https://www.facebook.com/AKubilayB
Japonların samuray modelinden haberdar olunmalı. Neredeyse bütün önemli Japon şirketleri aile-şahıs değil (tarikat - order - klan) şirketidir. Kesin bir sınıf ayrımları da var. En önemlilerinin bir düzineyi bulduğu irili ufaklı yüzlerce samuray klanı Japon iskelet ve beynini oluşturuyor. Samuraylardan arta kalan Japon milletinin yardımcı unsurları olarak halk gövdesidir. Yani halkı eğitmeye kalkmıyorlar. Eski zamanlarda halkla temasları neredeyse sıfır. Bir Samuray canını sıkan sıradan bir insanın kelleciğini oracıkta alıveriyor ve yargılanmıyor. Bu pek demokratik gelmeyebilir. Pek insani de gelmeyebilir ama "Batı" dışında kalan halklardan ilk ciddi sistem oluşturabilen halkın Japonlar olmasıyla bu Samuray geleneğinin bir ilgisi olsa gerek. Uzun bir geçiş döneminde "Samuray kanunu" bu şekilde geçerli olup, uygulandıktan sonra Japonya bildiğimiz Japonya halini almıştır. Maksat hasıl olduktan sonra da devlet Samurayların yargı bağışıklığı başta olmak üzere "seppuku" (Hara-kiri'nin aslı, şeref için şahsın kendi bedenini en ağır biçimde cezalandırması) dahil pek çok uygulamayı uluslararası kamuoyuna gösterdiği kadarıyla kanunen kaldırmış görünse de gerçekte "kanun" yeraltına indirilmiştir. Japon derin devletine Samuray devleti desek yeridir. İkinci Dünya Savaşı'ndaki ağır yenilgiyle bütün bir milletin imaj ve karakterini değiştirmeye karar veren Japon derin devleti vahşiliği, acımasızlığı, ağır disipliniyle tanınan bir milleti naif, barışçıl, sesi çıkmaz, karınca gibi çalışkan bir tipe eviriyor. Bir de evrim yok diyenler var.
Samuraylar halkın çoğunluğunun karın doyurma dışında bir ideal için eğitilmezliğinin farkındalar; fırsat eşitliği ve eğitim adaletine uygun olarak yetenek keşfetme, sıradan bir çevreden çıkacak üstün insanlar için yükselme mekanizmaları var olmakla beraber halka yalnızca teknik, mesleki eğitim veriyorlar. Sıradan Japon sadece işiyle uğraşır. Dedikodu yaparak vatan kurtarmaya kalkışmaz.
Samuraylar eğitimci bir sınıf mı? Hayır, Samuraylar asil, yönetici sınıftır; her ne kadar dışarıdan bakan bir araştırmacı için ilk etapta asker bir sınıf zannı doğursalar da, aslında yöneticiler de aynı dünya görüşünden, "bushido" (Savaşçının Yolu diye Türkçeleştirilebilir) anlayışından geldiği için samuray diye Japon milletinin asil sınıfına denilir. İlk zamanlarda askeri bir sınıfken zamanla "holdingleşip" (!) aralarında tüccarlar, sanayiciler, yöneticileri de bulunduran bir "en üst sınıf" halini almışlardır.
Samuraylar pratiği üzerinden Japonya, dünyanın kalanına bir pratik imkanı göstermektedir. Batı dünyası dışında gerçek manada sarsılmaz, yıkılmaz bir sistem ve başarı inşa edebilen ilk millet olmalarıyla bu asil sınıfın varlığı ve taktiklerinin bağlantısını gözden kaçırmamalıyız.
Randevu sadakati olmayan, basit mazeretlere sığınan, verdiği sözü tutma yeteneği olmayan milyonları görmezden gelerek, onlara hayatlarını idame ve sistemde kendi üzerlerine düşen görevi yapacak kadar eğitim vererek, öyle olmayanları, zaten doğuştan disiplinli, çalışkan olanları birbirinden ayırmalı.
Ben bu manada eğitime inanmıyorum. Zaten yapabilenin yapabilmesinin imkanının sağlanmasına inanıyorum.
Yürümeyen işler hep, işin içine dahil edilen iyi niyetli, inanan ama beceriksiz tiplerin o işin içinde olmasından yürümez. En baştan seçim yapılmalı. Futbol endüstrisindeki gibi.
Bu ülkedeki yaygın bilinen siyasi, sosyal yapılardaki sorun budur. Seçim yok. Her inananı içeri dahil ederler. O yüzden iç sorunlarla, tembellikle boğuşurlar. Temel sorun ideolojisizlik değil tembelliktir.
Ben mertebeli, seçimli bir sosyal sınıfın varlığını milletin beka sorunu için elzem görüyorum. Olmazsa olmaz. Muhakkak yapılmalı. Yola çıkanların her dönem yüzde doksanının kasıtlı elendiği bir sistem fikri. Hep kalan yüzde onun tekrar dönüşerek çoğaldığı.
"Elit kesim" ifadenden anladığıma ek yapayım: "Profesyonel elit". Saf entelektüel de olmaz, onlarla iş yürümez bu topraklarda. "Profesyonel entelektüel". Hayatını sürdürmen için bir zorunluluk olarak çalışmanı kastetmiyorum.
İnsanlar arasında doğuştan parayı önemsemeyenlerin oranı yüzde kaçtır sizce? Çingenelerde var o ruh hali aslında. Öğleyin arabası yanar. İkindi vakti unutur, oturur keyfine bakar. O ruh haline sahip bir yüzde iki üç var her toplumda. Ben sadece onların bir araya gelebilmesi imkanına işaret ediyorum. Çalışmak zorunluluğu bununla çelişmez.
Paraya tapmayan. Kelimenin gerçek manasıyla çoğunluk paraya tapar. Profesyonel kelimesi yeterli değil kastettiğim için amatör ruhlu, profesyonel yetenekte desek? Var. Yemeği ihtiyaçtan yemek var, bir de yemek için yaşamak var.
Elbette. Ama bu bir akışı, kötüye gidişi değiştirmeyi engelleyecek bir şey olmak zorunda değil. Doğuştan, yaradılıştan öyle olmayan bir azınlık var mı, yok mu? Sorumuz oydu. Konu parayla ilgili başka mecraya kaydı.
"Dark Knight - joker". Bu memlekete joker bir sınıf inşa etmek lazım. Mecazen belki, belki gerçek anlamda. Biraz da Dövüş Kulübü. Bu iki filmin "ontoloji"sini önemsiyorum. "Arkadaşlarını seçmelisin."
Atsız geleneği var. Biliyorsun. Bir şey başarmadan gerçek bir isim sahibi olamamak. Ve han-ı yağma. Bu iki metafor çok önemli.
İşte o ontolojiden doğuştan kopuk bir dilim de var aynı grafikte. Sadece onları bir araya getirmek lazım. Bunun için net ölçülerle eleme sistemi oluşturmak gerek.
Ben kendi nam ve hesabıma söyleyeyim: Yaptığımız işlerde manyak usullerle denemediğim kimseye hiç bir iş vermedim. Test şart. "İnanıyor musun, arabanı yak da görelim." Bir insanın gerçek karakteri mağdur olduğunda ortaya çıkar. Gerçek karakterini görmediğim kimseyle arkadaş olmadığımda, Allah'ın izniyle yarı yolda bırakılmıyorum. Ben de kimseyi yarı yolda bırakmıyorum. Ölçü bu.
Ama alt kültür var ya, başımızın belası. Adam çıkmıyor. Lak lak lak! Sadece kuru gürültü! Alatlı'nın kadınsılık tespitine de inanıyorum. Akılları hamur işi kadar gevşek!
En az beş gebelik süresi denenmeli bir insan! Evde karısıyla kavga ettiğinde performansı olumsuz etkileniyor mu? Çiz. Seninle konuştuğu bir işi, o işle, ilk istişarenin ortamıyla ilgisi olmayan, ve hatta o işten anlamayan başka biriyle istişare edip, onun kanaatlerinden etkileniyor mu? Çiz. Bir yalanı ısrarla devam ettiriyor ve bu yalandan kurtulacak cesareti yok mu? Çiz. Hastalığını kabul ettiği halde, önceden de ikaz edildiği halde, "iğne" canını yaktığında senin doktorluğunu yok sayıyor mu? Çiz.
Bir dediğin çıktığı halde, aslında aynı olan ama yeni görünen bir olayda yine senin dediğini gayet mantıklı izah ettiğin halde ciddiye almıyor mu? Sadece pişman olduğu sürece içinde sana hak veriyor, pişmanlığı geçtikten sonra yine başa mı dönüyor? Mevzunun benzerinde yine "Bak şu mevzuda da şu şöyledir" dediğinde "Yahu düştüğümü bildi, öldüğümü de bilir bu!" demiyor, diyemiyor mu? Tekrar eden basit örüntüleri görmemekte ısrar ediyor, göreni de idrak edemiyor mu? Çiz.
Bir işi nasıl yapılacağını bildiği halde olması gerektiği gibi değil, tembelce ve amatörce mi yapıyor? Maaşını az bulduğu için mesleğinin hakkını mı vermiyor, düşük gayret mi gösteriyor? Çiz. Harekete geçmek yerine beklemeyi alışkanlık haline getirmiş, düzelmek ve düzeltmek için eyleme geçmek yerine ısrarla konuşmayı mı tercih ediyor? Çiz.
Ne zaman çizmeli? İstisnai hatadan alışkanlığa, nefs-i levvameden nefs-i emmârenin en paçoz hatlarına kendiliklerinden düştükleri zaman. Bu çizdiklerimizi ne yapmalı? Onlara dua etmeli. Duada esas olan fiilî duadır. Yapmaktır. Ama fukaralığı, nasipsizliği, güdümsüzlüğü, garibanlığıyla fiilî duadan etkilenmeyenleri Cenab-ı Hakk'a havale ederek, haklarında hayır dilenmeli. Vakit kaybına tahammülümüz yok. Naehliyle vakit kaybetmek davaya ihanete yakın bir hatadır. Aslolan yürüyüştür. Yürümeye devam etmeli.
Çiz, çiz, çiz; nereye kadar? Çizim olmadan, tasarım olmadan, plan, proje olmadan şehir inşa edilebilir mi? Böyle ölçülerle yaklaşınca başarı geliyor. Acelemiz olduğunu kim söyledi? Yüzlerce yıllık enkazın bir günde kaldırılması mümkün değildir. Seke seke biz geldik, çize çize inşa edeceğiz.
Mesnevi bir süper güç planıdır. "Ben Mesnevi yazmaz idim; bana Mesnevi'yi Türkmenler yazdırdı" diyen zât, aslında bir plan yazmıştır ve bu plana uyulduğunda Osmanlı zuhur etmiştir. Bitirmek ve başa dönmek tabirleri yanlış. Yani bir kurgu var ve olayın sonunu öğrenince metin bitmiş olmuyor. Evet, Mesnevi bir süper güç "kurgular kurgusu" yani (Ballar Balı)'dır fakat kut olduğu kadar gıdadır da. Pozisyonu her gün yemek yemek, yaşamak için, gelişmek için, ilerlemek için yemek yemek olarak algılanmalıdır. Mesnevi talimatname, yönetmelik, törelerin töresidir. Acemiler üçüncü ciltten başlar. Üçten fazla fizik boyutta yazıldığı için bir kerede okumak diye bir şey yok. Boyutlanma beraber okunurken de artar. Beraber okumaktan kasıt hem bir grubun toplu okuması, hem de birbirinden habersizken bile, farklı zaman ve zeminlerde beraber okunmasıdır.
Ahmet Kubilay
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)