Adınız kadar mıydınız bu dünyada yoksa haliniz kadar mı?
Bir gecedir ki bu gecenin gündüzü olduğu hayali ile yaşama sarılan kendi hallerinde, kendi dertlerinde insanlar. Hep istenilen hep arzu edilen ise değil miydi ki “Gerçek Sevgi” Sevgiyi dışarıda bırakan tüm kötülükten uzaklaşıp, sevgiyi deneyimleyerek arınma ihtiyacı…
Cennet… Cehennem… Cehennemin görsel dehşetine tanık olanlar halen nihai aydınlanmaya bu kadar uzakken... Her yer aptallarla dolu… Delirmemek hiç içten! Göz her açıldığında ayık katlanılamayacak durumların içinde… İnanılan emrettiği için içmeden durabilmek imanın en ihtişamlı hali değil de ne?
İyi olanlar kanatları olanlar mıydı sadece? Kanatsız olmaktan mı geliyordu içe girmiş bu bitmek bilmeyen anarşi! En iyisi diğerlerince kabul edilesi olmayan bu ruhu hapsetmekti Bakırköy’e… Öyle ise bir oda ayır yanında bana da sen de…
Daha kendi özünü keşfedememişlerden vaazlar, ikazlar, akıl vermeler… Dahası bu rezilliğe geçit verip imanı ile övünenler… Dine methiyeler dizerken dinden bir haber yaşayan, ceplerini tıka basa doldurup (yazık ki celladına ölümü için ipin parasını da güzelce ödeyen bizler!) anca bu şekilde vicdanlarında ki boşluğu kapatanlar! Doymak bilmeyen o aç gözleri için babalı oğullu, analıkızlı ekranlardan inmeyip milleti soyup soğana çevirenler! Hey siz! Size diyorum evet size! Arkanıza neden bakıyorsunuz önünüze önünüzdeki aynaya baksanız göreceksiniz aslında. Size hepinize kitap alacağım ben niye mi? Kitapsızsınız hepiniz çünkü! Okuduğunuz hangi kitaptır bilinmez, benim tarafımdan bilinen odur ki benim kitap değil o kitap!
Oo neler diyor bu faşist ruh…! Kökünü sevdiği için sadistçe öldürülüp adı faşist konulanlar… Asalak ruhların hakaret diye gördüklerini hayatın anlamı edinmenin yüceliğine erişmiş yaşları küçük kendileri büyük o büyük ruhlular ölüme götürülürken, ses etmeyen sizler… Bunca insan nerede, nereye götürüldü bir hayli uzun zaman oldu gelmediler, niye sesleri hiç çıkmıyor diye sesi çıkmayan senler… Sesi çıkmayan benler… Sesi çıkmayan bizler… Neredeydiniz o asalakların paralarına para katmalarını sağlayan şarlatanlıklarına alkış tutmada mı? Hepiniz cenneti garantilediniz tebrikler! Sizden bu dünyada istenilen de tam olarak buydu kesin. Huzurlu ve rahat uyuyun şimdi yataklarınızda hiç uyanmayın hatta. Uyanıklığınız uyuyor olmanızı hiç aratmıyor ki zaten.
Neredeydiniz? Hangi çok önemli işin peşindeydiniz? Ecdadını sevip, onlarla iftihar eden onlara layık bir evlat olma adına onların yolunda gittikleri için Faşist diye yaftaladıklarınızdan;
Deyin ki anama- “Dostu yok ki medet uma,
Yiğitlikte usta ama kahbelikte yok Velican.”
Diyen binlerce masum, korkusuz, Türk İslam aşığı, vatan millet sevdalısı veli canlar sessizce ölüme götürülürken… (Şehit Velican Oduncu Sene-i devriyesinde -16.07.1988- Allah Rahmet eylesin. Mekânı Cennet olsun inşAllah.) Neredeydiniz?
Sahi faşist neydi kim bulup koymuştu bu sahte suçlayıcı adı onlara? Neredendi insana adı dışında bir ad konulma ihtiyacının temeli? Olanı betimlemekten uzak saçma sapan suçlayıcı bir sürü ad!
Sen nesin? Ben anlayamıyorum diye sormuştu geçenlerde biri. Nesin derken? Diye başka bir soru sordum ben de ona karşılık. (anlayamamıştım çünkü sorusunu) Devam etti -Ak kurt mu, Bozkurt mu yoksa Muhafazakâr mı? Gerilerde kaldığımı fark ettim o an. Ben çalışıp okuma yurduma faydalı olma derdindeyken ne adlar daha eklenmişti adların yanına. Yetişemiyordum artık bu adlarla tanımlama yarışına! Durdum baktım bu sorunun ciddi olarak sorulup sorulmadığına, yüzünün ifadesi açık ve netti ne yazık ki gayet ciddiydi soran… Almak istiyordu cevabını… Aldığı cevap sonrasında şekillenecekti kafasında ki ben. Belki benim için çaba harcamaya gerek duymadan kısa yoldan bu cevapla beni tanıyabilecek olduğuna dair inancıydı bunu ona sorduran.
Oysaki ben; Ne “Bozkurttum” Ne “Ak kurt”(sahi ak kurt da neydi?)… Ne Muhafazakâr ne de Muhafazakâr Bozkurt…Ne Faşisttim Ne Anarşist… İnsandım… Yalnızca “Mümin” olma çabasında kendi halinde bir insan. En çabuk da insanın kendisinin insan olduğunu unutacağının bilincinde her gün insan olduğunu önce kendine hatırlatarak güne başlayan, herkese ait olabilecek kavramların hiç kimsenin, hiçbir siyasi topluluğun tapusunda olmadığını bilen bir insan.
Muhafazakâr mı? Neydi bunun tam anlamı tutucu mu? Muhafazakâr olmak sağcı olmak dediklerinden miydi? Peki ya sağcı olmak neydi? Kelimenin kökü muhafaza etmek var olanı korumak ise muhafazakâr Ateist, muhafazakâr Hristiyan, muhafazakâr Budist olmakta mümkün değil miydi? Muhafazakârlık pek çoğunun sandığı gibi dinle ilgili bir şey miydi? Dinle ilgili ise neden mümin demek yerine muhafazakâr diyorlardı?
(“Gerçek Muhafazakârlığın” ne olduğuna ilişkin; 16.10.2012 tarihli Haber Türk- Teke Tek Programı -Muhafazakârlık konusu – 12.07.2019 tarihinde Hakkın Rahmetine kavuşmuş olan (Allah (Cc.) Rahmet eylesin. Mekânı Cennet olsun inşAllah.) Ülkemizin yetiştirdiği en önemli, değerli mütefekkir ve münevverlerden biri olan, 1933 Zonguldak Ereğli doğumlu, Galatasaray Lisesi ve Mülkiye (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi) mezunu ileri derece de Fransızca bilen, Adnan Menderes’in idamının yıldönümünde “Zulümlerin en alçakçası kanunların gölgesinde yapılandır” başlıklı yazısı sebebiyle 1962’de mahkûmiyet edilen, dini bilgisi çok güçlü Ehl-i sünnet itikadında, kedileri seven, kibar, zevk-i selim sahibi, Osmanlı estetiğine hayran, Salih bir Müslüman, gençlere Atalarının dili Osmanlıcayı gayet iyi okuyup yazabilmelerini, Avrupa özentisini bir kenara bırakıp kendi kültür ve medeniyetlerine sahip çıkmalarını, adab-ı muaşeret hususunda hassas olmalarını tavsiye eden, doğduğunda sen ağlıyordun, etrafındakiler gülüyordu. “Öyle bir ömür sür ki, öldüğünde sen gülerek git, herkes ardından ağlasın” diyerek giden, ardından binlercesinin ağladığı tam bir kültür deryası Muhterem Mehmet Şevket Eygi üstadın açıklamalarını izleyebilirsiniz.)
“Biz sağcılığı geleneklere bağlılığı muhafazakârlık zannediyoruz. Muhafazakârlık bu değildir.” diyen Rahmetli Mehmet Şevket Eygi üstadın özet olarak beş madde de açıklamış olduğu muhafazakâr olmanın şartları şunlardır;
1.Osmanlıca bilmek,
2.Şehir ve medeniyet kültürüne sahip olmak bedevi olmamak,
3.Hakiki bir lise tahsili yapmış olmak, Felsefe grubu derslerini bilmek, (Bunlar dört tanedir; Edebiyat, Tarih, Divan Edebiyatı, Milli Sanat.)
4.İstanbul görgü ve terbiyesine sahip olmak,
5.Evinde Kütüphanesi olmak,
Osmanlıca bilme şartını maalesef çok istememe rağmen halen sağlayamadığım için şu durumda muhafazakâr da sayılmamakta olan ben.
Öyle ise neydim bir cevap gerekiyordu sorulmuştu bir kere. El cevap; -Hayatı doğru yerden anlama sevdasında olan bir Mümin, Mümine… Kendi olmaya çalışan...Kendi olmadan sahip olabileceği bir hayatı olamayacağını bilip… Başkalarının hayatlarını değil kendi hayatını yaşama kaygısında olan… (kendi olmayan başkaları olanın acizliği nasıl da acınasıdır.)
Amentüye, Tevhid-i Mutlak-a tam bir İhlasla iman edip, kalbin dilin tüm azaların söz ile ameli arasında birliğini sağlama, kalp ile dili, dil ile kalbi doğrulama…Kâfirlerin soydaşı nefsin cezbetmesine karşı durma, Resulü (Sav.) örnek alan güzel ahlak üzerine olma çabasında… Vicdan terazisini kendisine mihenk edinip Ehli dünya olmaktan Yüce Yaratana sığınan… Çıkışın tek yolunun birliği görebilmek olduğunu bilip, her daim o birliğe ulaşma yolunda olma arzusunda...(İkiliği yok edip birliği göremeyen ruhtur tutsaklık içinde tükenip giden.) Her oluşun kader icabı olduğuna inanan… Gönlünü ve dilini şekvadan koruyup faydalı hayırlı işler yapma çabasında… Kudret-i ilahiyyenin mucizevi tezahürlerine hayranlıkla nefes aldığı her an onun onların şükründe…
Varlığın tek ihtiyacı birlik, teklik… Ben denilerek tekin bulunamayacağı, ben diyene onun olmayacağı bilinci ile… Özne de birlik… Bir odur… Tek gerçek odur… Maksada ulaştıran keramete erip adımların yalnızca ona doğru olduğunda kurtuluşunun varlığına inanma… Ahirete varıldığında hesap vermede istisna olmayacağı… Yüreğinin Yaratanın dini üzerine sabit olduğu (Tirmizi,”De’avat”,124) Levh-i mahfuzda ilk yazılan kelime Besmele ile sıratı geçip o sonsuz Seadet-i Ebediyeye varma umudunda…
“Müslüman Türk milleti yeniden tarihine layık bir diriliş ve yükseliş hareketinden başarıya ulaşırsa, İslam bütün ihtişamı ile tekrar bütün âlemi parlatacaktır. Tarih diyor ki; Türk milleti yücelmişse, İslam da yücelmiştir… Türk milleti çökmüşse, İslam dünyası da perişan olmuştur. Bu sebepten bütün küfür Türk’e düşmandır… Türk-İslam ülküsüne bağlı, Türklük şuur ve vakarına, İslam iman, aşk, ahlak ve aksiyonuna sahip, Türklüğü bedeni, İslamiyet’i ruhu bilen, milletini teknolojik hamlelerle dünyanın bir numaralı devleti yapmak özlemi ile çırpınan, Dünya Türklüğünün, İslam dünyasının ve bütün mazlum milletlerin ümidi olmaya namzet bir gençlik yetiştirmekten başka çaremiz yoktur.” Diyen Cennet Mekân inşAllah Seyyid Ahmet Arvasi üstadın hissiyatı ve düşüncesinde.(Türk İslam Ülküsü-Seyyid Ahmet Arvasi- Tüm Eserleri/ Bilgeoğuz Yayınları.)
Peygamber Efendimizin (Sav.) buyurduğu; “Ümmetim “73” fırkaya ayrılır,72’si Cehenneme gider, yalnız bir fırkası kurtulur.”(Tirmizi) dediği o cehenneme girmeden direkt cennete girip kurtulacak olan Ehl-i sünnet velcemaat fırkasında olma sevdasında, Allahü Teâlâ’yı(Cc.) gerçek manada yalnız onun için seven biri olma arzusunda… (www.dinimizislam.com)
Yine Peygamber Efendimizin (Sav.) Veda Hutbesinde; “Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Âdemin çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arabın arab olmayana arab olmayanında arab üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allahtan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır.” Diyerek ırk üstünlüğünü yasakladığının bilincinde olma arzusunda…(http://islamansiklopedisi.org.tr/veda-hutbesi)
Kuran-ı Kerimin aşağıda yazmış olduğum ırkçılığı men eden ayet-i kerimelerinde ayrıca konuya ilişkin birçok hadisi şerif de belirtildiği şekliyle kökünü kavmini seven ama kavimcilik yapmayan aksi durumun İslamiyet’le hiçbir şekilde bağdaşmayacağına akıl erdirmiş olanlardan olma arzusunda…
Hucurat, 49/13 “Ey İnsanlar! Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdar olandır.
Hucurat 49/10- Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmete eresiniz. (Elmalılı M. Hamdi Yazır- Kuran-ı Kerim)
Hadis-i Şerif: “Asabiyet davasına kalkışan, onu yaymaya çalışan, bu dava uğrunda mücadele eden kimse bizden değildir”(Ebu Davut, Edeb,121)
Bir başka Hadis-i Şerif: “Kim hevasına uyarak bâtıl yolda cenk eder, kavmiyetçiliğe çağrıda bulunur veya kavmiyetçiliğin sevkiyle öfke ve tehevvüre kapılırsa cahiliye ölümü üzere ölür.” (İbni Mace, Fiten, 7)
“Ümmetimin helâk olması üç şeyden ileri gelecektir: “Kaderiye ( kaderi inkâr davası). Unsuruyet dâvâsı (ırkçılık) ve dinî meselelerde gevşeklik etmek.” (Taberanî, Mu’cemüs Sağir, 158) (İslâmiyet ırkı reddetmez, ırkçılığı men eder.)
Kökünü sevip onlara sahip çıkıp onlara layık olmaya çalışmakla, bu kök sevgisini kafatasçılığa götürmenin, diğer ırklar içinde üstün olduğu iddiası ile Müslümanların arasına nifak sokup takva dışı üstünlük taslamanın ayrımını görenlerden olma kaygısında…
Sözün özü; “Derdim Allah’ın (Cc.) rızasını kazandığım altına imzamı atabilecek yüreklilikte yaşanmış bir hayattan gayrısı değil.”
Sorunuzun cevabına gelince bayım; Ak kurt ya da bozkurt değil, Müminim!
Zuhal KURTYEMEZ
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)