Saat yarıma gelirken o meşum gecenin başladığının farkında oldum. Ne olduğunu anlamaya çalışırken Reis-i Cumhurun televizyona canlı bağlanmasına tevafuk ettim. Tam o sırada kardeşlerim işten eve geldi birbirimize “ne oluyor” dedik ve bu soru akabinde beş dakika içinde apar topar dışarı çıktık. Arabaya bindiğimizde havaalanına mı, kent meydanına mı, nereye gidecektik düşünmemiştik bile… İşte o gece sokağa çıkmamış olanlar bizi sokağa atan bu duyguyu hiçbir zaman hissetmeyeceklerdir.
Hani insanlar bazen birbirini teselli etmek için “seni anlıyorum” “yaşadıklarını hissediyorum” gibi cümleler kurar ya işte o cümleler çok bir şey ifade etmeyen ama söylenilmesine ihtiyaç duyulduğu için söylenen sözlerdir.
Millet olarak devlet olma tarihimiz bin yıllara dayanıyor. Yeryüzünde devletsiz yaşamayan nadir uluslardan biriyiz. Elbette çok savaşlar kazandığımız gibi çok mağlubiyetlerde yaşadık. Eğer mağlubiyetlerimiz olmasaydı yeni devletler kurmamıza da ihtiyacımız olmazdı. Şecaatin fıtratımıza konulmuş bir duygu olduğuna iman edenlerdenim.
Özellikle yakın tarihimiz olan kurtuluş savaşı mücadelemiz, bilhassa Çanakkale savaşı yüreğimi hep titretmiştir. O destansı mücadeleye katılan ruh nasıl bir ruhmuş diye kendime hep sormuş, içten içe “acaba şimdi olsa ben ne yaparım” diye nefsimi çok kez yoklamışımdır.
Evet, yazıya Çanakkale gibi bir kutsalımızla başlayınca o gece olaya sadece hükümetin iktidar kaybı olarak bakıp birkaç günlük tedariki için bankamatiklere koşanlar elbette kızacaklar. Kızabilirler hatta kendi dünyalarından haklı bile olabilir çünkü onlar o gece sokağa çıkmadığı için hiç bir zaman bu duygunun nasıl bir ruh hali olduğunu anlayamayacaklar…
Evet, o gece üç kardeşimle birlikte dışarı çıktığımız da üçümüzde yeni evli sayılırdık. Benim 1 ve 3 yaşında iki çocuğum, diğer biladerin 2 yaşında bir çocuğu vardı. Üçüncü biladerimiz henüz evliydi daha çocuğu yoktu. Olayı bile tam algılayabilmiş değildik lakin işin içinde asker vardı, darbe söylentileri dolaşıyordu ama bunun boyutunu, durumunu neler olduğu yönünde hiç bir şey bilmiyorduk. Strateji bilmiyorduk, nerede ne var bilmiyorduk. Hatta Karşıyaka’dan Konak Meydanına geçerken mahiyetinin ne olduğunu bilmediğimiz Bayraklı Altınyol üzerinde askeri bir yerleşke vardı. Acaba önümüze çıkarlar mı, yolumuzu kapatırlar mı, bize engel olurlar mıydı? aklımıza bu sorular gelse de devam ettik arkamızı düşünmek, geri dönmek aklımıza bile gelmiyordu. Araçla Basmane’ye kadar ancak gittik çükü yollar tıkanmış, insanlar meydana doğru akmaya başlamıştı tek bir derdimiz vardı Vallahi tek bir derdimiz acaba bizim yapabileceğimiz ne vardı bunu düşünüyorduk. Allah’ım, telefonumun bile şarjı yok. Biladerlerle başka akrabaları, arayabileceğimiz tüm tanıdıklarımızı arıyor, çıkın meydanlara diyorduk. Basmane’ye varmadan arabayı yol kenarında bırakıp kalabalığa karıştık. Hayatımda stadyuma gitmemiş, tek başına olduğum yerlerde bile sesimi kendimden başkasının duyacağı kadar yükseltmemiş, hiç slogan atmamış biri olarak boğazım yırtılırcasına haykırıyordum “yedirmeyeceğiz” bunu derken gözümde hep merhum Menderes’in silueti vardı. Bu reis sevgisi falan değildi. Bu bir duruşun haykırışıydı. Evet, atalarımız Menderes’e sessiz kalmıştı biz de bu duruma sesiz kalırsak bu utançla bu devranın hep böyle gitmesine onay verecektik. Haykırışımız bu devranın böyle gitmeyeceğineydi. Konak Meydanına vardığımızda her taraftan insanların sel gibi geldiğini görmek bize umut verdi. Bu coşku direnişimizi diri tutmaya fazlasıyla yetiyor, bize cesaret veriyordu. Lakin daha fazla bir şey yapmak istiyordum. Hitabetim fena sayılmazdı acaba caminin hoparlörünü ele geçirebilir miydim sadece orada yapabileceğim hissiyatımı alabildiğince paylaşmak, direnişi haykırmaktı, fakat oraya da yetişmem mümkün olmadı. O gece orada bulunan insanlar sabaha kadar müthiş bir vakar içinde dua ettiler. Herkes telefonlardan ve meydanda bulunan yetkililerden gelen haberleri dinliyor bir kişi bile meydandan uzaklaşmıyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde alınan haberler umut veriyordu, valiliğin ışıkları hep açıktı. Lakin İzmir metropolünün önünde gerçekleşen o büyük gecede belediyenin ışıkları hep kapalıydı… Sabah olup gün ışıdığında meydanda gördüğüm bazı tanıdık simalarla birlikte dünya görüşünün benden hayli uzak olduğunu düşündüğüm tanımadığım diğer simalar da umutlarımı arttırmış mensubu olduğum milletime karşı muhabbetim bin kat artmıştı.
Hatta o tanıdık simaların birinden söz etmek istiyorum. İzmir’in büyük sağlık kurumlarından biri olan ve halk dilinde “Yeşilyurt Devlet Hastanesi” olarak bilinen kurumun Başhekim Yardımcı Cerrah Mehmet Bayındır o gece oradaydı kendisine sadece sarıldım, konuşmadık… Neden bu örneği verdim; çok şükür o gece ordumuzun feraset sahibi komutanları, emniyet güçleri, siyasiler ve halkın azim ve gayreti cuntacıları alt etmiş devlet, emperyalistlerin maşalarına teslim edilmemişti.
Sonrasında bu ruhu canlı tutmak, hem de tedbiri elden bırakmamak adına Reisin talimiyle “gece nöbetleri” başladı. İstanbul’da ki büyük nümayişin sponsoru FETÖ’nün en önemli himmet ağalarından biriydi. En büyük 500 sanayi kuruluşu içinde yer alan bir firma sahibi… İzmir’de ki FETÖ kurumlarının en önemli finansörü… Elbette bu durum onu kurtaramadı… Artık ülkede olağanüstü bir hal yaşanıyordu birkaç hafta sonra mahiyetini tam öğrenemesem de İzmir’deki o gece bizimle meydanda sabahlayan cerrahımıza kurumunda FETÖ’cü dedikodusu yapıldığını duydum… Sonrasında daha neler daha neler evet öyle bir badire yaşamıştık ki “at izi, it izine karışmıştı”. O gece o meydanlara çıkanları empatiyle falan anlamak mümkün değildir o anı yaşamadıkça…
Bu yazı o meşum gecenin seneyi devriyesinde duygularımı anlatmak için bir denemeydi. Acaba duygular kâğıda dökülür mü denemesi, lakin dökemedim. Dökülebilse de ben o kadar mahir değilim ki dökemedim…
O gece meydanlara çıkmayanlar o gecenin mahiyetini anlasalar da hiçbir zaman bunu hissedemeyeceklerdir. Evet, Çanakkale’de yazılan destan demek ki bu ruhla belki daha fazlasıyla yazıldı. Elbette o gece avuç ovuşturup, için için sevinenler bu gün için vicdanları sızlatan pek çok şey dediler ve diyecekler de… Onların en vatanseverleri şunları diyordu: “asker gerçekten darbe yapmak isteseydi sokağa çıkanlar mı durduracaktı?” ama aynı insanlara yedi düvel Avrupa’nın topuna tüfeğine mekteplerden giden ve tüfekten öte silahı olmayan belki çoğunda o da olmayan çocuklar mı engel oldu denilse “onu karıştırma, bununla kıyaslama” derler. İşte bu ruhun ne olduğunu anlamak için sadece o gece sokakta olmak kâfiydi. Sonraki geceler bu nümayişlerde çok münafık da meydanlarda oldu. Lakin o gece medyalara koşanlar, sokakları arşınlayanlar mevcudiyetlerini ortaya koymuş her şeyi göze almıştı. O gece tankın, namlunun önüne çıkıp meydanlarda şehit olanların ruhuna el Fatiha diyorum bu millet ebediyen size minnettar kalacak… Elbette gün gelecek at izi iti izinden tefrik edilecek, tarihin sayfalarında birkaç satır da olsa şunlar yazılacaktır: “emperyalistler; içimizdeki maşalarını kullanarak Türkiye Cumhuriyetini teslim almak istediler, halk çelik zırhlı tanka karşı çelik imanlı göğsünü siper ederek teslim etmedi…”.
Bilal Dursun YILMAZ
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)