Öncelikle, sizi Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Cemal Zehir’in açıklamaları ile baş başa bırakıyorum ki sonra anlatacaklarıma zemin oluştursun…
Aziz Dostlar,
Bana ekonomi dersi verecek kadar ileri gittiniz. Ben sizin gittiğiniz yoldan geleli çok oldu. Benim yazdığım saha araştırmalı 125 ten fazla makaleyi okumaya ömrünüz yeter mi bilmem. Doktora öğrencilerim benim İşletme ilmine katkılarımı makalelerim üzerinden yaptıkları araştırmaları 3 haftada özetleye bildiler. Ben Türkiye’de 2.800’de fazla işletme üzerinde ondan fazla araştırma yapmış, Sakarya’dan Edirne’ye kadar girmediğim fabrika neredeyse yok gibidir.
1997’da Gebze Organize Sanayide faal 16 tane İşletme vardı. Şimdi yüzlerce fabrika vardır. Sakarya’dan Edirne’ye kadar binlerce fabrika var ve hepsi çalışıyor. Bunlar sadece inşaat malzemesi üretmiyor. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın önde gelen ülkelerine yan ve ana sanayi ürünü üretiyorlar.
Türkiye’ye yabancı sermaye girmiyor diyenler bu bölgeyi gezerler ise dünyanın bilinen markalarının burada üretim yaptığını görürler. Masa başı yazmayı bırakın bu sanayi bölgelerini bir gezin. Ben 24 yıldır geziyorum onun için bazı dostlardan farklı düşünüyorum. Tüm ekonomik veriler cari açık dahil Türkiye ekonomik olarak iyi durumdadır. Buna inanın, inanmayanlara uygun bir vakitte canlı yayından değerlendirme yapacağım.
İyi bir yatırımcı, siyasetçi veya ekonomist ise okuluma davet edip uluslararası kuruluşları verileri ile gerçeği tartışmaya davet edeceğim. Bana ders vermeye çalışanlar hiç olmaz ise Google academic’e girerek kime akıl verdiklerini makalelerimi okuyarak bir baksınlar.2.000’den fazla saygın akademisyenden atıf almış bir akademisyenle karşı karşıyadırlar. Masa başı yazmak kolaydır.
Size diyeceğim odur ki,
Uluslararası yatırımcılar ve fonlar Türkiye iyi yönetilemiyor algısı oluşturarak Türk işletmelerini zora sokmak, TL’nin değerini düşürmek ve sonrada Türk işletmelerini ucuza kapmak istiyorlar. Bu manipülatörlerin oyununa gelmeyin. Herkesin siyasi görüşüne saygı duyarım. Fakat ülkeme yapılan haksız ithamlara asla… Benim yaptığım budur.
Değerli Dostlar,
Devlet borcu 250 milyar dolar civarındadır. Bu borç gayrı safi milli hasılanın yaklaşık %30’unu oluşturuyor. Diğer 200 milyar dolarlık borç özel sektöründür. Bu borç da öyle korkulacak borç değildir. Mastrict kriterlerine göre gayrı safi hasılanın milli gelire oranı %60’ın altında ise bu iyi bir durumdur. Türkiye’ye baktığımızda bu oran %50-55 bandındadır. Ki bu orana özel sektörde dahildir. Özel Sektörü çıkarırsak bu oran %30’un altındadır. Türkiye’nin bu oranından daha iyi Avrupa ülkesi yoktur. İnternet’ten her yıl IMF, OECD veya Dünya Bankası verilerini bir indirin. Sonra Türkiye’nin durumunu bir yorumlayın.
Aziz Dostlar, Bu hükümetin Türkiye’yi iyi yönetemediğini düşünüyorsunuz. Ben size bir iki örnek vereyim. Yıl 2007 dolar 1.17 TL ye düşmüştü. Ne oldu Ak parti kapatma davası geldi. Tüm demokratik düzenlemeler oldu. Yıl 2013 Mayıs ayı Dolar 1.76’da Ne oldu Gezi Parkı olayları ile Cumhuriyet tarihinin en çok ağaç diken iktidarı ağaçları kesiyor diye sokak eylemleri ile alaşağı edilmeye çalışıldı. O da olmadı 15 Temmuz darbe girişimi ile halkı sindirmeye iktidarı teslim almaya ülkeyi işgal etmeye çalıştılar. Yani bu kadar badireye rağmen Türkiye ayakta duruyor ise müthiş başarılıdır denebilir.
Aziz Dostlar, Biz bulunduğumuz coğrafyanın bir parçasıyız. Coğrafya ve tarih bir kaderdir. Bu kaderin yükledikleri sorumluluklarımız vardır. Bizim, Suriye’de fiili savaşan bir ülke olduğumuz gerçeğini asla göz ardı etmeyin. Bu savaşın maddi bedeli ne kadardır bir düşünün. Bütçe açıkları bu savaşın finansmanı sonucu olduğunu da bir düşünün. En iyimser tahmin sadece PKK’nın ülkeye maliyeti 500 milyar dolardır. Bu savaşın hem maddi hem de manevi boyutu vardır. Bugünkü OHAL ve demokratik kısıtlamalar geçicidir.
Merak etmeyin, Türkiye sağlam zemine oturduğunda ,üzerine oynanan oyunları bertaraf ettiğinde bu şikayet ettiğiniz her şey düzeltecektir. Selam ve dualarımla…
Prof. Dr. Cemal Zehir
****
Sayın Zehir’in açıklamaları ışığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk seçim beyanatlarını hatırlayın! 24 Haziran sonrası döviz kurunun aşağıya doğru ineceğini ve faizlerde de ciddi düşüşler olacağını söylemişti. Bu açıklamaları ise İngiltere seyahati sonrası idi. Ancak o dönemde ne demek istediği pek anlaşılamadı. Ya da anlaşılmak istenmedi. Döviz kurlarının sürekli ani ve anlamsız bir şekilde yukarı tırmanması için Türkiye’de çok olağanüstü bir durumda söz konusu değildi. Sayın Zahir ise dövizin anormal artışının ardında aslında yabancı sermayedarın mevcut firmaları ucuza kapatmak gibi bir hedefinin olduğunu söylüyor.
İngiltere seyahati sonrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kraliçe önünde eğildi vs. gibi magazinsel şovlarla yıpratmaya çalışıladursun Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere seyahati sonrası tekrar yeniden İngiltere’ye gitti ve ardı ardına bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi ve Türkiye ekonomisi için finans ve yatırım çevrelerinin pozitif bakış açılarını ortaya koydu. Bir çok medya ise bu konuyu her zamanki gibi es geçti…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere seyahati sonrası önce Merkez Bankası faizleri 3 puan artırarak döviz kurunda frene bastı. Ardında da bir dizi önlemler daha alındı. Ancak bu faizlerin artışını geçici olarak sadece seçim bitene kadar süre olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Çünkü hedeflenen döviz kur baskısını faizlerle değil, yatırımlarla ve sıcak para aşağıya çekmek planladı. Peki bu nasıl olacak?
Öncelikle hep yeni dünya düzeni diyoruz ve Yahudi sermayesinin sürekli olarak Çin’e kaydığını ifade ediyoruz. Ancak Çin’in en büyük handikabı yeraltı kaynakları yok denecek kadar az. Hammaddeyi yurt dışında ithal etmedikleri takdirde Çin’in 1,5 Milyarlık nüfusunu doyurabilmeleri mümkün değil. Ayrıca Çin uluslararası pazarlara oldukça uzak bir ülke. Bu bağlamda yenidünya düzeninde yeni ortaklara ihtiyaç var. Hem hammadde hem de pazar konusunda ayrıca ulaşım yolları noktasında kilit olan ülkelere ihtiyaç var.
Yeni dünya düzenini okurken hep, Türkiye’nin parçalanması senaryoları üzerine hesaplar yapıldı. Ancak son 16-17 yıllık Ak Parti iktidarı ile Türkiye kabuğunu kırdı. Özellikle Savunma Sanayindeki yatırımları ile de rüşdünü her geçen gün biraz daha kanıtlamaya devam etti.
Peki bunlar ne demek?
Bulunduğu coğrafyada etrafı kan denizine dönmüş, ama hem yurt içinde hem de bölgesindeki her türlü terör unsuruna anında müdahale eden, bu müdahaleleri ederken de vatandaşını ve yatırımcılarını koruyan bir devlet görüntüsü çiziyor artık Türkiye.
Konuyu gelin biraz daha açayım!
Dünya tarihini yönlendiren kimi tarihçilere göre üç, kimi tarihçilere göre de dört tane Başkent var. Bu başkentler ise Roma(Vatikan),Rusya(Ortodoksların başkenti),İstanbul ve Kudüs’tür.
Bu bağlamda gerek Dinler tarihi olarak gerekse Jeopolitik konum olarak tartışmasız tek Başkent vardır o da İstanbul’dur. Dikkatinizi çekiyorum! Pekin’den, Washington’dan yada Londra’dan bahsetmiyorum. Direk söylüyorum Hedef İstanbul diyorum.
İstanbul’un özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından finans merkezi olarak ta seçilmesi tesadüf değildir. Aynı keza 3 Havalimanı ve Kanal İstanbul projeleri de sadece Türkiye’yi değil, Dünya Başkenti olarak İstanbul’u tek ve tartışmasız şehir olarak ortaya çıkartmakta ve daha da üst seviyeye çıkartacak projelerdir.
İstanbul aynı zamanda Müslümanlar açısından olduğu kadar Hristiyanlar açısından da önemli bir yere sahiptir. Haliyle İstanbul’a sahip olan Dünya’ya sahip olur sözü boşuna söylenmiş bir söz değildir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere seyahatine dönecek olursak eğer, Londra’da bir dizi lobi görüşmeleri ve olumlu sonuçlar alınması da tesadüf değildir. Özellikle yıl sonu açılacak olan 3.Havalimanı Türkiye’nin uluslararası arenada elini daha da güçlendiriyor.
Çin’i uzak pazar olarak gören sermayedarlar ise yeni partnerler arıyor. Hem ulaşım olarak hemde hammaddeye yakınlık olarak Türkiye/İstanbul işte bu noktada sivriliyor. 24 Haziran seçimleri sonrası Türkiye’ye ciddi anlamda yabancı sermaye akışı olacak ve bu sermaye akışı paranın maliyetini aşağı doğru çekecek, Aynı keza gelen bu para döviz cinsinden geleceği içinde döviz kurlarının aşağıya doğru inmesini sağlayacak. Döviz kurunun ve faizlerinin aşağıya doğru düşmesi ise Türkiye’nin en büyük maliyeti olan Petrol ve Doğalgaz maliyetlerini aşağıya çekecek. Tüm maliyetlerde ucuzlama meydana gelecek, bu da halka yansıyacak…
Peki, bu gelen sıcak para ne sadece IMKB’de hisse senedi mi alıp satacak?
HAYIR!
Bu defa gelen sıcak para IMKB için değil, Uzun vadeli yatırımlar için Türkiye’ye akacak. Bakmayın o, köprüler, Tüneller, Otoyollar, Havalimanları israftır diyenlere! Bakmayın o 3 Havalimanına ve Kanal İstanbul projesine karşı çıkanlara. Yabancı sermaye tamamen bu yatırımları gördüğü için ve uzun vadeli olarak daha çok kazanmak ve KALMAK için geliyor. Buna mukabil, Genç iş gücümüzde yabancı sermayedarlar için bir başka avantaj.
Haliyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere seyahatine ve döviz ile ilgili açıklamalarına bu gözle bakmamız gerekiyor…
Orhan Sarıkaya
Özhan KIZILTAN
Kurtlar Vadisi ve Masonlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Tarık Buğra'nın İzini Aramak Bir Bahane
Kadir Erol
Tefekkür Vasatı
Öztürk Samuk
Kırmızı bülten.!
Mehmet Ali Çamoğlu
Siyasette omurga mı, rüzgârgülü mü?
Elif Ekşi ZORER
Bir Bardak Su Gibi, Şeffaf Samimiyet
Songül KARAMAN
Okula Uyum Sürecinde İzlenecek Adımlar -2
Seyfettin BUDAK
İnsanlığın Hayatta Kalma Mücadelesi
Mesut CİHAT
İşkenceler Gören Âdem
Eyüphan KAYA
Barış ve huzurun arkasındayız!
Adnan ÖZ
Ucuz etin yahnisi bu kadar oluyor!
Vehbi KARA
28 şubat mağduru askerlerin hakları ne zaman verilecek!
Ravza ZEYBEK
Özür Dileriz Çocuklar
Recep YAZGAN
Şehirler binalardan ibaret Değildir!
Ömer Naci Yılmaz
Kalbin Secde Hali
Nihat Güç
İman Kalptedir Yansıması Fillerdedir
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
İnsanı Yaşadığı Değil, Yaşadıklarına Verdiği Anlam Değiştirir
Aydan KURT
Kimse kimsenin yarasını iyileştirmiyor...
Ahmet SAĞLAM
KALP
Özlem Gürbüz
Kelimelerin Ardındaki İnsan
Bülent ERTEKİN
Dünün yasakçı zihniyetini unutmayacağız!
Bedriye Arık ÇAMBEL
İnsan Kalitesi Eksikliği ve Zoraki Katlanma Sanatı
Adnan İPEKDAL
Hoş Geldin Reis ERDOĞAN
Elif Ekşi
Büyümeyen Çocukluğum
Murat GÜLŞAN
Kamu Mülkü, Milletin Vicdanı ve Cevapsız Sorular
Mehmet BOZKURT
Türkiye Neyi Yaptı Ve Neyi Yapamadı?
Mithat Güdü
Özgürlük Sınırsızlık Değildir: Mahremiyeti Teşhire Dönüştürmek Toplumsal Bir Felakettir!
Hüseyin KURT
Dereköy’ün farkında mıyız?
Aydın BENLİ
Eski Bakan Berat Albayrak’ın Hakkını Teslim Etmek Lazım
Hamdi TEMEL
Antibiyotik Direnciyle Savaşta Yeni Cephe: Çevremiz
Ahmet DÜZGÜN
Doğu Perinçek'în Temyizi
Recep Ali AKSOYLU
Yavuz Köktaş Hoca Kendi Ayağına Sıktı
Memiş OKUYUCU
Edebiyat Fakültelerimiz Nerede ya da Üniversitelerimizin Kimliği!
Cahit KURBANOĞLU
Tesettür nedir?
Halil MERT
Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme...
Halil İbrahim Dede
En Güzide Topluluk
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)