Bosch markasını üreten Robert Bosch'un bir sözü ile başlayalım söze 'İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim.' Çok basit gibi görünen ama bir o kadar da anlam yüklü...
Siyasette aynıdır. Siyasi misyonunuz var ise bir topluluk ya da bir kitle size güveniyorsa, inanıyorsa sizin için siyasi arenada yapmayacağı şey yoktur. Ancak toplum siyasete ve siyasilere güvenini kaybettiyse işte o zaman işiniz oldukça zor demektir. X bir markanın buzdolabını yada çamaşır makinesini aldınız ve 6 ay içerisinde onlarca defa arıza yaptıysa sürekli servis çağırmak zorunda kaldıysanız o marka ürünü bir daha almak istemezsiniz. Alışveriş tercihlerinizde o markayı listenizin dışında bırakırsınız. Siyasette aynıdır. Özellikle Türkiye siyasetinde güven yitirildi ise, inançlar kaybolmaya başladıysa o siyasi partinin kolay kolay kendisini toparlama şansı kalmamıştır. Çünkü toplum yeterince kendisine destek vermiş, Güvenmiş ve İnanmıştır. Hele ki İktidara gelen siyasiler için artık daha çok çalışma ve toplumun beklentilerini karşılama dönemi başlamıştır.
Geçen yılın ortalarından beri sürekli olarak 2018 yılının riskli bir yıl olacağını söyledim. Hatta ben bunu söylemeye başladığım dönemde daha genel seçimlerle ilgili her herhangi bir öngörü de yoktu. Ancak sürekli vergi ve doğalgaz, petrol ürünlerine yapılan zamların toplumu gerdiğini ekonominin pekte parlak olmadığını 2018 yılının şiddetli bir karın ağrısı ile geçeceğini bu yüzden şimdiden tedavinin yapılması gerektiğini söyledim durdum.
Bir önceki hükümetin Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın %40 MTV zammı olarak hafızalara kazınan Torba Yasasına şiddetle karşı çıktım. Piyasalar daralıyor diye birçok defa söyledim. Ama söylediklerimiz dikkate alınmadı, hatta 2017 Aralık ayında ki toplam ticari ve binek araç satışlarındaki patlama ile ekonomimiz çok iyi sinyal verildi. Sanki 2018 yılında hiç kimse araç almayacakmış gibi! Hazır aklımdayken şunu da buraya ekleyeyim. 2018 Eylül itibariyle dövizin de etkisiyle tüm ticari ve binek araçlarda otomotiv piyasası %68 oranında daraldı. Umarım ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmişimdir.
Keza o Torba Yasa'da herkesin gözünden kaçan Varlık Şirketlerinin daha da korunmasını sağlanmasına da karşı çıktım. Bu Varlık Şirketlerinin vatandaşın kanını iliğini sömürdüğünü söyledim. Tabii ki bu sözümüz de dikkate alınmadı.
Ve 2018'in ilk ayları ve kış şartları insanları zorlarken 24 Haziran seçimleri ile karşı karşıya geldik. Seçim döneminde CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce eğer seçilmezsem dolar 8 lira olur söylemini umarım unutmamışsınızdır. Ve bundan 1,5 ay önce malum yaşanan ABD kaynaklı döviz spekülasyonu ve ekonomik saldırı ile karşı karşıya kaldık.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve yeni hükümet üyeleri ile birlikte bütün medya ekonomik saldırı altındayız söylemini adeta slogan olarak her yerde söylemeye başladı buna bende dahil. Ancak sorun var mı var, Peki Çözüm nedir? Hiç kimse bu konuyu gündeme bile getirmek istemedi. Sürekli olarak 'Ekonomik Saldırı altındayız!' söylemi üzerine top çevrildi! Gerekli gereksiz yerlerde faiz artırımı yapılarak saldırı önlenecek sanıldı.
ABD Dolarının 7,22 TL'den geri dönmesi ve 5.85TL seviyesine gerilemesi sonrası ise Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın ekonomik saldırının bertaraf edildiğini ilan etti! İyi de ABD Dolarının geldiği yer belli değil miydi? Nasıl bertaraf edilmişti? Demek ki 5,85 TL'ye geri dönüş ya da yükseliş hükümeti mutlu etmişti.
Döviz spekülasyonunun başladığı ilk iki hafta hiçbir şey olmamış gibi hükümetin sessiz kalması daha sonra ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yastık altındaki döviz ve altınlarınızı bozdurun açıklaması ise spekülatörlere bir koz daha verdi. Defalarca Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Yastık altı Döviz ve Altınınızı bozdurun!' çağrısı yaptırmayın dedim. Olayı şöyle düşünün, Ringde iki boksör karşı karşıya gelmiş ve bir boksör diğerinin sürekli midesine çalışıyor ve onu yıpratmaya çalışıyor. Midesine sürekli darbe alan boksörün ise bas bas bağırdığını ve sürekli mideme çalışıyor ve beni güçsüz bırakıyor dediğini düşünün. Mideye çalışan boksör daha çok mideye çalışmaz mı? Daha sert girişmez mi? Netice de maçı kazanmak için rakibinin zayıf tarafına çalışmasından daha doğal ne olabilir ki? Şükür ki son dönemde 'Yastık altı Döviz ve Altınınızı bozdurun!' çağrısından vazgeçildi.
Hazır aklımdayken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Yastık altı Döviz ve Altınınızı bozdurun!' çağrısı yaparken hükümete yakın kaç tane iş adamı, Milletvekili, Bakan döviz bozdurdu? Medyaya bir kare bile yansımadı. Vatandaş bunu da not etti. Bilinsin istedim.
Şimdilerde ise bana göre göstermelik olarak birkaç belediye, zabıtalarını marketlere göndererek denetim yaptırıyor. Tabii ki malum TV kanallarının kameraları eşliğinde! Belediyelerimiz stokçulara ve yerli üretim yapan firmalara, marketlere göz açtırmıyor! Komedinin daniskası. Çünkü İmalatçı tamamen yerli malzeme ile bile üretim yapsa da maliyetleri arttı. Kimse bunu görmek istemiyor. Her akşam 3-5 market ziyareti tv ekranlarına getirilerek fahiş fiyat uygulayanlarla mücadele ediyoruz komedisi servis ediliyor. Doğalgaza, Elektriğe ve yakıta zammı yapacaksınız ama vatandaşa diyeceksiniz ki hayır sen zam yapma seni cezalandırırım. Bunun hiçbir izahı yok! Esnafta kendisini korumak isteyecektir. Döviz kurlarının tekrar geriye geleceğine inansa esnaf zaten zam yapmaz ama geriye dönüşün olmayacağını esnafta vatandaşta biliyor, bir tek her şey eski haline geri gelecek diyen goygoy medyası hariç.
Ekonomik göstergeler pek iç açıcı değil derken daha önce bakanlıkta yapmış bir Kayserili milletvekilimizin FETÖ Terör örgütü ve üyeleri için neredeyse olan oldu boş verin artık önümüze bakalım demediği kaldı. 81 Milyonun hangisi FETÖ'ye bulaşmamış ki! Ve bu söyleme FETÖ orijinli şimdilerde sıkı Reisçi bir gazeteci de destek verdi. Herkes bir şekilde FETÖ ile iktisatlıymış. Artık önümüze bakma zamanıymış. Toplum FETÖ'nün siyasi ayağına hala dokunmadınız diye bas bas bağırırken, Gerek Siyasi! gerekse Gazeteci! 'Aman boş verin, zamanında hangimiz FETÖCÜ değildik ki?' diyerek toplumun zaten gerilmiş olan sinir katsayısını biraz daha yükseltiyor. Kedi ne sütü dökmüş nede süt mundar olmuş! Geldiğimiz duruma bakar mısınız! Ama sorsanız FETÖ ile mücadele son sürat devam ediyor!
15 Temmuz darbe girişimi sonrası halkın 'İdam isteriz' söylemine Cumhurbaşkanı Erdoğan önüme gelirse imzalarım dediğinde hepimiz umutlanmıştık ancak daha sonraki süreçte Türkiye'ye İdamın gelmeyeceğini yüzlerce defa söyledim. Hatta badem kurusu tek tip elbise gündeme geldiğinde de bunları giydiremeyeceklerini söyledim. Tek tip kıyafet konusu toplumun idam talepleri pik yaptığı için toplumun gazını almak için ortaya atıldı. Herhangi bir alt yapısı araştırılmadan. Netice de 15 Temmuz darbe girişiminden sonra geçirdiğimiz iki yıl boyunca ne idam yasa tasarısı meclise geldi, ne de tek tip kıyafet. Yineliyorum, Her iki uygulamanın da Türkiye'de hayata geçirilmesi mümkün değil çünkü imzaladığımız AB uyum yasalarına aykırı ve biz bu yasaları ihlal ettiğimizde çok ağır yükümlülüklerle karşı karşıya kalırız. Bunu da tüm siyasiler biliyor ama toplumun hassasiyeti yüzünden bunu dile getiremiyorlar.
Halkın İdam ve Tek Tip Kıyafet talebi devam ederken MHP Lideri Devlet Bahçelinin Af yasa tasarısı ise toplumu biraz daha gerdi. Çünkü kimisine göre kader mahkumu, Canı yanana göre de Can almış, Yağma talan yapmış, Uyuşturucuya bulaşmış, Tecavüz etmiş yapmışta yapmış....
Halkın gündemi ekonomik kriz, şişmeye başlayan faturalar ve mutfak iken siyasiler ise şimdiden yerel seçim derdinde. Yerel seçimlerde ki adaylar ve kriterleri onların en önemli mevzusu!
Halkın gündemi ile Siyasetin gündemi aynı çizgide gitmiyor ve bizler bunu AK Partinin 2002 yılında ilk seçime girdiği dönem öncesinde de yaşadık. O dönemde 3'lü koalisyon parti üyelerinin gündemi ile sokağın gündemi çok farklıydı. Şimdilerde de aynı senaryo yeniden gündemde. Halktan koparak, Ekonomiyi düzlüğe çıkartmadan insanların ekonomik sıkıntılarını görmeden, çözmeden dünyanın en büyük havalimanını da yapsanız, Karadeniz ile Akdeniz’i birbirine bağlayan otoyolda yapsanız sizi kimse dikkate almaz. Çünkü günde 3 öğün tüketen bir mide ve barınma, ısınma sorunu olan kimseye siz laf anlatamazsınız. Her akşam çorba içmek Aç değilsiniz demek değildir.
Mevcut bu süreç içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Hükümete ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye toplumun giderek azalan siyasi desteği ve yeni yüzler yeni söylemler arayan bir toplum ile karşı karşıyayız. Umarım ki toplumun bu güven ve inanç sorununu acil olarak çözerler aksi takdirde 24 Haziran’da ki Cumhur İttifakının toplamda aldığı oy oranından çok daha az bir oy oranına razı gelmek zorunda kalacaklar ve bir çok Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere belediye seçimlerinde hüsran ile karşılaşacaklar. Çünkü 24 Haziran seçimlerinde Milletin beklentilerinin taleplerinin dışında adaylar belirlendi, Millete rağmen denilerek adaylar ortaya kondu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hatırına oylar Cumhur İttifakına verildi. Umarım bu defa da aynı hatayı yapmazlar ve siyasi temizlik ile birlikte güven ve inancı yeniden tazelerler. Zira bu seçimlerde halk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a değil, Adaya oy verecek!
Orhan Sarıkaya
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)