"621 yılında bir yaz gecesi” ...
“Atlılar geniş çayırlığa dağılmışlar, dinleniyorlardı.
Atından inmemiş olan Yüzbaşı İşbara Alp buyruklar veriyor, atını öteye beriye sürüyordu.
Gece basıp ortalık iyice kararınca o da atından indi.
Çerilerinin yaktıkları ateşe doğru yürüdü.
At uşağı Çalık onun atını almış gezdiriyordu.
Bu gece yüzbaşının gönlünde bir sıkıntı vardı...
İşbara Alp, karşı yatan kara dağa bakarken, yarın o dağın ardında toplanıp Çin’e akın edecek orduyu düşünüyor, akın olduğu hâlde neden içinin sıkıldığını anlayamıyordu. Koca çayırlıkta çıt kalmamıştı. Rüzgâr üflemiyordu bile...
Geceleyin böyle bir sıcaklık şimdiye dek görülmemişti. Yüzbaşı yeniden eski yerine geldi. Gökyüzüne baktı. Gözleri gökte dikili kaldı.
Batı yanından kara bulut hızla geliyordu. Bu bulut bir Çin atlısına benziyordu. Yeryüzünde bir ot bile kıpırdamazken gökyüzünde bulutun bu kadar hızla dolaşmasını yüzbaşı iyi bulmadı. Kendi kendine, bir uğursuzluk olacak diye düşündü...
Birden bire yüzünde bir soğukluk duydu.
Sonra hızla geriye dönerek bağırdı:
-Çalık!
Sert bir sesle cevap verdi:
-Buyur!
-Toplan borusu çal!
Fakat Çalık daha boruyu dudaklarına götürmeden ışıklı gece birdenbire karardı. Ay görünmez oldu. Bir boradır koptu. Yıldırımlar ortalığı inletmeğe, yağmur bardaktan boşanırcasına yağmağa başladı... Sular yukarıdan inip aşağıdaki dereye karışıyor, dere de boyuna kabarıyordu.
İşbara Alp bağırdı:
-Kayalara sıkı yapışın.
Dayanan kurtulur. Gücü kalmayanı sular alıp götürür!
Çeriler dizlerine yaklaşan suyun içinde kayaların çıkıntılı, sivri yerlerine tutundular...
Onbaşı Yamtar, tutunduğu kayanın yukarıya doğru sivri ve ince olduğunu görünce tek eliyle hemen kemerini çıkardı.
Yanındaki iki çeriye buyurdu:
-Daha bütün gücümüz tükenmemiştir.
Beni sıkı tutup şu kayışımı kayanın sivriliğine bağlamama yardım ederseniz üçümüz de kurtuluruz. Daha birkaç kişi de kurtulur...
Onbaşı Yamtar, kemerini ortasından ikiye düğümledi. Sarkan iki ucunu aşağıya uzattı. Bu uçlardan birini kendisi tuttu. Birine de diğer çerilerden biri yapıştı. Öteki çeri onbaşıya asılmıştı...
İşbara Alp hâlâ atının üstünde idi. Yayının kirişini kayanın sivriliğine takmış, demirini de eliyle tutuyor, böylece sulara karşı kendini de atını da koruyordu.
Onbaşı Yamtar şimdi kayaya ilmiklediği kemerine daha sıkı sarılmağa mecburdu. Çünkü artık onbaşıya asılan çeri tek değildi. Bunlar birbirine sarılarak uzayan belki yirmi kişi olmuşlardı. Fakat Yamtar itiraz etmiyor, irkilmiyor, yalnız kemere daha sıkı tutunmağa uğraşıyordu.
Bu ara yıldırımdan daha keskin, gök gürültüsünden daha güçlü bir ses yükseldi:
-KURT KAYA, ELİNİ ÇÖZ!!!
İşbara Alp tam zamanında gürlemişti. Kurt Kaya, Yamtar’ın ardına yapışan erlerin arkadan onuncusuydu. Yüzbaşının buyruğunu alınca bir an tereddüt etmedi ve kara, azgın sular bu on eri bir anda yuttu.” (Rahmetli Hüseyin Nihal ATSIZ /Bozkurtların Ölümü Adlı Romanından)
“KURT KAYA ELİNİ ÇÖZDÜ… KURT KAYA ELİNİ ÇÖZEREK KENDİ DÂHİL ON ÇERİYLE BERABER ONURUYLA UÇMAĞA ULAŞTI. O ELİ ÇÖZDÜĞÜ İÇİN ONUN SAYESİNDE KURTULUP KALANLAR KÜR ŞÂD İLE ÇİN İHTİLALİNİ GERÇEKLEŞTİREREK, ALLAHIN İZNİYLE YÜCE TÜRK MİLLETİ'Nİ ESARETTEN KURTARDILAR.”
VE YILLAR SONRA 2016 YILINDA BİR YAZ GECESİ...
15 TEMMUZ RUH AYNI RUH! TÜRK AYNI TÜRK!
O gece darbenin seyrini değiştiren Özel kuvvetler komutanı Zekai Aksakallının “Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir. Onu Karargâha girmeden öldür biliyorsun bunun sonunda şahadet var. Hakkını helal et emrine cevaben Ömer Halisdemir’in ;“Baş üstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin diyerek bir an bile tereddüt etmeden vatan aşkı ile defalarca kurşunlanarak şehadete yürümesinde ki ruh… Direnişin temsili vatan sevdalısı Şehit Ömer Halisdemir… Ruh aynı ruh! Türk aynı Türk!
İnsanların siyasi inisiyatifleri tam karşılıkları değildir hiçbir zaman olması da beklenemez zaten. Nitekim 15 Temmuz hain darbe girişimin de sokağa dökülüp canla başla yan yana vatanı savunan insanların hiç biri siyasi inisiyatifleri nedeniyle yan yana değillerdi. Yaşlısını gencini, okumuşunu okumamışını, başörtülüsü başörtüsüzünü, meyhaneden çıkmışını camiden çıkmışını yana yana getiren şey; Bu millete, bu bayrağa, bu vatana, bu devlete olan sevgileri sonsuz bağlılıklarıydı.
O kahramanların o geceki halleri yine Rahmetli Hüseyin Nihal Atsız’ın yıllar önce şu satırlarla dile getirdiği ruhun;
Ölümlerden sakınma! Meyus olmaktan utan!
Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?
Mefkûresinden başka her varlığı unutan!
Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın!
Onlar üzerinde vücut bulmuş halinden başka bir şey değildi.
15 Temmuz Darbeye Karşı Darbe…
Peşin hükümlerle zahir hallerimize saplanıp kalan o küçük kiralanmış beyin taşıyıcıları Milletin bu kutlu direnişini gördüklerinde yanılgılarını çok iyi anladılar, o hainler anladılar ki; Bir Türk’le baş etmeyi hakikati öldürmeyi hayal etmek o küçük kiralanmış beyinlerinde yalnızca hayal olarak kalmaya mahkûmdur. Hakikatle savaşanın sonu her zaman için şiddetli bir hüsranla sarsılmak olmuştur. Kuranı Kerim de Yüce Yaratanın bildirdiği üzere; Hakikatin koruyucusu bizzati Yaratanın kendisi Allah (Cc.)’dır. Hakikat Allah (Cc.) koruyuculuğundadır ki toplu tüfekli asker kılığında ki bu hainleri Türk milleti ellerinde bir tek silah olmadan tanka karşı yumrukla, bombaya karşı tekbirle kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla ölüm saçan helikopterlere, bomba yağdıran uçaklara karşı 251 şehit ve 2 bin 193 gazisiyle korkusuzca darbeye karşı darbe yapma şerefine nail olmuştur bu Millet çok şükür.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü…
İkinci Haçlı seferinde “Müslüman Türk’ün eti yenilip, kanı içilebilir.” Diye fetva verebilecek kadar insanlığından çıkan Papanın şerefsizliğine hasret bırakacak bir durumda karşımıza çıkan emperyalizm ve işbirlikçilerinin gayri meşru çocuğu terörist başı Gülenin din adamı maskesiyle Türk Milletin tüm manevi duygularını istismar ederek, dinler arası dialog saçmalığı adı altında değiştirilmiş bir dini (din değil tabii ki adı öyle) yayarak insanımızı Ehli Sünnet Vel -cemaat (Resullah (Sav.) ve Eshab-ı kiramın gittikleri, itikattaki tek doğru yol.) yolundan çıkararak milletin iradesini demokrasiyi yok etme planı darbe girişimleri Allah’ın izniyle yerle bir olmuştur. Böylesine büyük bir milletin evladı olmak Yaratanın ne büyük bir lütfudur bizlere Elhamdülillah.
15 Temmuz Yüzyılın Zaferi…
15 Temmuzun Sene-i devriyesinde o geceyi anbean an yaşayan biri için yazılıp çizileceklerin hepsi o geceyi anlatmadan, görülenler yaşanılanlar karşısında hissedileni dile getirebilmeden bu gönül yangınına tercüman olmaktan o kadar uzak ki… O geceyi anlatmada kelimeler kifayetsiz dil lal, duygular iç içe.. Kalpten kalbe olan o gizli yolun içinde hızla akıp gitmek de…
15 Temmuz Şanlı Bir Destan…
15 Temmuz bu hain kanlı darbe girişimi gecesinde o zamana kadar ayrı gibi görünen bizler mükemmel şekilde biz olduğumuzu tüm dünyaya Allah’ın (Cc.) izniyle gösterdik. Yaşamın devamında sessizlik içinde çoğu zaman varlıklarımızı birbirimize unutturan bizler, vatanımız tehlikeye girdiğin de bir an bile düşünmeden birbirimize siper olup aidiyetimizin tam anlamıyla idrakiyle vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı devletimizi canla başla savunduk. Farklı siyasi ideolojilere sahip olma olasılığı kuvvetle muhtemel olan bizlerin o an aklında a partisi b partisi değil, devletin bekasından başka hiçbir şey yoktu. Bizlerin şuan rahatça evlerimiz de ülkemizde vatanımız da yaşıyor olmasına vesile olan tüm şehitlerimiz, gazilerimiz siyasi ideoloji ayrımı yapmadan canları pahasına vatanımızı devletimizi bayrağımızı savundular. Bu güzel insanlara bir vatan borçluyuz.
Bizlere düşen 15 Temmuz da göstermiş olduğumuz tek bir vücut bu birlikteliğimizi aynı samimiyet ve iman aşkıyla acilen şimdiye taşımaktır. Zira o kadar çok hain pusuda beklerken kardeş kavgasının hiç birimize faydası olmayacağı açıktır. “Bölüşürsek tok bölünürsek yok oluruz.” Diyen Rahmetli Yunus Emre’nin sözünden hareket edip gücümüze güç katlamalı, iç de ve dış da bulunan düşmanlarımızın planlarına algılarına hiçbir şekilde alet olmadan vatanımızın bölünmez bütünlüğü şanlı bayrağımızın sonsuza kadar semalarımızda özgürce dalgalanabilmesi için gecemizi gündüzümüze takıp çalışmalıyız.
15 Temmuz Bir Dönüm Noktası…
Bütünden bağımsız değiliz bizler. Her birimiz bütünün parçalarıyız. Her türlü ihanet kumpasını aşacak ferasete basirete sahip olduğumuzu tarihimizde pek çok kez olduğu gibi 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde de gösterdik. Fetullahçı Terör Örgütü (Feto) almış olduğu bu ağır yenilgiden sonra maalesef vazgeçmemiş bu sefer hainliklerini medya taşıyıp algı yönetimine girişerek kontrollü darbe yalanını batı medyasının desteğiyle tüm dünyaya servis etmişlerdir. Bu asalak eli kanlı teröristler yenilgiyi dahi lehlerine çevirip bizi birbirimize düşürerek içten çökertmek için öncelikle Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı sorumlu ve hedef olarak gösterirken, terörist başı Güleni yaşlı, hasta neredeyse darbeyi gerçekleştiremediği için! Mağdur konumuna sokmuşlardır! Türk Milleti bu sahtekârların algı oyununa gelmeyince yine vazgeçmemişler, ülkemizde alt yapısını kendilerinin hazırlayıp her aşamasında desteklemiş oldukları darbeleri bunların darbelerle dolu tarihleri var demokrasi yok bunlarda gerekirse müdahale ederiz deme cüretini dahi göstermişlerdir. Bunların ardı arkası kesilmemiş her güne önceleri beş on sonraları ise sınırsız yalanlar sığdırarak tüm bunları medya aracılığıyla yaymışlardır.
15 Temmuz Tarihi Bir Duruş…
Bu terör örgütünün amacının kişi ya da kişiler olmadığı kişi üzerinden bizzat Türk Devletini ele geçirmek olduğu açıktır. Bu nedenle bu teröristlerle mücadelemiz partiler üstü bir anlayışla olmalıdır. Kendi aramızda ki sorunlardan çok büyük bir sorundur çünkü bu. Bu bir beka sorunudur bunu ancak içimizde ki tartışmaları bir süre için de olsa (temennimiz kalıcı olması) derin dondurucuya koyup, tüm enerjimizi vatanımızın, milletimizin, bayrağımızın ve devletimizin bekası çıkış yolu bulma yolunda harcamalıyız. Bu noktada üstad Sezai Karakoç’un yıllar önce yazmış olduğu Çıkış yolu 1/Ülkemizin Geleceği, Çıkış Yolu 2/ Medeniyetimizin Dirilişi, Çıkış Yolu/ 3 Kutlu Millet Gerçeği adlı kitaplarının adıyla müsemma bir şekilde bizlere yol gösterici olacak kitaplar arasında olduğunu belirtmeliyim.
Biz Türk Milletiyiz biz unutsak da Türklüğümüzü düşman hiçbir zaman unutmaz! (Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Rahmetli Ebulfez Elçibey) Bunu da biz asla unutmamalıyız!
Bu hain darbe girişiminden anlımızın akı ile çıkmamıza vesile vatan millet sevdalısı dünyaya ezber bozduran tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyoruz. Onlardan ve onları yetiştiren o güzel ana babalardan Allah (Cc.) binlerce defa razı olsun inşAllah. Nacizane Duamızdır ölümü öldürmüş bu korkusuz yiğitlerin haklarını helal etmeleri bizlere.
O hain darbe girişimi gecesinde saraçhane de yere yat bacım diyerek aynı anda arkamdan itip yere yatmamı sağlayarak hayatımı kurtaran kendisinin boyu uzun olduğu için yere yatana kadar darbeci askerlerin kurşunlarıyla şehit olan o koca yürekli insanın ailesini belki bulurum diye saklamış olduğum video neticesinde… Bir sene sonra aynı yerde saraçhanede 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününde Şehitlerimizi anarken eşine az rastlanır bir tevafukla hayatımı kurtaran şehidin önce babası sonra ailesinin diğer bireyleriyle tanıştım.
Şehit oğulların adının Murat Kocatürk olduğunu, Kayserili Şehit Kocatürk’ün en büyük arzusunun şehit olmak olduğunu, şehit olmadan 3 ay önce Türkmen Dağı’na gitmiş olduğunu ve biri 8,diğeri 12 yaşında erkek babası olduğunu öğrendiğim yaşıyor olmama vesile şehitten ve onu yetiştiren aileden ayrıca helallik istemek de boynumun borcudur. Hakkınızı helal edin Şehidimizin babası Mehmet Bayram Hocam ve çok değerli ailesi…
Yine o gece Taksimde kolundan vurulan 7 kez ameliyat geçiren Gazi dayım Samsunlu Adnan Çilingirden, onu yetiştiren Rahmetli dedem Kırıkçı Hacı Hasan Çilingir ve Rahmetli anneannem Hacı Zehra Çilingirden Allah (Cc.) binlerce defa razı olsun.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günümüz kutlu olsun. Tüm şehitlerimizin ruhu şad, gazilerimize selam olsun! Hepsinin ailesinden Allah (Cc.) Razı olsun. Allah (Cc.) Vatanımızı iç de ve dış da her türlü düşmandan, beladan korusun o gece üzerimize inen Rahmet-i ilahi ile birlikte Devletimizi baki kılsın inşAllah.
Asım’ın nesli diyordum ya. Nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek! HAKKIDIR HAKKA TAPAN MİLLETİMİN İSTİKLAL! (M. Akif Ersoy)
Zuhal KURTYEMEZ
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)