Whatsapp'tan akıllı uyarı!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Whatsapp'tan akıllı uyarı!
08.12.2016 12:59:31

 

Whatsapp'tan akıllı uyarı!

WhatsApp, yeni yıla "yeterince akıllı" bir telefonla girmeniz konusunda oldukça ısrarlı ve bakın bu ısrarını, nasıl gösteriyor...

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, artık iyice eskiyen akıllı telefonunuzu bu Noel tatilinde bir yenisiyle değiştirmeniz için oldukça geçeli bir sebep sunmaya hazırlanıyor. Zira kullandığınız cihaz Android 2.3 Gingerbread, Windows Phone 7 ya da iOS 6'dan daha eski versiyonlardan biriyle çalışıyorsa ve WhatsApp'tan vazgeçemeyecek gibiyseniz büyük bir ihtimalle mevcut telefonunuzdan vazgeçmek durumunda kalacaksınız.

WhatsApp aslında bunun ilk işaretlerini 2016'nın başlarında yaptığı bir duyuruyla vermişti. Firma söz konusu duyuruda "insanların büyük çoğunlukla kullandığı mobil platformlar üzerindeki kendi çabalarına odaklanabilmek için" eski işletim sistemleriyle çalışan telefonlarda bu hizmeti devredışı bırakmanın kıyısında olduğunu belirtmişti. Yetkililer bu sayede uygulamanın gelecekte genişletmeye ihtiyaç duyacakları yetenekleri için de bir yol açılacağını ifade etmişti.

Öyle görünüyor ki bu ilk açıklamada da olduğu gibi firma eski Android, Windows ve iOS cihazlarına yönelik desteği kesmek için bu yılın sonuna kadar bekleyecek. Diğer yandan eski BlackBerry ve Nokia cihazları için bu tarihin 30 Haziran 2017'ye çekildiği belirtiliyor.

A HABER - SABAH

 

WhatsApp akıllı telefon Windows Android
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
TTNet CryptoLocker virüsü temizleme ve şifreli dosyaları açma yöntemi
TTNet CryptoLocker virüsü temizleme ve şifreli dosyaları açma yöntemi
Not: Dosyalarınızı ele geçiren CryptoLocker virüsünün temizliği için RogueKillerX64_old ve EmsisoftAntiMalwareSetup ile temizleme yapın. Sonrasında ise Shadowexplorer yazılımını kurup sürücülerinizi seçin. Sürücülerinizdeki gölge dosyaları görüp geri alabilirsiniz. Kötü niyetli yazılımlar bilgisayarınıza veya telefonunuza her türlü şekilde bulaşabiliyor. Bunlardan biri de mail yoluyla gelenler. Örneğin mailinize TTNET tarafından gelen e-fatura bile bir virüsü cihazınıza bulaştırabilirsiniz. Kurnaz hackerlar faturanızı yüksek göstererek sizi mail içindeki linke tıklamaya yönlendiriyorlar. http://efatura.ttnet-fatura.com/ gibi sahte bir site adresine yönlendirilmiş.  Not: Virüsü bulaştıran fidyecilere kesinlikle para göndermeyiniz. Dosyalarınızı açmıyorlar üzerine de gönderdiğiniz paranıza yazık oluyor.  http://efatura.tttnet-fatura.com/ benzeri bir adresten adresten zip uzantılı bir dosya ile faturanızı indirmenizi sağlıyorlar. Zip dosyasını açıp içindeki dosyaya tıkladığınızda ise tüm word dosyaları, resimler, pdf dosyalarınız açılmıyor. Sebebi ise dosyalarınızın encrypted uzantısına dönüşmesi. Daha sonra masaüstüne SIFRE_COZME_TALIMATI.html adında bir dosya geliyor ve dosyayı açtığınızda; Uyarı Tüm dosyalarınız CryptoLocker virüsü tarafından şifrelenmiştir gibi bir dosya çıkmaktadır.  Dosyalarınızı ele geçiren CryptoLocker virüsünün temizliği için RogueKillerX64_old ve EmsisoftAntiMalwareSetup ile temizleme yapın. Sonrasında ise Shadowexplorer yazılımını kurup sürücülerinizi seçin. Sürücülerinizdeki gölge dosyaları görüp geri alabilirsiniz. Bu işlem Windows XP işletim sisteminde çalışmaz. Sadece Vista, Windows 7, Windows 8 sürümlerinde çalışır. Windows XP kullanıyorsanız sisteminize format atıp Recovery programları ile eski dosyalarınızı kurtarma şansını elde edebilirsiniz.   Yapamayanlar Facebook sayfamızdan yardım isteyebilirler.
Uranium ile çok noktayı tek bir ekrandan izleyebilirsiniz
Uranium ile çok noktayı tek bir ekrandan izleyebilirsiniz
Birden fazla lokasyonda konumlandırılmış Analog ve IP kameraları, farklı bir merkezde tek ekranda izleme özelliğine sahip kayıt cihazları ile CCTV çözümleri geliştirmeye devam eden Uranium Security Solutions, kayıt cihazları için geliştirdiği kullanıcı dostu yeni arayüzü ile kullanıcılarından ve bayilerinden tam not almayı başardı. Farklı lokasyonlarda ki Uranium Kayıt cihazlarına bağlı 144 kamerayı, kullanıcıların farklı bir merkezde tek ekranda Uranium CMS yazılımı ile kolaylıkla izleyebileceğini söyleyen Uranium SecuritySolutions Ar-Ge ve Üretim Müdürü Hakan Kekik, kayıt cihazlarında kullandıkları yazılımları geliştiren ve farklılaştıran tek marka olduklarını söyledi. En İyi Tercih” sloganıyla 2004 yılından bu yana Bilişim tarafında dağıtıcılık ve distribütörlük yapan Art Sistem Bilgisayar firmasının Güvenlik izleme sistemleri tarafında ki tescili markası Uranium Security Solutions 4 yıldır güvenlik pazarı tarafında bayilerine çözümler sunuyor. AND serisi Analog Ve IP kameraları aynı anda işleyebilen(Hibrit) ve ANP serisi IP cihazlar, yeni gelişen Analog HD(AHD) kayıt cihazlarında kullandıkları arayüzün piyasada kullanılan diğer arayüzlerden farklı ve çok daha kullanışlı olduğunu belirten Uranium Security Solutions Ar-Ge ve Üretim Müdürü Hakan Kekik, yaptığı açıklamada” Kullanıcı dostu yeni arayüzü geliştirirken geçmiş deneyimlerinden ve IT tabanlı firma olmalarının avantajlarından yararlandıklarını, saha da kurulum yapan bayilerinin ve son kullanıcı fikirlerinin de kendilerine yol gösterici olduğunu, yeni arayüzün daha da gelişmesi için gerekli yatırımları yaptıklarını söyledi. “ Kârının önemli bir kısmını Ar-Ge ye ayırdıklarını söyleyen Hakan Kekik, Üretim sürecini sürekli kontrol altında tuttuklarını, bu sayede arıza oranı en düşük ürünleri pazara sunabildiklerini belirtti. Arıza oranlarının %0,3 olduğunu söyleyen Hakan Kekik, bu oranı yakalamak için geçmiş tecrübelerinin çok büyük etkisi olduğunu söyledi. Kullandıkları komponentleri seçmeden önce uzun ve zorlu testlerden geçirdiklerini söyleyen Hakan Kekik, örneğin Mekanik Ir cut filtresini seçerken özel test makinamızda 10000 kere peşpeşe Ir cut’ı açıp kapatıyoruz ve o komponenet o testi geçerse Uranium ürünlerinde kullanılmayı hak ediyor diyor. Ir cut filtresinin günde sadece 2 sefer çalıştığını düşündüğümüzde minimum 10000 kullanımlık ürünün ömrünün 25 yılın üstünde olduğunu düşünebiliriz.
Android kullanıcıları telefonlarındaki bataryalardan izlenebiliyor!
Android kullanıcıları telefonlarındaki bataryalardan izlenebiliyor!
Akıllı telefonlar, baz istasyonlarından uzaklaşıldıkça daha çok pil tüketiyor. Aynı şekilde, sinyal ararken karşılaşılan engeller de pil tüketimini artırıyor. Araştırmacılara göre, algoritmalarla diğer aktivitelerden kaynaklanan ilave pil tüketimini ayırmak mümkün. ABD'deki Stanford Üniversitesi'nden uzmanlar, enerji tüketimiyle ilgili veri toplayacak bir uygulama geliştirdi. Uzmanlar, makalelerinde, "Kötü amaçlı telefon uygulamalarının ne GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) ne de yerel internet sağlayıcılarının kablosuz internet ağına girme izni var. Bizim çalışmamız, cep telefonu şebekesi ve pil kullanımı verilerine girilmesi esasına dayanıyor. Ve bunlar, uygulamalar için çok yaygın olarak alınan ve kullanıcının şüphesini çekmeyecek izinler" dedi. Ayrıca uzmanlar halihazırda Android uygulama mağazası Google Play'de bu bilgiler için izin isteyen 179 uygulamanın mevcut olduğunu söylüyor. İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden siber güvenlik uzmanı Prof. Alan Woodward araştırmayla ilgili olarak şunları söyledi: "Cep telefonlarının artık her yerde olması bizi izlemek için kullanılabilecekleri bu kadar çok yöntemin olması rahatsız edici. Bazen insanlar, akıllı telefonlarının jiroskoplardan GPS'lere pek çok sensörle, kamera ve mikrofonlarla dolu olduğunu unutuyorlar. Bu son çalışma, pil tüketimi gibi basit bir karakteristiğin bile, mahremiyetimizi ihlal etmek için kullanılabileceğini gösteriyor." Öte yandan Woodward, en güvenli yolun cep telefonların pillerini çıkararak kullanmak olduğunu söylüyor. Ancak tümleşik bataryası bulunan cihaz kullanıcılarının bu durumdan nasıl kurtulacakları hala cevap bulmuş değil.
Z Kuşağı parmak iziyle ödeme yapmak istiyor
Z Kuşağı parmak iziyle ödeme yapmak istiyor
Tüketicilerin kullandıkları yeni ödeme yöntemleri arasında, parmak izi taraması Z Kuşağı’nın en çok ilgisini çeken kimlik doğrulama yöntemi olarak öne çıkıyor. Z Kuşağı’nın neredeyse yüzde 70’i, 2020 yılına kadar şifre kullanmak yerine parmak iziyle ödeme yapmak istediğini belirtirken, retina taraması yüzde 39 ile ikinci sırada, yüz tanıma yüzde 27 ile üçüncü sırada, ses tanıma yüzde 12 ile dördüncü sırada yer alıyor. DNA örnekleri ve vücuda yerleştirilmiş çipler ise daha az ilgi çekiyor. Farklı kuşakların alışkanlıklarını ortaya koyan ve 2088 kişinin katıldığı araştırma sonuçlarına göre Z Kuşağı’nın yüzde 32’si kişisel verilerinin güvenliğini sağlamak için sadece tek bir PIN kodu, yüzde 14’ü de tek bir şifre kullanıyor. Araştırmada yer alan Z Kuşağı üyelerinin yüzde 64’ü, ödeme yaparken kullandıkları mevcut güvenlik uygulamalarından rahatsız oluyor. Öyle ki Z Kuşağı’nın yarısından fazlası şifre ya da PIN kodu gibi uygulamaların önümüzdeki 10 yıl içinde çok da gerekli olmayacağına inanıyor. Z Kuşağı biyometrik güvenlik uygulamalarının geleneksel güvenlik yöntemlerinin yerini almasını heyecanla bekliyor ve yüzde 76’sı biyometrik güvenlik ile ödeme yaparken kendilerini daha rahat hissedeceklerini, yüzde 69’u ise bunun hayatlarını daha hızlı ve kolay bir hale getireceğini söylüyor. Z Kuşağı ayrıca, biyometrik güvenlik uygulamalarının biyometrik olmayan diğer kimlik doğrulama yöntemlerinden daha güvenli olduğuna da inanıyor. “Şifreler yük olarak görülüyor” Visa Europe Dijital Ödemeler Başkan Yardımcısı Jonathan Vaux konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söylüyor: “Online ortamda güvenliğin sağlanması amacıyla günümüzde her zamankinden daha çok üye girişi yapılıyor ve şifre kullanılıyor. Ancak Z Kuşağı bu tür uygulamaları gereksiz bir yük olarak görüyor. Parmak izi tanıma ya da retina taraması gibi biyometrik kimlik doğrulamaları, güvenlik ve kullanım kolaylığını bir araya getiren ideal bir çözüm. Önümüzdeki dönemde ürünlerin biyometrik güvenlik uygulamaları ile entegre edilmesiyle, günümüzde sektör standardı haline gelen şifre kullanımında azalma olacağını öngörüyoruz. Banka ve ürün sağlayıcılar açısından değerlendirdiğimizde bu durumun beraberinde iki konuyu gündeme getireceğini öngörüyoruz. İlki, Z Kuşağı’nın bu yöndeki taleplerini karşılamak için biyometrik alandaki çalışmaları devam ettirmek ve hızlandırmak. İkincisi ise, artan kimlik doğrulama seçeneklerini iyi değerlendirerek, ödemelerde güvenlik ve kolaylık açısından iyi bir müşteri tecrübesi yaratmak.”
GALERİLER