… Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer grup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan bir eziyet (ezen) olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın… (Nisa 4/102)
“Bakara/222 ve Nisa/102’de ezen (eziyet) kelimesi geçmektedir. Bakara/222’de geçen eziyet (ezen) kelimesinin Kur’an’a göre neyi kapsadığının cevabını, Nisa 102. Ayet, bir eziyet (ezen) durumunda namazdan geri kalınmaması yani her durumda namaz kılınması gerektiğini bildirerek bize cevap veriyor” minvalinde bize karşı itirazlar gelebilmektedir.
Bu şekilde bize itirazları olan bu görüşe sahip kimseler için bir açıklama yapalım:
Kur’an’da herhangi bir yerde geçen kelime, Kur’an'da başka bir yerde de geçtiğinde “kesinlikle aynı anlamda kullanılmıştır” diye bir kaide yoktur.
Örneğin, İhlas Suresinin 1. Ayeti ve 4. Ayetinde “Ehad” geçmektedir, lakin bu iki ayette aynı anlamda kullanılmamıştır. “Ehad” ifadesi İhlas Suresi'nin 1. Ayetinde “tektir” anlamında kullanılmışken, İhlas Suresi'nin 4. Ayetinde “hiçbir şey” anlamında kullanılmıştır. Yani, aynı surede geçen aynı ifadeler dahi birbirinden farklı manada kullanılmış.
O halde, Bakara/222 ve Nisa/102’de bahsi geçen “ezen” kelimesinin bu iki ayette, aynı veya farklı anlamda kullanıldığını nasıl tespit edebiliriz?
Bunun için kelimelerin geçtiği ayetlerdeki bazı işaretlere bakabiliriz. Ayrıca, birbirinden farklı eza çeşitlerinin olabileceğini aklımızla da tespit edebiliriz.
Bakara/222’de geçen eza (ezen) ay başı halinde ortaya çıkmış iken, Nisa/102'de ise yağmurdan dolayı ortaya çıkan bir ezadan (ezen) bahsedilir. Yani iki ayette, birbirinden farklı ezadan söz edilmektedir.
"Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: “O bir ezadır (ezen).” (Bakara 2/222)
“...yağmurdan bir eza (ezen) olur...” (Nisa 4/102)
Ezanın (eziyetin) çeşitlerine biraz değinelim:
Yağmur durumunda meydana gelebilen eza, 1. kısımda söz ettiğimiz dış etkenlerle ortaya çıkar veya bazen yanıltır 2. kısım meydana gelmiştir. Hayız durumunda ortaya çıkan eza ise, ezanın çeşitlerinden 3. ve 4. kısımla ilgilidir.
Hayız, öyle bir eza ki, Bakara/222 Ayetine göre bu eza halini yaşayan birinin hayızdan defaatle temizlenmesi zorunludur.
Ayrıca hayız (ay hali), kamil anlamda bir ezadır. Yani Bakara/222’de bahsedilen hayız, Nisa/102’de bahsi geçen yağmurun verebileceği eza gibi sadece dış etkenlerle ortaya çıkabilen bir eza çeşidi değildir. Hayız, yağmur ile oluşabilecek ezadan (eziyetten) farklı olarak ezanın çeşitlerinden olan 3. ve 4. kısımla ilgili bir ezadır. Hayızlı kadının gördüğü eza, sadece dış etkenler ile ortaya çıkan yağmurun getirebildiği ezadan farklı olarak, vücuttaki iç etkenler ile ortaya çıkan bir ezadır.
Nisa/102 ayetinde, yağmur ile oluşmuş bir eziyet esnasında namaz kılınabileceği anlaşılır. Lakin bazı kimseler tarafından Nisa/102’den, “herkesin her durumda namaz kılması gerekir” şeklinde bir anlam çıkarılması yanlıştır. Çünkü Nisa/102’de belirtilen yağmur ile oluşmuş bir eziyetin (ezanın) olduğu sırada, sarhoş biri olsa, bu sarhoş kimse namaz kılabilir mi? İşte böyle bir durumda, cünüp ve sarhoş kimselerin namaz kılamayacağını belirten Nisa/43 derhal devreye girer ve sarhoşların namaz kılamayacağını bize beyan eder.
Nisa/43’e rağmen, Nisa/102’ün uygulanacağını düşünen biri, o halde Nisa/102’nin Nisa/43’ü nesh ettiğini kabul etmiş olur. Oysa bu ayetler arasında kesinlikle bir nesh yoktur.
Kimileri tarafından, “cünüp olmak ve hayız olmak birbirinden farklı şeylerdir” minvalinde bu konuda itirazlar yapılmaktadır. Bu görüşteki kimselere bir cevap verelim:
Eşleriyle birlikte olup, gusül alması farz hale gelmiş cünüp kimseler gibi, Bakara/222 ayetine göre hayızı kesilince gusül alması farz olan hayızlı kadınlarda cünüp hükmünde değilse, önemli bir problem ortaya çıkmaktadır.
Peki nasıl bir problem ortaya çıkmaktadır?
Nisa/43 ve Maide/6 Ayetine bakarsanız bu ayetlerde teyemmümden söz edilmektedir, lakin bu iki ayette cünüpten de söz edildiği halde hayızlı kadından söz edilmemektedir.
O zaman, cinsel birliktelikten dolayı cünüp olan kimseler, tuvalete çıkan kimseler, hastalanan kimseler teyemmüm alabilir yani herkes teyemmüm alabilir ama bir tek hayızlı kadın teyemmüm alamaz diye söylememiz ve kabul etmemiz gerekir.
Halbuki gusül alması Bakara/222 ayetine göre farz olan hayızlı bir kadın, su bulamadığında mantıken teyemmüm alabilmesi gerekir.
Hayızlı kadınların, cünüp grubunda olduğu sırf bu açıdan bile kesinlikle anlaşılmaktadır.
Çünkü Kur’an, sadece kendisinde yazılı olan bir şeyle değil, kendisinde yazılı olmayan, kendi içerisinde yer vermediği bir şeyle de hüküm koyabilmektedir. Misal verecek olursak, tavuk Kur’an’da bahsedilmez. O zaman, tavuk haram mıdır, helal midir? Haramların arasında işareten bile olsa belirtilmediği için yenmesi helal gıdalar grubunda olduğunu kabul ederiz. Oysa, Kur’an’da tavuk, helal olarak yazmamaktadır. O zaman hangi sebeple helal olduğunu söylüyoruz? Kur’an’da işareten bile olsa haram olarak belirtilmediği için tavuğun helal olduğunu söylemekteyiz.
Kur'an'ı Kerim'de bir şeyin yazılı olması nedeniyle de bir hüküm kabul ederiz, bir şeyin Kuran'da yazmaması nedeniyle de kimi zaman bir hüküm kabul ederiz.
Dolayısıyla bu açıdan meseleye bakarsak, hayızlı kadının da teyemmüm almasına müsaade edildiği anlaşılmaktadır. Çünkü Hayızlı kadının Bakara/222 ayetine göre gusül alması şart olduğuna göre, Maide/6 ve Nisa/43’deki gusül alması şart olan kimseler gibi gusül için su bulamadığında teyemmüm alabileceğini de anlarız.
“Hayızlı kadının teyemmüm almasına gerek yok, çünkü hayızlı kadın cünüp değildir” derseniz, Maide/6’da, cünüp olan kimsenin gusül almasını belirten Fettahherü ile aynı kökten gelen ve gusül alınmasını kasteden Tetahherne kelimesi Bakara/222’de geçmesine rağmen hayızlı kadının, “Maide/6’da geçen cünüp kimseler gibi gusül almasına da gerek yok” demiş olursunuz.
Madem hayızlı kadın cünüp değilse, Maide/6’da cünüp kimseler için belirtilen Fettahherü ile aynı kökten gelen Bakara/222’deki Tetahherne kelimesi sayesinde, hayızlı kadının da Maide/6’daki cünüp kimseler gibi gusül alması neden zorunludur? Buradan anlıyoruz ki, hayızlı kadın da cünüp hükmündedir. Bundan dolayı Maide/6’da geçen cünüp kimseler gibi gusül alması zorunludur.
“Bakara/222’de bahsi geçen kadının hayızlı olma durumu, kadının kendi elinde olmadığından hayızlı kadın Nisa/43’de namaza yaklaşması yasaklanan cünüp bir kimse sayılamaz. Bakara/222’de yalnızca erkeklere, hayızlı eşlerine yaklaşmama emri var” minvalinde görüş belirten kimseler var.
Bu karşıt görüşe sahip kimseler için bir açıklama yapalım:
Bakara/222’ de, hayız halinde olması kendi elinde olmayan hayızlı bir kadına, erkeğin cinsel bir birliktelik için yaklaşmaması emredilmiştir. Az önce sözünü ettiğimiz karşıt görüşteki kimselerin, “kadının kendi elinde olmayan bir hayız durumundan dolayı kadına yaklaşmamak doğru değildir” minvalinde kendilerine ve Bakara/222 ayetine karşı yöneltilebilecek bir itiraza diyebilecekleri hiçbir şey yoktur.
Bir kişinin abdestinin bozulması, kendi elinde değildir, lakin namaz için abdest almak zorundadır. Bir kişi eşiyle birlikte olur da, cünüp olmamak elinde olmaz, lakin gusül abdesti almak zorundadır.
İnsanoğlu kimi zaman elinde olanlardan, kimi zaman kendi elinde olmayan nedenlerden dolayı, herhangi bir şeye mecbur kalır.
Şayet kadın hayızlı olması sebebiyle cünüp hükmünde değilse, su bulamadığında kendisine Kur’an’ı Kerim’in hiçbir ayetinde teyemmüm alabilmesi için müsaade verilmemiş olur. Oysa teyemmüme, su bulamamış hayızlı kadınlarında ihtiyacı var. Kur’an'da yalnızca Maide/6 ve Nisa/43 ayetleri teyemmümden bahseder. Bu iki ayette kimilerince hayızlı kadından bahsedilmediği zannedilmektedir. Halbuki bu iki ayette geçen cünüp (cunuben) kelimesi, hayızlı kadınları da kapsamaktadır.
Maide/6’da, taharetle aynı kökten gelen “Fettahherü” kullanılarak, taharetlenmesi zorunlu yani iyice temizlenmesi/ gusletmesi farz olan herhangi bir kişinin kesinlikle cünüp olduğu anlaşılmaktadır. O halde, cünüp kimselerin iyice temizlenmesini/ gusletmesini farz yapan Maide/6’da geçen Fettahherü kelimesi ile aynı kökten gelen Tetahherne kelimesinin hayızlı kadınlar için Bakara/222’de geçmesi, hayızlı kadının, Maide/6’daki cünüp kimseler gibi iyice temizlenmesinin/ gusletmesinin farz olduğunu gösterdiğinden, hayızlı kadının da kesinlikle cünüp hükmünde olduğu anlaşılır.
“Kur’an’da kadın, hayızdan dolayı cünüp olmadığı için Kur'an'da teyemmüm alabileceği belirtilmemektedir. Çünkü cünüplük sadece cinsel birliktelik sonrası yaşanan bir durumdur.” diye düşünen kimselere bir açıklama yapalım:
“Hayızlı kadının teyemmüm alması icap etmez, çünkü cünüp hükmünde değildir” derseniz, “gusül alması da icap etmez” demiş olursunuz. Halbuki Bakara/222 ayetine göre hayızlı kadının gusül alması icap eder. Zira Bakara/222’de hayızlı kadın için temizlik kökünden gelen iki kelime kullanılmıştır:
Bakara/222’de bu sırayla geçen temizlikle ilgili bu iki kelime, aynı kökten ama farklı babdan gelmiştir. Arapçada kelimeler aynı kökten gelse bile babları farklı olur ise anlamları değişir veya ziyade anlam ifade eder.
Bakara/222’de, temizlikle ilgili olarak ikinci sırada geçen Tetahherne kelimesi, tefa’ul babından geldiğinden bir çok merhaleden geçerek temizlenme anlamına gelir. Bu sebepten ötürü, Bakara/222’deki Yethurne kelimesinin kastettiği hayızın kesilmesi, temizlik açısından kesinlikle yeterli değildir.
O zaman, hayızlı kadın için temizlik merhaleleri nelerdir?
Görüldüğü üzere, hayızlı kadının gusül alması icap eder. Gusül alması gereken hayızlı kadının, teyemmümde alabileceği anlaşılmış olur. Yani, hayızlı kadının teyemmüm alamayacağını söyleyen biri, hayızlı kadının gusülde alamayacağını söylemiş olur. Bu hatalı görüşü de, hayızlı kadının gusül alması gerektiğini bildiren Bakara/222 ayeti çürütür
“Bakara/222 ayeti, bütünüyle erkeğe yöneliktir ve erkeğin hayız dönemindeki kadınla (eşiyle) cinsel bir birlikteliğinin olmaması gerektiğini belirtir, hayızlı kadın cünüp hükmünde olsaydı muhakkak ayette belirtilirdi” şeklinde düşünen kimselere, şu ana kadar yaptığımız açıklamalar ve bilhassa Bakara/222’deki Tetahherne kelimesi yeterli cevaplar vermektedir. Ayetten anlaşıldığına göre, kadının hayızı kesilince aşama aşama kesinkes temizlenmelidir. Temizlenmesi yani gusül abdesti alması icap etmektedir ama teyemmüm alması kendisine izin verilmemiş mi?
Yaptığımız açıklamalar sonrasında, yine de itirazları olacak kimseler için konuyu biraz daha açalım:
Maide/6 ve Nisa/43’e göre, cünüp kimselere müsaade edilen teyemmüm, hayızlı kadınlara müsaade edilmiyorsa, o zaman Maide/6 ve Nisa/43’de geçen cünüp kimselere farz olan gusül abdestini, kimilerince cünüp hükmünde olmadığı zannedilen Bakara/222’de geçen hayızlı kadınlarında almaması gerekir.
Maide/6 ve Nisa/43’de bahsi geçen cünüplerin alması farz olan guslü, Bakara/222’de Tetahherne kelimesi geçtiği için hayızlı kadınlarında alması farz olduğundan, hayızlı kadınlar Maide/6 ve Nisa/43’e göre gusül alması farz olan cünüp hükmündedir. O halde Maide/6 ve Nisa/43’den anlaşıldığı üzere cünüp kimselere müsaade edilen teyemmümün, Bakara/222’de geçen ve cünüp hükmünde olduğu anlaşılan hayızlı kadınlara da müsaade edildiğini anlarız.
Bu bilgiler ışığında konuyu toparlayacak olursak, taharetlenmesi/ gusül alması zorunlu olan kimseler kesinlikle Maide/6 ve Nisa/43’e göre cünüp hükmünde olduğundan, taharetlenmesi/ gusül alması zorunlu hayızlı kadınlarda kesinlikle cünüp hükmünde olup, Maide/6 ve Nisa 43’e göre namaz kılamaz.
Suat Altınbaşak
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)