Cumhur İttifakı’nın Temelini Necip Fazıl, Türkeş Ve Erbakan Attı!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Cumhur İttifakı’nın Temelini Necip Fazıl, Türkeş Ve Erbakan Attı!
02.03.2019 11:16:19

 

Cumhur İttifakı’nın Temelini Necip Fazıl, Türkeş Ve Erbakan Attı!

Cumhur İttifakı olarak adlandırılan Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli ittifakını 20 Ekim 1991 genel seçimlerindeki Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş ve Aykut Edibali ittifakıyla karşılaştırınca dikkat çeken birkaç husus var.. Bu yazıda bu iki ittifakı  karşılaştırmaya çalışacağım..

Öncelikle 1950 – 2000 arası dönemdeki politik ortamı tasvir etmek gerekirse, yürütülen politika, CHP’nin 27 yıllık tek parti iktidarının yargıya taşınmasını önleme, milletin teşkilatlanmasını engelleme ve siyaset alanına Batıcıların dışında kimseyi sokmama çabası olarak ifade edilebilir.. CHP’nin içinden çıkarılarak kurulan DP sayesinde 1945 – 60 arası 15 yıllık dönemde söz konusu politika başarılı olmuştur. Denetimli serbestlik olarak tanımlanması gereken 27 Mayıs darbesi sonrası dönemde de (1961 – 2000) milleti teşkilatlarında koordine eden Adalet Partisi’ni temizlemek, kısaca 1961 – 90 arasında ana kafileyi parçalayıp birbirleriyle çatıştırarak güçsüzleştirmek ve 1990 sonrasında da muhalefetin temellendirildiği milli kültürün yerine yeni liberalizm eşliğinde tüketim kültürünü yerleştirmek şeklinde ifade edilebilir.. AP dışında, MSP ve MHP olarak iki parti kurulmasının, aralarında gerginlik yaratmak için çaba harcanmasının amacı, ana kafileyi manipüle etmekti..

Alparslan Türkeş, durup dururken “Başbuğ” olmadı. Necmettin Erbakan, tesadüfler sonucu “Hoca” lakabını almadı. İki liderin de duruşları ve ciltlere sığmayacak hikâyeleri var. Bu hikâyelerin ortak noktası, İslam, tarih bilinci ve emperyalizme karşı direniştir.

Sözkonusu Batıcıların bölüp çatıştırma oyunu ancak 12 Eylül sonrasında, Demir Perde’nin yıkılmasından sonra küreselleşme döneminde bozulabildi: 20 Ekim 1991 tarihindeki genel seçimlere; RP (Refah Partisi), MÇP (Milliyetçi Çalışma Partisi) ve IDP (Islahatçı Demokrasi Partisi) ile ittifak yaparak girdi. Yüzde 16,9’luk oy yüzdesiyle sandıktan çıkan ve 62 milletvekilliği elde eden İttifak, seçim barajı engelini farklı biçimde aşmış, her üç parti de böylelikle Meclis’te temsil edilme hakkını kazanmıştı.

Alparslan Türkeş, 1991 seçim kampanyasında bazı mitinglere Necmettin Erbakan ile birlikte katılmıştı…Bu siyasi birliktelik, rahmetli Türkeş ile rahmetli Erbakan’ın ilk defa bir araya gelişi değildi. İki etkili siyasi lider; 31 Mart 1975’te kurulan ve 21 Haziran 1977 tarihine kadar görevde kalan AP-MSP-MHP Koalisyonunda (Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti) Başbakan Yardımcısı idiler. Üç parti arasında kurulan İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti ise daha kısa süreli olmuştu: 22 Temmuz 1977 ile 31 Aralık 1977 arasında görevde kalan ikinci AP-MHP-MSP Koalisyonu, siyasi tarihimize “Güneş Motel” Skandalı olarak geçen “On Birler Olayı” ile düşürülmüştür.

12 Eylül’ün hemen ardından Necmettin Erbakan da Alparslan Türkeş de tutuklandı. Tutukevi olarak kullanılan Ankara Merkez Komutanlığı’na bağlı Kirazlıtepe Ordu Dil ve İstihbarat Okulu’nda birlikte hapis yattılar. Recai Kutan’ın anlattığına göre zindanda Erbakan ve Türkeş liderliğinde MSP’liler ile MHP’liler Hüsnü Doğan’ın arkasında saf tutup cemaatle beş vakit namaz kıldılar.. Çıkınca da birlikte mücadele edip 6 Eylül 1987’deki referandumla siyasi yasakları kaldırdılar.  İşte bu kader birliği sonucu 20 Ekim 1991 ittifakı gerçekleşmişti.

Dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin ilişkisi söz konusu Erbakan Türkeş ilişkisinin devamı..

Devlet Bahçeli; 7 Haziran 2015’teki genel seçimin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine adeta “altın tepsi” içinde sunduğu ‘Başbakanlık’ koltuğunu elinin tersiyle geri çevirmiş bir siyasi liderdir.

O gün, Devlet Bahçeli muhtemel bir koalisyon hükümetinin başbakanlığını reddederken; partisinin çıkarını bir kenara bırakarak Türkiye’nin “milli menfaatleri” doğrultusunda davranmıştı. Bu tercihinin, ne denli kritik ve hayati bir karar olduğu aradan geçen yaklaşık üç yıllık zaman zarfında çok daha iyi anlaşıldı.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra Erdoğan ile Bahçeli ilişkisi sınavları vererek Cumhur İttifakı boyutuna vardı..

Erdoğan ile Bahçeli’nin Cumhur İttifakı, hiç şüpheniz olmasın Erbakan ile Türkeş’in ittifakının devrettiği miras üzerine yükseliyor.

Cumhur İttifakı’nın temelinde bulunan Necip Fazıl Kısakürek’in Büyük Doğu harcını da anmak gerekir.

Dolayısıyla bu 1950 sonrası Batıcı politikalar ve direniş konusunda birkaç yazı daha kaleme almak gerekiyor.

Mustafa Yürekli – Haber 7

​Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş Necmettin Erbakan Necip Fazıl Kısakürek
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert