Advert
“Paran” ile “düşmanları” besleme!../2
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
“Paran” ile “düşmanları” besleme!../2
18.02.2018 15:34:44

 

“Paran” ile “düşmanları” besleme!../2

*  “Oku! Seni yaratan Rabbinin adıyla.  Oku!..  O, keremine nihayet olmayan Rabbindir; kalem ile yazı yazmayı öğreten de O’dur. O, insana bilmediği şeyleri öğretti. Sakın okumazlık etme; çünkü insan, kendini nasîhate ihtiyacı yokmuş görmekle muhakkak azgınlık eder!..”    (Kur’ân-ı Kerîm;  Alak Sûresi, âyet 1-7’den)                                                                       

  *  “İlim öğrenmek, kadın erkek her Müslüman’a farzdır.”, “Beşikten mezara kadar ilim öğrenin”, “Allahü teâlâ, İbrahim aleyhisselâma, ‘Ben ilim sâhibiyim, ilim sâhiplerini severim’ buyurdu”, “İlim, peygamberlerin mirasıdır”, “Bir saat ilim öğrenmek veya öğretmek, sabaha kadar ibâdetten daha sevâbtır”, “Âlim veya ilim talebesi olmayan, bizden değildir.”, “İlimle yapılan az iş faydalı olur, ilimsiz çok işin kıymeti olmaz.”, İlim olan yerde Müslümanlık vardır, ilim olmayan yerde küfür vardır.”, “Fen ve sanat, müminin kaybettiği malıdır. Nerede bulursa alsın.”, “İlim, Çin’de de olsa alın”, İlim ve edebden mahrum olanı Allah rezil eder.”, “Hiç kimse, cehaletle aziz, ilimle zelil olmaz.”, “Kıyâmete yakın ilim azalır, cehalet artar.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)

*   “Hayatta her zevki denedim, her lezzeti tattım, dîn kitâbı okumaktan daha lezzetli bir şey bulamadım.” (Lokman Hâkim-Dr. Enver Ören; Sohbetler-14.11.1993)                                                                                                                                                       *  “Türkiye’de 70 milyon 791 bin 75 cep telefonu abonesi bulunuyor. Abone başına aylık görüşme süresi 364 dakika olarak hesaplanıyor. Bu rakamla Türk cep telefonu kullanıcıları, Avrupa birincisi. Türkiye’yi 289 dakikayla Fransa, 267 dakikayla da Norveç izliyor.”  (Denge Gazetesi-02.10.2014)

*  “Cep telefonu abone sayısı 72 milyonu aştı. Türkiye, ‘cep’ten aylık 399 dakika ile Avrupa’nın en çok konuşan ülkesi oldu.” (Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin-Gazeteler; 06.09.2015)

*  “Türkiye’de Facebook’un yaklaşık 35 milyon, Twitter’in ise 11 milyon kullanıcısı var.” (Abdullah Çiftçi-Sosyal Medya ve Bilgi Teknolojileri Strateji Derneği Başkanı; Türkiye Gazetesi-06.09.2015, s. 12)

*  “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan 2017 yılı ikinci çeyreğine ilişkin ‘Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 3 Aylık Pazar Verileri Raporu’ açıklandı. Raporu değerlendiren BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan, bu yılın ikinci çeyreğinde sabit abone sayısının 11 milyon, mobil hizmetlere abone sayısının ise 76,6 milyon olduğunu söyledi. Sayan, Türkiye’nin 441 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresiyle Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yerini aldığını vurguladı.” (Türkiye Gazetesi; 17.09.2017, s. 8)

*  “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2007-2017 yıllarında ithal edilen cep telefonları için 23 milyar 708 milyon 146 bin 266 dolar ödendi. Bu rakam;  4 milyar dolar olarak belirlenen Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 6 katı, 12,8 milyar dolar olarak belirlenen İstanbul Yeni Havalimanı maliyetinin ise yaklaşık 2 katı oldu. Aynı dönemde ithal edilen toplam cep telefonu sayısı da 142 milyon 389 bin 112’ye ulaştı.” (Basın-12.02.2018)

*  “Kudüs ziyaretinin ardından 15 Ocak’ta İstanbul’a dönerken İsrail polisi tarafından gözaltına alınan ve 1 ay İsrail’deki cezaevinde kalan, çırılçıplak soyulup buz gibi odada bekletilen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cemil Tekeli: ‘WhatsApp ve Facebook’tan benimle ve başkalarıyla ilgili resimler getirip ‘anlat’ dediler. Anladım ki, dijital ortamda paylaştığımız hiçbir şeyimiz gizli değil ellerindeydi’ dedi.” (Türkiye Gazetesi-12.02.2018, s. 24; Millî Gazete-12.08.2018, s. 8)

*   “Yapılan araştırmalara göre; ergenlerin yüzde 20’si, kendilerinin çıplak veya yarı çıplak fotoğraflarını ve videolarını yolladıklarını veya internete yüklediklerini ortaya koyuyor. (…) Ergenlerin içine düştüğü tuzağa dönüşen sosyal ağlardaki kontrolsüz ve bilinçsiz internet kullanımı en başta mahremiyeti ortadan kaldırıyor. En önce gereğinden fazla bilgi paylaşımının daha sonra kasti olarak kendileri ve başkaları hakkında yanlış bilgi paylaşımları ergen kullanıcıların, özel hayatını tehlikeye sokabiliyor.” (Muhammed Şimşek-Diriliş Postası Gazetesi; 15.02.2018, s. 2)

*   “Hırsızlık: Çalma, kendine ait olmayan bir şeyi, habersizce alıp kendine mal etme teşebbüsü. İslâm dini, devletin veya herhangi bir ferdin malına tecâvüzün bir yolu olan hırsızlığı kesin bir surette yasaklamış ve şiddetle cezalandırmayı emretmiş  (Mâide Sûresi  âyet 38), bu sebeple Müslümanlar arasında hırsızlık, ağır suçlardan ve utanç verici ahlâksızlıklardan biri olarak kabul edilmiştir.”  (Tercüman Gazetesi Ansiklopedik İslâm Lûgatı,  s. 264)   

 *    Mesai saatinden/zamandan çalmak da bir başka hırsızlıktır. (Âşık Derebahçeli)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                            “Yazılı Basın” dediğimiz günlük gazetelerimizin iki duâyen yazarından biri olan “Millî Gazete Yazarı Mehmed Şevket Eygi”nin 10 Şubat 2018 günlü köşesinde “Akıllı Cep Telefonları” ile ilgili çok ilginç bir tespiti var ki, bunu söylemeden konuya girmek olmaz, diyoruz: “Ceplerdeki kocaman akrep. Doğrudan doğruya zehirlemez ama sersemletir, aptallaştırır, bağımlı yapar, salak eder, insanı insanlıktan çıkartır.”

İki buçuk yıl kadar önceydi.  08.09.2015 tarihinde “sosyal medya”  hakkında kaleme aldığımız  “Elde Kitap, Cepte Kitap Olmalı” başlıklı bir köşe yazımıza;  “Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)”in “İlmin kapısı” diye niteledikleri  “Hz. Ali (radiyallahü anh)” hazretlerinin, “Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız!”  sözü ile başlamış ve O’nun “Oku”manın ne kadar önemli olduğuna dair değerlendirmelerine dikkat çekmiştik.

Dün’ün İnsanı”nın;  mektep, medreseler ile “Darülfünun” (üniversite) gibi maarif kurumları yanında aile içi ve cami-mescîd eğitimlerinde mutlaka “kitâbı” baş tacı edinmiş ve “kütüphânelere” büyük ehemmiyet vermiş olduklarını hâtırlatmış, sonrasında ise şunları söylemiştik:

Bugün’ün İnsanı” ise “el”de “cep”te “telefon”la yaşar ve okuyup-yazmasını da âdeta hep onunla yapar bir hâle gelmiş bulunmaktadır…

4 Eylül 2015 günlü yazılı basında yer alan bir haberde; “3 Türk’ten biri her gün ‘Facebook’ta. Facebook’un dünya çapındaki günlük aktif kullanıcı sayısı da 968 milyon iken bu rakam Türkiye’de 26 milyona ulaştı.” denilmekte ayrıca da “Messenger ve Instagram’da toplamda günde ortalama 46 dakika zaman geçiriyor” olduğuna dikkat çekilmekte, “ülkemizdeki interneti olan insanların sayısının da 44 milyonun üzerine çıktığı” belirtilmekte idi…

2016 yılı Temmuz ayında yayınlanan bir haberde “Mesaj Gönderme” bakımından da “Avrupa ülkeleri arasında 2. Sırada” olduğumuzu da hâtırlattıktan sonra da; 

“Konuşmada 1’inci, mesajlaşmada 2’inciyiz. Peki ya kitap okumada? Sonlarda olduğumuzu acaba kaç kişi biliyor?..” diye sormuş ve sözü aşağıdaki mısralarımız ile bağlamış idik; Siz Saygıdeğer Okuyucularımız ile de paylaşalım istedik:

                  = = = (  1  )  = = =

“El”de “kitap”, “cep”te “kitap” olmalı;

Bir “oku”sun, on biri de “dinle”sin!..

Herkes “ev”de, raf-raf “kitap” bulmalı…

“Gözler” görsün, “akıl” bunu “mimle”sin;

“Nefs” ezilsin, kalbler “namâz” kılmalı…

 

 “El”de “kitap”, “cep”te “kitap” olunca;

“Akıl” “ilmi”, arayıp da bulunca;

İnsan “kul”dur, kul “Resûl”e uyunca…

“Nefs” ezilsin, kalbler “namâz” kılmalı;

“Cami” güler, “yaşlı-genci” dolunca…

 

“El”de “kitap”, “cep”te “kitap” her zaman;

“Mesaj-mesaj”, zaman yiyor “elaman!..”;

“Şeytan” tayfa, topluyor hem “eleman”…

“Nefs” ezilsin, kalbler “namâz” kılmalı;

“Rab” hoşnuttur, duâ-niyâz “dilemen”…

 

“El”de “kitap”, “cep”te “kitap”  “alâmet”;

“Câhil” çoksa, kopar o gün “Kıyâmet”;

“İlim-teknik”, atalarda “kerâmet”…

“Nefs” ezilsin, kalbler “namâz” kılmalı;

KAYIKÇ’Ali, “sabrın sonu selâmet”…

                = = =( 2 ) = = =

Telefonla el-ele, patrondan çalıyorsun;

Mesai saatinde, vıdı-vıdı lâfların;

SMS mesajınla, devletten alıyorsun…

Kul hakkı/millet hakkı, yığılır günâhların;

Sanma maaşın helâl, çokça yanılıyorsun!..

 

Sene izni/mazeret, yemek ve çay molası;

Su ve ayran içmeler, bilmem neyin kolası;

Bir de sigara keyfi, nikotin kahrolası…

Kul hakkı/millet hakkı, yığılır günâhların;

Gizli/açık çalmalar, kaytarmalar/zulası…

 

8 saat mesai, Allah için yaptın mı?

Ücret/maaş ne ise, vicdanınla çarptın mı?

Usta/amir ne ise, nasîhatın kaptın mı?..

Kul hakkı/millet hakkı, yığılır günâhların;

Helâl ortada iken, haram yola saptın mı?..

 

Patron hakkı patrona, Allah hakkı da O’na;

“Hayye alel-salâh”la, koştun mu namâzına?

Helâl aş/helâl lokma, hazır mı Ramazân’a?...

Kul hakkı/millet hakkı, yığılır günâhların;

Ne bulursan doldurma, tencere ve kazana!...

 

KAYIKÇI işçi oldun, memur oldun bir zaman;

Şef oldun, müdür oldun; çeyrek asır bi tamam;

Haram lokma yemişsen, ben dahi kurtaramam!..

Kul hakkı/millet hakkı, yığılır günâhların;

O gün davacı olur, evlâtların ve karın!..

Saygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                            “2014, 2015-16 Cep Telefonu Abone ve Aylık Konuşma Dakikaları…” derken 2017’ye ulaştık ve gelinen noktada, “Avrupa Ülkeleri” ile kıyaslandığında,  yıllar yılıdır bir ve ikincilikleri kimselere bırakmadığımız sonucuyla karşılaştık…

Diğer bir ifade ile “Rekor bizim, dert bizim; ateş bacayı sardı” dedik ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile de Okuyucularımıza seslenmiş idik. Bunu bir defa da Siz Saygıdeğer Okuyucularımız ile paylaşalım istedik…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

                = = = * = = =

“Abone”de “dak’ka”da, yıldan-yıla artış var;

“70-72”den,  “77”ye doğru;

“Milyon-milyon” koşuyor, hayrette bu sayılar!..

“Rekor” bizim, “dert” bizim; “ateş bacayı sardı”;

“360”, “…90”dan, “400’ü” geçmiş eğri!..

 

Bir “Muhtar-Karakol”da, bir de “okulda” vardı;

“PTT” konuşanı, “kabin”e sıralardı;

“Köy-kasaba” böyleydi, “eş-dost” böyle arardı!..

“Rekor” bizim, “dert” bizim; “ateş bacayı sardı”;

“Tarih Öncesi” değil, bu “Yakın Zamanlardı!..”

 

“Mektup” “haftaya” gelse, “Erken geldi” denirdi;

Komşu-komşuya bâzen, “Kuş Dili” seslenirdi;

“Haber-gıybet” karışık, “İnsan eti” yenirdi!..

“Rekor” bizim, “dert” bizim; “ateş bacayı sardı”;

“TRT Ajansları”, “Haber” işinde pirdi!..

 

Sanki “dünün acısı”, bu gün böyle çıkıyor;

“Kulağın duyduğu”na, “gözler şâhid” bakıyor;  

Üstelik bir de “kayıt”, “arşiv”lere kalkıyor!..

“Rekor” bizim, “dert” bizim; “ateş bacayı sardı”;

İyi-hepsi güzel de, “işin cılkı çıkıyor!..”

 

“Bıdı-bıdı”da “1”sin, “mesaj”da “2’nci” sen;

Bunca “zaman isrâfı”, “kaynak isrâfı” neden?

“Annen-ninen” yaşadı, bi hayât sürdü deden!..

“Rekor” bizim, “dert” bizim; “ateş bacayı sardı”;

“Gün gelir hesap sorar”, inan sana o beden!..

 

“Nasıl-nerde yıprattın?, “Niçin mesajlar attın?”;

“Bıdı-bıdı” yaptıkça, “kaç kafayı patlattın?”;

“Kaç komşu-akrabayı”, “birbirine kattın?!..”

“Rekor” bizim, “dert” bizim; “ateş bacayı sardı”;

Nice “Sahur Vakti”nde, sen daha yeni yattın!..

 

KAYIKÇ’Ali yaz-söyle, “kaynar” dak’kalar böyle; 

“Köyler” “mahalle” oldu, “şehir” birleşti köyle;

“Zaman” “selcesin” akar, “gâfiller” bakar öyle!..

“Rekor” bizim, “dert” bizim; “ateş bacayı sardı”;

“Cehennem’de kor yokmuş”, “insan kendi yakardı!..”

 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                            “2014-15, 2016-17 Cep Telefonu Abone ve Aylık Konuşma Dakikaları…” derken, neticede gele gele bu yıla ulaştık ve de yukarıda “serlevha” olarak sunduğumuz rakamlardan da anlaşılacağı üzere; milyar-milyar dolarları, neredeyse nüfusumuzun iki katı miktarı sayıdaki ithal telefonlar için bi güzel ödedik.

Ödedik ya; bilerek-bilmeyerek bir de başımıza nice belâlar yanında “Siyonist Katiller” için “istihbarî” bakımdan âdeta “koz” hâline de geldik, diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

                = = = * = = =

“Sigara”ya alıştırdın “beynini”;

“Ciğerlerin kömür” olmuş vay sana!..

“10-15”ten, verdin bilmem kaç bini;

“Yeşilay”a aidatlar saysana!,,

 

“Paran” ile “düşmanları” besleme;

“Gıybet-riyâ”, “günâhları” süsleme;

“İftirâ”yı, “ona-buna” hiç deme;

“WhatsApp” imiş, “kayıt dışı” koysana!..

 

“Facebook”tan, “hayır-mayır” bekleme;

“Siyonist”e, “belge-bilgi” ekleme;

“Dost-düşman” kim, “ver kararın” tekleme;

“Doçent Cemil”, neler çekti aysana!..

 

“Akrep” olmuş, “ceplerdeki telefon”;

“İhtiyaç”tır anlarım ya, üç-beş-on;

“Bıdı-bıdı”, “lâfazanlık”; ver bi son;

 “İsrâf harâm”, “parmağını” dövsene!..

 

“Milyar-milyar”, “Dolarları” saymışız;

Kaç “köprü”ye, kaç “baraj”a kıymışız;

Yıllar geçti, sanmayın ki ay’mışız;

“Millî Gelir-İhracat”ı övsene!..

 

“Ali Dayı”m, “KAYIKÇ’Ali” yazarsın;

Bir bakmışsın, “hesap gitmiş” kızarsın;

“Ana Kızlık Soyadı”nı çözersin;

“Ucuz Kalay=Küfürlerle” sövsene(!)…                                                                                                                                            

Ali Kayıkçı

 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert