık”. Yahut Çiftlikbank mudisi ablamızın söylediği gibi: “Bu kadar insan yanılıyor olamaz diye düşündük.” Var olan şey sadece "wishful thinking". Tam Türkçesi bile yok. Aşırı iyimser düşünme huyu diyelim. "Teker patlayacak" diyorsun, aslında üşeniyor inip, değiştirmeye, "Olmaz, bir şey olmaz" diyor. Karşılaşacağınız itiraz verilere dayanan, olgular, formüllerden hareketle yapılmış bir itiraz olmayacak. Safsatayla akıl yürütme yaygın arızasıyla malul, ergence ukala, çocukça laf anlamaz bir tarz yüzünüze çarpacak. Üzgünüm dostlarım, arkadaşlarım, akılarım, yoldaşlarım; yolunuz, yolumuz daha çoktur, uzundur.
Suriye ve Afgan mevzuunda yazdım işte. Artık "vebal benden gitti, ben zamanında yazdım bunları" diyeceğim. Selametle.
Ahmet Kubilay
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)