İnsan (biyoloji, fıtrat, akıl, kalp) ayetindeki Rabbimizin fiilleri (Rububiyeti) üzerinden, Allah'ın sıfat ve isimlerinin delilleri
Topraktaki elementler, hassas ayarlarla bir araya getirilerek insan denen bir canlı var edilmiştir. İnsan bedeninde gerekli olan her element, belirli değer aralıklarında var olabilmektedir. Bu belirli değer aralığında herhangi bir sapma olduğunda bedendeki düzende bozulmalar, hastalıklar meydana gelir. Bazı durumlarda ölümle bile sonuçlanabilir.
İnsan bedeninde yaklaşık 1,2 kg kalsiyum bulunmaktadır. Eğer bu kalsiyum miktarında büyük ölçüde azalma olursa, bir meyveyi ısırmamızda bile dişlerimiz parçalanabilir. Vücudumuzun 120 gr kadar potasyuma ihtiyacı vardır.
Vücudun ihtiyacı olan potasyumun eksikliğinde; kas ağrıları, kramplar, yorgunluk, bağırsak rahatsızlıkları, kalp çarpıntısı meydana gelir.
Vücudumuzda olması gereken çinko miktarı, 2-3 gr'dır. Bu maddenin eksikliğinde ise hafıza kaybı, hareket gücünün azalması, koku ve tad alma duyusunun zayıflaması ortaya çıkar.
Yetişkinlerde günlük selenyum ihtiyacı 55 mikrogram'dır. Selenyumun eksikliğinde kas zayıflar, kalp ve damarlardaki esneme kabiliyeti bozulur.
İnsan vücudunun %65'i oksijen elementinden oluşmaktadır. Oksijen büyük oranda akciğerlerimizde ve kanımızda yer alır. Sağlıklı bir şekilde yaşayabilmek için vücudumuzun ihtiyacı oranında oksijenin vücudumuzda olması da tek başına yeterli değildir.
Düzenli bir şekilde işleyen hiç şaşmayan bir sistemle, oksijenin bedenimizin anlık ihtiyacına göre kullanılabilmesi gerekiyor.
Bu düzenli işleyişin, bir ilim, irade ve merhametle vücudumuzda her daim olduğunu, hemoglobinin işleyişini incelememiz sayesinde kendimize bazı sorular sorarak iyice anlamış oluruz.
Oksijeni taşıyacak hemoglobinin, en uygun boyut ve şekilde hücre yapısı nasıl oluşabildi? Kanın içindeki hemoglobin, nereye ve ne kadar oksijen vereceğini nasıl bilmektedir?
Hemoglobin, oksijenle karbondioksiti hiçbir zaman karıştırmadan her zaman doğru yere doğru ölçüde molekülü (oksijeni) verip, doğru yerden doğru molekülü (karbondioksit) almayı nasıl becerebilmektedir?
Cansız, akılsız, ilimsiz, iradesiz hemoglobin, akciğerlerden oksijeni alıp, karbondioksiti bırakmayı nasıl yapabiliyor? Kaslara gelindiğinde hemoglobininin oksijeni bırakıp, karbondioksiti alabilmesini her daim sağlayan nedir?
Vücudumuzun içerisindeki bu tür mükemmel faaliyetlerde farkedilen; akledebilme, irade edebilme, ilim sahibi olunması gibi sıfatların kime veya neye atfedileceği sorusu aklımıza hiç gelmez mi?
Derin bir ilim, hikmet, şefkat barındıran sayısız işleyişin, faaliyetin oluşabilmesini; ilmi, şefkati, iradesi, aklı olmayan cansız atomların, "Zorunluluk" gereği hareket ederek bir nizam oluşturduğuna inanmak mı daha rasyoneldir?
Yoksa cansız, ilimsiz, şefkatsiz atomlara düzenli işler yaptıracak, bir ilk neden olan varlığı zorunlu zatın, derin bir ilim, hikmet, şefkatle varlığa müdahil olduğu inancı mı daha mantıklıdır?
Kimileri, topraktaki elementlerle var olan insan vücudundaki düzeni ve hassas ayarlı tabiattaki düzeni, atomların nedenler üzerinden devam ettireceğine inanıyor. Kimileri ise ilk neden olan Yaratıcının devam ettireceğine inanıyor.
Sonuçta ikiside birer inançtır. Her Halükarda bir inancın olması kaçınılmazdır. O zaman en makul olanı, gözlemleyebildiğimiz her işleyişe müdahil bir Yaratıcıya inanmaktır.
Neden mi?
Her insan için tek göz yerine iki göz, tek kulak yerine iki kulak verilmiş olması, irade sahibi, ilimli ve hikmetli bir zorunlu varlığın düzeni sağladığına kuvvetli birer delildir.
Tonlarca ağırlıktaki yağmur toplu halde birden inebilecekken, canlılar ölmesin diye tane tane indirilmesi; topraktan bir kaç çeşit yiyecek ürün verilebilecekken pek çok çeşit yiyeceğin verilmesi gibi hakikatleri, yüce bir merhamet sahibine bağlamazsak nereye bağlayabiliriz ki?
Kör, sağır, akılsız, cansız tabiatın merhametine mi bağlamak daha mantıklı yoksa, varlığı zorunlu olan yüce bir merhamet, ilim, hikmet, kudret, irade ve hayat sahibi olan varlığa mı bağlamak daha mantıklıdır?
Allah'ın varlığı ve birliğinin hikmetle anlatılmasıyla, Ateistin veya Deistin zihninde, şu an evrene ve insana müdahil olan bir Yaratıcının olma ihtimali, iki ihtimalden biri olarak görülmeye başlanabiliyor.
Diğer ihtimal ise "evrene ve insana müdahil olunmadığı" inancıdır. Ateist veya Deistin zihninde, iki ihtimalli böyle bir ikilem oluştuğunu soru sorarak öğrendiğimize, aşağıda bahsettiğimiz diğer imani kaidelerin delillerini de dile getirmeye artık başlamalıyız…
Rasulullah'ın, Kur'an-ı Kerim'in ve ahiretin hak olduğuna dair delillerin, tevhidi imana katkısı
Her an hiç durmadan sayısız rahmet nişaneleriyle bu kadar masraf yapılan insanın hikmetsiz bir sebeple var edilip, yok olacağı zannı; akla, mantığa, fıtrata, kalbe, evren ve insan ayetindeki her hikmete ters düşer.
Kainat okulunda, kainat ve insan ayetini bize Allah'ın sıfat ve isimleriyle ders veren, bize yaradılış gayemizi ve sorumluluklarımızı bildiren bir muallimin (peygamberin) olması, kainatta her an var olan sonsuz merhamet ve hikmetin gereğidir.
Kainat okulundaki muallimin görevini yapabilmesi adına, Allah'ın sıfatlarını ve isimlerini bildiren, yaradılış vazifelerini açıklayan bir müfredatın olduğu ders kitabının (Kitabullah'ın) gönderilmesi, kainattaki sonsuz hikmet, merhamet ve ilmin gereğidir.
Peygamberin ve bir ilahi kitabın gönderilmesi, evren ve insan ayetindeki şahit olduğumuz sayısız Er-Rahman, El-Hakim, El-Alim isimlerinin neticesidir. İlahi bir kitabın ve peygamberlik makamının olması gerektiğini, tecellileriyle bize öğreten bu isimlerin kuvvetli birer delil olduğunu, Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerden yapılan çıkarımlarla öğrenebiliyoruz.
Peygamberin ve bir ilahi kitabın var olması gerekliliğini izah ettikten sonra Peygamberimizin (a.s) ve Kur'an-ı Kerim'in hak olduğunu da biraz izah etmeye çalışalım…
Rahman suresi 5. ayeti, Enbiya suresi 30. ayeti, Enbiya suresi 33.ayeti insanlara okuyan ümmi bir zatın, bu bilimsel verileri bilmesi mümkün değildir. 14 asır önce bilinemeyecek bu bilimsel bilgileri bildiren ancak kainatın Yaratıcısı olabilir.
Dolayısıyla bu tür ayetler hem Kuran-ı Kerim'in Yaratıcıdan gelmiş bir kitap olduğunu, hem Rasulullah'ın Yaratıcı tarafından bunları bize bildiren bir elçi olduğunu, hem de hayata müdahil bir Yaratıcının varlığını kanıtlamış olur.
Rum suresi 2-4. ayette, Nur suresi 55. ayette, Kamer 45-46. ayette, Nasr suresi 1-3. ayette gelecekten haber veriliyor. Gelecekle ilgili bu haberlerin gerçekleştiğini Siyer ilmi bize bildiriyor. Bu gayba ait bilgilerin vuku bulması; Yaratıcının, Rasul'ün ve Kitabullah'ın hak olduğunun delilidir.
İkilemde kalan dini inançsız kişi, "ya bunca delil doğruysa?" diye düşünerek, hidayete erebilmesine imkan oluşabilir.
Her bir dini inançsızı sarsabilecek olan Rasulullah'a ve Kitabullah'a imana dair bahsettiğimiz bu deliller, Rasulullah'ın ve Kitabullah'ın bahsettiği Allah'ın varlığı ve birliği hakikatine de birer akli delil teşkil eder. Akli deliller de güven (iman) duygusuna dönüşerek aynı zamanda kalbi birer delil olur.
Küfürden uzaklaştırıcı, caydırıcı etkiye sahip ahiretin var edileceğine dair delil olan ayetler de, Allah'ın varlığı ve birliği hususunda bir inancın oluşmasına katkı sağlar.
Ateizm ve deizme nasıl düşüldüğünü, manevi sünnetullah'ın işleyişini dikkate alarak anlamaya çalışalım:
Okullarımızda yer alan natüralist eğitim müfredatında, evrendeki işleyişin sadece bazı yasalara, bazı nedenlere bağlanmasından dolayı, Yaratıcıya bir ihtiyacın olmadığı hususunda bir inanç veya bir algı oluşuyor.
Sayısız varlığın bir amaca göre var edildiği kendisine hatırlatılmayan bu kimseler, kendilerinin amaçsız var edildiğine inanabiliyor. Uzak bir Allah inancı anlayışının, oluşma süreci başlıyor.
Böylece duaya, peygambere, ilahi kitaba, ahirete yani kısacası herhangi bir dine olan ihtiyaçları zamanla azalıyor. Bu yüzden tevbe edilmeyerek devamlı işlenen günahlar, kalbin git gide siyah noktalarla kararmasıyla azıcık kalmış taklidi imanı daha da azaltıyor.
İmani hakikatlere dayandırılmamış iman, yerine getirilmeyen salih amellerin günahıyla, giderek her geçen gün yokuş aşağı azalıyor. Artık rahatça, pişman olunmadan günahlar işleniyor. İşlenen günahlara karşı hiçbir pişmanlık oluşmamaya başlıyor.
Daha sonra imanın dip seviyeye düşmesi nedeniyle birey, işlenen günahların kalbinde pişmanlık oluşturmayacağı dinsizlik inancına rağbet ediyor.
Herhangi bir dine ihtiyacının olmadığını düşünerek, rahatça günah işleyebileceği bir özgürlüğe sahip olmak istiyor. Bundan dolayı çeşitli gerekçelerle, dini inançsızlık olan deizmi ve ateizmi tercih ediyor.
Amelde/pratikte deist olunması, itikadın zayıf olmasıyla ilgili bir durumdur. Tahkiki imanı olmayanın, ilahi emir ve yasaklara hiç uymayanın, küfre götüren çeşitli gerekçelere karşı kalkanı yoktur.
Böyle bir ameli deisti, dini öğretiler, emir ve yasaklar rahatsız etmeye başlar. Ameli deistin itikadı zayıf olduğundan, tevbesini yapmadığı günahlarının yüzünden, git gide siyah noktalarla kararan kalbiyle, taklidi imanı her an tamamen ortadan kalkabilir. Böylece küfre girmeye razı olması an meselesi olur.
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Hüseyin KURT
Yaşar Doğu’dan Astorya’ya
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Halil MERT
Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti…
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)