Ertuğrul Özkök Bey, Dan Brown’un bütün dünyada büyük bir tartışmayı başlatan yeni kitabı “Başlangıç ile ilgili Frankfurt’ta yaptığı röportajında anlatıyor...
• “Geliyorum en kritik soruya.
• Bir gün ölüm döşeğine geldiğinizde, bir RAHİBİ çağıracak mısınız?
• “Yanıma gelmek isteyecek bir rahibin bulunacağını sanmam...”
• Ben, sizin bunu isteyip istemeyeceğinizi sordum.
• “İsteyeceğimi sanmıyorum.
• Ama yine de o gün geldiğinde ne isteyeceğimi bilemem.
• Bilebildiğim şey,
• O gün benim hayatımda önemli olan insanlarla,
• Onların hayatında önemli olduğumu hisseden insanlarla birlikte olmayı isterdim.”
Bu satırlar, İslâm Medeniyetiyle, sapkın Felsefenin ortaya koyduğu ve insanları perişan bir noktaya getirip bırakan mimsiz medeniyetin önemli bir sonucunu anlatma fırsatı veriyor.
Artık Ertuğrul ve Dan Brown’a değil, onlar gibi düşünenlere; bilerek veya bilmeyerek hatta taammüden, ustalıkla dini yok etmeye büyük ustalıkla(!) çalışanlara hitap etmeye çalışacağım
Şimdi, bu inançsızlık ağırlıklı, karmaşık ruh halinde olanların idrakleri adeta tamamen kaybolduğundan çok şeyi bilemiyor, anlayamıyorlar. Avrupa’nın yüzde altmışının yalnız yaşadığını, evlilik dışında veya huzurevlerinde(!) hayatını devam ettirmeye çalıştığını duymadınız mı? Ben o duşa kabin, klozet, lavabo, somya ve küçük bir masanın sıkışık tarzda yerleştirildiği adına da Huzurevi denen, hapishaneden öte bir mekan olmadığı komünlerde yaşandığını, bizzat ziyaret ederek, maalesef müşahede ettim. Avrupa’da komşuluk hayatının ne kadar azaldığını, balkonların, pencerelerin bomboş olduğunu, komşuluk günleri veya haftaları ile resmi kurumların bunu düzeltmeye gayret ettiğini görmüyor musunuz?
Görmemeniz mümkün değil. Ben, o çok medeni(!) dediğiniz, refah seviyesi yüksek kabul edilen kuzey Avrupa’da Bielefeld’de, yalnız bir annenin başka şehirde yaşayan tek oğlunu hiç olmazsa ayda bir-iki gün yanına gelmesini istemesi üzerine; “Beni on sekiz yaşını doldurduğumda ‘ya eve para getirecek, masraflara katılacaksın veya evi terk edeceksin’ deyip kapı önüne koymuştunuz!. Şimdi benim işim gücüm var gelemem. Eğer yakıt parasını gönderirsen belki ara sıra gelebilirim” deyişini, oralarda yanında kaldığım Türk ailenin apartmanındaki o yaşlı hanımdan duymuştuk.
Manhaim’da da arkadaşım, bir Türk matematik öğretmeni, komşusu yalnız bir yaşlı hanımın ağır bir hastalık sebebiyle adeta ölümünün beklendiği bir hastane odasında izin alıp refakatçi olarak kalmış. Bu sırada, hastanede görevli papaz Efendi, hastaya vazifesi gereği telkin için geldiğinde o öğretmen arkadaşımla karşılaşınca ona nesi olduğunu sormuş. Anneniz mi demiş. Hayır cevabını alınca, ablanız mı, teyzeniz mi vb sorularla yakınlık derecesini anlamaya çalışmış. Sadece komşusu olduğunu, inancı gereği, yaşlı ve muhtaç bir hanım olduğu için yardıma geldiğini öğrenince onunla adeta röportaj yaparak, bu meselenin arkasında ne olduğunu, inancın bu hali nasıl ortaya çıkardığını öğrenmeye çalışmış. Hıristiyanlıkta bu manaların artık hayal bile edilemediğini, sosyal hayatta böyle bir ruhun ne kadar ihtiyaç olduğunu, anlatmış.
Sizler bu manaları bizzat, tatbik ederek yaşayarak biliyorsunuz. Böyle dostlukların olmadığı, komşuluk ve misafirliklerin bile neredeyse kalmadığı bir ortamda yaşıyorsunuz. Menfaat ilişkileri dışında arkadaşlıkların, evliliklerin bile olmadığı, aşkın bile içinin boşaltılıp “Yatıp kalkmaya” münhasır birlikteliklere dönüştüğü bir hayatta bizzat yaşayanlar nasıl bu hayatın prensiplerini bilemez, anlayamaz!
Bütün sevdikleriniz daha dünyada ve sizler sıhhatli iken bile menfaati yoksa birer birer sizden ayrılacak. Sevgilileriniz ve sevgisiz eşleriniz(!) ve hatta anne babalarınız, bütün medeniyetinizin bile daima çaresiz kaldığı o ÖLÜMÜN eline düşeceksiniz.
Sevgisiz arkadaşlarınız(!) son halinizde menfaatleri olmaz ise asla yanınızda olmayacak. Ünlü birisi iseniz belki gelebilecek ünlülerle, kameralarda arz-ı endam etmek için bazıları gelebilecek! O alkıştan başka bir şey yapmayan kalabalıklar, size değil, kendilerine de sıranın gelme ihtimaline karşı riyakârca ağlayacaklar. Onların orada alkış veya ruhsuz çelenklerle bulunmaları kimsenin işine yaramayacak. Yani orda olsalar da size, bize, başkalarına hiçbir faydaları bulunmayacak. Sizler o sırada sadece ömür boyu yaptıklarınızla baş başa kalacaksınız. İyi insan olmanız dışında size kimse yâr olamayacak. Tabiî ki orada da bu inançtaki tereddüdünüz ve hatta inkârınız o avantajınızı da bitirecek. Vicdanınız, kalp ve ruhunuz, aklınızı da yanına alarak size dayanılmaz pişmanlıkla birlikte çok ciddi ızdıraplar yaşatmaya başlayacak.
Arnavut diktatör, zalim lider ölürken, son anında küfrün bütün çeşitlerini okudu deniyor. Sizin gibi efkâra sahip olanlara, son deminde, bazı riyakârlar, çare olarak: “Tarihe geçeceksiniz, şu kadar paranız bankalarda duruyor. Şu kadar yazınız, kitabınız var. İstediğiniz çoğu rezille de yattınız(!); ne mutlu size! Üzülmeyin “ dedikçe, sizler gibi olanlar, bildikleri bütün küfürleri ederek TİTO gibi bağırmak isteyecekler….Amma ona da dermanları olmayacak. Ruhlarının feryadını dindiremeyecekler! Keşke hayvan olsaydık, diye iç geçirecekler…
Ustalıkla yaptıkları bütün inançsızlık faaliyetleri sebebiyle, kâinat boyutunda kendini tanıtan, o Rahman, O Rahim Yaratıcıyı kör olup göremedikleri için O Adil-i Mutlak Zatın vazifelileri, onlara öyle ızdıraplar çektirecekler ki tarifi imkânsız. Zaten bu efkara sahip olanlar, bu karmaşık düşüncelerle; tek, fakat ebedi hanımıyla evli, belki evi bile yok iken, karnını bile belki tam doyuramayan müminler kadar, sınırsız denebilecek dünyevi lezzetlerden de mahrum olarak; lüks otellerde, leş gibi, sevgisiz, hissiz rezilleştirilmiş zavallılarla, hep ızdırap içinde olacaklar… Ama; bu sefer ebedi ve sınırsız ızdıraplara katlanmaları mümkün olmayacak! Kafasız kafalarına çektikleri eski tarihli şarap veya pahalı lüks viskilerle de beyin ve ruhlarını o gün artık uyuşturamayacaklar. Aksine cehenneme gitmeden ruh ve kalpleri bütün sıkıntılarını o sırada adeta kusacak.
O gün hayatınızda önemli olan insanlarla, onların hayatında önemli olduğunuzu hisseden insanlarla birlikte olmayı isterdiniz amma, siz bu rezil dünyanızda, bu perişan hayatınızda önemli insanlar olduğunu mu sanıyorsunuz!
Sayın Dan Brown ve onun gibi düşünenler, siz bu din karşıtı felsefenizle, medeniyet anlayışınızla; kimsenin hayatında önemli olmadığınızı, kendi hislerinize bakarak da anlayamıyor musunuz? HERKES MÜŞAHEDÂTINA TÂBİDİR, bilmiyor musunuz? Herkesin, hatta ailenizin fertlerinin bile SİZİN GİBİ düşündüğünü artık anlayıp, sizi öyle candan seven birilerinin olmayacağını, olmadığını, olamayacağını o geri dönülemeyecek gün mü anlayacaksınız. Kendi müşahedatınızla bakın, asla öyleleri yoktu, olmayacak da. Çünkü inançsızların dünyası inanın ki böyle rezilliklerle dolu…
Müminlerde olduğu gibi, arkadaşını hasta görünce, onun iyileşmesi için, onun yerine hasta olmak üzere yatıp, onun sıhhat bulup kalktığını asla hayal bile etmeyin.
Rabbim böyle perişan insanlara müminliği nasip ederek dünya hayatında da, hayatının son anında da, ahirette de saadet nasip etsin.
Kur'ân-ı Kerim de, ehl-i kitabı imana teşvik etmekle, onlara bir ünsiyet, bir sühulet gösteriyor.
"Ey ehl-i kitap! İslâmiyet’i kabul etmekte size bir meşakkat yoktur; size ağır gelmesin. Zira size bütün bütün dininizi terk etmenizi emretmiyor. Ancak, itikadatınızı ikmal ve yanınızda bulunan esasat-ı diniye üzerine bina ediniz diye teklifte bulunuyor.”
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 24. Ayeti
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)