Takriben 13 yaşımda gurbete çıktım. O yaşa deyin Özal ismi haricinde siyasi bir figür duymamıştım. Hatta siyaset kavramını da duymamıştım, bilmiyordum. 91 seçimlerine kadar Özal’a rey veren babam 91’de yapılan milletvekili genel seçimlerinde Erbakan’a oy vermişti, adı köyde “Erbakancı” olan iki kişiden biriydi. Benim köyden çıkarken aklımda kalan son şeydi bunlar.
İzmir’e berber çırağı olarak gelmiştim. Çalıştığım yer de, ikamet ettiğim yer de hayatı son derece seküler yaşayan bir akrabamın yanıydı.
O yıllar Türkiye’de İslami faaliyetlerin ivme kazandığı dönemlerdi. 94 yerel seçimlerinde Refah Partisi içinde İstanbul ve Ankara’nın da olduğu pek çok ilde belediye başkanlıklarını kazanmış iktidar alternatifi bir parti konumuna yükselmişti. O dönem hain niyetlerini henüz kimsenin fark etmediği FETÖ hareketi...t Yamanlar Kolejinde Başbakan Çiller’inde katıldığı büyük çaplı Risalet programları yapıyor, Kombassan ve Yimpaş gibi çok ortaklı büyük şirketler İslami duyarlılığı öne çıkaran söylemleri ile bilhassa Avrupa’da hissedarlar topluyor, önemli özelleştirmeleri satın alıyordu. Yeşil sermaye, yeşil pop ve yeşil kozmetiğin revaçta olduğu o yıllarda ben de bir ergen olarak dünyayı olmasa da Türkiye’yi anlamaya, tanımaya çalışıyordum. Köylü dindarı olan aile yaşamım, fıtratımdaki çekingenlik, çocuk yaşta gurbete avdet etmem ve akrabalarımın seküler yaşam tarzı beni şehre adapte olmaktan geri koymuştu. Tüm bunları görünce modern seküler yaşama cephe almıştım. Etki tepki kanunu gereği olsa akrabalarımın yaşam stili, geneli göçerlerden oluşmuş ne şehirli ne köylü olan bozulmuş bir mahallede alt gelir ve alt kültür grubunu hedef kitle yapmış berber dükkânında dönen muhabbetler beni alternatifi olana zorluyordu. Berberde olan genel konuşmalar futbol, politikaya dair şeyler ve erkeklere özgü amiyane uçkur muhabbetleriydi. Müessese sahibinin meşrebi neyse doğal olarak o konular yoğun olarak konuşulurdu. Benim patronum olan akrabam da siyaset ve futbol merakı olmadığından üçüncü konu en fazla konuşulan ve haz alınan sohbetti. Bütün bunlar benim kendime, karakterime bir yer edinmeme zemin hazırlamıştı. Çocukluğum, aile özlemim ailemin değerlerine bağlı kalmamı gerektirirken o günlerde bugünkü isimleri aynı olan medyanın harladığı alaşağı dindarlık haberleri, cemaat ve tarikat kavramları, akrabalarımın köydeki yaşamlarından 90 derece dönmelerine duyduğum tepkiler beni İslami konuları öğrenmeye ve İslami grupların eylemlerini anlamaya sevk etmişti. O dönem bu konular beni iyice meraklandırmıştı. O dönemde Milli Gazeteye abone olmuştum çıraklıktan aldığım bahşişlerle gazetenin parasını ödüyordum. Gazetenin her satırını okuyor, okurların gönderdiği içinde edebi bir değerin olmadığı kara mizah türü şiirlerin tamamını ezberliyordum. Lakin patronum o gazeteyi almamı istemiyordu. Onun istememesi gazetenin yayın politikasından ziyade benim bahşiş olarak aldığım paraları gazeteye vermeme olan tepkisiydi. O, “bir daha bu gazeteyi aldığını görmeyeceğim” dese de gazeteyi ona sezdirmeden almaya devam ediyordum. Görmesin diye de gazeteyi erkenden okuyor, buruşturup eski gazetelerin içine atıyordum. Nasıl olduysa bir gün bunu fark etti ve o gazeteyi ağzıma tıkarak yedirmeye çalıştı. İşte o yıllarda babamın hatırası Huzur Sokağı romanını okuyor, başka İslami romanları temin edip okumaya çalışıyordum. Benim merakım kamuoyunda konuşulan, yazılan çizilen, karikatürize edilen cemaatler ve tarikatlardaydı. Bunlar nedir, kimdir? Ayinleri nasıldır, hakikaten berberde konuşulduğu üzere gidenlere para veriyorlar mı daha bir sürü şey ben bunları öğrenmek istiyordum. Lakin akrabamın yanında çocuk olmam hasebiyle kimsenin beni muhatap aldığı yoktu. Kimse bir yere çağırmayınca ben de bir yere gidemezdim. Henüz 14 yaşımda Refah Partisi Karşıyaka ilçe başkanlığına gidip partiye üye olmak istedim onlarda 18 yaşını doldur üye ederiz dediler öyle kaldı. 95 yılı olacak bir gün benden birkaç yaş büyük birisi beni bir sohbete davet etti. Zaten merakım kat kat artmış dolayısıyla hemen o sohbet grubuna gittim. İlk gün ne okuduklarına ne konuştuklarına bakmadan o dönem için aklıma gelen tüm soruları sorduğumu hatırlıyorum. İşte benim cemaat ve siyasetle tanışmam bu adımla başladı ve sonraki yıllarda devam etti. Fıtratımdaki merak ve ilgimin bu alana yoğunlaşması beni bu konuları araştırmaya sevk etti.
Evet araştırmalarım literatür bilgisine haiz, ilmi metodolojiyi esas alan araştırmalar olmamakla birlikte popüler gündemde yazılanlar çizilenler üzerinden bu konuları irdelemeye çalıştım.
Şimdiden sonra yazacaklarım başlıkla ilgili olacak ama muhtemelen bu yazıya sığmayacak ikiye bölünecek. Elbette bu yazdıklarım bir siyasal tarih, siyaset bilimi ve sosyoloji literatürü taramalarından mürekkep şeylerden ziyade yaşayıp deneyimlediğim, gözlemlediğim şeylerdir. Dolayısıyla eleştirilerin de bu nazarla olması gerekir.
…
Ben gerek dünyada gerekse Türkiye’de İslamlığı esas alan faaliyetleri, genel olarak üç ana kategoriye ayırırım; birincisi tasavvuf, ikincisi siyasal İslam, üçüncüsü cemaattir. Elbette bu üç kavram birbiri içinde dercedilmekle birlikte doğrudan sosyolojik bir olgu olarak da ayrıca değerlendirilmektedir. Üç ana ekol içinde birbirine geçişler şüphesiz var olmakla birlikte her üçünün de mesleki farkları vardır. Bir de bu üçünden de bağımsız şahıs eksenli dönem dönem vuku bulan cereyanlardan söz edilebilir. Bunların entelektüel varlıkları ve etki alanlarının gücü bazen sözü edilen üç ekolden de daha etkin olduğu dönmeler olmuştur. Fakat toplumsal tabana yayılamamaları onları devamlı kılmamıştır. Şunu başta belirtelim yukarıda belirtilen bu üç ana ekol de İslam peygamberi Hz. Muhammedi kendine rehber yapmıştır. Tasavvuf peygamberin zikir ve ibadet yönünü (enfüsi âlemini), siyasal İslam hilafet ve liderlik yönünü, cemaatte iman ve itikat yönünü temel esas olarak almışlardır. Tabiiki iman olmadan ibadet, ibadet olmadan İslami yaşam olmayacağı savından hareketle hepsi birbirinin mütemmimidir. Yani birbirinin tamamlayıcısıdır.
Tasavvuf tarikat yoluyla, siyasal İslam hilafet ve saltanat yoluyla, cemaatte ilim yoluyla intişar ede gelmiştir.
Tarikatlar hicretten takriben 400-500 yıl sonra ortaya çıkmıştır. Çok türlü tarikler olmakla birlikte bugüne kadar varlığını güçlü şekilde devam ettiren Kadiriye ve Nakşiye ve bugün ardıllarının varlığı muamma olan Yesevi ve Bektaşi gibi ekollere adını veren kişilerin geçmişine bakılınca tarikatın tarihi geçmişi de ortaya çıkmaktadır. Lakin tarikatların müntesipleri Hz. Ebubekir’i pir ittihaz ederler o da ayrı bir mevzudur (bu yazıda son 50 yıl üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır).
Siyasal İslam kavramı ve tarihi süreç çok karışık olmakla birlikte kavram, Abdülhamit devri siyasetinde dünya siyaset literatürüne girerek isimlendirilmiştir (bu yazıda son 50 yıl üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır).
Cemaat; neşir ve tebliğ modelini Ashab-ı Suffe’ye dayandırmakta ve ilim yolunu esas ittihaz etmektedir (bu yazıda son 50 yıl üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır).
Şahsi hareketler Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Muhammed İkbal, Mehmet Akif ve daha birçok şahıs etrafında cereyan ettiğinden bunlara ayrıca girmeyeceğim.
…
Türkiye’de Cumhuriyet döneminde devrim kanunları gereği resmen tekkeleri ve kurumları lağvedilip, dağıtılan tarikatlar bir süre yer altına inmiş, geniş kitlelere ulaşamasalar da varlıklarını bir şekilde devam ettirmişlerdir.
Siyasal İslam hareketi de tek partili dönemde düşünce ve aksiyon adamlarını ya idam ya da sürgün yoluyla kaybetmiş, inkıtaa uğramış kurumsallaşmasını 50’lerden sonra ancak gerçekleştirmeye başlamıştır.
Cemaat ise diğer iki ekolün aksine Cumhuriyetin ilk yıllarında devrim kanunlarının tüm müdahalelerine rağmen (alfabenin kaldırılması, tekke ve zaviye, tedrisat ve kıyafet kanunu gibi vesaire ) tek partinin tek hedefi olmuş fakat yeraltına inmeden bütün engelleme ve yok etme girişimlerine rağmen faaliyetlerini aşikâre sürdürmüştür. İlk olarak kuvveden fiile 1930’lu yıllarda çıkmış o gün bugündür kendi içinde birçok meşrebe ayrılmış, dünyanın dört bir tarafına yayılmış Bediüzzaman Said Nursi’nin başlattığı bir harekettir. Hareketin mihenk noktası kitaba dayalı bir teşekkül olması ve faaliyetlerini meşveret üzerine inşa etmesidir.
Bu hareketin enteresan noktası müellifin kendi üç dünyası (eski, yeni ve üçüncü Said) olmasıdır. Bu üç dünya yukarıdaki üç ekole de tekabül ettiği söylenebilir. Nu biraz karışık durum şöyle ki…
Yazının ana kısmı bir sonraki yazıya kaldı.
Bilal Dursun YILMAZ
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)