Enbiya Suresi 32. Ayet ile göğün korunduğu, Maide Suresi 67. Ayette ise özgür iradelerini kullanarak, şer niyetiyle Allah Resulünün hayatını sonlandırmak isteseler bile İslam düşmanlarına karşı Allah tarafından korunacağı bize öğretilmiş oldu, insanoğlu tarafından ise buna şahit olundu. İlahi koruma, Rabbimiz için çok kolaydır. Yeter ki dilesin.
Bu itikadi dayanak ile aşağıdaki ayetler daha kolay anlaşılabilir.
O (Allah), ümmilere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir Resul gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Cuma Suresi 2. Ayet)
Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başka insanlara da. (sonraki nesillere de kitap ve hikmeti öğretecek Resulünü göndermiştir). O, kudreti daima üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır. (Cuma Suresi 3. Ayet)
Cuma Suresi 2. Ayette Resulün, daha önce sapıklık içinde olanlara kitabı ve hikmeti öğrettiğinden bahsedilmesinden sonra, Cuma Suresi 3. Ayet bir önceki ayetin devamı olarak "ve aharine" yani "ve diğerlerine" diye başlayarak, aynı peygamberin aynı görevle kendisine erişememiş diğerlerine de kitap ve hikmeti öğrettiği vurgulanmış olur.
Cuma Suresi 3. Ayetin okunuşu şöyledir: Ve aharine (ve diğerlerine) minhum (onlardan) lemma (henüz) yelhaku (katılmayan) bi him (kendilerine). ve huvel (ve o) azizul (azizdir) hakim (hakimdir).
Cuma Suresi 2-3. ayetlerinde, kitap ve hikmeti öğreten Resulün, kendilerine henüz katılamamış diğer insanlara, diğer nesillere de kitap ve hikmeti öğreteceği belirtilerek, Resulün kitap ve hikmeti öğretme görevinin, Resul vefat etsede devam ederek korunacağına, Kur'an'daki en güçlü delillerden biri olarak işaret edilmiştir. Sizce Allah, Resule ait bu vazifenin korunacağı iddiasını kıyamete kadar geçen süre içinde hiç boşa düşürür mü?
Allah Resulünün vefatı sonrasında ortaya çıkan tüm nesillere ve dolayısıyla bize, Allah Resulünün kitap ve hikmeti öğrettiğine işaret eden ilgili ayetleri nesh eden bir ayet olmadığı halde, nesh edildiği düşünülürse, aynı mantıkla namaz, oruç, zekat, hac ile ilgili ayetleri nesh eden bir ayet olmadığı halde, nesh edilmiş olabileceği de yarın öbür gün düşünülebilir. Bunun önünde hiçbir engel kalmamış olur.
Cuma suresi 2. Ayette Kitap ve hikmeti öğreten bir Resulün gönderilmiş olduğundan bahsedildikten sonra, kitap ve hikmeti öğreten Resulün sonraki nesillere de gönderildiğini, bundan dolayı Resulün bize kitap ve hikmeti öğretmesiyle ilgili açıklamaların korunduğuna işaret eden Cuma suresi 3. Ayetin, ilk defa okuyanın bile bu konuda ilahi korunmanın olduğunu anlayabileceği bir şekilde nasıl meallendirildiğini başka meallerdende delillendirmek isterim…
Henüz kendilerine katılmamış bulunan diğerlerine de (sonraki nesillere de bu elçiyi göndermiştir). O güçlüdür, doğru hüküm verendir. (Mehmet Okuyan - Cuma Suresi 3.ayet meali)
Bunları, henüz onlara katılmamış başkalarına da öğretecektir. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O’dur (Süleymaniye vakfı - Cuma Suresi 3. Ayet meali)
Aynı ayet için başka meallere daha bakalım.
(Aynı peygamber) onlardan (mü'minlerden) henüz kendilerine katılıp erişememiş bulunan diğerlerine dahi (kitabı ve hikmeti öğretir). O, galib-i mutlakdır, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir. (Hasan Basri Çantay - Cuma Suresi 3. Ayet meali)
Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir. (Erhan Aktaş - Cuma Suresi 3. Ayet meali)
(Allah, bu son Nebiyi) henüz kendilerine katılamayan başkalarına ve (gelecek nesillere de Nebi olarak) göndermiştir. O (Allah), mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Cemal Külünkoğlu Cuma Suresi 3. Ayet)
Cuma Suresi 2. Ayette Resullük görevi olarak bize Kur'an okumanın dışında da bir görevi olan kitap ve hikmeti öğreten bir Resul gönderildiğini bildiren Kur'an, Kitap ve hikmeti öğretme görevine sahip Resulün, tüm insanlara gönderilmiş olmasını, Rabbimiz Cuma Suresi 3. Ayetin sonundaki "O azizdir, hakimdir" ifadesiyle, kendi mutlak gücüne ve doğru hüküm vermesine bağlamıştır. Yani, Resulün kitap ve hikmeti öğretme görevinin tüm insanlık için olmasından ötürü, sonraki nesillere de kitap ve hikmete dair Resulün öğrettiklerinin ulaşacağını, bunların korunacağını, Rabbimiz "O azizdir, hakimdir" ifadesiyle esmasındaki üstün güç ve hikmet tecellisini önümüze delil olarak koyarak, kuvvetli bir biçimde temellendirmiştir.
Kur'an'da bize, "kitap ve hikmeti öğreten Resul" vurgusunu yapan ayetler nesh edilmediğine göre, Cuma Suresi 3. Ayetin "ve aharine" diye yani "ve diğerlerine" diye başlaması, bu öğretilerin diğerlerine de ulaşması için korunduğuna çok kuvvetli bir delildir.
Kur'an'ın apaçık olduğunu söyleyen birinin kendisiyle çelişmemesi adına, apaçık olduğuna inandığı bu gibi ayetleri olduğu gibi kabul etmesi gerekir. Yani kitap ve hikmeti açıklayan peygamberin sonraki nesillere de bu vazifesini yapacağını işaret eden bu ayetleri olduğu gibi kabul etmesi gerekir.
"Kur'an apaçık olsada bazı ayetlerin açıklanması gerektiğinden, Cuma Suresi 2-3. ayetler gibi bazı ayetlerin açıklanması gerekir" diye düşünüyorsa eğer, böyle düşünmesinin sonucu olarak, bu gibi açıklanması gerektiğini düşündüğü ayetleri vahiyle açıklamaya veya öğretmeye çalışacağından, vahiyle kitap ve hikmeti öğreten başka birini de (öncelikle, açıklayan veya öğreten peygamberi de) kabul etmesinden başka çaresi yok.
Görüldüğü üzere bahsettiğimiz iki farklı anlayışa göre de, Cuma Suresi 2-3. Ayetlerdeki, bize Resulün kitap ve hikmeti öğretmesi hakikatinden fıtri olarak kaçış mümkün değil.
Eğer Allah Resulü Kur'an'ı hiç öğretmediyse (açıklamadıysa), sadece ayetleri okuyup tebliğ yaptıysa, kendileride inandıkları bu sünnete uyup, hiç ayetleri öğretmeye (açıklamaya) çalışmadan, yalnızca ayetleri okuyarak tebliğ yapmalıdır. Kendileri de bir açıklama gerektiğinde, kendileriyle çelişmemek adına Kur'an ayetlerini okuyup, bırakmaları gerekir. Bir konuyu ilgili ayetler üzerinden açıklarken veya bazı ayetleri bir başka ayetler üzerinden açıklarken kendi sözlerini de kullanarak, açıklama yapma zorunluluklarından anlaşılıyor ki, açıktan açığa dillendirmeselerde insanlara ayetleri okuyup bırakmadan, öğretmek ve açıklamak için kendi sözleriyle konuşmanın fıtri bir gereklilik olduğu hususu içten içe kabul edilmektedir.
Fakat, Cuma Suresindeki 2-3. ayetlerine rağmen Allah Resulünün yalnızca kitabı okumakla sınırlı olmayan kitap ve hikmeti öğretme görevinin (özellikle mütevatir haberlerle ve yaşayan sünnetle gelen bize ulaşan somut ibadi ve ahlaki örnekliğin), kıyamete kadar korunarak nesh edilmemiş olduğu ayetlerle işaret edilmiş olmasına rağmen, bu gibi ayetleri bildikleri halde bu ayetler Kur'an'da yokmuş gibi davranmaya çalışmaları, bunun için çetin bir mücadeleye girmeleri, kesinlikle farkında olmadan ilahi takdire sınır konulmasını doğurur.
Resulullah'ın konumuyla ilgili ayetlerin dosdoğru açıklamalarını bilmeyenlerin, gerçeği öğreninceye kadar ki yanlış görüşleri belli ölçüde mazur görülebilir.
Vahyi öğretme vazifesi olan Allah Resulünün, bu vazifesiyle birlikte Kur'an'ın ilk muhataplarına ve sonraki nesillere gönderilmiş olmasının ilahi bir lütuf olduğu gerçeğini, Cuma Suresi 4. Ayet hiç durmadan her görüşteki insana deklare etmektedir.
Kitabın indirildiği dönemdeki nesile ve sonraki nesillere Kitap ve hikmeti açıklama (öğretme) görevi olan peygamberimizin (a.s) bu göreviyle ilgili ayetler nesh olsaydı eğer, Kur'an'da böyle bir görevi olduğu bildirilen bir peygamberin Cuma Suresi 3. Ayette diğerlerine de (sonraki nesillere de) kitap ve hikmeti açıklayacağı, Araf suresi 158. Ayette tüm insanlığın peygamberi olduğu ve ona uyulunca doğru yola ulaşılacağı, o zaman neden vurgulandı?
Birilerince sanıldığı gibi peygamberimiz (a.s) yalnız tebliğ eden haşa bir postacı hükmünde olsaydı eğer, Kur'an'da, kitap ve hikmeti açıklayan (öğreten) olduğu bildirilen, somut örnekliğine bakmamız istenen, ihtilaflarda hakemliğine başvurmamız istenen peygamberimizin (a.s), tüm insanlığın peygamberi olduğu, Cuma suresi 3. Ayette ve Araf Suresi 158. Ayette niye vurgulandı?
Peygamberimizin vefatıyla vazifesi sona erecekse eğer, Araf Suresi 158. Ayette tüm insanlığın peygamberi olduğu belirtildikten sonra bu ayetin sonunda, ona (Allah Resulüne) uyunca doğru yola ulaşılacağı neden söylendi? Bu vazifelerinin sona erdiğini bildiren herhangi bir ayet yok. Bilakis bu vazifelerinin devam ettiğine işaret eden apaçık ayetler var.
Kuran'da, Allah tarafından kitap ve hikmeti öğreten bir Resul gönderilmiş olduğu vurgusundan anlıyoruz ki, demek ki kitap ve hikmetin Resul tarafından öğretilmesi zorunludur. Demek ki, Kur'an öğretilmesi gereken bir kitaptır. Demek ki, Allah'ın Resulü muallimimiz olmaktadır. Öğretilmesi gereken kitap ve hikmetin Resulullah tarafından öğretildiği gerçeğinin, günümüzde bizim için geçerli olmadığını düşünmek, çok net bir şekilde tarihselci bakış açısıyla bu konuyla ilgili ayetlerin nesh olduğuna dair bir algının oluşmasıyla ilgilidir.
Kitap ve hikmeti öğrenmek farz olduğuna göre, Allah Resulü de kitap ve hikmeti bize öğrettiğine göre, Kur'an'daki, "Resule itaat eden, Allah'a itaat (vahye itaat) eder" (bk. Nisa 4/80) ayetinde bize verilen emir, en başta kitap ve hikmeti öğrenme farzı ve zorunluluğundan ötürüdür.
"Kur'an'a itaat eden, Resule itaat etmiş olur" sözü bir beşer sözüdür, bir beşer yorumudur. Kur'an'da, "Kur'an'a itaat eden, Resule itaat eder" diye bir ayet yok. Ama "Resule itaat eden, Allah'a itaat (vahye itaat) eder" (bk. Nisa 4/80) diye ayet var. Bu beşer sözü veya yorumu da değildir. İlahi bir kelamdır.
Suat Altınbaşak
Özlem Gürbüz
Kelimelerin Ardındaki İnsan
Bülent ERTEKİN
Dünün yasakçı zihniyetini unutmayacağız!
Bedriye Arık ÇAMBEL
İnsan Kalitesi Eksikliği ve Zoraki Katlanma Sanatı
Adnan İPEKDAL
Hoş Geldin Reis ERDOĞAN
Recep YAZGAN
Atakum’da İmtihanımız Ekmek ve Adalet
Öztürk Samuk
Türkiye kontrol altında tutulamayan zor müttefik!
Seyfettin BUDAK
Yeniden Hayata Doğmak
Adnan ÖZ
Kocaelispor’u oyunumuzla ezdik ama yenildik!
Elif Ekşi
Büyümeyen Çocukluğum
Songül KARAMAN
Okula Uyum Sürecinde İzlenecek Adımlar -1
Murat GÜLŞAN
Kamu Mülkü, Milletin Vicdanı ve Cevapsız Sorular
Mehmet Nuri BİNGÖL
İman, Hürriyet ve Meşveret: İslâm’ın İdare Anlayışının Temel Esasları
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
İçimizdeki Kör Güç
Özhan KIZILTAN
Hasidim Yahudilerine Postmodern Darbe!
Mehmet BOZKURT
Türkiye Neyi Yaptı Ve Neyi Yapamadı?
Vehbi KARA
Ateizm ve deizm ne demektir!
Mithat Güdü
Özgürlük Sınırsızlık Değildir: Mahremiyeti Teşhire Dönüştürmek Toplumsal Bir Felakettir!
Hüseyin KURT
Dereköy’ün farkında mıyız?
Aydın BENLİ
Eski Bakan Berat Albayrak’ın Hakkını Teslim Etmek Lazım
Hamdi TEMEL
Antibiyotik Direnciyle Savaşta Yeni Cephe: Çevremiz
Mehmet Ali Çamoğlu
Bir Feribot Rezaleti
Nihat Güç
Orta Doğu Meseleleri Ve Müslümanlar
Eyüphan KAYA
İstiklal Marşı Bozkurt işareti yapılarak okunmaz!
Ahmet DÜZGÜN
Doğu Perinçek'în Temyizi
Recep Ali AKSOYLU
Yavuz Köktaş Hoca Kendi Ayağına Sıktı
Ömer Naci Yılmaz
Kayıtlara geçsin!
Memiş OKUYUCU
Edebiyat Fakültelerimiz Nerede ya da Üniversitelerimizin Kimliği!
Ahmet SAĞLAM
Zikirde Bid’at ve Hurafelere Cevap
Cahit KURBANOĞLU
Tesettür nedir?
Halil MERT
Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme...
Halil İbrahim Dede
En Güzide Topluluk
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
Ravza ZEYBEK
Ey İman Edenler İman Edin
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)