Son zamanlar da Ülkemizdeki gündem yoğunluğu ( Zeytin dalı operasyonu vb) nedeniyle “bulanık suda balık avlamak isteyen zihniyet” ve bu zihniyetin değirmenine su taşıyan “cahiller, basiretsizler ve hainler” ÇOCUK İSTİSMARI konusu üzerinden Müslüman Türk Milleti ve Ailesi’nin altını oymaya, kökünü kurutmaya hız vermiş durumda.
Konu cok hassas ve gündeme getirenler de işinin uzmanı, amaçları da “üzüm yemek değil bağcıyı dövmek” olunca profesyonelce yapılan bu algı operasyonunu anlamak, karşı çıkmak ve durdurmak her babayiğidin harcı olmuyor maalesef.
Bu yasanın arka planını ve nasıl uygulanacağını şimdiden fark eden, anlayan, öngören, basiretli Müslümanların veya kendisine adil diyen birilerinin buna engel olması veya en azından engel olmaya çalışması gerekiyor.
Ben de bu sebeple sizler ile tanıştığım ve merhaba dediğim bu ilkyazımda çok önemli bu konuyu gündeme almayı uygun gördüm.
Son zamanlarda medyada sık sık yer alan “Çocuk İstismarı” konusu üzerinden çıkartılmaya çalışılan, çıkartılacak olan yasalar ( kimyasal hadım, ağır hapis cezaları vb ) ile asıl amaçladıkları ve yapmak istedikleri şey bu tür suç işleyen sapıklara gerekli cezaların verilmesini sağlamak değil.
Gerçek amaçları (daha önce farklı konularda birçok defa yaptıkları gibi) sağ gösterip sol vurarak orta ve uzun vade de Müslüman Türk Milleti’nin manevi gücü, var olma ve yaşama sebebi olan “Geleneksel Türk Aile Yapısı”nı yok etmenin hukuksal alt yapısını hazırlamak.
Bu konuda ki çalışmalarının büyük bir bölümünü son 15 yıldır bu ülke de iktidar olan AK PARTİ döneminde başardılar
Ak Partinin iktidarı döneminde sözde AB uyum yasaları nedeniyle;
--Zinanın suç olmaktan çıkartılarak serbest bırakılmasını,
--Kadınlara sınırsız hak ve süresiz nafaka verilmesini,
--Bpşanma durumunda çocukların tamamına yakının velayetinin anneye verilmesini,
--Kadınların çalışmasının teşvik edilerek ailelerin çocuk yapma ve kadınların doğum oranlarının düşürülmesini,
--Kadının ağzından çıkan her sözü “mutlak gerçek” kabul eden 6284 sayılı kanun vb kadınlar lehine, erkeklere aleyhine çıkartılan, uygulanan adaletsiz ve hukuka aykırı yasaların çıkartılarak
Mevcut da var olan Müslüman Türk Ailesi’ni dağıtmayı, parçalamayı ve yenilerinin de kurulmasını engellemeyi amaç edinmiş yapı, zihniyet ve ayrıca bilerek veya bilmeden bu zihniyete hizmet eden “cahil, basiretsiz, hain kişi ve kurumlar” şimdide “cocuk istimrarı, tecavüzü haberleri” ile altyapısını oluşturdukları “HAİN, KAHPE ve AŞAĞILIK PLANI” iyi niyetli ama madalyonun arka yüzünü göremeyecek kadar saf ve zavallı insanlar (gazeteci, siyasetçi, bürokrat, din adamı(?), bilimadamı vb ) üzerinden son hızla yasalaştırmaya çalışıyor.
Sözde çocuk istismarını önleme ve bu sucu işleyenlere ağır cezalar vermeyi istediğini söyleyen hain yapının ifade ettiklerinden çok farklı amaçları var.
Müslüman Türk düşmanlığında birleşen zihniyetlerin çıkmasını istedikleri bu yasa ile
1- Masum niyetli ve sevgi dolu erkeklerin (dede, baba, dayı, amca, ağabey, öğretmen, hoca vb kimlikli erkeklerin) evladı, yeğeni, torunu, kardeşi, talebesi, öğrencisi, komşusunun çocuğu olan bebekleri, yavruları
a) Sevgi ve merhamet amaçlı erkek dokunuşundan ve sevgisinden mahrum bırakmak,
b) Bu konuda ki münferit olayları özellikle, abartarak ve sürekli gündeme taşıyarak bu tür haberler ile özellikle kadınların duygusal hassasiyetleri üzerinden Türk toplumunun zihninde “negatif algı, paranoya ve korku operasyonu yapmak” suretiyle sevgisiz ve korkak bir nesil oluşturmak.
c) Tarafların ailelerinin ve tarafların karşılıklı rızası ile bile olsa erken yaşta (16-17 yas) bir kız ile yapılan “normal evliliklerde” bile çıkartılacak yeni yasalar ile o kız ile evlenen yetişkin erkeğe ağır (kimyasal hadım, ağır hapis vb) cezalar vererek sözde o erkeği, gerçekte ise o erkek ile severek, ailesinin bilgisi dahilin de ve gönül rızası ile evlenmiş olan yası 18 den küçük kızları, her iki tarafın ailesini, ve hasılı özetle Müslüman Türk toplumunu cezalandırmak suretiyle normal aile kurulmasına engel olmak,
d) Bu şekilde gençleri meşru ve insani olan evlilik ilişkisi yerine haram ve hayvani olan zinayı yaygınlaştırarak Türk toplumunun ahlakını ve nüfus yapısını bozmak, doğum oranlarını düşürmek, genç nüfusu azaltmak, ekonomik özgürlüğü olan boşanmış veya bekar kız ve kadınları ucuz iş gücü ve potansiyel müşteri olarak kapitalist sisteme köle ederek her anlamda onlardan faydalanmak, onları kullanmak suretiyle istedikleri düzeni ülkemizde tesis etmeye ve uygulamaya çalışmaktadırlar.
Peki bunu bu konu üzerinden nasıl yapacaklar?
Aslında kendi “kahpe ve hain amaçları” için bu konuyu gündeme getirenlerin bütün çabası ortalığı ve insanların zihinlerini bulandırarak halkın, yetkililerin ve siyasilerin aklı yerine duygularını ön plana çıkartıp koyun-sürü psikolojisi ile bu sorunun gerçek cevabını ve gerçek niyetlerini gizleyerek kolayca amaçlarına ulaşacaklar.
Bunu da
Yan yana getirdikleri “İKİ KELİME” üzerinden ve insanların genelinde olan “algısal yanılgı, peşin hükümlülük” özelliğini kullanarak yapacaklar.
O iki kelime “ÇOCUK ve İSTİSMAR” dır.
İSTİSMAR ( cinsel taciz, tecavüz vb) kelimesi özellikle son zamanlarda medyanın etkisiyle kavram olarak halkın büyük çogunluğu tarafından manası öğrenilen, bilinen bir kelime oldu.
Peki ÇOCUK kelimesinin manasını ve tanımını halkımızın kaçı doğru algılıyor ve biliyor?
Emin olun halkımızın çok az bir kesimi bu kelimenin hukuksal anlamını doğru biliyor.
Halkımızın kafasında ÇOCUK olarak kabul ettiği, gördüğü insan ile devletin kendi yasalarına göre “ÇOCUK” kabul ettiği birey, insan arasında ki BÜYÜK İFADE ve ANLAM FARKI hainlerin işini kolaylaştırıyor.
Özellikle son zamanlarda 3-5-8 yaşlarında ki cocuklara yönelik cinsel saldırı haberleri kullanılarak halkımızın gözünde ki, beynınde ki “sabi-sübyan-çocuk” kavramı pekiştirilerek devletin yasaları ile 18 yasını doldurmasına 1 gün kalsa dahi 18 yas altında ki her bireyin devlete göre “sabi-sübyan-çocuk” olduğu gerçeği gizlenmeye çalışılıyor
İşte çıkartılacak yeni yasalar nedeniyle Müslüman Türk Toplumu olarak ileride yaşayacağımız sıkıntıların, büyük problemlerin de, bu konu üzerinden toplum mühendisliği yapmak isteyen HAİN YAPI’nın da beslendiği, insanımızı aldattığı, tuzağa düşürdüğü ASIL KAYNAK halkın zihninde ki çocuk ile devletin dilinde ki ÇOCUK ifadesinde ki farklılıktır.
Peki çocuk ifadesinde MİLLET ile DEVLET arasında ki bu ALGI FAKLILIĞI bu şerefsiz hainlerin işlerine nasıl yarayacak?
Sizlere sadece bir iki soru sorarak empati yapmanızı ve konuyu anlamanızı sağlamaya çalışacağım.
Siz 20-25 yaşlarında bir Müslüman bir Türk erkeğisiniz, nufusta 16-17 yaslarında görünen bir kızı sevdiniz, kızda sizi sevdi, Allah'ın emri ve Resulullah’ın sünneti gereği kızı ailesinden istediniz, aile de evlenmenize razı oldu ve evlendiniz. Aynı kızı isteyen ama kızın istemediği, sevdiği kızın başkasıyla evlenmesini istemeyen bir erkek veya sizi seven ama sizin istemediğiniz ama sizin başka bir kız ile evlenmenizi kabullenmeyen farklı bir kız sizi ÇOCUK İSTİSMARI suçlaması ile polise veya savcılığa şikâyet etti, yargılandınız, suçlu bulundunuz ve kimyasal hadım veya ağır hapis cezası ile cezalandırıldınız.
Veya siz Mesleğine ve çocuklara aşık, çok temiz, iyi niyetli bir ilkokul öğretmeni veya Kuran kursu hocasısınız, zeki, başarılı ve sevimli bir öğrencinizin veya Kuran talebenizin hoca, ağabey, baba sevgisiyle ve temiz duygularla başını okşadınız, onun başına, yanağına bir öpücük kondurdunuz. Çocuk bunu evde ailsine anlattığında zaten daha önce medya aracılığıyla paranoyak haline getirilmiş çocuğun annesi veya babası “öğretmeni-hocası çocuğuma cinsel tacizde bulundu” sözleriyle soluğu karakolda veya savcılıkta alsa, çıkartılmak istenen yasanın taciz ve şiddet konusunda kadınların her sözünü doğru kabul etmesi nedeniyle sizde masum bir baba sevgisinin ifadesinden başka bir anlamı olmayan çocuk başı okşama veya öpücüğünden dolayı tutuklansanız ve hayatınızı perişan edecek bir ceza alsanız.
Böyle bir durumda siz ve aileniz bu devlet, adalet sistemi ve yasalar hakkında ne düşünürdünüz?
Sizin akıbetinizi gören veya bu tür bir olaya şahit olan çevrenizde ki gençler, insanlar ve halk kendilerinin de böyle bir durumla karşılaşmaması için ne yapardı, devletine ve adalete güvenir miydi?
Bu tür de ki birçok soruyu, cevaplarını ve sonuçlarını alt alta sıralamak için bilim adamı veya müneccim olmaya gerek yok.
Karşımızda ki düşman sadece terör ile üzerimize gelmiyor.
Allah’ın düşmanları olan yapı bütün bir toplumu ve devleti bu tür hainlik, ayak oyunları ve kahpeliklerle kendilerine ve şeytana köle, vatandaşlarımızı da devletine düşman yapmak için gece gündüz çalışıyor.
Benim tezime inanmayanlar benzeri ayak oyunları ile sözde kadını şiddetten korumak amacıyla 2012 nisan ayında çıkartılan 6284 sayılı yasa çıkmadan önce aile içi şiddet ile öldürülen kadın sayısı ile yasa çıktıktan sonra ki yıllarda aile içi şiddet ile öldürülen kadın sayısına bir baksın.
Fatma Şahin bu yasayı çıkarttıktan sonra (Nisan 2012 de) “6284 sayılı yasa ile biz en iyi kanunu çıkardık ve kadın cinayetlerini hızla sıfıra indireceğiz.” Diye hava atmıştı. Ama devletin bu konuda açıkladığı rakamlar Fatma ŞAHİN’i yalanlıyor.
Çünkü o günden bu güne Aile içi şiddet sebebiyle öldürülen kadın sayısı % 330 artı. (2011 de öldürülen kadın sayısı 121, 2017 de ise bu rakam 409 oldu)
Bunun tek sebebi de erkeğin savunma hakkını elinden alan, bütün erkekleri kadın düşmanı, şiddet uygulayan bir hayvan olarak gören ve evli erkekleri şamar oğlanı, kadının kölesi ve akabinde de canlı bomba haline getiren zalim, adalete ters ve hukuksuz 6284 sayılı FATMA ŞAHİN yasasıdır.
Nisan 2012 sonra önceki yıllar göz önüne alındığında o yıldan sonra 122. Kadından başlamak üzere öldürülen her kadının kanı dönemin Aile bakanı Fatma ŞAHİN ve o yasanın çıkmasına sessiz kalan, katkısı olan siyasilerin ellerine bulaşmıştır ve herkes hesap gününde bu dünyada yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını verecektir.
Safımızın belli olması için bu konuyu bu açıdan da siyasilerin gündemine almasını sağlamak boynumuzun borcudur.
Çünkü bizler kötülüğe engel olmak ve iyiliği emretmekle mükellefiz.
Selam ve dua ile…
Abdullah Bir
Kadir Erol
Telef olan, rotasız hayatlar
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)