MÜSİAD Vizyoner’19 Zirvesi, Hedefimiz teknolojideki paradigma değişimlerini yakalamak!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
MÜSİAD Vizyoner’19 Zirvesi, Hedefimiz teknolojideki paradigma değişimlerini yakalamak!
30.11.2019 11:50:59

 

MÜSİAD Vizyoner’19 Zirvesi, Hedefimiz teknolojideki paradigma değişimlerini yakalamak!

MÜSİAD Vizyoner’19 Zirvesi’nin üçüncü bölümünde birbirinden değerli konuşmacılar, bilişim, yapay zekâ, sektörlerin geleceği ve devletin bu alandaki çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu

Türkiye’nin 2023 hedeflerine yönelik çalışmaları hakkında bilgi veren Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı M.Fatih Kacır yakın zamanda Türkiye'nin 10 yıllık uzay hedeflerini kamuoyu ve dünya ile paylaşacaklarını belirtti.

Milli Teknoloji Hamlesiyle yüksek teknoloji üreten ve bu teknolojiyi dünya pazarına ihraç eden bir Türkiye'yi işaret ettiklerini dile getiren Kacır, ülkenin, kritik teknoloji ihtiyaçlarını kendisinin karşılamasını istediklerini söyledi.

Kacır, savunma sanayi teknolojilerindeki başarıları sağlık, finans, enerji, ulaştırma gibi diğer sektörlere de taşımaları gerektiğini kaydederek, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında belirlenen hedeflerden bahsetti.

Bakan Yardımcısı Kacır, "Bizim için en kritik ve temel göstergelerden birisi imalat sanayimizin üreteceği katma değerin GSYH'nin içindeki payı. Bu payın son 10 yıllık dönemde, yıllık yüzde 16,5'lik seviyesindeyken 2023'te yüzde 21'e çıkmış olmasını hedefliyoruz." diye konuştu.

Bu kapsamda imalat sanayisi ihracatının 160 milyar dolar seviyesinden 210 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini aktaran Kacır, "İhracatımızda orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını yüzde 40 seviyesinden yüzde 50 seviyesine çıkarmayı amaçlıyoruz." diye konuştu.

Yazılımcı Sayısında Hedef 500 Bini Aşmak

Kacır, Türkiye'de aktif yazılımcı sayısının yaklaşık 140 bin olduğunu öngördüklerini belirterek, "Bu sayıyı da etkin, yaygın, hızlı sonuç alacağımız eğitim uygulamalarıyla 2023'e geldiğimizde 500 binin üzerine çıkarmış olacağız." ifadesini kullandı.

Girişimcilere sunulan fonların güçlendirileceğini dile getiren Kacır, "Önümüzdeki dönemde bakış açımızın en temel unsurlarından bir tanesi teknolojideki paradigma değişimlerini yakalamak olacak. Aslında savunma sanayisindeki başarımızın sırlarından bir tanesi de bu." dedi.

Kacır, son yıllarda teknolojide yaşanan paradigma değişikliğine değinerek, paradigma değişikliğini tüm sanayi sektörlerinde dikkatle yakalamayı ve özel sektörü bu fırsatlara eriştirmeye yönelik harekete geçirmeyi hedeflediklerini anlattı.

Savunma sanayisinin başarısından bahseden Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önümüzdeki dönemde savunma sanayimizdeki başarımızdan ilhamla, kamu alımlarında, savunma sanayisinin dışında kalan sektörlerde de güçlü bir koordinasyon, eş güdüm ve uzun vadeli planlama yapabilmesini sağlayacak Sanayileşme İcra Kurulu'nu hayata geçireceğiz. Başkanlığını Cumhurbaşkanımızın yapacağı bu kurul, bakanlığımızın çalışmalarıyla gündemini oluşturacak, sağlık, enerji, ulaştırma başta olmak üzere Türkiye çapında büyük kamu alımlarının ve yatırımlarının yapıldığı alanlarda, bu kamu projelerinin yerli teknolojinin gelişmesine kaldıraç oluşturmasını sağlayıcı tedbirler alacak."

BUGÜN FARKLI BİR TÜRKİYE İLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Geopolitical Futures Kurucu Başkanı ve siyaset bilimci George Friedman, zirve kapsamında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 10 yıl içinde büyük aşama, 10 yıl önce çıkardığı bir kitapta Türkiye'nin büyük bir güç olarak ortaya çıkacağını iddia ettiğini söyledi.

Özellikle Türkler başta olmak üzere pek çok kişinin bunun imkânsız olduğunu söylediğini ancak şu anda bu iddiasının gerçeğe dönüştüğünü ifade eden Friedman, Türkiye'nin 10 yıl içerisindeki değişimine işaret etti.

Friedman, "Bundan 10 yıl önce 'Türkiye, ABD ve Rusya ile aynı masada oturacak ve eşit söz hakkına sahip olacak' denilse buna katılmazdık. Türkiye o zamanlar önemli bir güce sahip değildi. 10 yıl sonra bugün farklı bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Türkiye şimdi kendi sınırlarının güvenliğini sağlıyor. Türkiye kendi potansiyel müttefiklerini seçiyor. Türkiye, 10 yıl önce kendine güveni olmayan bir ülkeydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kendine olan özgüvenini inşa etmeyi çalışıyor." şeklinde konuştu.

2035’TE KLASİK OTOMOBİL ÜRETİM TARZI YARIYA İNECEK

Zirve kapsamında düzenlenen Milli Teknoloji Hamlesi ve Dijital Türkiye başlıklı panelde konuşan Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan Karakaş, otomotiv sektörünün içinden geçtiği değişim sürecinden bahsederek, yakın zamanda araçlardaki tüm cihazların akıllı cihazlara dönüşüp birbiriyle iletişim halinde olacağını söyledi.

Arabaların sürücüsüz hale geleceğini ve bazı tezlere göre otomobil sahiplik oranlarının azalacağını dile getiren Karakaş, 2035'te bugünkü klasik tarzda üretilen arabaların payının yüzde 60'lara düşeceğini anlattı.

Karakaş, yerli otomobil sürecinden bahsederek, bu süreçte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kendilerine çok ciddi destek verdiğini, savunma sanayisinde çok ileride olduklarını, bu projeleri yapanların otomobil de üretebileceğini aktardı.

Otomobil üretme noktasında en önemli yatırımın yeterli donanıma ve liyakate sahip personel olduğunu ifade eden Karakaş, Türkiye'nin bu yarışın içerisinde olduğunu bildirdi. Karakaş, "Grubumuzu kurarken amacımız, milli ve uluslararası camiada rekabet edebilen doğuştan elektrikli bir araç sahibi olmaktı." dedi.

TOGG Üst Yöneticisi Karakaş, yerli otomobilin banttan ineceği yıla dair 2022'in belirtildiğini ve bu sürenin kısa olduğuna dair bir yorum üzerine, "Bu soruyu biz de kendimize sorduk.

Dünyadaki kıyaslamalara baktığınızda bu süre zarfında bunu yapmak mümkün. Başkaları yapabiliyorsa biz de yapabiliriz." diye konuştu.

"BÖLGEMİZİN EN BÜYÜK OYUNCUSUYUZ"

HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ise sadece savunma sanayisinde faaliyet göstermediklerini belirterek, Türkiye'nin dijitalleşmesine katkı sağlayan ve devletin kritik altyapılarında da çalışan bir şirket olduklarını söyledi.

Atalay, 5 bin kişilik bir iş gücü ile bölgenin en büyük oyuncusu olduklarını kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital dönüşümün bana göre en önemli unsuru insan kaynağı. Yurt dışına beyin göçü olduğu gibi bir algıyı doğru bulmuyorum. Şirketimizde eğitim için de dahil olmak üzere sadece 12 kişi gitti yurt dışına bunların da 3'ü geri döndü. Veri, bazılarına göre çağımızın yeni petrolü. Verileri kullanarak katma değeri daha yüksek ürünler geliştirmeliyiz."

MÜSİAD Vizyoner’19 Zirvesi’
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert