Geçen yıl bu zamanlar yani okulların açıldığı günlere tekabül eden bugünlerde eğitim konulu birkaç yazıyı bu köşeden paylaşmıştım. Eminim ki şuan konuyla ilgili onlarca kalem erbabı bugün bu konuyu masaya yatıracaktır. Kimi öğretmen eğitimini, kimi öğretmen atamalarını, kimi müfredatları, kimi eğitim bürokrasini, kimi siyasetin eğitimdeki rolünü, kimi de topyekûn sistemi ve sistemin arızlarını konu alacakladır. Yazılmayan şey kaldı mı kalmadı da yazmayalım mı? Aslında hiçbir konuda söylenmedik söz yok ama söylemeye de devam ediyoruz. Sosyal değişimler bugünden yarına olmuyor tedricen oluyor, uzun yıllara yayılıyor. Ben bugün yukarıdaki konulara değinmeyeceğim. Henüz çocuğu okula yeni başlayan taze bir veli olduğum için bazı şeyleri yaşamadan genel yargılar üzerinden eleştirmek, eleştirmek için eleştirmek yolunu bu kez ihtiyar etmeyeceğim. Ama geçen yıl birkaç yazı ile üzerinde durduğum sonradan yaşanan müspet bir gelişme sonucu haberini de yaptığım benim ruhumu acıtan bir konuya tekrar parmak basacağım. Basacağım da ne olacak hiç… Ama en azından kendime, kendi vicdanıma bir ihtar yapmış olacağım. Konu şu: bilerek ve isteyerek hatta bundan mutluluk duyarak kültür emperyalizmine evlatlarımızı kurban ediyoruz, hem de bunu şuursuz bir hazla gerçekleştiriyoruz. Yani neresinden bakarsak bakalım müthiş azgın bir kültürel hegemonyaya bizim sabileri, en saf, en kıymetli varlıklarımızı kendi ellerimizle özene bezene teslim ediyoruz. Eminim bu yazıyı okuyan pek çok veli bu durumu hiç umursamayacak, bazısı “e ne yapalım, kaçış mümkün mü, çantasının üzerinde Spiderman değil de Fatih Sultan olsa ne yazar hepsi sırtımızdan para kazanıyor ” diyecek en iyisi de benim gibi biraz vicdan azabı duyup sonrasında hegemonyanın kollarında hazlara ulaşacağız. Keşke şu yazımı okuyan kişilerden bazıları çıksa da bana cevap yazsa yanılıyorsun, hiç de öyle değil deseler...
Bu yıl okula başlayacak evladım için her veli gibi okul alışverişine çıktık ve gördük ki biz; biraz mütedeyyin, biraz milli ve manevi değerlerine muhafazakâr aileler “aman çocuğum zararlı cereyanların, milli olmayan fikrîlerin etkisine kapılmasın” diye çırpınırken böyle bir şeyin neredeyse imkânsız olduğu gerçeğiyle karşılaştık. 6 yaşında okula başlayacak çocuğumuza Batı’nın tezgâhlarında üretilen sahte kahramanları, büyü ve sihir karakterlerini bir de lisanslısı, orijinali olsun diye kucak dolusu para ödeyerek satın alıyoruz. Sonra da çocuklarımızın bize davranışlarına, kullandıkları kelimelere bakıp “çocuklarımız niye böyle oldu” diye iç geçiriyoruz, sanki biz nasılız da? Hafta sonu İzmir Konak’ta adını vermeyeceğim bir AVM’de okul malzemelerine (çantalara) şöyle bir göz gezdirdim, “Marvel” lisanslı o meşhur kahramanların resimlerini üstünde taşıyan ilkokul çantalarının fiyatları en düşük 150 TL’den başlıyor artık gidebildiği kadar gidiyor. Mahalledeki esnafa geldim aynı manzaranın mahalle versiyonu ile karşılaştım, daha ucuz malzemeden yapılmış aynı görsellerin kullanıldığı ürünler belki onların farkı lisanslı olmamalarıydı. Sonra BİM, ŞOK, A-101 gibi yaygın perakende mağazalarına da uğradık nispeten daha alt gelir guruplarına yönelik fakat aynı görsellere sahip yine o ürünler ama tanıtım broşürlerinde “lisanslı” notu ile satılıyordu bu kez...
Yazıyı okuyan arkadaşlarımdan ricamdır “lisanslı” kelimesinden ne anlıyorlar? Muhtemelen çok kişi üç aşağı beş yukarı aynı şeyi anlıyordur.
Lisans; dünyaca tanınmış markaların, futbol kulüplerinin, sinema ve çizgi film karakterlerinin veya dijital oyunların haklarının belli bir süreyle farklı bir ürün kategorisi veya bir servis için kullanılmasıdır.
Tweety’li yastık… Bugs Bunny desenli diş fırçası… Ben 10 baskılı T-Shirt… Batman oyuncak figürleri… Süper Kahraman logolu takılar… Tüm bunların ortak noktası yılda 172 milyar dolarlık satış hacmine sahip lisans dünyasından sadece bir kaç örnek.
Arkamıza yaslanarak bir düşünelim 20 milyonu aşan öğrenci kitlesinin olduğu bir ülkede kaç milyon olduğunu bilmediğim ilkokul öğrencisinin kaçının çantasının üzerinde Barbie, Mickey Mouse, Spiderman, Frozen veya bunlara benzer biri yok? Ne yapıyoruz: bir o markaları ortaya çıkaranlara para kazandırıyoruz, iki onların daha da çok kazanması için gönüllü reklamcıları oluyoruz ve en önemlisi de çoğu saçma sapan bu karakterlerle çocuğumuzun dünyasını şekillendiriyoruz. Adı milli olan eğitimimize milli olmayan bilinçaltı ile başlıyoruz. Bunları burun kıvırıp okuyanlar, yazdıklarımı saçma bulabilirler lakin onların bu tavrı gerçekleri ortadan kaldırmıyor…
Oysaki geçen sene Türkiye’nin en büyük kırtasiye mamulleri üreticisi holdingimiz (Adel Kalemcilik /Anadolu Grubu) TRT ile anlaşmış, TRT’de yayınlanan Türkiye menşeli çizgi film karakterlerinin okul ürünlerinde kullanılması ile ilgili lisans sözleşmesi yapışlardık. Bu bir PR çalışması değilse o zaman niye bu sene ben hiçbir yerde bu ürünleri görmedim? Hemen şu denilecektir: satmıyor kardeşim! Elbette satmayacak zaten mesele bu. Bugün en lüks mağazadaki aynı çizgi karakterli okul çantası da lisanlı olarak satılıyor BİM’ deki de lisanlı biri fakiri teselli ediyor, diğeri zengini tatmin ediyor. Garip olan madem bu lisans belli bir kaliteyi, belli standartları temsil ediyor o zaman biri beş kuruşken diğeri neden yirmi beş kuruş, birini eline alınca her halinden kalitesiz bir ürün olduğu anlaşılırken diğeri niye çok kaliteli? Üstelik lisans anlaşması bir hukuki anlaşma olduğuna göre her üretici lisansın sahibine hem para ödüyor, hem onun daha da geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Lisans anlaşması yapan firmalar elbette satışlarına, cirolarına bakıyorlar onların derdi kültürel değerler falan değil dolayısıyla onlar için satmayan ürün yerine hazır müşterisi olanı tercih etmek kapitalizmin bir gereği. Bu kısır döngü de böyle gidiyor ve gidecek gibi görünüyor. Bizler de leylek misal “lak lak” ile ömür geçiriyoruz... İki kuşak önceki atamızın dilinden iki kelimeyi şu yazıya serpiştirince “bu ne anlaşılmaz lisan, biraz daha sade yaz” diyen, dedesinin mezar taşı yazısını okumaktan ve anlamaktan aciz bizler niye böyle olduk? Niye kendi geçmişine, kendi kültürüne yabancı hatta odan utanan nesiller vücuda getirdik?
Aşağıda görseli olan ürünleri ben gezdiğim yerlerde görmedim olmadıklarını iddia etmiyorum lakin…
Bilal Dursun YILMAZ
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)