Lütfi Bergen yazdı… Türkçe, Avrupa’ya kafa tutan dildir!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Lütfi Bergen yazdı… Türkçe, Avrupa’ya kafa tutan dildir!
08.10.2019 13:06:04

 

Lütfi Bergen yazdı… Türkçe, Avrupa’ya kafa tutan dildir!

İsmet Özel daha “Yıkılma Sakın” şiirinden beri (1969) şiirin çürümüş ve uşaklaşmış aydın çevrelerine dâhil olmamayı sağlayacak “kahredici kelimeler” ile yazılabileceğini ifade ederek edebiyatın “yönetimini ele  geçirmeye” ahdetmiş bir dik duruşu ortaya koydu.

"Sana durlanmış kelimeler getireceğim

pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler

kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir

seni çünkü dik tutacak bilirim

kabzenin, çekicin ve divitin

tutulduğu yerden parlayan şiir."

Türk edebiyatında sadece İsmet Özel, şiir ile “edebiyatın yönetimini ele geçirmeyi” dava olarak gördü.

Ataol Behramoğlu ile de bu yüzden ayrıldı.

Behramoğlu, Bir Gün Mutlaka şiirinin Aragon’un onayladığı dergide yayımlandığını söyleyince İsmet Özel şöyle dedi:

“Aragon’un onayını önemsemiyorum. Gariban Avrupalılar ne anlar benim şiirimden? Veya Türkçe yazılmış bir şiirden.”

İsmet Özel 1970’lerde Türkçenin Avrupa’ya kafa tutan bir milletin varlık kaynağı olduğunu Ataol Behramoğlu’na yazarak aralarındaki uçurumu nazikçe göstermeye gayret ediyordu. “İsmet Özel Nobel’i emperyalizmin aracı olarak gören şairdir. Ataol ise, Nobel’e hayrandı” (Osman Çutsay, 1997: 50).

İsmet Özel daha 20’li yaşlarında genç bir şair iken Türkçenin Avrupa’ya karşıt (belki anti-emperyalist) öze sahip olduğunu idrak ederek Ataol Behramoğlu‘na Türk şiirinin ve Türk edebiyatının başka bir dile çevrilemeyeceğini ikaz ediyordu.

Bugün de “Türkçe” edebiyat, başka bir milletin diline çevrilemeyecek eserler verilerek yapılabilecektir.

Türkçe bir eser, ancak “Türk” insanının Türkçe düşünerek anlayabileceği eserdir.

Eğer bir eser, Batı diline çevrilebiliyorsa Batı uşaklığına hazır içeriği nedeniyledir.

İsmet Özel‘in 20’li yaşlarında idrak ettiği “Türkçe”nin batı’ya eğilmeyen bir millet dili olduğu” hususu, onu ileriki yaşlarında da Türkçe konuşan milletin kâfire boyun eğmeyecek bir varlık olduğu fikrine getirmiştir.

İsmet Özel‘in 20’li yaşlarda “Türk edebiyatının yönetimini ele geçirme” iradesi, Türk şiirinin İsmet Özel şiiri haline gelmesine de yol açmıştır.

İsmet Özel-Ataol Behramoğlu

İsmet Özel, Ataol Behramoğlu‘na yazdığı mektuplardan birinde “Türk şiirinin yönetimine el koymalıyız” derken kendine gelecek asırları da gözeten bir hedef koymuştu.

Ataol Behramoğlu, bu hedeften çok uzak bir “halkçılık” iddiasına savruldu.

İsmet Özel Türkiye Ansiklopedisi (İletişim Yayınları) 1. ciltte yazdığı “Aydınlar” makalesinde Osmanlı’da üç tip kitapçı olduğunu ifade eder: 1) Babıali, 2) Sahaflar, 3) Beyoğlu.

 Özel‘e göre bu kitapçılar sırasıyla Osmanlıcı, İslâmcı, Batıcı akımlara hizmet etmiştir (s: 65).

İsmet Özel“Aydınlar” makalesinde Osmanlıcılığın sonradan Türkçülüğe döndüğünü, Avrupacılığın Sosyalizme evrildiğini, ifade ederek İslamcılık/Avrupacılık/Türkçülük akımlarının tamamını BATICI akımlar olarak değerlendirir (s: 65).

İsmet Özel, aydınların yapılanı bozan, sonra bozuk olanı da bozan bir güruh olduğunu da ifade eder.

Dolayısıyla ona göre aydın, gerçek ile sahte değerleri birbirinden ayırabilecek ölçüden yoksun “okumuşlar yığını”dır (s: 66).

İsmet Özel‘e göre Cumhuriyet döneminde “İslâmcılık” 1973 seçimlerinde bir “provakasyon olarak” başlatıldı.

(Desem Öldürürler, Demesem Öldüm, 2018: 86).

İsmet Özel’in “Kalın Türk” tezini ileri sürmeden çok önce İletişim Yayınları‘nın Türkiye Ansiklopedisi’nde yayımladığı “Aydınlar” makalesinde İslâmcılığı “Batıcı” olarak nitelediği görülmektedir.

İsmet Özel, 2010’larda da İslâmcılığı sert bir şekilde eleştirir.

İsmet Özel’e göre Türkçe, koltuğu altında haç saklayan hacıları deşifre eden bir dildir.

Fakat bugün o Türkçe kalmamıştır.

(Desem Öldürürler Demesem Öldüm, 2018: 140).

İslamcıların İsmet Özel’e yaklaşması, onun İslamcılık eleştirilerinden kaçabildikleri ve hatta bu eleştirileri örtebildikleri derecede hayat bulmaktadır.

İsmet Özel‘in ilk gençlik yıllarından itibaren Türkçe üzerinden “ancak uzmanların anlayabileceği” bir edebiyatı öne çıkarması “Halkın Dostları”nın çıkış sebebi olan “kurtarılacak halk” fikrinden zamanla kopmasına yol açmıştır.

İsmet Özel, Türkçeyi esas alarak “millete” varmıştır.

İsmet Özel‘in genç şair olarak “yönetimi ele geçirme”nin yatağı olan Türkçe, “kâfirlerin anlayamayacağı bir dil” diğer değişle “konuşulamaz Türk’ün iklimi” olmuştur.

İsmet Özel’e göre “Türk şiiri”, Türkçenin millet inşa etmesini sağlamış şifresidir.

Türkiye’de İslâmcılar, İsmet Özel‘in Arap devletleri ve ulusları hakkındaki görüşlerini de örtmektedir.

“Yıllar yılı her dinden Arapların iştirak ettiği Arap Birliği toplantıları yapılırken ağaçlar neden çiçek açmıyordu da, neden Araplar Müslümanlıklarını ve Hanefiliklerini askıya aldıkları zaman Obama bin Ladin onları bahara kavuşturuyor”

(Desem Öldürürler Demesem Öldüm, 2018:102)

Lütfi Bergen / Zamanın izinde

Türk edebiyatı İsmet Özel Lütfi Bergen
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert