(Ben, Ertuğrul Özkök’ün, Dan Brown’la, Ekim 2017’lerde Frankfurt’ta yaptığını söylediği “Başlangıç”, diğer ifadesiyle “Tanrı var mı yok mu” röportajındaki bizce safsata olan yazdıklarını değerlendirmeye devam ediyorum, edeceğim inşallah!)
“…Sonra bilim açıkladıkça, boşluklar doldu ve tanrılar da tek tek yok oldu. Çünkü artık güneş tanrısına, deniz tanrısına ihtiyaç kalmadı. İnsan Ay’a bile gittiğine göre, bir Ay tanrısına ihtiyacımız var mı?...” diyorlar…
Bilim sadece maluma, realiteye ait tespitler yapıyor. Buna biz de bilim diyoruz. Ama bu, malum olanı tespit ettikten sonra, gerçeği ortaya koyan, gerçeğin ifadesi olan İLMİ, yani “öğrenilen, bilinen bilginin ifadesini”, Kilisenin yanlış, baskıcı tutumuna, akıl dışı iddialarına karşı geleyim derken, zahiri realitenin ifadesini, materyalist yorumlarla saptırdılar, kendi gerçeğinden uzaklaştırdılar. O kadar ileri gittiler ki bütün semavi dinlerdeki tek Yaratıcı, tek İLAH inancına tamamen zıt ve akıl dışı, bozuk, sapkın; insanın dünya saadetini de alt üst eden garip iddialar ortaya attılar. Şu sıra tamamen çöküşünü müşahede ettiğimiz o mimsiz m-deniyyette, çoğu zaman sebeplere ilahlığı yakıştırırken, bazen tesadüflere, bazen kendisi de yaratılmış olan tabiata ilahlık atfettiler.
Bu satırlar o zavallı fikirlerin bir cihetten özeti sayılır… Fakat gerçeği böyle saptırıp, akıl ve kalpleri ikna edemeyen bu safsatalarla bilhassa bizim insanımıza çok şey anlatamazlarsa da tesirleri Batıyı dünyada dahi cehenneme soktu. Müslümanlara da azımsanmayacak zararlar verdi. Hâlbuki Sebeplerle, onlara mal edilen neticeler arasında uçurumlar var! Tesadüflere de matematik ilminin olasılık (ihtimal) hesapları müsaade etmez. Biz, tabiatı da meydana getiren bütün varlıkların, sonradan yaratılanların, yıldızların, atomların, dağların, denizlerin, milyonlarca nevileri olan hayvan ve bitkilerin, atmosferin belli yüksekliğinde ozon gazının zararlı ışınları durdurmasına, magmadaki malzemenin nasıl güneşten gelen radyasyona kalkan oluşuna kadar vb her şeyin FAİLİNİ, ÖZNESİNİ arıyoruz. Bunlara cevabınız varsa söyleyin. Yoksa ebediyen susun!
Sizin iddianız gibi “Boşluklar dolmadı ve tanrılar (!) da tek tek yok olmadı!” Big Bank’ı buldunuz da bir anda on üzeri yetmiş küsur atom nasıl var oldu. Cevabınız nedir? Kıvirmadan cevap verin! Hemen arkasından bütün envalarıyla, cansız ve canlılar tamamen, nasıl bu mucize halleri ve vasıflarıyla vücut buluverdi. Bunlara doğru cevap söyleyemeden nasıl tanrıları(!) kovalamaya cüret ediyorsunuz? Neden bizim Samanyolu galaksimizdeki 250–300 milyar yıldız sisteminden sadece dünyamız hayata uygun. Neden dünyamızdaki bitkiler ile hayvan ve insanlar Oksijen ve Karbondioksit değişimiyle yardımlaşıyor. Dünya saatte 108 bin km hızla dönerken, oksijen ve karbondioksit oranlarımız hiç bozulmazken; diğer gezegenlerde zehirleyecek miktarlarda gazlar hâkim. Neden Dünya belli bir ölçüde hikmetli bir eğiklikle mevsimlerin oluşmasına neden yardım ediyor.
Hücre zarının bütün gümrüklere meydan okuyan harika haline “Seçici geçirgenlik” diye bir isim uydurunca faili buldunuz mu? Mitoz bölünme deyince kalıpsız, ustasız rahimlerde bir damla sudan yaratılışa; yumurta ve tohumlardaki görünmeyen kaderi kalıplara ustasız atom, atom tuğla gibi dizilişleri, harika mucize var edilişleri hallettiğinizi mi sandınız bire cahil adamlar! Mitoz bölünme arkasından şekillenen vücut için endoderm, ektoderm, mezoderm diye bir iki uyduruk isim vererek ilim yaptığınızı, tanrıyı(!) kâinatın dışına mı attığınızı sanıyorsunuz. Allah akıl fikir versin sizlere…Siz elementlerin, hücrelerin, dokuların, enzimlerin oluşumuna bile izah getiremediniz. Şu kadar amino asitten şu protein olmasını görmek tamam, bir ilimdir. Ama o kısır ilminiz olasılık hesaplarına göre pek çok proteinin oluşmasına dünyanın ömrü yetmez diyor! Halbuki proteinler olasılık ilminize meyden okuyup devamlı ve çabucacık oluşturuluyor! Hadi bunun da cevabını verin veya bir yalan, bir kaç karmaşık isim bularak bunları da ortadan kaldırın da görelim. Siz en iyisi susun, hem de kıyamete kadar susun. Çünkü vebaliniz çok büyük. Böyle safsatalarla insanlığı çıkmaza sürükleyenlerin cezasını ancak ahirette Rabbim verebilir.
(Öfkemin nedenini soruyorsanız söyleyeyim. Bosna da Avrupa’nın gözü önünde ırz ve namusların payümal edilmesinin arkasında; 30 bin tırla PKK’nın desteklenmesinin, orta doğudaki katliamın, bütün dünyadaki katliamların, açlığın, temiz suya ulaşamamanın ve dahi yüzlerce masum kadının öldürülmesinin arkasında, ahlakın temellerini dinamitlemek olan insanların inançlarını yok etmek var da ondan. Bu zulümler karşısında bir şey yapamamaktan, ağlamaktan perişan olduğumdan, bütün masumların tükürükleri bedduaları bana gelir mi diye korkudan titremekten geliyor bu öfkem. Beddua da edemez, küfürde savuramayız biz. Ancak biraz öfkeli yazmamıza müsamaha ile bakmanızı rica ediyorum.)
Filan meşhur âlim, hamamda tasın yüzmesinden suyun kaldırmasıyla ilgili kanunların varlığını idrak edince ‘Evraka’ diye heyecanından peştamalsız, çıplak dışarı fırlaması tamam ama suyun kaldırmasını o gerçekleştirmedi, sadece zahiri sebebini BULDU. Kanunun varlığını buldu. Ama kanunu koyanı bulamadı! Binlerce ton demir yığını ve eşyayı suya kaldırtan İlim ve Kudrete, Failine maalesef ulaşamadı. Ama Kur’an onun Allah olduğunu, onun çıplak dışarı fırlamasından çok önce, 1400 sene önce bize anlatıyordu...
Uçağın kanatlarından, eğimli üst yüzey ile düz alt yüzeyden hava geçerken garip, basit; ama sonucu müthiş bir şey oluyor. Eğik yüzeyden geçen hava tonlarca ağırlığı uçakla birlikte kaldırıveriyor! Asırlarca bu kanunu öğrenirken çok hayatlar yok oldu! Evet, eğiklik meselesi de Peygamberimizi mağarada korumak için örümcek ağıyla kaplanması gibi çok basit gibi görünüyor. Bunu bulup bizi havaya bindirenlere binler teşekkür ederiz. Ve inşallah Rabb-i Rahimimiz insanlığa bu hizmetlerinden dolayı, onları da ahirette saadetle mükâfatlandırsın. En azından eğer imansız iseler ızdıraplarını azaltıp hususi haller nasip etsin. Fakat onlar hava ile ilgili bu kanunu buldular ve istifademize sundular ama, o kanunun sahibini, malikini, suyla ilgili kanunun failini bulamayanlar gibi bulamadılar.
Siz Tanrıları(!) bu mucizelerle dolu dünya ve hatta kâinat sergisindeki her şey var oldukça, her an yeniden mucizeli şekilde yeniden yaratıldıkça, akıllardan, kalplerden asla yok edemez, kovamazsınız. Nasıl bir mantık ve ilminiz varsa bilemem amma bu manalar dışında nasıl düşündüğünüzü(!) sanıyor, utanmadan büyük bir cüretle tanrıyı yok eden ilimden(!) bahsediyorsunuz, hayretteyim!
Cesaretinize de diyecek yok hani! Osmanlı döneminde bir şair zalim olarak düşündüğü paşaya kinayeli olarak: “Siz çok cesursunuz. Çok ama çok cesur! Hatta siz Hz. Ali’den bile cesursunuz! Çünkü o, Allah’tan korkardı. Siz Allah’tan da korkmazsınız!” Gerçekten böyle adamlar çok cesur(!) oluyor.
Bakın Kur’an onlar gibilere nasıl hitap ediyor: "Ey hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve ey za'f ve fakrı içinde serkeş ve muannid olan cin ve ins! Nasıl cesaret edersiniz ki isyanınızla öyle bir Sultan-ı Zîşan'ın evamirine karşı geliyorsunuz ki; yıldızlar, aylar, güneşler emirber neferleri gibi emirlerine itaat ederler. Hem tuğyanınızla öyle bir Hâkim-i Zülcelal'e karşı mübareze ediyorsunuz ki, öyle azametli muti' askerleri var; faraza şeytanlarınız dayanabilseler, onları dağ gibi güllelerle recmedebilirler. Hem küfranınızla öyle bir Mâlik-i Zülcelal'in memleketinde isyan ediyorsunuz ki, ibadından ve cünudundan öyleleri var ki, değil sizin gibi küçücük âciz mahlukları, belki farz-ı muhal olarak dağ ve arz büyüklüğünde birer adüvv-ü kâfir olsaydınız, arz ve dağ büyüklüğünde yıldızları, ateşli demirleri, şüvazlı nühasları size atabilirler, sizi dağıtırlar. Hem öyle bir kanunu kırıyorsunuz ki, o kanun ile öyleler bağlıdır, eğer lüzum olsa, arzınızı yüzünüze çarpar. Gülleler gibi küreniz misillü yıldızları üstünüze yağdırabilirler.”
(Evet, Kur'anda bazı mühim tahşidat vardır ki, düşmanların kuvvetli olduğundan ileri gelmiyor. Belki haşmetin izharı ve düşman şenaatinin teşhiri gibi sebeblerden ileri geliyor.)
Sizin “Deniz Tanrınız kim?” Yunanlıların tangırtı tungurtularından biri ise onların ve pek çok insanın o tanrıları(!) hayatına devam ediyor(!) O pespaye ilim adamları(!)anlattıkları pespaye şeylerle onları bile yok edemediler. Hemen vehmettiğiniz Yaratıcısız(!) bir dünyada her şeyi yapmaya kalkmayın, çok heyecanlanmayın sakın! Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman pek çok mümin Tek Yaratıcıya inanıyor. Ve o dinlerin doğru esaslarına bağlı, doğru müntesipleri, iyi insanlar, dünya sulhunu beraber sağlayacak, Hz İsa AS’ın velayetiyle tekrar gönderilişiyle, doğru ve tek Allah’larını hem de ilmen, kalben bütün insanlığa ondan aldıkları ahlakla gösterecekler inşallah.
Hem denizin, hem Güneşin, Hem Ayın hem her şeyin tanrısı, doğru ifadesiyle Allah bütün icraatı ve sonsuz ilim, Kudret, İradesi ve sonsuz isim ve sıfatlarıyla yerinde duruyor. Mekân ve zaman ile maddenin de dışında, onların kayıtlarından uzak, kâinatın sayısız varlıklarıyla kendini ispat etmeye devam ediyor. Fakat akıl, idrak ve kalben talep etmek şartıyla herkes görebiliyor!
Bakınız 1970’lerde gidilen ay ile ilgili, o gidişten 40-45 yıl önce, o her şeyi yaratan Allah’ımızın bize lütfettiği son Semavi kitap olan Kur’andan ilham alarak,1930’larda nasıl bir haber veriliyor:
” Şimdi sen dahi ey Katre içine giren hakîm feylesof! Senin katre-i fikrin dûrbîniyle, felsefenin merdiveniyle tâ Kamer'e kadar terakki ettin, Kamer'e girdin. Bak, Kamer kendi zâtında kesafetli, zulümatlıdır. Ne ziyası var, ne hayatı. Senin sa'yin beyhude, ilmin faidesiz gitti. Sen ye'sin zulümatından ve kimsesizliğin vahşetinden ve ervah-ı habisenin iz'acatından ve o vahşetin dehşetinden şu şartlar ile kurtulabilirsin ki, tabiat gecesini terkedip hakikat güneşine teveccüh etsen ve yakînen inansan ki, şu gece nurları, gündüz güneşinin ışıklarının gölgeleridir…” ( R.Nur Külliyatı, Sözler,454)
* Bizim röportajcılar bütün güçleriyle adeta bütün inkarcıların sermayesinden inançsızlıkla ilgili çok çeşitli zehirlerini bir kitap anlatımı adı altında şırınga etmeye devam ettiklerinden; biz de Kur’an ve Sünnetten lemaan eden R.Nurlarla bu zehirlere karşı şifalar ortaya koymaya devam edeceğiz efendim
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)