Advert
Müslümanların birliğini istememek birlik için çalışmamak büyük günahtır!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Müslümanların birliğini istememek birlik için çalışmamak büyük günahtır!
17.05.2018 10:47:26

 

Müslümanların birliğini istememek birlik için çalışmamak büyük günahtır!

Hürriyete, imkâna, enerjiye sahip olup, birlik için çalışması gereken kişiler ve kurumlar;  Müslümanların birleşmesi, tek bir Ümmet olması, güçlenmesi için çalışmazlarsa ne olurlar?

Vazifelerini ihmal ve terk etmiş olurlar, günahkâr ve suçlu olurlar.

Birlik için çalışmanın birinci maddesi nedir?

Birliğin, tek bir Ümmet olmanın farz olduğunu, tefrikanın (parçalanmışlığın, bölünmüşlüğün, çekişmenin) çok kötü olduğunu bilmektir.

İttihad-ı İslam bize vacip midir? Elbette vaciptir.

Bu hususta delillerin nelerdir?

Allah-ü Teala, Resulullah (Salât ve selam olsun ona), Kur’an ve Sünnet, Hikmet, akl-ı selim bize; birliği, ittihad-ı İslam’ı, iman kardeşliğini emr ediyor, parçalanıp bölünmekten, birbirimize düşmekten nehy ediyor.

Birlik olmadan tefrika önlenemez.

Bütün icazetli ulema ve fukaha birlik için çalışmalıdır.

Bütün hademe-i hayrat (din görevlileri) birlik için çalışmalıdır.

Bütün ziyalı Müslümanlar birlik için çalışmalıdır.

İlahî Nur ile gören bütün Müslümanlar birlik için çalışmalıdır.

Birlik için nasıl çalışmalıyız?

İlmin, irfanın, hikmetin, yüksek kültürün ışığında bir plan ve program hazırlanmalı, bunun bir kısım maddeleri birlikle, ittihada, uhuvvetle, Ümmetle ilgili olmalı ve bunlar, ehliyetli ve liyakatli kimseler tarafından hayata geçirilmelidir.

Neler yapılabilir, somut bir örnek verebilir misiniz?

Ehliyetli bir heyet, öncelikle mükemmel bir ISLAH PLAN ve PROGRAMI yapar. Bu plan ve program dâhilinde MÜSLÜMANLARI TEK BİR ÜMMET OLMAYA DAVET risalesi hazırlanır, bundan milyonlarca adet yayınlanır ve halka okutulur, öğretilir. Ümmet birliği, iman kardeşliği kavramı yüreklere ve beyinlere sokulur.

Önce hangi maddeden başlamak gerekir?

Yapılacak ilk iş, Türkiye’nin en âlim, en ârif, en faziletli, en ehliyetli, en liyakatli, en ihlaslı, en taqvalı Müslüman büyüğünü bulmak, onu mânevî başkan seçmek, ona biat ve itaat etmektir. Planlar, programlar, projeler, hizmetler, faaliyetler onun direktifleriyle yapılacaktır.

Bu zat nasıl karar alacaktır? Ehliyetli ve mu’temen (her bakımdan güvenilir) danışmanlarla istişare ederek…

Müslümanların başlarına râsih, ehil, layık bir İmam seçip tek bir Ümmet olma çalışmalarına kimler karşı çıkacaktır?

Bütün müşrikler, kâfirler, münafıklar, fitne ve fesatçılar, İslam düşmanları, sapıklar karşı çıkacaktır.

Müslümanlardan da karşı çıkacak olacak mıdır?

Ne kadar ham, beyinsiz, geri zekâlı, yarı mühtedi, din sömürücüsü, benlik esiri, mürekkep cahil varsa karşı çıkacaktır.

Bu işin bazı sakıncaları var mıdır?

Ehliyetli, liyakatli, râşid, muhlis, muslih, fatin bir İmam seçilirse hiçbir sakınca yoktur. Böyle biri değil de, şarlatan soytarı hokkabaz münafık arivist aktivist maceraperest şerir şaqi biri başa geçerse çok sakıncalar ortaya çıkar.

Sakınca olmasın diye tek bir İmam’a biat etmekten, tek bir Ümmet olmaktan vaz mı geçelim?

Kesinlikle vaz geçmeyelim. İmamsızlıktan ve Ümmetsizlikten daha büyük bir sakınca olamaz.

Resulullah Efendimiz, “Zamanındaki İmama biat etmeden önce ölen kimse, sanki cahiliyet ölümüyle ölmüş olur” buyurmaktadır.

Bu konuda çok yazılar kaleme alıyorsun amacın nedir?

Tek bir Ümmet, kendisine biat ve itaat edilen râşid bir İmam, İttihad-ı İslam, iman kardeşliği, Müslümanlar arası tesanüd ve yardımlaşma kavramlarını gündeme getirmek için yazıyorum.

Seni pek dinleyen yok…

Cevap: Fakir, bir nebze de olsa vazifemi yapayım…

Senin bu işte şahsî menfaatin var mıdır? Bendeniz yaşını başını almış, ahı gitmiş vahı kalmış bir kimseyim. Dünyevî bir talebim yoktur. Menfaat bir tarafa, başım ağrıyabilir.

Ehliyetli, râşid, ihlâslı, muktedir bir İmam seçilirse ona biat eder misin? Tabiî ki ederim.

Böyle bir İmamın kaç boyutu olmalı:

Şeriatı bilmeli ve ona hizmet etmeli.

Şeriata aykırı olmamak şartıyla Tasavvuf ve tarikat boyutu olmalı.

Dünya işlerinde kiyasetli ve dirayetli olmalı.

(Anlayanlara) Duhat-ı Etrakten olmalı.

Benliğini yok etmiş olmalı.

Dünyaperest olmamalı.

Müeyyed olmalı.

Resulullah Efendimiz ile irtibatlı olmalı.

Tarihte böyle bir kimse var mıdır? Vardır. İmam yahut Şeyh Şamil… Şeriat âlimiydi, tarikat şeyhiydi, Halid-i Bağdadî’den hilafeti vardı, mücahid fi sebilillah idi, mü’minlerin emiri idi, pek mübarek ve muhterem bir veli idi. Rahimehullah.

Mehmet Şevket Eygi / Milli Gazete

Ümmet İttihad-ı İslam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert