Allah, kendilerine kitap verilenlerden, Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız (letubeyyinunnehu) ve onu gizlemeyeceksiniz diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür! (Al-i İmran Suresi 187. Ayet)
Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın (litubeyyine) ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (Nahl Suresi 44. Ayet)
Bu iki ayette de "açıklama" kavramı aynı "beyan" kalıbıyla geçmektedir.
Al-i imran suresi 187. Ayette, ehli kitaptan, "kitabı mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz" diye daha önce söz alındığı vurgulanmaktadır. Burada kastedilen; ehli kitabın, kitabı açıklayıp, izah etmesi ve onu asla gizlememesiyle ilgili söz alınmasıdır. Bu ayetteki açıklama (beyan) kavramı; izahın yapılmadığı, gizlemenin karşıtı olan "ortaya çıkarın" manasında değildir yani "gizlediğinizi ortaya çıkarın" manasında değildir.
Al-i imran suresi 187. Ayet ile ilgili olarak, ehli kitabın, kitapla ilgili herhangi bir izahat yapmadan, sadece tebliğ ederek, kitabı gizlememelerine dair söz alındığı gibi bir ayet yorumu, eksik ve hatalı bir yorumdur.
Al-i imran suresi 187. Ayette geçen "açıklayacaksınız (beyan edeceksiniz)" kısmı, gizlemenin zıddı olan "ortaya çıkar" manasında olduğuna dair söylemler, hatalı bir yorum olduğu halde, bazı kimseler tarafından ısrarla dile getirilmektedir.
Allah tarafından peygamberimizin (a.s), günümüzde bize de vahiyle kitap ve hikmeti açıklama görevi olduğunu kabul etmeyen bazı kardeşlerimiz, Al-i imran suresi 187. Ayette ehli kitaptan "açıklayacaksınız (beyan edeceksiniz) ve onu gizlemeyeceksiniz" diye söz alınmasıyla ilgili konuyu, bahsettiğimiz hatalı yorumlarını delil göstererek, Nahl Suresi 44. Ayetteki peygamberimizin (a.s) Kur'an'ı açıklamasıyla ilgili ayette yer alan aynı "açıklama (beyan)" kavramının da "gizlemeyerek, açıklayasın" yani "ortaya çıkarasın" manasına geldiği gibi başka bir hatalı yorum yapmaktadır.
Nahl Suresi 44. Ayette, "açıklama" kısmının nasıl geçtiğini bir kez daha tekrar hatırlayalım.
Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın (litubeyyine) ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (Nahl Suresi 44. Ayet)
Nahl Suresi 44. Ayette, gizlemenin zıddı olan bir açıklamanın bahsedildiği yani peygamberimizin (a.s) göreviyle ilgili olan "açıklama (beyan)" kavramının, "ayetleri sadece okuyup, ancak tebliğ ederek, ortaya çıkar" manasını taşıdığı bazılarınca düşünülmektedir. Halbuki "beyan" kavramının, açıklama manasını taşıdığı çok açık…
Ayrıca Rabbimiz dileseydi Nahl Suresi 44. Ayette, "indirileni açıklayasın" yerine "indirileni okuyasın" diye belirtebilirdi ya da "indirileni ancak tebliğ edesin" diyebilirdi. Lakin Cenab-ı Hak, ilahi muradıyla bunu yapmadı.
Nahl Suresi 44. Ayette içinde "beyan (açıklama) " kalıbı olan litubeyyine (açıklayasın) kavramı geçmektedir.
Beyanın "ortaya çıkar" manasına geldiğini yani ancak "tebliğ etme" manasına geldiğini düşünen bazı reformcu meal yazarları bile, içinde "beyan (açıklama)" geçen Nahl suresi 44. Ayet ve başka ayetlerdeki beyan kalıbını, yazdıkları meallerde, "ortaya çıkar" olarak değil de "açıklama" olarak türkçeye çevirmektedir.
Çünkü Beyan kavramının açıklama manasında olduğu, "sadece ayetleri okuyarak, tebliğ etme" manasında olmadığı çok açık… Buna rağmen, Nahl Suresi 44. Ayette "litubeyyine" kavramını aynı meal yazarları yorumladıklarında, "beyan, açıklamadır" diye kendilerince belirtildikten sonra, buradaki açıklama ile kastedilenin yalnızca "ortaya çıkarmak" yani ancak "tebliğ" olduğu kendilerince vurgulanmaktadır.
Katılmadığım bu görüşleri, kendilerince Al-i imran suresi 187. ayeti hatalı yorumlamaları üzerinden temellendirilmektedir. Al-i İmran Suresi 187. Ayet ile ilgili hatalı yorumları dayanak gösterilerek, bu ayette "açıklayacaksınız (beyan edeceksiniz) " ifadesi geçtikten sonra "gizlemeyeceksiniz" denir, yani "açıklama, gizlemenin zıddı olarak burada geçer, dolayısıyla buradaki açıklama, sadece ortaya koymak yani ancak tebliğ etmek manasındadır" diye kendilerince açıklama yapılmaktadır.
Oysa bu ayette "açıklayacaksınız" ve "onu gizlemeyecekseniz" ifadeleri ayrı ayrı geçmektedir. Açıklayın, izah edin ve onu asla gizlemeyin denmektedir. Gizlediğinizi, açıklayın denmemektedir.
Ayrıca, Al-i imran suresi 187. Ayette beyan kalıbıyla geçen "açıklayacaksınız" ifadesinin, gizlemenin zıddı olan "ortaya çıkar" manasında olmadığına dair deliller de Kur'an'da mevcuttur.
Gizlemenin karşıtı mahiyetinde olan, bir şeylerin "ortaya çıkarılması" yani "açığa vurulması" ifadesinin Kur'an'daki bir ayette nasıl geçtiğine bir bakalım…
Allah sizin açığa vurduğunuzu da bilir, gizlediğinizi de bilir. (Nur Suresi 29. Ayet)
Bu ayetteki, gizlemenin zıddı olan "açığa vurduğunuzu" ibaresi, Nahl suresi 44. Ayet ve Al-i imran suresi 187. Ayetteki gibi "beyan" kalıbıyla gelmeyip, tubdune (açığa vurduğunuz) ibaresiyle geçmesi sebebiyle, "beyan" kavramının gizlemenin zıddı olan "ortaya çıkar" yani "açığa çıkar" manasını taşıdığını söyleyen kimselerin, bu iddialarını bir kez daha düşünmeleri gerekir.
Gizlemenin zıddı olan "ortaya çıkar" ibaresinin bir ayette nasıl geçtiğine bir bakalım…
Gizlenen bir şeyin ortaya çıkarılması için Bakara Suresi 72. ayette, "Oysa Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkarıcıdır (muhricun)" denmektedir. Gizlemenin zıddı olarak "beyan" yani "açıklama" ifadesi değil de, ortaya çıkarıcı manasında "muhricun" ifadesi bu ayette yer alır.
O halde peygamberimizin (a.s) günümüzde de halen devam eden, bize vahiyle olan açıklama görevini kabul etmeyen kimseler, "Beyan (açıklama) kavramının, gizlemenin zıddı olan "ortaya çıkar" manasını taşıdığına dair iddialarını tekrar tekrar düşünmeleri gerekir.
Al-i İmran suresi 187. ayet, şartlanmamış bir şekilde bu deliller ışığında veya bu deliller olmadan okunduğunda bile, bu ayetteki "beyan" kavramının açıklama ve izah etme manasından tamamen feragat etmediği göze çarpmaktadır, ama kendilerine başka ayetlerden de delil getirelim.
Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın (yubeyyin) dediler. Musa şöyle dedi: Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi, emrolunduğunuz işi yapın. (Bakara Suresi 68. Ayet)
Bakara Suresi 68. Ayette, İsrailoğullarının, kesilecek kurbanın nasıl olacağının açıklanmasını yani ayrıntı verilerek, izah edilmesini istediği "beyan (yubeyyin)" kalıbıyla bize haber verilmektedir. Daha sonra İsrailoğullarına, istedikleri gibi ayrıntı verilerek ve izah yapılarak kendilerine açıklandığını aynı ayetten öğreniyoruz.
İsrailoğullarının, açıklama yani ayrıntı verilen bir izah beklentilerini bize haber vermek için Bakara Suresi 68. Ayette geçen "beyan (açıklama)" kalıbının aynı hali, peygamberimizin (a.s) görevinin "açıklama" olduğunu bildiren Nahl Suresi 44. Ayette de geçmektedir. Bakara Suresi 68. Ayette, İsrailoğullarının kesilecek kurbanla ilgili ayrıntı içeren bir açıklama beklentisine karşılık, kesilecek kurbanın nasıl olacağı, ayrıntı verilerek açıklanıp, izah edilmiştir. Yani "beyan" kavramının, "gizlemenin zıddı olan ortaya çıkarma" manasında olduğu düşüncesinin doğru olmadığı, "ayrıntı verilip, izah etmek" manasını taşıdığı Bakara Suresi 68. Ayette açıkça ortadadır.
Bakara Suresi 68. Ayette ayrıntı ve izah içeren bir açıklama manasında "yubeyyin" geçmesi, Nahl Suresi 44. Ayette de peygamberimizin (a.s) göreviyle ilgili Bakara suresi 68. Ayetteki aynı "beyan" kalıbıyla açıklama manasında "litubeyyine" geçmesi, peygamberimizin (a.s) görevinin vahiyle ayrıntı verip, izah etme manasında bir açıklama görevi olduğu konusunda çok kuvvetli bir delildir.
Bakara suresi 68. Ayetteki "yubeyyin" ve Nahl suresi 44. Ayetteki "litubeyyine" ifadesi aynı "Beyan" kalıbı olup, bu ifadelerin birinin başındaki - t, diğerinin başındaki - y eki, muhatap ve gaiplik belirten eklerdir. "Beyan" kalıbının asıl manasını değiştirmediği için bu eklere takılmayınız. İki ayette de aynı "beyan" kalıbı geçtiği çok açık… Dolayısıyla iki ayette de ayrıntı verip, izah etme manasında bir açıklamayı kastetmek amacıyla aynı "beyan" kalıbı geçtiği umarım anlaşılmıştır.
İstailoğullarının kesilecek sığırla ilgili ayrıntı ve izah istediklerini, bize Kur'an başka bir ayette de bildirirken, aynı beyan kavramıyla bunu bize haber vermektedir. Bu ayete de bir bakalım…
Onlar, Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın (yubeyyin) dediler. Musa şöyle dedi: “Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır” dedi. (Bakara Suresi 69. Ayet)
Bakara Suresi 69. Ayette de, Nahl Suresi 44. Ayetteki aynı "beyan (beyan) " kalıbı geçmektedir. Bakara Suresi 69. Ayette "beyan" kalıbıyla ayrıntı verip, izah etme manasında kullanılan bir açıklama olan "yubeyyin" geçip, Nahl Suresi 44. Ayette de aynı "beyan" kalıbıyla "litubeyyine" ibaresinin geçmesi, bizim için Nahl suresi 44. Ayette geçen "beyan" kavramının ayrıntı verip, izah etme manasında kullanılan bir "açıklama" olduğuna çok kuvvetli bir delildir.
Bakara Suresi 68-69. Ayetlerdeki "beyan" kavramının aynısı Al-i imran suresi 187. Ayette geçmesinden anlıyoruz ki, Al-i imran suresi 187. Ayette ehli kitaba hitaben, "onu (kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz" denirken "onu (kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, izah edeceksiniz ve onu gizlemeyeceksiniz" denilmiş olmaktadır.
Bakara Suresi 68-69. Ayetlerde geçen "beyan" kavramının, vahiy ile Hz. Musa üzerinden ayrıntı ve izahlandırma içeren bir "açıklama" olduğu apaçık bir biçimde anlaşıldığına göre, Nahl suresi 44. Ayette de geçen aynı "beyan" kavramıyla anlatılmak istenen de aslında, vahiy ile Allah Resulü üzerinden ayrıntı ve izahlandırma içeren açıklamalar yapılabilsin diye zikrin indirildiği gerçeğini bildirmektir.
"Beyan" kavramının hangi manaya geldiğinin, şartlanmamış bir biçimde ayetler ışığında akleden kimselerce anlaşılmış olmasını temenni ederim.
Nahl Suresi 44. Ayette, "Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın (litubeyyine)" dendikten sonra "ve onlar da iyice düşünsünler" diye belirtilmiştir. Yani, Allah Resulü üzerinden Kur'an'ın açıklanmasından daha sonra Kur'an üzerinde düşünülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, günlük hayatta karşılaştığımız, bir muallim ya da bir uzmanı üzerinden önemli bir kitabın anlaşılmaya çalışmasıyla ilgili eğitim-öğretim metoduyla çok uyumludur. Kur'an'ın hayatla ne kadar uyumlu olduğunu göstermesi açısından bu durum hayranlık vericidir.
Şunu da belirtmek isterim ki, Allah Resulü mecazi manada açıklayandır. Hakiki manada açıklayan Allah'tır. Allah'ın, Resulü vasıtasıyla vahiyle nasıl açıklama yaptığı konusuna yavaş yavaş değinmeye başlayacağız.
Nasipse devam edeceğiz.
Recep YAZGAN
Küresel Trans İfsat Çeteleri
Ömer Naci Yılmaz
Masum Değiliz
Eyüphan KAYA
Sendikalar sınıfta kaldı
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal
Bülent ERTEKİN
Sizin yeriniz bizim gönlümüzde, ancak bu kadar mı diyorsunuz!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Nihat Güç
İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Halil MERT
Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü…
Burak Çileli
Vahşî-Sebaî Batı’dan Doğu’ya Akan Lağım!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Memiş OKUYUCU
Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken!
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)