Evet, bazı anlarda cesaretimin kırıldığı doğrudur. O anlarda hiçbir şey yapmak istemez zorunluluk dâhilinde yaşamın en uç köşesinde konuk izleyici olarak bulunurum.
Üst üste gelen olumsuzluklar ve bu olumsuzlukların devam edeceği endişesi yüreğimi çepeçevre sarar. Hala hazırda beynim de bu ümitsizliğe çanak tutan gerekçeleri sıralayarak ümitsizlik gökdelenime birkaç tuğla daha taşır. Şeytanın tam mesai çalıştığını düşündüğüm o anlarda şu ayetler yankılanır kulaklarımda;
… Sizin hayır bildiklerinizde şer, Şer bildiklerinizde hayır vardır… Allah (Cc.) bilir siz bilemezsiniz.(Bakara Suresi-216)
…Allah’ın (Cc.) bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim Mevla’mızdır. Onun için müminler yalnız Allah’a güvensinler.”(Tevbe Suresi-51)
Yankılanmaya devam ettikçe bu ayetler kulaklarımda silkelenir muhataralı o ümitsiz ruh halinden sıyrılır kendime gelirim.
Gerçek; En yalın haliyle var olan, eylemsel varoluşa sahip maddi dünyada karşılığını bulan. Gizlenmediğinde gören göz için görünür olan. O zamanlarda tahmin ettiğiniz evet evet işte o ümitsizlik zamanlarımdan birinde şakşakçı madde makam perest tayfanın içine öylesine hapsolmuştuk ki (bugün dahi tamamen yok oldukları söylenemeyen sürüngenler) tsunami gibi sardılar etrafı. Binbir emekle birkaç şey söylemeyi başarabildiğimiz nadir zamanlarda o söyleyebildiklerimizde ne yazık ki bu müptezel şakşakçıların gerçek dışı sesleriyle boşluğa doğru kaybolup gitti.
Biz yine de yılmadan gücümüz yettiğince dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışıyorduk. Onlar ise bizleri dinlemeden koşuyorlardır aceleleri vardı. Kim bilir hangi toplantıda seminerde ya da benzerinde boy gösterip biz alttakilerin yaptığı hizmetleri kendi yaptıkları gibi servis edip yine gerçeği saptıran uzun uzun süslü cümlelerle menfaatlerine menfaat katacaklardı.
Alttakiler onların derdi değildir elbet bu dünyanın üstünü yaşıyorlardı ya mutluydular, bu konuşmalarımızın en yukarıdakine ulaşması halinde konforlu alanlarından çıkarılma ihtimalleri dahi bedenlerini korku ile sarsıyor o sarsıntı avuçları kızarırcasına daha da daha da şakşaklamalarına yalanlarına yalan katmalarına sebep oluyordu. Bunlar günün sonuna uykuya geçişi kolaylaştırıcı ninniler eklemekten de geri kalmıyorlardı. Bu bu şekilde bir daha bir daha her defasında bu bir dahalar sayısını artırarak kartopu gibi yığıla yığıla gitti.
Bu dönemde insanın riya ve kötülükte tahmin edilecek olanın çok daha ötesine geçebileceğini ne yazık ki defalarca deneyimledim. Hem bunu öylesine profesyonel yapıyorlardı ki fotoğrafa bakınca benim gibiler kötü onlar iyi duruyordu. Oysaki dost acı söyler düşman kasıtlı susar sizi uçuruma sürüklerdi. Boşuna İskender – “hiçbir kusuru konusunda kendisini uyarmayan vezirine; Sana ihtiyacım yok, Vezir neden hükümdarım diye sorduğunda İskender; Ben bir beşerim sen bu kadar süre zarfında hiçbir hatama rastlamadıysan cahilsin, örtbas ettiysen hainsin” dememiştir.
Konuşamıyordum artık çünkü ne zaman bir şeyler diyecek olsam en çok satanlarda ilk sırada olan fenomen şakşakçıların alkış sesleri sesimi bastırıyordu. Vazgeçmeyip sesimi daha da yükselttiğim de ehil olmayan makamları yalnızca işgal eden bu şakşakçı tayfa yaftalama taktiğine geçiyor, üstünü de nankörlük iddiasıyla taçlandırıyorlardı. Bakıyordum artık öyle donuk donuk çok garipti elbet vefasızdan vefa, hayasızdan haya, şerefsizlerden şeref dersi almak!
Rahmetli babaannem ben küçükken bana hep Allahtan (Cc.) korkan kuldan utananlara rast gelesin kızım diye dua ederdi. O zamanlar Allahtan korkmayı az çok anlardım da kuldan utanmayı anlamazdım. Büyüdüm ve bildim bildirdiler kuldan utanmanın, hayâ duygusunun nedenli önemli olduğunu. Böylesi dost görünenler varken düşmana ne hacetti. Bırakındı onları elleşmeyindi kendi belalarını kendi halleri çağırmaya kâfiydi! “Hava öyle puslu idi ki şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor” diyen Rahmetli Kazım Karabekir Paşa ne de haklıydı.
Çıkıp söylemek söylemenin de ötesinde artık haykırmak istedik en yukardakine defalarca her defasında şakşakçılardan bir tayfa koştu geldi etrafımıza başladılar şakşaklarına gerçekle yalanın yerini değiştirmeye, gerçeğin kutsal vizyonu önemli mi, tabii ki onlar için zerre önemi yoktu varsa yoksa emtialarına emtia katma, makamlarına makam ekleme… vs dertleri, üstlerine gidince bu durumları bildireceklerini söyleyip ama asla olduğu gibi bildirmeyip biz dava için mücadele edenlerin önüne set örüp en ön sıralardan kendilerine e tabii cümle akrabalarına yer açtılar. En üsttekine gittiklerinde ise her şey çok iyi dediler dediler ki ses çıkmadı.
O da haklıydı biliyordum tek başına iç de ayrı dış da ayrı hepsiyle uğraşmak zorundaydı. Aslında o da biliyordu tek değildi, biz vardık ama bizi susturup onu tek bırakmaya çalıştılar o var diye vardık biz ada ableme değil ona, onun inşa ettiği siyasi organizasyonun çatısı altında davamıza ülkümüze hizmete gelmiştik. Bizim üzerimize basa basa yukarı çıkan şakşakçılar değildi seçtiğimiz gönül verdiğimiz oydu. Ona bizi unutturmaya hatta bir adım daha ileri giderek kötü nankör olarak göstermeye çalıştılar.
Sonra bir seçim oldu işte hepimizin bildiği günlerdir üzerine yazılıp çizilen tartışma programları düzenlenen. Görüldü ki orada; (şakşakçıların kapattığı) gerçeği yok saymak gerçeğin bizi ters düz edeceği gerçeğini değiştirmedi. Gerçek kutsaldı şimdi de kutsala uymayanlar günahlarını başkalarına yüklemeye sadakat ilanı yarışına başladılar. Oysaki hepimiz biliyorduk dertleri dava ülkü falan değildi (hiçbir zamanda olmadı) dertleri konfor alanlarına dokunulması, rantlarının ellerinden alınma tehlikesiydi.
Gönül verdiğimiz, inandığımız Türk siyasi tarihinin gelmiş geçmiş en güçlü siyasi oluşumunun kurucusu tek ve vazgeçilmez olan o ise her zaman ki o asil soylu, saygılı duruşunu hiç bırakmadan tebrik etti, milli iradenin tecelli ettiğini, iç ve dış meselelere milli menfaatlerimiz doğrultusunda titizlikle eğilmeye devam edileceğini belirtirken, teşkilatta revizeye gidileceği sinyallerini de verdi. Bu duruş bile bizde sevgisini kat ve kat arttırdı.
İyiydi o çok iyiydi lakin sınanmak iyilerin kaderindendi. O kadar emeğine, kendinden vazgeçip gece gündüz Millet için çalışmasına rağmen sonuçlarda diğerleri gibi seçmene saldırıp hakaretler yağdırmadı, Hamd etti. Var olmanın delili hata yapmaktır, burada önemli olan bunu fark edip geri dönmektir düzeltmek yeniden her şeyin daha iyisini daha güzelini yapmaktır o bunu bildi. Atalarımızın bize bıraktığı saygınlık mirasına halel getirenleri temizleyeceği teşkilatta yeni yapılanmalara gidileceğinin mesajını verdi.
Velhasıl idrake sebep, şükre vesile bu seçimde bizlere gelince tüm bu riyakâr, yiyici, çıkar peşinde koşan bu şakşakçılara rağmen fikrimizin davamızın namusuna sahip çıkıp üstad Abdürrahim Karakoç’un şu sözlerini kendimize şiar edinerek sandıklara gittik. Çünkü bizler çok iyi biliyorduk ki bu menfaatçi, yardakçı, şakşakçıların bu tür haksız kazançları olmasaydı da bir sebep bulunup ya da üretilip (geçmişte yapmadıkları değil) o sebep üzerinden saldırılacaklardı.
Müstahaktır diye insaftan vazgeçilmez,
Zorda kalınsa bile hayduttan dost seçilmez,
Bulutlardan yağacak rahmet gecikse dahi,
Vebal akan çeşmeden tek damla su içilmez…
Sonuç mu; Mağlubiyet gibi görünenin içinde ki kazandırıcı öğreticiliği keşfederek harekete geçildi. Davamız, ülkümüz geçmişimiz geleceğimizin teminatı olarak ortadadır. Bu minvalde ne yapılırsa yapılsın bildiğimiz inandığımız odur ki; “Türk Devleti, Vatanı, Milleti, Bayrağı Allah’ın (Cc.) izniyle ilelebet payidar olacaktır…”
Zuhal KURTYEMEZ
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)