İşte bu sabah yine uyandım. Sultan Parkında bülbüller, serçeler koro halinde veya solo şakıyorlar. Ben de gece vücudumdan ayrılan ruhuma tekrar kavuştuğumu düşündüm. Ellerimi, ayaklarımı yine kullanıyorum. Gözlerim görüyor, kulaklarım duyuyor. Nefes alıyorum. Ellerim her şeyi hissedip algılıyor. Bütün organlarım yine tam ve sağlam elhamdülillah. Benim de şükretmem, şakımam gerekmez mi, diye düşündüm!
Yıllar önce bir belgeselde, kulaklarındaki ciddi bir eksiklik sebebiyle hiç ses duyamayan bir üniversiteli kızın ameliyatını seyretmiştim. Bir kubbe gibi olan ameliyathanenin üstünden başka doktorlar da bu yeni uygulamayı seyrediyordu. Galiba iç kulağa, teşekkül etmeyen çekiç, örs, özengi kemiği yerine bir yeni cihaz yerleştirip beyinle ilişkisini sağlamışlardı.
Kızcağız, kulağına monte edilen cihaz açılıp da ilk sesi duyunca gözlerinden yaşlar akarak bağırmaya başladı! Kendi diliyle adeta haykırıyor, feryad-ı figan ediyordu. İlk defa ses duyuyordu! Çok ama pek çok heyecanlanmıştı. Adeta ayakları yerden kesilmişçesine, işi o kadar ileriye götürdü ki başına bağlı bazı tel ve boru gibi şeyleri kopardı, bağırarak dans eder gibi bir halde dönmeye başladı. Bütün seyredenler de onunla birlikte ağlıyordu.
Ben de odanın ortasına fırlayıp bağırarak ağlamaya başladım. Evdekiler şaşırdı. Korktular. “Yahu ben 50–55 yıldır sesleri bütün incelikleriyle duyuyorum, neden heyecanlanmadım şimdiye kadar…” diye ağlamaya başlamıştım. Sesleri duymanın lezzetini hiç o kadar anlamamıştım. Demek bu nimetin farkına varmamışım, diye kendimden utandım.
Sonra bir zaman Kuyualan Mahallesindeki evimin bulunduğu apartmana girince merdiven lambasını yakmadan 4.kattaki dairemize karanlıkta çıkmayı denedim. Görmenin ve ışığın nimetini daha iyi idrak etmek için defalarca yaptım bunu. Ta ki bir defasında başımı bir yere çarpıp yaralanınca bıraktım bu fiili empati seanslarını. İnanın, bu garip halimin gözümün nimetiyetini daha iyi anlamama çok katkısı oldu.
Bir sefer de Buca Kabristanına bir arkadaşımın vefat eden annesinin defni için gittiğimde, çamurda düşüp sağ el bileğimi kırmıştım. Çok uzun süre elimi kullanamadım. Lastikli pantolon bile yaptırdım. Çünkü normalini kendi başıma giyemiyordum. Yemekte, su içmekte sol elimi kullanamadığım için çok zorlandım. Yazı yazamamak beni adeta çıldırtıyordu. Elimi bile yıkamak ancak başkasının yardımıyla mümkün oluyordu. Bu arada eski oturduğum mahallede karşımızda kolları olmayan, elleri omuzunda bir kızı ağlayarak hatırladım, uzun süre kurtulamadım onu düşünmekten.. Acaba o nasıl yaşıyor deyip sık sık gözyaşlarıyla ellerimi kollarımı sevip halime şükrettim.
Bediüzzaman hazretleri bu tarz düşünmeyi, “Nimetten, in’ama geçmek; mün’im-i hakikiye ulaşmak” gibi bir formülle anlatır. Nimetlerle muhatap olurken, yerken, içerken “Zikir, Fikir, Şükür” üçlüsünü nazarımıza verir. Ben evimdeki yemek masasında bunu küçük bir levhacık olarak bulundururum! Yakınlarımın kızmasına, beni hafife almalarına rağmen istikrarla bu levhayı okur, gereğini yapmaya çalışırım.
İşte bugün yine kahvaltıyı ben hazırladım. Bu levhayı gayr-i ihtiyari okuyunca dikkat kesildim. İşte kızarmış ekmek mis gibi kokuyordu. Buğdayı, onun kolayca tozlaşmasın, arıların bu safhadaki vazifelerini, havadaki gaz miktarlarının hassasiyetle korunmasını, planktonlardan taa yağmur ormanlarına, bizim ve hayvanların atığı zehirli gaz olan karbondioksiti bitkilerin fotosentezde ana madde olarak kullanıp bize oksijen sunduğuna kadar zihnimden geçirdim. Hatta hanımıma yavaş yavaş anlatmaya çalıştım, dile getirdim. Alçak ve yüksek basınç merkezleriyle hava akımlarını meydana getiren Rabbime şükrettim. Yoksa o tozlaşma olamayacak, ekmek yiyemeyecektik. Ateş de aklımdan geçti. Suyla hamurun oluşması ve bakteri ordularının ölerek mayalanmayı sağlaması da elbette unutulamazdı.
Şu karşımda duran peynir için inek, koyun denen canlı fabrikaları yaratan Rabbimi düşününce çok daha heyecanlandım. Kendimin SULTAN olduğunu yine anladım. Benim için bu hayvanlara otu ete çevirten; kanla fışkı ortasından ab-ı hayat gibi o tertemiz sütü çıkaran Rezzak’ıma birkaç damla gözyaşıyla ta kalbimin derinliklerinden şükrettim. Hele kolordular halinde, gözle görülmeyen, maya diye geçiştirilen bakterilerin benim için hayatlarını ortaya koyup, ölüp, peyniri oluşturmada vazife yapışı, beni daha da sarstı. Yeminle, peynirin lezzeti arttı.
Ağacın bütün unsurlarının meyvesi için çalışması gibi; Kâinattaki bütün varlıkların, sanki benim için çalıştığını daha iyi anladım, hatırladım. Şarklılar bile 7–8 çocuk sahibi olmayla kifayet ederken, zeytinin binlerce yavrusunun sadece neslini devam ettirmek için olamayacağını idrak ettim. Hele içindeki yağı, ağaç hiç kullanmadığından o harika zeytinyağına biraz da kekik atıp öyle bandım ki kendimi cennetlerde hissedip, bizzat benim Sultanlığıma lütfedildiğini fark ettim.
Ya bal, damla damla toplanışı, çiçeklerin ultra viyola ışık yayıp sadece arılarda olan bu ışığı algılayıcı göz hücreleriyle kolayca onlara ulaşmalarını, yavruları olan kurtçukları her gün 1 100 defa beslemelerine rağmen, açıkça kovanları balla doldurup zehirli böcek olarak hizmetimizde görevlendirilmesi beni çok etkiledi. Bu sebeple bilhassa köyde pek çok arının rahatsız edercesine etrafımızda olmasına rağmen, onlara vazifeli askerler olarak bakar asla zarar vermem.
Tereyağı, kızarmış ekmekte bir ayrı rayiha yayınca zihnim bu sefer ona yöneldi. Bu da yeryüzüne sultan olarak gönderilen bana göre yaratılmıştı sanki. Anne göğüslerinden yavrulara da inanılması zor bir mucize olarak gönderildiği halde sütün, sathi nazarlarda 2-3 liralık bir sıvı olarak görülmesinden utandım. Büyük bir lezzetle tereyağlı ekmeğin ağzımdaki lezzetini, imanla daha da artırarak gezdirmeye devam ettim. Çayı içtiğim, Manisa Bardağı dediğimiz o çay bardağının camdan oluşu bize ayrı bir lezzet kazandırıyordu. Hatta kayınvalidemin yanına Seferihisar’a bile o bardaklardan birkaç tane götürmüştük. Oralarda da ancak onlarla lezzetli çaylar içeriz. Fakat adi gördüğümüz kumdan camın teşekkül ettirilişi idrakime yansıyınca vallahi camdan da büyük lezzet almama vesile olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.
Sultanlığım, insan olarak hepimizin sultanlığı, kalp ve ruhumda iyice belirgin hale geldi. Domatesi, salatalığı ve diğerlerini anlatmak uzun sürer, sizi sıkabilirim. Ama bütün bunlardaki gıda unsurları, vitaminler, mineraller, protein, karbonhidrat vb isimlerle yâd edilen maddeler asla es geçilemeyecek kadar önemli. Herkes onların kıymet ve fonksiyonlarını elbet bilir, bilmesi lazım. Bu şuursuz varlıklar bizleri, ihtiyaçlarımızı, bu kadar ince şeyleri düşünülebilir mi? Düşünse, yapabilir mi? Yapsa bu maddeleri bütün dünyadan toplayabilir mi, bulundurabilir mi?
Ne kadar kıymetli bir sultanmışım, sultan edilmişim, şaştım bu lütfa! İçimin derinliklerinden, ruh u cânımla bismillah diyerek, farkındalığımı ilan edip bütün bunlarla öyle muhatap oldum. Bunları hatırlayıp tefekkür ederek kulluğumu gerçekleştirmeye çalıştım. Lezzetlerimi artırdım. Vallahi kendimi cennetlerde hissettim. Ve bunun fıtri tezahürü olarak Rezzak-ı Hakikiye şükrettim.
Tost makineme, elektriğe, demire, suya, çaya, bunları algılayan ağzıma, dilime, çiğnemem için çenemden çıkarılan o dişlerime, tükürük bezlerime, midemdeki uygun asitlere, burnuma, ellerime, parmaklarıma bir başka türlü baktım artık. Kanıma geçen gıdalar, hücrelerime kadar kolayca taşınması, onlardan istifade etmem için kâinatın önüme sofra olarak mucizane serilmesine nasıl şükredilir diye telaşa düştüm. Fakat 24 saatten bir saatini ayırdığım namaz ve “ZİKİR, FİKİR, ŞÜKÜR” formülü beni hemen rahatlattı. Hatta bu manaların modern anlamda kulluk olduğunu tam anlamıyla idrak ettim, diyebilirim..
"Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba'larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb'îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başı boş bırakıp i'dam etme." (Sözler, 86 )
Ahmet SAĞLAM
Besmele Çekmek
Öztürk Samuk
Düşmanın bile sinsi olmasın!
Seyfettin BUDAK
Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik?
Mehmet Ali Çamoğlu
Çöpteki Ekmek, Raftaki Vicdan ve Kaçan Bereket
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Mehmet Nuri BİNGÖL
Son Emir- Öykü
Halil MERT
Askeri darbe ne ki!
Adnan ÖZ
Süper lig fikstürü çekildi!
Bülent ERTEKİN
Maskeler Düşerken…
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Recep YAZGAN
Agape hause - Sevgi Evi’nden, Samsun Protestan Kilisesi’ne!
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Mehmet BOZKURT
İnsanlık Tarihi Acılarla Dolu
Hüseyin KURT
NATO Zirvesinde Bir Tabanca
Nihat Güç
Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler?
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Eyüphan KAYA
Risale-i Nur Nurculuktan büyüktür!
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)