“…Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş…” (Nisa 4/113) ayetinde, kitap vahyinin ve kitap dışı hikmet vahyinin ayrı ayrı Allah'ın Resul'üne indirildiği bildirilmektedir.
Bu konuyla ile alakalı bazı iddialar var. Bu iddialara bazı cevaplar vermeye çalışalım:
Bazı kimseler, "Bu Ayette (Nisa 4/113) geçen hikmet kelimesi, Kur’an’ın bir parçasıdır veya kendisidir" diye iddia etmektedir.
El Cevap: Bu iddia, doğruyu yansıtmamaktadır. Burada bahsedilen hikmet, Kur’an’dan bir parça değildir, Kur'an'ın kendisi de değildir. Bu ayette kitap ve hikmet kavramları arasındaki "vav" atıf harfi, birbiriyle farklı olan iki şeyi ayırmak için gelmiştir. Arapçada, vav-ı atıf, aynen türkçedeki "ve" bağlacı gibi birbirinden farklı iki şeyi birbirinden ayırmak için gelir.
Eğer hikmet, Kitab'ın bizatihi kendisi veya parçası olsaydı, Nisa Suresi 113. Ayette geçen Kitap ve hikmet tabirinin arasına vav-ı atıf getirilmezdi. Hatta arapçaya göre vav-ı atıf getirilmeseydi, Kitap ve hikmetin arası daha iyi birleşmiş olur ve bu durumda hikmet, Kitab'ın bizatihi kendisidir veya Kitaptan bir parçadır diyebilmemiz çok daha mümkün hale gelirdi.
Bir örnek verelim:
"Boyu uzun bir adam gördüm" cümlesinde uzun ve adam kelimelerinin arasına "vav" atıf harfi koyulmaz, çünkü boy, adamdan bir parçadır. Böylece arapçasında "vav" atıf harfi konulmadığından uzun ve adam kelimeleri iyice birleşmiş olur.
Arapçası şöyledir: رايت رجلا طويلا
Başka bir örnek verelim:
"Bana Zeyd yani kardeşin geldi" cümlesinde Zeyd ve kardeş ile bahsedilen şahıs aynı kişi olduğundan bu nedenle araya "vav" atıf harfi girmez. Böylece arapçasında "vav" atıf harfi konulmadığından Zeyd ve kardeş kelimeleri iyice birleşmiş olur.
Arapçası şöyledir: جاءنى زيد اخوك
Me'aric Suresi 4. Ayet delil gösterilerek vav-ı atıfın birbirinden farklı iki şeyi ayırmadığı iddia edildiğinden, bu konuda bir açıklama yapalım.
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir. (Me'aric Suresi 4. Ayet)
Bu ayette vav-ı atıf ile birbirinden ayrılmış "Melekler ve Ruh (Cebrail)" ibaresi ile, "Ruhun (Cebrailin) içinde olduğu tüm Melekler ve Ruh (Cebrail)" gibi bir ifade kastedilmemiştir. Zaten arapçanın gramerine de aykırıdır.
Cebrail de bir melektir ama vahyi ulaştıran özel bir melek olmasından ve/veya başka bir gerekçeden ötürü diğer melekler ile arasını ayırmak için araya giren vav-ı atıf ile burada yapılan, Cebrail haricindeki diğer Melekler ile özel bir melek olan Cebrailin arasının ayrılmasıdır. Yani Cebrail de bir melek olduğu halde, ayette geçen melekler ifadesindeki kasıt, Cebrailin de içinde bulunduğu tüm melekler değildir. Ayette vav-ı atıf ile, Cebrail haricindeki diğer melekler ve Ruh (Cebrail) ayrı ayrı belirtilmiştir. Aynen "Askerler ve Genelkurmay başkanı" ifadesindeki gibi… Genelkurmay başkanı da bir askerdir ama özel bir asker olduğundan diğer askerlerden ayrı zikredilmiştir.
"İnsanların neşeli olduğunu görüyorum" cümlesi, "8 milyar insanı neşeli görüyorum" manasında değildir. İnsanlar ifadesi normalde tüm insanları kapsayan olsa da, burada kastedilen bu değildir. Kapsam ile kastedilen şey birbirinden farklıdır.
"… meleklerin hepsi secde ettiler." (Sâd Suresi 73) Ayetinde melekler kelimesine ilave olarak “…hepsi…” kelimesi gelmiştir. Melekler kelimesi kesinlikle her zaman bütün Melekleri içine alıyorsa hangi sebeple ilave olarak olarak ‘hepsi’ kelimesi getirilmiş?
Hâkka Suresi 17. Ayette geçen Melekler zaten Arş-u A’lâ’nın taşıyıcıları ve zaten semadadır. Lakin Me’âric Suresi 4. Ayet semada olmayan, oraya çıkmamış, oraya çıkacak Meleklerden bahseder. O halde Me’âric Suresi 4. Ayette geçen Melekler ifadesi tüm melekleri kapsamamaktadır. Bu nedenle Me’âric Suresi 4. Ayette geçen Melekler ifadesinin Cebrail'i kapsamı (a.s) içine almak zorunluluğunda olmadığını anlamış olduk.
Sonuçta "vav" atıf harfinin, bazen mahiyet olarak aynı olsalarda kelimelerin birbirlerini farklı kılan herhangi bir gerekçeden ötürü kelimeleri birbirinden ayırdığını anlamış olduk.
Nisa Suresi 113. Ayette geçen Kitab'ın dışında indirildiği bildirilen hikmet, Kitab'ın kendisi olsaydı eğer, ayet nasıl olabilirdi?
Örnek:
الكتاب الحكمة (el-kitâbe-l hikmete)
Manası, kitabı yani hikmeti olup, burada vav-ı atıf kullanılmamıştır. Ayet bu şekilde olsaydı, hikmet Kur'an'ın kendisi olmuş olurdu.
Başka bir örnek:
الكتاب فيه الحكمة (el-kitâbe fîhi-l hikmetu)
İçerisinde hikmet olan kitap manasında olup, "içerisinde" ibaresi ile hikmetin, kitap içerisinde olduğu belirtilmiş olurdu.
Başka bir örnek:
الكتاب حتى الحكمة (el-kitâbe hatta-l hikmeti)
Kitabı hikmetine kadar (indirdik) manasında olup, atıf harflerinden olan hatta (حتى) atıf harfi kullanıldığından, böyle bir durumda hikmet, kitabın bir kısmı olurdu.
Bu örneklerden biri gibi Nisa Suresi 113. Ayeti inseydi, bu ayette bahsedilen hikmet, tamamıyla kitap veya kitabın parçası olurdu, lakin "vav" atıf harfinin araya konulmasıyla bu ayette bahsedilen kitap ve hikmeti iki ayrı şey kabul etmemiz gerekir.
Anlıyoruz ki “…Ve Allah sana kitabı ve hikmeti indirdi…” (Nisa 4/113) Ayetinde vav-ı atıf ile birbirinden ayrılan "kitap ve hikmet" hakikaten iki farklı şeydir. Dolayısıyla kitap ve hikmetten biri, ne diğerinin tamamı, ne de parçasıdır.
Aynı şey Bakara Suresi 151. Ayette bahsi geçen Resul'ün öğrettiği belirtilen kitap ve hikmet, Bakara Suresi 231. Ayette Resule indirildiği belirtilen kitap ve hikmet içinde geçerlidir. Çünkü vav-ı atıf, iki farklı şeyi birbirinden ayırır. Resulullah Bakara Suresi 151. Ayete göre kitabın dışında bir de hikmeti öğretmiş, Bakara 231. Ayete göre de kendisine kitap dışında hikmet indirilmiştir.
Nisa Suresi 113. Ayette, Bakara Suresi 151. Ayette, Bakara Suresi 231. Ayette geçen "kitap ve hikmet" ibaresinin arası vav-ı atıf ile ayrılmasına rağmen, "bu ayetlerde geçen hikmet, Kitab'ın kendisidir." denmesi, Allah "kitap ve hikmet" ifadesiyle iki kere aynı şeyi söylemiş (haşa) demektir.
Günlük hayatta "vav" atıf harfi özelliğindeki "ve" bağlacını iki kelimenin arasına koyduğumuzda biz aciz kullar bile bu iki kelimeyle iki kere aynı şeyi kastetmiyorsak, Zümer Suresi 23. Ayette "Allah sözün en güzelini indirir" hakikatinin belirtilmesine rağmen, kitabın çok üstün bir belagata sahip olduğu gerçeğiyle haşa çelişecek şekilde Alemlerin Rabbi ve yüce hikmet sahibi Allah'ın, ayetteki "kitap ve hikmet" ifadesiyle (haşa) iki kere aynı şeyi söylediğini belirten bazı kimselerin bu düşüncesi Kur'an'a hiç uygun mu?
Size öğüt vermek için indirdiği Kitab’ı ve hikmeti hatırlayın.
وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ
(Bakara Suresi 231. Ayet)
Bu ayette geçen به zamirinin, Hem kitap hem de hikmet için üçüncü tekil zamiri olarak kullanılması sebebiyle, kitap ve hikmetin aynı olduğu da iddia edilmiştir. Halbuki Allah ve Resul'ünün ayrı ayrı zatlar olmasına rağmen iki farklı ayette (Tevbe 62, Enfal 24) Allah ve Resul'ü için de üçüncü tekil zamiri kullanılmıştır. Tevbe 9/62, Enfal 8/24. Ayetlerde üçüncü tekil zamiri kullanıldığından, bu ayetlerde geçen Allah ve Resul'ünün bir olması düşünülemeyeceği için Bakara suresi 231. Ayette geçen kitap ve hikmetin de aynı olduğu düşüncesi yanlıştır.
Üçüncü tekil zamirin kullanıldığını bahsettiğimiz ayetlerin ilgili bölümleri şöyledir:
Allah ve Resul'ü hoşnut edilmeye daha layıktır.
وَاللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَحَقُّ اَنْ يُرْضُوهُ
(Tevbe 9/62)
Ayette üçüncü tekil zamir kullanılmasına rağmen, Allah'ın hoşnut olması ayrı, Resul'ün hoşnut olması ayrı zikredilmiştir.
Bir başka ayete de bakalım…
Sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resul'üne icabet edin.
اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم
(Enfal 8/24)
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Hüseyin KURT
Yaşar Doğu’dan Astorya’ya
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Halil MERT
Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti…
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)