Ülkemizi Suç Örgütleri Üzerinden Kıskaca Almak Ve Bundan Siyasi Sonuçlar Üretmek Peşindeler
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Ülkemizi Suç Örgütleri Üzerinden Kıskaca Almak Ve Bundan Siyasi Sonuçlar Üretmek Peşindeler
27.05.2021 11:16:13

 

Ülkemizi Suç Örgütleri Üzerinden Kıskaca Almak Ve Bundan Siyasi Sonuçlar Üretmek Peşindeler

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayı ve Ramazan bayramının geride kaldığını, Kurban bayramının heyecanının şimdiden duyulmaya başlandığını belirterek, yaklaşık 14 aydır devam eden salgın sürecinde, milletin hem sağlığını hem güvenliğini hem de aşını ve işini korumak için devletin tüm imkânlarını seferber ettiklerini belirtti.

 

“SALGININ BAŞLADIĞI GÜNDEN BU YANA 661 MİLYAR LİRALIK BİR KAYNAKLA MİLLETİN HER KESİMİNİN YANINDA OLDUK”

Sağlık hizmetlerinde kurulan güçlü altyapı ve tahkim edilen yetişmiş insan kaynağı sayesinde salgınla mücadelede kayda değer bir sorun yaşanmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimi ve istihdamı sürekli kılmak için de her türlü kolaylığı gösterdiklerini, her türlü desteği verdiklerini dile getirdi.

 

Vatandaşlara, esnaf ve işadamlarına, çiftçilere sağlanan salgın desteklerini tek tek hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının başladığı günden bu yana 661 milyar liralık bir kaynakla milletin her kesiminin, her bir ferdinin yanında olduklarının altını çizdi.

 

Türkiye'nin 2021 büyüme oranının, tahminlerin çok ötesinde gerçekleşeceğine yürekten inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Finans piyasalarında zaman zaman görülen, ülkemizin ekonomik gerçekleriyle ilgisi olmayan, önemli bir kısmı manipülasyon ürünü kırılganlıkların önlenmesine yönelik ilave tedbirler alıyoruz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekonomi Reform Programı'nda yer alan hususlarla ilgili somut düzenlemeleri de çıkarmaya başladıklarını açıklayarak, AK Parti olarak en büyük başarılarının, hükûmetleri döneminde tüm vatandaşlara çalışacak iş ve geleceklerine güvenle bakabilecekleri istikrarlı bir iklim sağlamak olduğunu vurguladı.

 

“BİRLİĞİMİZE, BERABERLİĞİMİZE SAHİP ÇIKTIĞIMIZ MÜDDETÇE HİÇBİR SENARYO, ÜLKEMİZİ HEDEFLERİNE ULAŞMAKTAN ALIKOYAMAZ”

Son dönemlerde Türkiye’yi hedef alan saldırıların gerisinde insanlara sağlanan imkânları ellerinden almak ve özellikle gençleri karamsarlığa sürüklemek gayesi bulunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle, nice oyunları ve tuzakları bozduğumuz gibi, bu sinsi operasyonu da akamete uğratacağımızdan kimse şüphe etmesin. Biz birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıktığımız müddetçe hiçbir senaryo, ülkemizi hedeflerine ulaşmaktan alıkoyamaz, milletimizle aramızdaki uhuvveti bozamaz” diye konuştu.

 

“İnşallah, hep birlikte ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştıracak, evlatlarımıza 2053 vizyonlarını gerçekleştirebilecekleri büyük ve güçlü Türkiye’yi miras bırakacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldiklerinde Türkiye’yi dört temel sütun üzerinde yükseltme sözü verdiklerini, bunları da eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olarak ifade ettiklerini anımsattı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarları döneminde bu alanlarda yapılan yatırım, hizmet ve eserleri anlattı.

 

Adaletin, insanoğlunun yeryüzüne geldiği günden beri üzerinde en çok durduğu, en çok arayışında olduğu, en çok hassasiyet gösterdiği konu olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, pek çok hususta olduğu gibi adaletin temelinde de dışa bağımlılığı ortadan kaldırmanın bulunduğunu belirtti.

 

“SİYASET KURUMUNUN, DEMOKRASİMİZİN KAZANIMLARINI SİYASİ TARİHİMİZE MÜHÜRLEYECEK YENİ BİR ANAYASA YAPACAĞINA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaletin, daha doğrusu yargının dışa bağımlılığı nedir? Vesayete selam duran, darbelerin, darbe girişimlerinin aparatı olan, vicdanını ve aklını kiraya veren bir yargı, dışa bağımlıdır. Biz işte buna son verdik. Bu işi bitirdik” ifadelerini kullandı.

 

Adaletin, mülkün temeli; bağımsız ve tarafsız yargının da adaletin temeli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçmişte belli bir ideolojiye hizmet eden, adeta oligarşik bir yapının sözcülüğünü yapan Hâkimler ve Savcılar kurullarını hatırlayın. Önce vesayet güçlerinin, ardından FETÖ'nün yargıyı araçsallaştırdığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun da bunun bekçiliğiyle görevlendirildiği dönemlerin acı tecrübelerini, hep birlikte ağır bedeller ödeyerek yaşadık. Bugün ise aynı kurulda milletin seçtiği Cumhurbaşkanı ve yine milletin seçtiği vekiller tarafından belirlenen üyeler var. İşte en son dün, parlamentomuzda gayet güzel, memnuniyet verici bir seçim gerçekleştirildi. Hâkimler ve Savcılar Kurulu, hakikaten parlamentomuzu oluşturan milletvekillerinin iradesiyle tecelli etmiş oldu. Bu vesileyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu adaylarının belirlenmesinde uzlaşmayı öne çıkaran siyasi partilere ve milletvekillerine şahsım, partim adına, Cumhur İttifakı adına teşekkür ediyorum.”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'deki bu uzlaşma tablosunun, yeni anayasa çalışmaları için de fevkalade ümit ve memnuniyet verici olduğunu dile getirerek, “Siyaset kurumunun, demokrasimizin kazanımlarını ve millî iradeyi siyasi tarihimize mühürleyecek yeni bir Anayasa yapacağına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

 

“DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ YAKINDA MECLİS’E SUNULACAK”

Yeni Anayasa’nın milletin vicdanından, milletin kanaatinden çıkacak; yarınlara, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıl önce duyurdukları Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin de milletin sesinin yankılarından biri olduğuna işaret etti.

 

TBMM’de kanunlaşan üç yargı paketinin içeriklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylem Planında millete taahhüt ettikleri gibi daha fazla özgürlük ve daha güçlü demokrasi için çalışmaları sürdürdüklerini, geçen ay Resmî Gazete'de yayımlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nın da bu sürecin bir parçası olduğunu söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü yargı paketinin de yakında Meclis’e sunulacağını bildirerek, bu pakette idari yargıda vatandaşın işini kolaylaştıran, ceza yargılamasında güvenceleri artıran çok önemli yenilikler getirileceğini, ardından da beşinci yargı paketi için çalışmalara başlayacaklarını ifade etti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet hizmeti, eser ve hizmet siyasetimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Amacımız, 15 Temmuz’da milletin yazdığı destanı hukukla taçlandıran, darbecilerden millet adına hesap soran yargının daha iyi işlemesi ve hukuk devletinin tüm unsurlarıyla tahkim edilmesidir” şeklinde konuştu.

 

“PEK ÇOK TERÖR ÖRGÜTÜNÜ EYLEM YAPAMAZ HÂLE GETİREREK SAF DIŞI BIRAKTIK”

İktidara geldiklerinde millete verdikleri sözün dördüncü başlığı olan emniyet konusunda da tarihî başarılara imza attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin, suç çetelerinin, çeşitli görünümler altındaki uluslararası ajanların ve onların yerli iş birlikçilerinin cirit attığı Türkiye'yi, milletin başını huzurla yastığına koyabildiği güvenli bir ülke hâline getirdiklerini vurguladı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncelikle terör örgütlerinin istismar ettiği sorun alanlarını ortadan kaldırdıklarını ifade ederek, “Bugün kendi sınırlarımızın içinde adeta felç ettiğimiz terör örgütünü, Irak ve Suriye sınırlarımızın ötesinde de tehdit olmaktan çıkartma aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Terör örgütünün siyasi alandaki uzantılarını da demokratik hukuk devleti ilkesinden ayrılmadan yakın takip altında tutarak, örgütün hareket alanını tamamen ortadan kaldırıyoruz” açıklamasında bulundu.

 

“UYUŞTURUCU SUÇLARINA EN AĞIR CEZALARIN VERİLDİĞİ ÜLKELERİN BAŞINDA GELİYORUZ”

En sinsi ve tehlikeli terör örgütlerinden olan FETÖ'yü de devlet ve toplum hayatından kazıyıp atmak için yoğun çaba harcadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgütün 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimiyle açığa çıkan, MİT tırları hadisesiyle derecesi yükselen, 15 Temmuz darbe girişimiyle de zirveye ulaşan ihanetlerine karşı milletle şanlı bir mücadele yürütüldüğünü vurguladı.

 

Suç örgütlerine karşı da tavizsiz bir mücadele yürütüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişte siyaseti ve toplum hayatını yönetecek, yönlendirecek derecede etki sahibi olan suç örgütlerini 19 yıl boyunca ellerindeki tüm imkânları alarak birer birer çökerttik” diye konuştu.

 

Vatandaşların tek başvuru merciinin güvenlik güçleri ve yargı kurumları olmasını sağladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir dönem ülkenin dört bir yanında türemiş, kerameti kendinden menkul, cafcaflı lakaplarla anılan sözde babaların racon kestiği Türkiye'yi, hukuktan başka yöntemlerin geçerli olmadığı bir seviyeye getirdik. Özellikle uyuşturucu suçlarıyla mücadele ederken, kimsenin gözünün yaşına bakmadık. Dünyada, uyuşturucu suçlarına en ağır cezaların verildiği ülkelerin başında geliyoruz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü olarak bulunan 283 bin kişinin 88 bininin uyuşturucu ve bağlantılı suçlar sebebiyle orada bulunduğunu, son 3,5 yılda 530 binin üzerinde operasyon yapılarak 750 bine yakın uyuşturucu suçu şüphelisinin gözaltına alındığını, bunlardan 85 bininin tutuklandığını söyledi.

 

Operasyonlarda piyasa değeri 63 milyar lirayı geçen uyuşturucu malzemenin ele geçirildiğini, organize suç örgütlerine karşı son beş yılda bin 700'e yakın operasyon yapıldığını ve gözaltına alınan 21 binin üzerindeki kişiden 8 bine yakınının tutuklandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nisan 2020'de yürürlüğe giren ikinci yargı paketinde organize suç örgütü kuranlara verilen cezanın iki yıldan sekiz yıla, örgüt üyelerine verilen cezanın da iki yıldan dört yıla çıkarıldığını bilgisini paylaştı.

 

“TERÖR ÖRGÜTLERİ GİBİ SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELESİNDE DE İÇİŞLERİ BAKANIMIZIN YANINDAYIZ VE YANINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, suç sayıları azalırken, suçların aydınlatılma oranlarının da giderek yükseldiğini vurgulayarak, “Bu başarılar, AK Parti'nin 19 yıllık hükûmetleri boyunca kesintisiz şekilde sürmüş, son dönemde daha da artmıştır” ifadesini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede “mikserler” olduğunu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu hedef alan saldırıların gerisinde, Türkiye'de sağlanan huzur ve güven ikliminden duyulan bir rahatsızlık bulunduğunu belirterek, “Terör örgütleri gibi suç örgütleriyle mücadelesinde de İçişleri Bakanımızın yanında olduk, yanındayız ve yanında olacağız” vurgusunda bulundu.

 

“Hedefin İçişleri Bakanımız değil büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası gayretleri olduğunu anlamak için kullanılan araçlara ve onları kullananların siluetlerine bakmak yeterlidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizde yıllarca bakanlık, başbakanlık ve Meclis Başkanlığı yapmış, partimizin genel başkanlığını yürütmüş Binali Yıldırım arkadaşımızın da oğlu üzerinden hedefe alınması, asıl niyeti gösteren bir başka işarettir. Şimdiye kadar nasıl şahsımız, partimiz ve çalışma arkadaşlarımız üzerinden ülkemize yönelik hiçbir saldırıya eyvallah etmediysek, bu tezgâhı da Allah'ın izniyle bozacağız, hiç endişeniz olmasın.”

 

Suç çetelerinin mensuplarını, dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar takip ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tıpkı FETÖ'cüler, PKK'lılar gibi, bu suçluları da Türkiye'ye getirip yargıya teslim edene kadar peşlerini bırakmayacaklarını kaydetti.

 

Suç örgütü mensuplarının yalanlarına ve iftiralarına karşı gereken cevapların muhatapları tarafından verildiğini, tarafların başvuruları üzerine Ankara ve İstanbul Anadolu Yakası Başsavcılıklarının da gerekli tahkikata başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişten bugüne hiçbir iddia, hiçbir itham ortada bırakılmayacak, her şey yargı tarafından araştırılıp, tüm yalanlar, iftiralar ortaya dökülecektir. Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, suç örgütleri mensuplarını kullanarak, yalanları ve iftiralarıyla kamuoyunu esir almaya, yönlendirmeye, devleti ve siyaseti dizayn etmeye heveslenenlere aradıkları fırsatı bugüne kadar vermediklerini, bugün de vermeyeceklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eski Türkiye’nin hastalığı olan siyaseti ve toplumu, suç çeteleri, terör örgütleri, medya mecraları, çeşitli isimler altındaki uluslararası kuruluşlar eliyle düzenleme gayretlerinin yeniden hız kazandığını görüyoruz. Bu yöntemi FETÖ de, güvenlik birimleri ve yargı içindeki mensupları vasıtasıyla elde ettiği malzemeleri dilediği gibi şekillendirmek suretiyle, uzunca bir süre sinsice ve pervasızca malum kullanmıştır. Biz, Gezi olaylarından beri ülkemizin kesintisiz olarak maruz kaldığı saldırılarda kullanılan araçları birer birer devre dışı bıraktıkça, yenileriyle karşımıza çıkılıyorlar.”

 

“ÜLKEMİZİ, SUÇ ÖRGÜTLERİ ÜZERİNDEN KISKACA ALMAK VE BUNDAN SİYASİ SONUÇLAR ÜRETMEK PEŞİNDELER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpası, MİT tırları hadisesi, Çukur eylemleri ve 15 Temmuz FETÖ’nün darbe teşebbüsünü anımsatarak, bunun ayında ekonomiye yönelik, ülke gerçekleriyle ilgili olmayan pek çok gizli-açık saldırının aynı oyunun bir parçası olduğuna dikkati çekti.

 

 “Ülkemiz, tarihinin her döneminde uluslararası operasyonlara maruz kalmıştı, bugün de aynı durumun devam ettiğini anlamak için öyle çok derin analizlere ihtiyaç yoktur” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu defa da ülkemizi, suç örgütleri üzerinden hem içeride, hem uluslararası alanda kıskaca almak ve bundan siyasi sonuçlar üretmek peşindeler. Türkiye’de sosyal kaos denemeleriyle, terör örgütleriyle, darbe girişimleriyle, ekonomik tuzaklarla başarılamayan değişimin, siyasete müdahaleyle yapılacağını söyleyenler olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Ortada makul, mantıklı, sahici hiçbir sebep olmadığı hâlde, seçimin 2023’te yapılacağını defalarca tekrarlamış olmamıza rağmen, erken seçim teranesi tutturanların sufleyi nereden aldıkları açıktır. Boşuna uğraşmayın. Seçim Haziran 2023'tür. Tabii, dışarıdan ve içeriden kendilerine verilen gazı fazla kaçırıp 'seçimle veya seçimsiz iktidar' sözü edenleri de unutmamak gerekiyor.”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yürütülen iftira ve yalan kampanyalarının esas amacının, milletin güvenlik ve adalet hassasiyetini kullanarak, iktidar yolunu zahmetsizce ve maliyetsizce açabilmek olduğuna işaret ederek, “Ülkemizde, maalesef, dün vesayet güçlerinden, terör örgütlerinden, kirli ekonomik aktörlerden, bugün suç çetelerinden medet umacak kadar çapsız, sığ, ilkesiz, ufuksuz bir muhalefet anlayışı vardır. Kendini kullandırmaya, ülke düşmanlarının değirmenine su taşımaya, milletin umutlarını küçük hesaplarına meze etmeye bu kadar gönüllü bir muhalefetin olduğu yerde, terör örgütlerine de, çetelere de gün doğuyor” diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde misafir ettiklerini belirterek, Türkiye ve Polonya arasındaki ikili ilişkilerin tarihî ve köklü olduğunu anlattı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yurt dışına sipariş verdiği uçakların, 1934'te Hatay meselesindeki gelişmelerin bahanesiyle teslim edilmemesi üzerine yardıma Polonya'nın yetiştiğini anımsattı.

 

Polonya'dan alınan uçakların yanında, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'ye gelen 37 Polonyalı mühendisin yardımıyla, Türkiye'deki fabrikalarda imal edilmek üzere çeşitli uçak tasarımlarının da yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sovyetler Birliği'nin işgalinin ardından ülkelerini terk etmek zorunda kalan Polonyalı mühendislerin ortak uçak üretimi için yaptıkları başvurunun, dönemin Millî Savunma Bakanlığı’nın olumsuz görüşü üzerine reddedildiğini dile getirdi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen Türkiye'de kurulan Türk Hava Kurumu uçak fabrikası ile İstanbul Teknik Üniversitesi uçak mühendisliği bölümünün, Polonyalıların katkılarıyla hayata geçtiğini belirterek, “Kendi uçaklarımızı yapma yolunda, Polonyalı dostlarımızın da gayretleriyle geldiğimiz aşamanın önü ise 1949'da, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı tarafından, 'Amerika'dan bedavaya alınacak uçaklar' bahanesiyle tamamen kesilmiştir. Bu şekilde kapatılan Türk Hava Kurumu fabrikası, uçak yerine çocuk karyolası, masa, dikiş kutusu gibi malzemeler üreten bir atölyeye dönüştürülmüştür” şeklinde konuştu.

 

“TÜRKİYE İLE BİRLİKTE DÖRT FARKLI ÜLKEDE, 180 ADET İNSANSIZ HAVA ARACIMIZ FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR”

Devrim otomobili başta olmak üzere pek çok projenin akıbetinin aynı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kendi imkânlarıyla uçak üreten Nuri Demirağ'ın bunları talep eden ülkelere satma teşebbüsü de 'Yakarız ama yine de sattırmayız.' denilerek engellenmiştir. Türkiye, işte bu ihanetlerden yaklaşık 70 yıl sonra, Polonya ile insansız hava araçları satışı konusunda anlaşma imzalamıştır. Tek fark, bu defa satıcının bizim, alıcının Polonya tarafı olmasıdır. Tabii bir başka güzel tarafı daha var. Bu anlaşma, Türkiye'nin NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye yaptığı ilk yüksek teknolojiye sahip insansız hava aracı satışı olması bakımından da çok önemlidir. Hâlihazırda Türkiye ile birlikte dört farklı ülkede, 180 adet Bayraktar insansız hava aracımız faaliyet göstermektedir. Millî Teknoloji Hamlesi vizyonunun bir ürünü olan insansız hava araçlarımızın sahada gösterdiği başarılar, adeta savaş stratejilerinin yeni baştan yazılmasını gerektirecek sonuçlara yol açmıştır. Mevcut insansız hava araçlarımızın bir üst versiyonu olan Akıncı da devreye girdiğinde, bu tablo çok daha sarsıcı şekilde değişecektir. Amacımız, tamamen yapay zeka bilgisayarları ile kontrol edilen insansız savaş uçağına ilk kavuşan ülkelerden biri olmaktır. Böylece dünyanın hâlen peşinde koştuğu beşinci nesil savaş uçaklarının da ötesinde bir seviyeye ulaşacağız. Bu doğrultuda geliştirmeye başladığımız insansız savaş uçağımızı, inşallah 2023 yılında semalarımızda uçurmayı planlıyoruz.”

 

AK Parti üzerinden Türkiye'ye operasyon çekmeye çalışanları, milletin gayet iyi gördüğünü, tanıdığını ve defterine yazdığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yolculukta AK Parti, Cumhur İttifakı ile birlikte inşallah ülkemizin geleceğini nakış nakış işleyecektir. Dün 'başaramayacaksınız' demiştik, bugün de ‘başaramayacaksınız’ diyoruz. Dün 'ülkemize diz çöktüremeyeceksiniz' demiştik, bugün de ‘ülkemize diz çöktüremeyeceksiniz’ diyoruz. Dün 'milletimizi esir alamayacaksınız' demiştik, bugün de ‘milletimizi esir alamayacaksınız’ diyoruz. Dün 'ezanımızı susturamayacaksınız, bayrağımızı indiremeyeceksiniz' demiştik, bugün de aynısını söylüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meral Akşener TBMM AK Parti
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER