Bakara 2/151’de, ilim kökünden gelen “size öğreten (yu’allimukum)” ibaresi, ayetteki hikmetin üzerine atıf yaptığından öğretilen bir ilim olduğunu anladığımız hikmet, bizzat Resul tarafından öğrenmek isteyen, çabalayan herkese öğretilebilen bir ilim olan hikmettir.
Bakara 2/269’da bahsi geçen hikmet ise öğrenilen ilim manasında olmayıp, herkese verilmeyen Allah vergisi bir özellik olduğundan, bir başkasına öğretilemeyen bu Allah vergisi kavrama yeteneğinin, Resul tarafından bizlere öğretildiği Bakara 2/151’de bahsedilmemektedir.
Çünkü Bakara 2/269’da geçen Allah vergisi kavrama yeteneği, bir başkasına öğretilebilen bir şey olsaydı, çabalayıp, vahyin ilmi öğrenmek isteyen herkese öğretilirdi ve herkes kavrama yeteneğine sahibi olurdu. Böylece kavrama yeteneği Allah vergisi olmazdı, çaba gösteren herkese öğretilebilen bir ilim olmuş olurdu.
Bakara 2/269’da, doğru hüküm verme yeteneği/bilgelik olan hikmet için “dilediğine verir” ve “kime hikmet verilmişse” dendiğine göre, Kur’an vahyini öğrenmiş olanlardan pek çok insana doğru hüküm verme yeteneğinin/bilgeliğin verilmediğini de gördüğümüze göre, doğru hüküm verme yeteneği/bilgelik gibi Allah vergisi bir özellik, bir başkasına öğretilemez, bir başkasına ancak ilim öğretilebilir.
Kur’an vahyindeki ilmi öğrenmek için çabalayıp, Kur’an’daki ilmi öğrendiği halde bazı kimselerin sapkın görüşleri olduğu, bolca isabetsiz yorumları, açıklamaları olduğu konusunda çoğu kimse mutabıktır.
Demek ki Bakara 2/269’daki doğru hüküm verme yeteneği/ bilgelik olan hikmete sahip olabilmek için kişi, Kur’an’daki ilmi öğrenmek için çaba gösterip, bu ilmi öğrense de bu hikmete sahip olabilmesi, sadece çabaya bağlı değil, Allah’ın vermesine bağlıdır. Sahip olunması, sadece ilim öğrenme çabasına bağlı olmayıp, Bakara 2/269’daki “yu’til (verir)” ifadesinden dolayı Allah’ın dilediğine vermesine bağlı olduğundan bu hikmet, Allah vergisi bir yetenektir, bir beşer özelinde yaratılan vahyi kavrama yeteneğidir.
Bakara 2/151’de geçen, öğretilen bir ilim olan hikmetin, Bakara 2/269’da bahsi geçen Allah vergisi doğru hüküm verme yeteneği/ bilgelik olduğuna ve Bakara 2/269’da geçen yeteneğin/ bilgeliğin de, bir çaba ile Kur’an’ı okuyup, Kur’an ilmini öğrenen herkes tarafından elde edilebilecek bir hikmet olduğuna dair hatalı görüşleri olan bazı ilahiyatçı ve müntesipleri için şunları açıklamak isterim:
Eğer bu görüşleri doğru olsaydı, daha en başından Allah, Bakara 2/269’daki hikmet için, “dilediğine verir” ve “kime hikmet verilmişse” diye buyurmazdı, bu sayede Kur’an’ı okuyan herkes bu hikmeti çaba göstererek Kuran’dan öğrenir ve herkes Bakara 2/269’daki hikmete sahip olurdu. Lakin Kur’an’ın ilmini çaba göstererek öğrenen herkes de bu hikmetin olmadığına şahit oluyoruz, zaten Bakara 2/269’da bu hikmeti Allah’ın herkese değil de, dilediğine verdiği de belirtilmektedir.
Bu hakikatlere rağmen bazı ilahiyatçıların, çaba göstererek Kur’an okuyan herkesin Kur’an’dan öğrenip, herkesin sahip olacağına inandıkları Bakara 2/269’da geçen hikmetin, Bakara 2/151’de bir elçi tarafından öğretildiği belirtilen hikmet olması durumunda “madem bu hikmeti Kur’an’dan herkes öğreniyorsa, bir elçinin öğretmesine ne gerek var” gibi bir tezat durum Kur’an’da oluşurdu.
Yani, Bakara 2/151’de bahsi geçen hikmete erişmek için Kur’an’ı okuyup, çaba göstererek Kur’an’ı öğrenen herkes bu hikmete sahip olsaydı, Bakara 2/151’de kesin bir biçimde hikmete sahip olan Resulün hikmeti öğretme gerekliliğinden dolayı gönderilmiş olduğu “gönderdik” ibaresiyle vurgulanmış olduğu halde, bu vazifeyle gönderilişi haşa gereksiz bir durum olurdu. Bu da Kur’an’da haşa çelişkili bir durum ortaya çıkarmış olurdu.
Kur’an’da böyle çelişki ve tezatlar olmayacağına göre, Bakara 2/269’da geçen, herkese verilmediğinden, her çaba gösterene verilebilen ilim manasında olmadığını anladığımız, ilim olmadığından da bir başkasına öğretilemeyen Allah vergisi bu yeteneğin/bilgeliğin, Bakara 2/151’de Resul tarafından bizlere öğretildiği bahsedilmemektedir. Çünkü bir ilim olmadığından, Allah vergisi yetenek/bilgelik öğretilmez, ancak ilim öğretilir. Demek ki Bakara 2/151’de bahsi geçen hikmet, hikmeti öğreten Resulden öğrenmek için çaba gösteren herkes tarafından öğrenebilen bir ilim manasındaki hikmettir.
İki paragrafla şöyle özetleyeyim:
Bakara 2/151’de Resulün öğrettiği belirtilen hikmet, Bakara 2/269’da bahsedilen kavrama yeteneği olsaydı ve bu kavrama yeteneği Allah vergisi olmayıp, Kur’an’dan okunup öğrenilen bir hikmet ilmi olsaydı, çabalayarak Kur’an’ı okuyan herkes bu kavrama yeteneğine (hikmete) sahip olurdu, o halde "Resulün öğretmesine ne gerek var" gibi bir tezat durum ortaya çıkardı.
Kur’an’da böyle bir tezat olamayacağına göre, demek ki Bakara Suresi 151. ayette bahsedilen, Hz. Peygamberin bizlere hikmeti öğretme işlevine gerek varmış ki, gereksiz iş yapmayan Allah tarafından, kendisinde kesin bir biçimde hikmetin olduğu Resulün, gerekli olduğu için bizlere ilim olan hikmeti öğretme vazifesiyle gönderildiği ayette belirtilmiş. Resulün hikmeti öğretme vazifesiyle gönderilişi gereksiz olsaydı haşa Kur’an’da tezat bir durum oluşurdu.
Bakara 2/269’da, hikmeti Allah’ın dilediğine verdiğinin belirtilmesinden ve çaba gösterip Kur’an ilmini öğrenmiş olan herkese bu hikmetin verilmediğini gördüğümüzden dolayı, bu hikmetin çaba gösteren herkese verilebilen bir ilim manasında olmayıp, Resul tarafından bile bir başkasına öğretilebilen bir şey olmayan Allah vergisi bir kavrama yeteneği olduğunu anlarız. Çünkü Allah vergisi yetenek bir başkasına öğretilebilen bir şey değildir. Ancak ilim bir başkasına öğretilebilen bir şeydir.
Bakara 2/151’deki ilim kökünden gelen “yu’allimukum (size öğreten)” ifadesi, hikmetin üzerine atıf yaptığından, öğrenmek için çaba gösteren herkese Resul tarafından öğretilebilen bir ilim olduğunu anladığımız Bakara 2/151’deki hikmet ile Bakara 2/269’da geçen, bir ilim olmayıp, Allah vergisi bir özellik olduğundan Resul tarafından bile bir başkasına öğretilebilen bir şey olmayan Allah vergisi kavrama yeteneği olan hikmet tıpatıp aynı değildir.
Çünkü Kur’an vahyini öğrenmiş olan herkese verilmeyen Bakara 2/269’da geçen Allah vergisi bir kavrama yeteneği, Resul tarafından bir başkasına öğretilebilen bir şey değildir, ancak Bakara 2/151’deki hikmet ilmi ise Resul tarafından bir başkasına öğretilebilen bir şeydir. Herhangi bir kişi size, “Sana Allah vergisi olan bir yetenek öğreteyim” deseydi, bu bir mantık hatası olurdu. Allah vergisi yetenek öğretilir mi? İlim öğretilir.
Bakara 2/151’e göre Hz. Peygamber ilim olan bir hikmeti öğretmektedir. Peki Resul tarafından öğretilen, ilim olan hikmetin kaynağı nedir?
El-cevap: Vahiydir.
Hz. Peygamber, Kur’an’daki bazı ayetlerle uyarılmıştır. Hz. Peygambere ayetlerle yapılan bu uyarıların istisnasız tamamı, daha öncesinde kendisine vahyedilmemiş konularla ilgilidir. Yani bu uyarıların tamamının, daha öncesinde kendisine vahyedilmemiş konularla ilgili olması, kendisine daha önce vahyedilmiş konularla ilgili olarak Hz. Peygambere Kur’an’da hiçbir uyarı yapılmadığı anlamına gelir.
Kendisine daha önce vahyedilmiş konularla ilgili olarak Hz. Peygambere bir tane bile Kur’an’da uyarı olmaması, Kur’an’ın lafzını ve manasını Hz. Peygamberin Nebi ve Resul olarak eksik ve hatalı anlamayıp, doğru anladığının, Nebi ve Resul olarak kendisine verilmiş hikmet ile de Kur’an’ı isabetli anlayıp, isabetli amel ettiğinin, Nebi ve Resul olarak kitap ve hikmeti isabetli öğrettiğinin en önemli kanıtlarındandır.
Bu kanıtlarla iyice anlarız ki, Bakara 2/151’de bahsedilen, Kitabın ilmini ve kitabın isabetli anlaşılıp, isabetli amel edilmesini sağlayan hikmet ilmini vahyin denetiminde, vahiy kaynaklı öğreten Nebi ve Resule itaatin Kur’an’a itaat olduğu çok nettir. (Bkz. Nisa 4/80, A’raf 7/157-158)
Bazı ayetlerden anlaşıldığına göre, Bakara 2/269’daki hikmetin (kavrama yeteneğinin) Hz. Peygamberde (a.s) olduğu kesindir. Hz. Peygamberin bu kavrama yeteneğini kullanması ile vahiyden bazı çıkarımlar yaparak, ortaya çıkan ilim olan hikmeti, Bakara 2/151’de belirtildiği gibi öğretmesi sonrası, vahiyle uyarılmaması, vahye uygun olarak vahiyden bazı çıkarımlar yaparak ortaya çıkan, öğrettiği bu ilim olan hikmetinin vahyin suskunluğuyla Allah tarafından onayladığı anlamına gelir. Bu da dolaylı vahiydir, vahyin kapsamındadır.
Yani, Hz. Peygamberin, kavrama yeteneğini kullanımı sonrasında kitap vahyinden bazı çıkarımlar yaparak ortaya çıkmış olan, öğrettiği bu ilim olan hikmeti, herhangi bir ayetle uyarılmadığından dolaylı vahiy olup, vahyin kapsamındadır. Bizi bağlayıcıdır.
Bakara 2/151’de bahsedilen, mecazi manada bir öğreten olan Hz. Peygamberin (a.s) kitap ve hikmeti öğretmesi, Allah hakiki manada açıklayan olduğundan, vahyin denetiminde ve vahiy kaynaklı bir öğretimdir. Dolayısıyla Hz. Peygamber, kitap ve hikmeti haşa kendisine göre değil de, vahye göre öğreteceğinden dolayı, kitabı ve hikmeti tamamıyla Allah açıklamış olur.
Bakara 2/151’de, hikmete atıf yapan ilim kökünden gelen “yu’allimukum” ifadesiyle, bu ayette geçen hikmetin ilim olduğunu anlamıştık. O halde Bakara 2/151’deki Hz. Peygamber tarafından öğretildiği belirtilen hikmet, ilim başlığı altında toplanabilecek hikmettir.
İlim başlığı altında toplanan Hz. Peygamberin öğrettiği hikmetin, ne tür bir hikmet olduğu konusunu iyice açalım:
Bakara 2/151’de geçen, Hz. Peygamber tarafından öğretilen ilim olan hikmet, Hz. Peygamberin kendisinde de bulunan Bakara 2/269’da bahsedilen kavrama yeteneğinin kullanılmasıyla, kitap vahyi üzerinden bazı çıkarımlar yaparak, vahye uygun olarak ortaya çıkan, dolaylı vahiy (vahyin suskunluğu) ile de onaylanmış ilim olan hikmettir.
Daha önce, Nisa 4/113’deki ilim kökünden gelen “allemeke” ifadesinin üzerine atıf yaptığından ilim manasında olduğunu anladığımız kitap dışındaki hikmet vahyi ve Bakara 2/231’deki vaaz verme manasında olan “ya’izikum” ifadesinin üzerine atıf yaptığından ilim manasında olduğunu anladığımız kitap dışı hikmet vahyi olduğundan bahsetmiştik. O halde Bakara 2/151’deki öğretildiği bahsedilen, ilim başlığı altında toplanan hikmetin kapsamına, Nisa 4/113 ve Bakara 2/231’de bildirilen kitap dışındaki indirilmiş hikmet vahyi olan ilimde girmektedir.
İlim başlığı altında toplandığını belirttiğimiz Bakara 2/151’de geçen Resul tarafından öğretilen hikmet ile ilgili bu açıklamalarımızı teyit edecek, Kur’an’dan bazı örneklere daha sonraları değineceğiz.
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Adnan ÖZ
Şimdi Sıra Trabzonspor Maçında!
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Fatih ORUÇ
Amerika’nın Hiroşima ve Nagasaki Katliamları
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Önder GÜZELARSLAN
Gaziantep’te Bir Dulkadiroğlu Eseri: Alaüddevle Camisi
Seyfettin BUDAK
Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi?
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)