Eş Olarak Erkek
Yüce Allah kâinatta her şeyi erkekli ve dişili olarak çift yaratmıştır. İnsan da aynı kanun gereği çift olarak, kadın erkek olarak yaratılmıştır. Dünyadaki ilk insan Hz. Âdem ve Hz. Havva’dır. Allah Teâlâ, Hz. Havva'yı, Hz. Âdem’in onunla huzur ve mutluluk duyması, ona bir hayat arkadaşı olması için yaratmıştır. Aile, erkeğin eksiklerinin kadınla; kadının eksiklerinin de erkekle tamamlandığı, birbirlerinin ihtiyaçlarının temin edildiği, iki cinsi kaynaştıran bir kurumdur.
Aile, bir kadın ve bir erkeğin evlenmesiyle kurulur. Ailenin temeli evliliğe dayanır. Evlilik de nikâha dayanır. Bu nedenle, İslâm anlayışında ailenin çok önemli bir yeri vardır. Müslüman için aile, bir sosyal müessese olduğu gibi, aynı zamanda İslâmî bir kurumdur. Nikâh, iki müslümanın İslâmî kurallar çerçevesinde bir araya gelmesidir. Aile, toplum eğitimi yaptırarak, kişiyi toplum hayatına hazırlayan sevgi, saygı, şefkat, fedakârlık ve birlik ocağıdır. Evlilik, toplum hayatı ve insan fıtratının gerekli kıldığı ve dinimizin tavsiye ettiği bir ihtiyaçtır. İslâm dinî, nefsin ve neslin korunmasını aile ile onu da evlilik kurumuyla temin etmektedir. Evlilik her şeyden önce bir kadın ve erkeğin aynı çatı altında yaşamaya karar verip, yuva kurma isteğiyle oluşur. Evlilik, kadınla erkeğin birbirleriyle uyuşma ve anlaşmasına dayanan nikâh akdi ile başlar. Bu akdin temelini karşılıklı sevgi, saygı, şefkat, merhamet, sadakat ve güven oluşturur. İnsanın sıcak bir yuvaya, hayatını birlikte geçirebileceği bir eşe ve sahip olacakları çocuklara yaratılışı itibariyle muhtaç olduğu açık bir gerçektir.
Konuya bu açıdan baktığımızda, insanın bir eşe olan ihtiyacının sadece cinsel tatminden ibaret olmadığı anlaşılır. Evlilik bir hayat arkadaşlığıdır. Hayatın sayısız zorlukları, bu birlik sayesinde daha kolay aşılabilir. Eşlerin, zorlukları aşma mücadelesinde birbirlerine maddî ve mânevî olarak destek ve yardımda bulunmaları, bu alandaki başarılarını da arttıracaktır. İslâm, akıllı ve buluğ yaşını aşmış bütün Müslümanları aile yuvası kurmaya çağırdığı gibi, evliliği ve aile hayatını da bir ibadet olarak değerlendirir. Allah’ın rızâsı gözetilerek yapılan, evlilik, başlı başına bir ibadettir. Hz Peygamber (s.a.s.): “Sizden birinizin evliliğinde sadaka sevabı vardır”1 buyurarak nikâhın ibadetle ilgisine ışık tutmuşlardır. Ana babaya, velilere evlenme çağına giren bekârların evlendirilmelerini emreden Allah Teâlâ, Hz. Havva'yı, Hz. Âdem’in onunla huzur ve mutluluk duyması, ona bir hayat arkadaşı olması için yaratmıştır. "Sizi bir tek insandan yaratan ve onunla gönlü huzura kavuşsun diye eşini de kendisinden vareden Allah'tır." (A'râf, 7/189; Nahl, 16/72)
Nitekim âyet-i kerimede: “İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır. (Rûm, 30/21)“Onlar size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz” (Bakara, 2/187) buyrularak, eşlerin birbirlerini tamamlayan bir bütün olduğu ve aile yuvasının sevgi, saygı ve merhamet temeline dayanması gerektiği ifade edilmiştir. İslâm dininde; insan neslinin devamını ve meşru bir şekilde çoğalmasını sağlamak için nikâhla evlenme emredilmiş; fıtrata ve ahlâka aykırı, nesle, nefse ve sosyal hayata zararlı olan zinâ ve fuhuş haram kılınmıştır. Dinimizde gayr-i meşru ve nikâhsız beraberlikler (flört) çirkin görülüp yasaklanmış, evlilik teşvik edilmiştir. Nikâh, iki ayrı cinsiyetten Müslümanın İslâmî kurallar çerçevesinde bir araya gelmesidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur;"Sizden bekâr olan kimseleri, köle ve câriyelerinizden uygun olanları evlendiriniz. Eğer onlar fakir iseler Allah fazlından onları zenginleştirecektir. Allah (imkânları ve rahmeti) geniş ve (her şeyi) bilendir" (Nûr 24/32) Hz. Peygamber (s.a.s.) muhtelif hadislerinde müslümanları evlenmeye teşvik etmiştir. Meselâ bir hadîs-i şerifinde,"Ey gençler sizden evlenmeye güç yetirenler evlensin” 2 buyurmuştur. İslâm’ın aile kurumuna verdiği önemin en temel nedenleri olarak şunları sayabiliriz:
1. İnsan soyunun devamını sağlamk ve sağlıklı nesiller yetiştirmek. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "Ey insanlar, sizleri bir tek şahıstan (Hz. Âdem’den) yaratan, o şahıstan da eşini (Havva’yı) vücuda getiren, ikisinden bir çok erkeklerle kadınlar üreten Rabbinizden korkun ve günah işlemekten sakının” (Nisâ 4/1)
2. İnsanın fıtratında mevcut olan cinsel arzuyu meşru yoldan tatmin etmektir. Câbir (r.a.)’dan. Rasûlullah (s.a.s.) Şöyle buyurur: “Sizden biriniz bir kadın gördüğünde, ondan hoşlanırsa, hanımının yanına gelsin ve onunla beraber olsun. Çünkü böyle hareket etmesi gönlündekini (kötü düşünceyi) def eder.” 3
3. İnsanın maddî ve mânevî görevini en iyi bir şekilde yerine getirmesi için iyi bir ortama ihtiyaç vardır. Bu ortamda aile yuvasıdır. Yüce Allah şöyle buyurur: “Kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi (cinsi)nizden eşler yaratması ve aranıza bir sevgi ve merhamet vermesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir.” (Rûm, 30/ 21) Hz. Peygamber (s.a.s.): “Yüzüne baktığı zaman içini mutlulukla dolduracak bir eş’e sahip olmayı, erkek için en değerli nimetlerden biri saymıştır.” 4 Toplumun özü ve temeli ailedir. Dinimiz, ailelere, aile kurumuna ve aile bireyleri arasındaki ilişki ve bağlara büyük önem vermektedir.
Erkeeğin Eşine karşı Görevleri
Bir aile yuvası çatısı altında buluşan esler, evlendikleri andan itibaren karşılıklı bir takım hak ve sorumluluklar altına girerler. Kur’ân’da Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır: “... Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi. Kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler bu haklarda kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azizdir. Hâkimdir.” (Bakara 2/228) Peygamberimiz (s.a.s.) bunu bize bildirmektedir: “Dikkat ediniz, kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi, kadınların da sizin üzerinizde hakları vardır.” 5 Aile hayatı yaşamanın insana sağladığı birtakım haklar ve yüklediği sorumluluklar vardır. Bu haklara saygı göstermek ve sorumlulukları yerine getirmek gerekir. Bu da eşlerin her birisinin kendi üzerine düşen görevleri yapması ile mümkün olur. Zaten, Hak denilince de korunması, yerine getirilmesi gereken hususlar akla gelmektedir.
Erkeğin eşine karşı görevlerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Mehir: Evlenme sırasında erkeğin kadına ödediği veya ödeme yükümlülüğü altına girdiği para veya mal demektir ve kadının hakkıdır. Yüce Allah şöyle buyurur: "Kadınlara mehirlerini cömertçe verin. Eğer ondan gönül hoşluğu ile size bir şey bağışlarsa onu âfiyetle yeyin." (Nisâ 4/4)
2. Eşler arasında karşılıklı sevgi ve saygı olmalı,
3. Erkek yeme-içme, giyim ve barınma gibi ailenin maddi ihtiyaçlarını helâl yönden temin etmelidir,
4. Erkek, ailesinin İslâmî vazifelerini en iyi şekilde yapmasına yardımcı olmalı ve gerekeni yapmalı. Bu itibarla erkek, aile fertlerinin özellikle de eşinin bilgi ve kültür düzeyinin yükselmesini sağlamalı, özellikle dinî eğitimini alması konusunda çok hassas olmalıdır. Her türlü kötülüklere ve olumsuzluklara karşı ailesinin şeref ve haysiyetini korumalı, eşinin sırlarını ifşa etmemelidir.
5. Erkek, hanımına karşı sert olmamalı, asla şiddet uygulamamalı yumuşak, nazik davranmalı. Çünkü dinimizin emri de budur.
Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kadınlarla iyi geçinin.” (Nisâ, 4/19) “Peygamberimiz (s.a.s.) de şöyle bildirmektedir: “Mü’minlerin iman yönünden en mükemmel olanı, ahlâken en iyi olanıdır ve sizin en hayırlınız da kadınlara karşı en iyi davrananızdır.” 6 “Bir kimse, karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.” 7 Erkeğin eşiyle mutlu olması için şu husulara da dikkat etmelidir:
- Kadınların erkeklere Allah’ın bir emaneti olduğu unutulmamalıdır,
- Erkek eşine değer verdiğini hissettirmelidir,
- Erkek, eşiyle iyi geçinmeli, sinirli, hırçın, kaba ve kırıcı olmamalıdır,
- Sohbet bir ihtiyaçtır. Evimizde eşimizle canlı ve aktif bir sohbet atmosferi meydana getirmeliyiz,
- Eşimizin evimizdeki fedakârca çırpınışlarını daima takdirle anmalıyız ve ona mutlaka yardımcı olmalıyız,
- Kendi anne-babanıza, akrabalarımıza götserilmesini istediğiniz saygı kadar, onun da anne, baba ve yakınlarına hürmetkâr olmalıyız,
- Ne kadar meşgul ve çalışmalarınız ne kadar yoğun olursa olsun mutlaka yalnız eşimize ayıracağımız bir vakit bulmalıyız,
- İşyerinde yaşamış olduğunuz problemleri kapının dışına atarak içeriye güler yüzle girmeye çalışmalıyız,
- Arada sırada ufak da olsa hediyelerle eşimizin gönlünü almalıyız,
- Evimizi ilgilendiren hususlarda eşimizle istişare etmeyi ihmal etmemeliyiz. Ondan gizli işler yapmamalıyız,
- Eşimizin hatalarını ararken, bizim de mükemmel ve kusursuz olmadığınızı düşünmeliyiz,
- Prensip olarak tek kadınla evlenilir. İslâm'da aile esas itibarıyla tek evlilik üzerine kurulmuştur. Fakat belirli durumlarda kocanın dörde kadar evlenmesine izin verilmiştir. Ancak bunun bir emir değil; belirli şartlarla başvurulan bir ruhsat olduğu unutulmamalıdır. (Bkz. Nisâ, 4/3)
- Aile reisi olarak erkek, gereken sorumluluğu yerine getirmelidir. Tabiî ki, ailenin başkanı olmak; gururlu, kibirli ve sert davranmaya sebep değildir. Sorumluluğun erkekte olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla Ailesini huzur ve mutluluk içerisinde idare etmeyi bilmeli ve onlara çok iyi davranmalı ve buna çok dikkat etmelidir. Kadın da, evin huzur ve mutluluğu için gereken fedakârlığı yapmalıdır. Erkek olsun, kadın olsun her insanın dünyaya gönderiliş hikmeti, Kur’ân-ı Kerim’de “ibâdet“olarak açıklanıyor. İbâdet, yani kulluk yapmak, Allah’ın emirlerine uygun bir hayat geçirmek. İşte bu gâyenin gerçekleşmesinde karı-koca birbirine yardımcı olacak, sevgilerini ispatlayacaklardır. Öyle ki, beraberlikleri ve mutlulukları, ölümle son bulmasın; ebediyyen devam etsin.
- Dini yaşantımızda Hz. Peygamberin aile hayatını örnek aldığımızda hem dünyada ve hem de ahirette mutlu olacağımızı unutmamalıyız.
Baba Olarak Erkek
Tabii ki, çocuğun dünyasında anne vaz geçilemez, fakat baba da çok önemlidir. Baba her şeyden önce eşi ve çocukları için güven kaynağıdır. Çocuklar babayı daha güçlü, daha çok bilen, daha çok saygı uyandıran kişi olarak bilirler. Babaların eskiye göre çok yumuşadığı çağımızda bile, çocukların babayı algılayışları pek değişmemiştir. Ceza vermese de, korkutmasa da baba daha çok çekinilen ve korkulan kişi olarak tanınmaktadır. Dolayısıyla çocuğun dünyasında babanın varlığı çok önemlidir. Baba, disiplin uygulayıcısı olarak, otoritesini ortaya koyduğunda ve müşfik de olduğunda çocuk gelişimine olumlu katkısı büyük olur.
Çünkü çocuğun örnek alacağı model olarak “baba figürü” çok önemlidir. Babaların olmadığı ailelerde büyüyen çocuklarda pasif kişilik, sosyal gelişiminde aksamalar ve suça eğilim dikkati çekmektedir. Babaların çocuklarına vereceği o kadar çok şey vardır ki; öncelikle çocuklarına aktarılacak büyük bir bilgi ve tecrübe yükü ile donanmıştır. Değer yargılarımızı ve dinî inancımızı benimsetme hususunda da babanın rolü büyüktür. Baba, çocuğun her yaştaki ilgi ve ihtiyaçlarını bilmeli ve hareket ve tutumlarını buna göre ayarlamalıdır.
Baba, çocuğun eğitiminden ve yetiştirilmesinden birinci derecede sorumlu bir kişidir. Çocuğa sevgi, şefkat ve anlayışla muâmele etmek İslâm eğitim sisteminin en belirgin özelliğidir. Baba, gerektiğinde çocuğuyla ilgilenmeli, onunla camiye, müzeye, balık tutmaya gitmelidir. Baba, çocuğunun sorularını bıkıp usanmadan cevaplandırmalı, onunla sohbet etmelidir. Babanın çocuğuyla ortak faaliyetlerde bulunması, boş zamanını birlikte değerlendirmesi sayesinde çocukla baba birbirlerini daha yakından tanıma ve daha fazla yakınlaşma fırsatını bulacaklardır. Baba ve çocukta karşılıklı olarak sevgi ve saygı ancak bu şekilde gelişebilir. Ancak bu şekilde çocuk, mutlu, başarılı, huzurlu, kendine güvenen, sorumluluğunu bilen, sağlıklı bir kişiliğe kavuşabilir.
Babanın Çocuklarına Karşı Görevleri
Aile yuvasının süsü ve mutluluk kaynağı olan çocuk, anne ve babaya Allah’ın bir emanetidir. Her yeni doğan çocuk, aile için yeni bir mutluluk ve sevinç vesilesi olması yanında yeni sorumluluklar da getirir. Babanın çocuklarına karşı başlıca göevleri şunlardır:
1. Doğumunun ilk gününde veya en geç yedinci güne kadar çocuğa güzel bir isim koymak,8 çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okumak. 9 Ayrıca Allah Teâlâ’ya şükür için kurban (akika) kesmek.10 Doğumunun ilk gününden büluğ yaşına kadar bir zaman içinde çocuğu sünnet ettirmek,
2. Çocuklarını sağlıklı olarak besleyip büyütmek, çocuklarının beden ve ruh sağlığını korumak,
3. Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak, Çocuklarına haram lokma yedirmemek, Peygamber Efendimiz: “Allah yolunda harcanan paraların sevabı en çok olanı, aile fertlerine harcanan paradır” 11 diye buyurmuş; başka bir hadisinde de; “İnsanın aile bireylerini sefil bırakması kendisine günah olarak yeter” 12 buyurmaktadır.
4. Çocuğu iyi terbiye etmek, ona ahlâk yönünden güzel örnek olmak. Peygamberimiz: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır”13 buyurarak çocuk terbiyesinin önemini belirtmiştir. Bu sebeple anne ve babaların bütün çaba ve gayeleri çocuklarını istikbale daha iyi hazırlamak, onlara daha güzel bir hayat sunabilmektir. Fakat çocuğunu sadece dünya da rahat ettirmek, onun ahiret hayatını düşünmemek büyük bir gaflettir. Dünyada ayağına diken batmasına bile tahammül edemediğimiz çocuklarımızın ahrette, cehennemde yanmasına nasıl razı olabiliriz. O halde çocuğunun gerçekten geleceğini düşünen aileler, onun ahiret hayatini da hesaba katmalı, yani iman, ibadet ve güzel ahlak sahibi olmalarına özen göstermeli ve ona göre yetiştirmek çabası içerisinde olmalıdırlar.
5. Çocuklarımızı daha küçük yaşlardan itibaren imanla birlikte ibadetlere alıştırmalı, zihinlerine ve kalplerine Allah ve peygamber sevgisini yerleştirmeliyiz. Onları her türlü kötü alışkanlıktan, zararlı fikir ve akımlardan korumalı ve kollamalıyız,
6. Çocuğunu okutmak, geçimini sağlayıcı bir meslek sahibi yapmak,
7. Çocukları sevmek, onlarla ilgilenmek. Çünkü çocukların yemek içmek kadar sevgiye ve ilgiye de ihtiyaçları vardır.
8: Çocuğuna namaz kılmayı, diğer dinî ve ahlâkî görevleri öğretmek, 14
9. Çocuklara sevgi gösterirken, hediye verirken ayrım yapmamak, eşit ve adâletli davranmak: “Allah’tan korkun ve çocuklarınız arasında adâleti gözetin.” 15
10. Evlenme çağına geldikleri zaman çocukları evlendirmek.16
Çocuklara şefkatli ve merhametli olmalı. Onları sevmeli, onların Allah’ın bizlere bir emaneti olduğunu unutmamalı, onların imanlı, ahlâklı, faziletli yetişmesi için gayret etmeli, onlar için çokca duâ edilmelidir. Bir eş ve babanın ailesine olan sevgi ve ilgisinin en önemli göstergesi, onlarla birlikte güzel, faydalı vakit geçirmesidir. Rabbimiz Allah şöyle buyuruyor: “Ey insanlar kendinizi ve ailenizi (çoluk çocuğunuzu) ateşten koruyun. Onun yakıtı insanlar ve taşlardır.” (Tahrim, 66/6) Kendimizi ve ailemizi cehennem ateşinden korumamız için Allah Teâlâ bizleri uyarıyor! Ne mutlu Allah’ın sevdiği ve razı olduğu iyi bir eş ve iyi bir baba olanlara!
Süleyman Gülek
Dipnot
1. Müslim, Zekât 52
2. Buhârî, Nikâh 3; Müslim, Nikâh 1
3. Müslim, Nikâh 10; Ebû Davud, Nikâh 4; Tirmizî, Rada 9
4. Ebû Davut, Zekât 32
5. Tirmizî, Radâ 11
6. İbn Mâce, Nikâh 50
7. Müslim, Radâ 61
8. Buhârî, Akika 1
9. Ebû Dâvud, Edeb 108
10. İbn Mâce, Zebâih 1
11. Müslim, Zekât 38
12. Ebû Dâvud, Zekât 45
13. Tirmizî, Birr ve’s-Sıla 33
14. İbn Mâce, Edeb 3
15. Buhârî, Hibe 12
16. Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 492
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)