Bazen köşe yazarlarının beynine, ilhamına ve ellerine inme iner, yani felç olur ve yazamaz. Bu gibi durumlarda köşe yazarlarının bazısı iflas etmiş Yahudi tüccar misali eski defterleri karıştırır ve oradan bulduğu yazıları tekrar yayınlar, bazıları da yazmak istediği konularla alakalı daha önce başkaları tarafından yazılmış güzel yazıları yazarının imzası ile yayınlar.
Biz bu yazımızda ikinci yöntemi kullanıp Sn. Ezgi AKGÜL isimli bayanın bir ara sosyal medyada yayınlanan ve bolca beğeni alan yazısını köşemize taşıyacağız.
Beni aforoz etmeye kalkacak hanımlara da “sakın bana kızmayın, ben kendi halinde gariban bir elçiyim ve ELÇİYE ZEVAL OLMAZ” diyor ve yazıyı olduğu gibi aşağıya alıntılıyorum.
Merhaba Sevgili Erkekler,
Kadın hakkı savunursa kız düşer zanneden Meriçler, hayatında gördüğü tek dişi sanki kasap reyonunda gördüğü piliçmiş gibi davranan abazalar!..
Ne oldu yoksa bu düğün maliyetleri niye bu kadar arttı diye ağlaşıyor musunuz? Ağlamayın kozalaklarım, bunun tek sebebi sizsiniz.
Biliyorum, hepiniz canınız kadar sevdiğiniz annişkolarınızın yıllarca beyninizi yıkadığı "KADINLAR KUTSALDIR, KADINLAR ANNEDİR, KADINLAR MELEKTİR" yalanı ile zehirlenmiş kurbanlarsınız.
Tam acımaya başlıyor gibi oluyorum sonra aklıma beş yaşında inandığı bu yalana otuz yaşında inanmaya devam eden beyinsiz moronlar olduğunuz geliyor, vazgeçiyorum.
Size artık birinin gerçeği söyleme zamanı gelmişti. Hadi, bırakın ağlamayı, gelin bakim, size gerçek dünyayı anlatayım. Ağlama yavrum sen de zır zır, arkadaşınıza su getirin.
Nefes alan her canlıya yürüdüğünüz hatta listeye eşşeği, park bankını, logar kapağını bile aldığınızdan beri TURK KİZLARİ KENDİLERİNİ DUNYANİN EN DEGERLİ SEYİ ZANNEDİYOR.
Değerli şeyler pahalıdır kusura bakmayın. Sizin yüzünüzden sarışın dişi eşşeği Türkiye'ye getirsen sonra çarşıda yürütsen, şuuru olmamasına rağmen abazatian salyalıları yüzünden kendini Prag soylusu zanneder. Türk kızından kendini ne zannetmesini bekliyorsunuz anlamıyorum?
Nefes almasının bile kendini prenses hissetmesi için yeterli olduğunu düşündüğü ortamda, "Getirin" "götürün" "bana şunu alın" "gezdirin" "beni sevin" "sıkıldım gidin" "bana ilgi gösterin" "beni yalnız bırakın" "dünya bugün doğudan batsın" "beni tekrar sevin" "tamam şimdi tekrar gidin" "seni sevdim gel" "ay yine sıkıldım git" gibi gibi birçok isteğinin anında olmasını bekleyen kızlarımızı neden hor görüp ponçik kalplerini kırıyorsunuz?
Durumdan şikayetçiyseniz, suratına bir ton boya sürüp "iki boya sürüp salak erkekleri güzel olduğuma inandırıyorum," sanrısına kapılan prensesleri satın almak için analarınıza babalarınıza koşup "baba bana bu kızı al, bize düğün yap, bize ev al, bize araba al, bana iş kur, ben bu kızı istiyorum çünkü squat yapıyor babaaağğ" diye ailelerinizi darlamayacaksınız.
Hem vitrine yatırım yapıp hem içeride neden mal yok diye söyleniyorsunuz, ağlamayın!
Merhaba sevgili kadınlar, dünya kendi etrafında dönüyor zannedenlerim, cinselliğini silah gibi kullanıp istediği her şeyi yaptıran zeka küplerim.
Bazen Bağcılar Kontluğu'nda ilan ettiğiniz saltanatınıza kıskançlık ile bakmıyor değilim. Aynı zamanda herşeyi isteyip, hiçbir şeyi beğenmeme gibi huylarınızın nasıl sürekliliğini sağlıyorsunuz onu da merak ediyorum.
İkna kabiliyetinize ayrıca hayranım. "ayyy darısı başımaaaa : )" "ayy sıra bana geliyorrr!" diye verdiğiniz coşkuyu da gözlerim kanlı izliyorum.
Ama anlamadığım ve yadırgadığım hatta merak ettiğim bir şey var.
Gerçekten mutlu musunuz?
"Bin biş yişindin biri diğinimi vi gilinliğimi hiyil ediyiiiiiriiiiim." diye başladığınız bu hayat yolunda her şey gerçekten beş yaşından beri hayal ettiğiniz gibi mi?
Pembenin her tonunun gözleri kanatır biçimde evin her tarafına serpiştirildiği, bir bardak çayla bir bisküviyi sırf İnstagram'a, Facebook'a koyacaksın diye 856 dekorasyon-sunum eşyasıyla süslendiği, masal evlerinizin yüksek giriş 2+1 olması absürtlüğü hiç kafanızı karıştırmıyor mu?
5 yaşında zihninize gönderilmiş prenses masallarını hayal ede ede büyüyorsunuz, zihninize gönderilen renk kodlarıyla karakterinizi, hayatınızı kurguluyorsunuz bunu bile anlamaya çalışıyorum.
Ama yaşamınızı ve gerçeği sorgulama yeteneğiniz sıfırken, dünyayı analiz edip kendinize dış etkilerden arınmış, başkalarının kontrolünde olmayan bir mutluluk yaratabilme beceriniz yokken, toplum size mutlusun demeden mutlu olamıyorken, kendi başınıza düşünmek, kendi değerlerinizi yaratmak, kendi mutluluğunuzu inşa edebilmek gibi yetilerinizi sıfırlamışken, şu durumda nasıl bir gelecek kendinize ve ailenize tanzim etmek istiyorsunuz işte onu hiç anlayamıyorum.
Biliyorum, hepiniz İnstagram'da peri masalı gibi düğün yapan beyaz gelinlikli kızları görüp görüp ağlıyorsunuz, gelinlikler, düğünler, yüzükler, beyaz at niyetine beyaz lüks cipli prenslerin kapınıza gelip sizi alarak saray düğününe götürdüğü, komşularınızın, akrabalarınızın, aradaşlarınızın size hayranlıkla bakıp kıskançlıktan tırnaklarını yediği prenses masalları aklınızdan çıkmıyor. Ama maalesef "kızı gelinken, gelini doğurunca göreceksin" gibi çok nefis bir atasözümüz var. Bunu es geçiyorsunuz.
Yaşadığınız hayatlar, kurduğunuz hayaller, hedefleriniz, algılarınız, dürtüleriniz ağır ruh hastalığı yaşadığınızın kanıtı aslında.
Beyni yıkanmış ve sorgusuz sualsiz tüketim yapan kerizler olmak için büyütülmüş, hayatları harcanmış ve yeni kurbanlar üretin diye evlendirilen seçilmiş mazlumlarsınız.
Merhaba sevgili aileler, "ne derler lobisi", "filancayı gördün mü" tarikatı üyeleri!..
Gelenek görenek ama olmalı diye direttiğiniz şeylerin her gün arttığını fark ettiniz mi?
Eskiden bohçaya örüp koyduğunuz yün çorapların yerini Pierre Carden çoraplar aldığından beri masraflarınız arttı mı? Kıyamam...
O tuzlu kahve içilecek diye yola çıktığınız gelenek fetişistliğinizin sonunda 500 liraya yaptırılan çikolatalara kadar gittiğini görmeyip "çok masraf oldu" diye üzülüyor musunuz? İyi üzülün bir şey olmaz.
"Bizim kızımız bizim haberimiz dahilinde, namusuyla evlendi, adamın birine kaçmadı, kızımızı başka adamın evinde görünce arkasından konuşmayın, ayrıca evliliğe destek olmak için takacağınız takı, para mara varsa, gelin takın, hediyelerini verin," mesajını vermek için genelde köy meydanında yapılan eski ve güzel bir geleneği hangi ara damat yolma ritüeline getirdiğinizi hiç düşündünüz mü?
Gençlerin önüne olmazsa olmaz diye çıkarttığınız her ritüelin, onların boşanmaları yolunda attığınız adım olduğunu görmüyor musunuz?
Kimsenin bu saçmalıkları yaşamamak için evlenmek istemediğini, ahlaksızlığın sırf siz gelen çiçek orkide değil diye burun kıvırdığınız için arttığını ne zaman fark edeceksiniz?
Merhaba Sayın Maliye, Ticaret ve Aile Bakanlarım.
Ülke ekonomisi canlansın, çiftlerin boşanmasının önü alınsın, devlete de ek gelir kapısı aralansın mı istiyorsunuz?
Düğünleri yasaklayın efendim!
Evet yarından itibaren bütün düğün salonlarına devlet tarafından el konulup başka amaçlar için kullanılsın. Çıkıntılık yapan, duruma itiraz eden, düğün yapmak isteyen kız ve anneleri ibreti alem için ülkenin tüm camlarını yağmur yağarken silsin.
Üstelik sadece tasarruf açısından değil, yeni evli çiftlerin hayata borçlu başlaması da önlenmiş olur ve borçsuz, birikimli bireylerin ekonomide daha etkin hamleler yapacağı, daha güçlü girişimlerin oluşacağı güzel bir ülkemiz olur fena mı?
Düğün düğün diye kendini parçalayan kadınlar yüzünden borç yapmadan evlenebilen tek tük kişi var.
Bütün enerji, gençlik faiz ödemeye gidiyor. Ülke kaynakları hatunun biri bileziğini şıngırtabilsin, gösteriş yapabilsin, topuzunun simi kıvamlı olsun diye yok ediliyor.
Sonra sen eti 10 liraya değil 70 liraya yiyorsun. Çünkü basit bir ilçede köyde bile artık düğünler normalden fazla maliyetli oluyor.
Elalem ne der filanca şöyle yapmış lobisi yüzünden köylü bir inek daha alıp ekonomiye katkı sağlayacakken bir inek satıp pırlanta baronlarını altın tüccarlarını zengin ediyor.
Saman fiyatları stoklanınca devlet stokçunun belini kırmak için yurt dışından saman ithal etmişti. Aynı yöntem kezopatra stoğunu eritmek için de kullanılabilir.
Getireceksin Rusya'dan, Ukrayna'dan dört tır trip bilmeyen kendini dünyanın en önemli varlığı zannedip hayatı herkese zindan etmeyen kadın. Dökeceksin meydana "İHTİYACI OLAN ALSIN, ezmeyin birbirinizi evladım HERKESE YETECEK KADAR VAR" diyeceksin.
Bir nevi tanzim satış!
Tahtının sallandığını gören taife-i nisa nasıl kendine çeki düzen veriyor, nasıl herkes rahatlıyor görün.
Erkeklere de lütfen düşünmenin apış arası ile değil beyin ile mümkün olan bir olgu olduğunu, mutluluğun ve huzurun büyük kalçalı kadınlardan değil zeki/ahlaklı kadınlardan geçtiğini, erkek diye her ahlaksızlığı yapma hakkının olmadığını anlatan seminerler verin.
Plan tutmazsa hiç birinizi tanımam.
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Adnan ÖZ
Galatasaray maçında averaj düzelttik!
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)