Arkeoloji bilimiyle uğraşanlar, bir mağara duvarında sadece iki çizgi gördüğünde bile, bu çizgilerin akıllı biri tarafından çizildiğini söyler. Fakat DNA gibi tasarımcıyı haykıran birşey gözlemlediğinde, bu mükemmel tasarım hemencecik "zorunluluk" diye inanılan bir batıla bağlanmaya çalışılıyor.
MEB'in ders kitaplarında hücreyi DNA'nın yönettiği, DNA'nın kendini eşlediği vurgulanıyor. Bu ifadeler, bilimsel olarak gözlenen süreçlere dışarıdan bir müdahale olduğu inancını, kesin bir ifadeyle bilim dışı (bilime ters) kabul etmiş oluyor.
Cansız, ilimsiz, kudretsiz atomlardan oluşan DNA, hücreyi yönetebilir mi? Dışarıdan bir ilim ve kudretle müdahale olmadan hücre yönetilebilir mi?
Bir canlının var edilme sürecinin en baştan itibaren gözlemlenmesiyle, DNA'nın önünde milyarlarca yol varken, DNA'nın "zorunluluk" gereği hep en iyi yolu seçerek bir canlıyı var ettiği belirtiliyor. Deneysel olarak ispatlanamamış bu yorumun nesnellik diye kabul edilmesi bir inançtır. Okullarımızda maalesef bu batıl ön kabulün/inancın reklamı, bilimle süslenerek yapılıyor.
DNA'nın milyarlarca yol arasından en doğru yola girebilmesini sağlayan en iyi tercihlerin, yalnızca El-Müdebbirin, El-Müridin ilmi ve kudretiyle olabileceğini varsayan yorumda bir inançtır. Pek çok bilim adamı ve alimler tarafından öne sürülen böyle bir yorumun/inancın olduğu ise okullarımızda hiç söz edilmiyor.
Evrende bilinçli bir tasarımın olduğu veya evrende doğal bir zorunluluğun olduğu hususundaki birbirine zıt olan bu iki yorum, tabii ki bilimsel olarak ispatlanamadı, ispatlanamaz da… Lakin akleden bir kalp, hangi yorumun daha rasyonel olduğuna karar verebilir.
İşte bu karar verme işlemi öğrencilere özgürce bırakılmıyor. Bilimin içine gizlenmiş olan maddecilik anlayışı, nesnellik yalanına başvurularak, bilimin evren ve insan özelinde nedensellikle her şeyi açıkladığına vurgu yapılıyor. Bu nedenle, öğrencilerimizin zihninde Yaratıcının insanla ilgili adaleti, rahmeti hususunda sorular doğuran şüphelerin çıkmasına güçlü bir imkan sağlanmış oluyor. Tahkiki imana ulaşamamış ve taklidi imanı bile oluşmamış olan kimseler, ilahi emir ve yasaklardan giderek uzaklaşarak, cevabını bilmedikleri soruların vehimlerine kapılarak küfre giriyor.
Kur'ani bir bakış açısıyla Kainat ve insan kitabı okutulursa, somut haliyle bize gösterilen Yaratıcının isim ve sıfatları sayesinde, küfre sokabilecek sorulara karşı derdimize derman güçlü bir kalkan oluşur.
Şimdi, DNA'nın oluşumu ve işleyişi üzerinden acizane bir okuma yapmaya çalışalım…
DNA'nın oluşumunda yer alan proteinin var olabilmesi için bir başka proteinin de var olması gerektiği gözlemleniyor. Ribozom, RNA, ATP'den biri dahi olmadan protein oluşmuyor. ATP’yi üretecek mitokondri olmadan protein oluşmuyor. Hücre çekirdeği ve Sitoplazma'dan biri dahi olmadan protein oluşmuyor.
Hücrede bir DNA'nın var olabilmesi için adetullah gereği proteinler gereklidir. Tek bir proteinin oluşması için hücrenin tamamının ve 60 proteinin olması elzemdir.
En küçük bir canlının meydana gelmesi, 239 proteinin intizamlı işleyen ilmi bir süreç çemberinden geçmesi sonrası vuku buluyor. İnsanoğlu kendindeki ilim, irade ve kudret ile kıyas yaparak yani kendi insani tecrübelerinden yararlanarak, insana göre imkansız bir durumun gerçekleştiğini tespit edebilir. Çünkü böyle bir yüce ilim, kudret ve irade kendisinde yoktur. "İlimli ve kudretli bir tasarımcıyla bu imkansız durum ancak her daim imkanlı hale gelebilir" diye düşünerek, hadiseleri basitçe kavrayabilir.
İnsan hücresindeki protein dahil hiçbir molekül, hiçbir yardım almadan kendi kendisini kopyalayabilme yeteneğine sahip değildir. Çok sayıda kompleks faktörün hepsinin bir arada aynı anda bulunması ve çalıştırılması gereklidir. Biri olmadan diğeri olmuyor. Mesela var edilmiş işleyen bir hücre olmadan DNA bir işe yaramaz. DNA olmadan da hiçbir canlı var edilmiyor. DNA'nın işleyişi için gerekli tüm faktörlerin her birinin aynı anda hücrede var edilmiş olması gerekiyor.
Tek hücreli ilk canlı için DNA'nın nasıl oluşabildiğini bir düşünelim… Biri olmadan diğeri olmayan ama aynı anda beraber bulunması ve çalışması gereken kompleks faktörleri ilk olarak ortaya yokluktan çıkaran kim?
DNA'nın oluşumunda gözlemlenen proteinlerden yalnızca bir proteinin bile kendiliğinden oluşamayacak olması, bilimsel gözlemlere dayanan bir bilgidir. Bir DNA'nın oluşabilme sürecinde, ortamda aynı anda bulunması gereken ve birbirine ihtiyacı olan proteinlerin ilk halkasını oluşturan ilk nedenin, mutlak bir aşkın varlık olduğunu varsayarsak, ancak her şey zihnimizde o zaman yerli yerine oturur. Çünkü şuursuz ve ilimsiz maddelerin, bugüne kadar herhangi bir bilgiyi üretebildiğinin hiç görülmemiş olması, bilimsel bir bilgidir.
İlk neden olan mutlak aşkın varlık, her daim işleyen bu tür süreçlerin nedeni olabilecek ilme ve kudrete her zaman sahip olabilmelidir. Çünkü DNA'daki her işleyiş, Yüce bir ilim ve kudrete sahip bir zatın, her zaman muktedir olduğunu haykırıyor. Çok sayıda kompleks faktör olmadan bir proteini bile yapamayan atomların bu acizliği, Yaratıcının her daim işleyen süreçleri devam ettirdiğine de kuvvetli bir delildir.
İlk yaratılışın ve devamlı süregelen yaratılışın, kendiliğinden evrimle gerçekleşemeyeceğini, sözünü ettiğimiz ve edeceğimiz pek çok delil, akleden bir kalbe idrak ettirebilir.
10 üzeri 50 de 1 olasılığı, Matematikte imkansız olarak kabul edilir. DNA'yı oluşturan proteinlerden yalnızca bir proteinin kendiliğinden oluşabilme ihtimali, matematiğin imkansız dediği bu olasılık rakamından da çok daha düşük olasılıklı rakamlar ile ifade ediliyor.
Matematiksel olarak imkansız olarak nitelenen bu gibi olasılıkların imkanlı hale getirilerek canlılığın vuku bulması, yaratılışın her an olduğunu göstermesi açısından şaşırtıcı değil midir?
Matematiğe inanan inançsız bir kişi, dile getirmese de bir düzene inanıyor. Hatta evrende var olan düzene o kadar kuvvetli inanıyor ki, mucizeleri kabul etmiyor.
Evrende sonsuz düzenin var oluşu, bu düzeni var edebilmesi kendisi için mucize olmayan sonsuz adalet (düzen), kudret, ilim sahibi ve her an faal olan aşkın bir varlığa işaret etmiyor mu?
İlimsiz, iradesiz ve kudretsiz atomların, birbirleriyle iletişim kuramadıkları halde, sınırsız sayıdaki faaliyeti organize bir düzen ve hikmet içinde, üstelik her zaman şefkatli bir tasarımla canlıları var edebildiğini kabul etmek, atomların mucize yarattığına inanmak olmuyor mu?
DNA'ya sahip milyarlarca canlının, merhamet, hikmet, kudret, ilim, irade ve düzen (adalet) sahibinin müdahilliği olmadan, her zaman muazzam bir merhamet, hikmet, kudret, ilim, irade, düzenle var edilmeye devam etmesi, akleden bir kalbe imkansız gelir. Yaşadığımız insani tecrübeler bunun imkansız olduğuna delil değil midir?
6'şar parmaklı doğabilecekken, her gün doğan yaklaşık 300 bin bebeğin çoğunun 5'er parmaklı doğması, sonsuz rahmet ve adaletin (düzenin) delili değil midir? Rahatça görüp duyabilmemizi sağlayacak paha biçilemeyen rahmet hazinelerini, her zaman bir düzen (adalet) içinde veren kim? Dini inancı olmayan kimselerin, bilinçaltlarındaki Yaratıcıya olan sui zanlarını yok edecek olan bu gibi sonsuz kudret ve hikmet, sonsuz rahmet ve adalet (düzenin) delilleri, küfre giden yolları kapatacak kadar kuvvetli delillerdir.
Milyarlarca DNA'nın ve hücrenin zaruri ihtiyacı ne ise, ihtiyaçlarının an be an giderilerek canlılığın oluşması ve devam edebilmesi, sonsuz rahmete, sonsuz hikmete ve sonsuz adalete (düzene) inanmaya vesile olur.
Bu sayede, hayatın kendisi ve imtihanlarla ilgili olan Yaratıcının rahmeti, hikmeti, adaleti konusunda oluşan şüpheler, vehimler izale olmaya başlar. Rahmet, ilahi şefkat, ilahi adalet, ilahi hikmetle ilgili kafalarda oluşan şüphe dolu soruların, cevaplanabilmesine güçlü bir imkan oluşur.
Yaratıcının rahmeti, hikmeti, adaletiyle ilgili zihinlerde oluşmuş onlarca şüphe, vehim, inançsızlık argümanını, evren ve insanda tecelli eden sonsuz rahmet, sonsuz hikmet ve sonsuz adaletten çıkarırsak, geriye yine sonsuz rahmet, sonsuz hikmet ve sonsuz adalet kalır. Evrene ve insana çok yakın bir Yaratıcıya inanılmasını sağlayan bu çok sağlam zemin, peygamberleri ve kitapları aracılığıyla insanlarla konuşan bir Yaratıcıya imanı gündeme getiriyor. Daha sonrasında imanın şartlarıyla ilgili diğer soruların ilmi olarak cevaplanmasıyla, küfrün bitiş noktası çorap söküğü gibi gelebiliyor. Biiznillah…
Recep YAZGAN
Küresel Trans İfsat Çeteleri
Ömer Naci Yılmaz
Masum Değiliz
Eyüphan KAYA
Sendikalar sınıfta kaldı
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal
Bülent ERTEKİN
Sizin yeriniz bizim gönlümüzde, ancak bu kadar mı diyorsunuz!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Nihat Güç
İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Halil MERT
Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü…
Burak Çileli
Vahşî-Sebaî Batı’dan Doğu’ya Akan Lağım!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Memiş OKUYUCU
Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken!
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)