Toplumların maddi ve mânevi alanda yükselmelerini sağlayan en önemli sebeplerden biri ilimdir. Bu nedenle dinimiz ilme büyük önem vermiştir. İslâm Dini, ilme ve bilgiye gerektiği değeri vermiş ve bilgiye ulaştıracak bütün meşru yolları açık tutmuştur. İlim öğrenmek için, zaman, mekân, yaş sınırı koymamıştır. Erkek ve kadın herkese beşikten mezara kadar ilim öğrenmeyi emretmiş, hayatın her aşamasında ve her safhasında kişinin kendi durum ve konumuna göre ilimle iç içe olmasını istemiştir. Bilginin insanı yücelteceği Kur'ân-ı Kerim'de şöyle ifade edilmektedir: “Allah, içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir…” (Mücadele 58/11) İslâm, okumaya ve ilim elde etmeye büyük önem vermiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.)'e inen ilk vahiyde okumaktan, kalemden, eğitim ve öğretimden bahsedilir: “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alakadan yarattı. Oku! İnsana kalemle yazı yazmayı öğretip ona bilmediklerini öğreten Rabbin sonsuz lütuf sahibidir.” (Alak, 96/ 1-5)
İslâm; fıtrata, insanın yaratılışına en uygun bir din olduğu için bütün müslümanlara ilmi farz kılmıştır. Her müslüman’ın kulluk görevlerini (ki bütün dünyevî işlerini kapsar) yerine getirecek, helâl ile haramı, hak ile bâtılı ayırt edecek kadar bilgi sahibi olması farzdır. “İlim tahsil etmek, her Müslüman erkek ve kadına farzdır.”1
Kişinin müslüman bir kul olarak şirkten sakınıp tevhid şuuruyla yaşaması ve güzel ahlâk sahibi olmak için gerekli ilme sahip olması farz olduğu gibi; içinde bulunduğu durumlar ve yapması gereken her çeşit ibadetle ilgili bilgileri öğrenmesi de yine faz-ı ayn'dır.
Tıp, mühendislik, teknik ve teknoloji gibi sosyal hayat için gerekli olan her türlü ilimleri öğrenmek farz-ı kifâyedir. Bu tür ilimler, toplumun bazı fertleri tarafından öğrenilirse bu farîza yerine getirilmiş olur. Fakat kimse öğrenmezse toplumun bütün fertleri Allah katında sorumlu olurlar. Övünmek ve başkalarına karşı üstünlük taslamak için ilim öğrenmek ise, doğru değildir. İlim, doğruyu, iyiyi, güzeli bulmağa yaradığı gibi, cehalet de doğru yoldan çıkmağa sebepdir. Her kötülüğün, haksızlığın ve ahlaksızlığın baş sebebi, bilgisizlik ve cehalettir. Bunun içindir ki Kur'an, ilimsizlikten şiddetle sakındırır: “Sakın ha câhillerden olma!” (En'âm, 6/35) diyerek uyarıda bulunur.
Yüce Dinimiz en büyük savaşı cehalete karşı vermiş, cahiliye dönemine son vererek, ilim ve irfan çağını başlatmıştır. Rasulullah (s.a.s.) bir hadis-i şerifinde de şöyle buyurmuştur: “Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen, ya da ilmi seven ol. Sakın beşincisi olma, helak olursun.”2 İlmin önemi konusunda çok sayıda hadis-i şerif vardır. Bunlardan küçük bir seçme yapalım: “Kim ilim tahsil etmek için (evinden veya yerleşim yerinden) çıkarsa, geri dönünceye kadar o kişi Allah yolundadır.”3 “Hikmet, (ilim) mü'minin yitiğidir. Onu nerede bulursa o mü'minin kendisi ona daha lâyıktır.” 4 “Allah kim hakkında hayır dilerse, onu dinde fakîh (derin anlayış sahibi) kılar.” 5
Tabii Ki, faydalı ilim, kişiyi dünya ve ahrette mutlu, huzurlu olmaya götürür. “İnsan öldüğü vakit bütün amelleri ondan kesilir. Yalnız üç şeyden dolayı kesilmez; sadaka-i câriyeden, faydalanılan ilimden ve kendisine dua eden salih evlâttan kesilmez”6 “Allah'ım, huşuu olmayan (korkmayan) kalpten, kabul olmayan duadan, doymayan nefisten ve fayda vermeyen ilimden sana sığınırım.” 7
Doğru bilgi ilgiye, ilgi de insanlara faydalı olan şeylerle ilgilenmeye götürür. Hz. Peygamber şöyle buyurur: “Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” 8 Hz Ali (r.a.) şöyle buyurur: “İlim servetten üstündür. Çünkü sen serveti korursun, ilim ise seni korur.” ilim serveti mal servetinden üstündür
Mal sarf etmekle azalır, ilimse sarf ettikçe çoğalır
Yunus Emre de şöyle der:
“İlim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir.
Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır.
Okumaktan mânâ ne, kişi hakkı bilmektir.
Çün okudun bilmedin, ha bir kuru emektir.”
İlim odur ki insana kendisini, yaratılış gayesini, Rabbini öğretsin. Bunun dışındaki bir ilim kuru emektir. Boş yere vakit harcamaktır. Bu bakımdan ilime ve eğitime çok önem verilmelidir.
Yüce Allah şöyle buyurur: “Sizden hayra çağıran, iyiliği (ma’rufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” (Âl-i İmrân, 3/104) Yani müslüman, emr-i bi’l-ma’ruf görevini mü’min ve kâfir tüm insanlara karşı yerine getirip herkesi hakka davet etmeye çalışmalıdır. Hakka çağırmak ve bâtıldan sakındırmak görevinin muhâtabı, İslâm’a inanan ve inanmayan bütün insanları kapsamaktadır. Tabiî ki, İslâm davetçisinin önce İslâm’ı doğru bir şekilde öğrenmesi gerekir, davet ettiği İslâm’ı iyi bilmesi lâzımdır. Körü körüne değil, İslâm’ı bilerek davet etmek gerekir. Bunun için davetçi, kendisini geliştirmelidir. Gerek hocalardan, itikat, ibâdet, ahlâk, siyer, tefsir, hadis, fıkıh ve İslâm tarihi dersleri alarak, gerekse bu tür kitapları okuyarak da öğrenebilir. Bu sebeple İslâm’ı doğru bir şekilde öğrenmeli, yaşamalı ve davet ve tebliğ görevi de yapılmalıdır. İşte bunun için de ilim ve eğitim gerekiyor.
Eğitimin Önemi
Eğitim, insanlara küçük yaştan itibaren, kişiliklerinin gelişip olgunlaşması için gerekli bilgilerin öğretilmesi, yararlı beceriler, iyi alışkanlıklar ve davranışlar kazandırmak amacıyla yapılan çalışmalar bütünüdür. Eğitim ve öğretim; insanı akıl ve gönül bütünlüğü içinde, hem bu dünya hem de ebedî hayat için hazırlama ve yetiştirme sanatıdır. İslâm eğitiminde temel metot, sevgi ve şefkattir. Hz. Peygamber (s.a.s.), eğitiminin temeline; “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Kolaylaştırın, zorlaştırmayın.” 9 buyurarak sevgi ile iç içe, hoşgörülü birer eğitimci olma düsturunu koymuştur. İslâm eğitimi, insanı bir bütünlük içerisinde eğitmeyi, iyi insan ve iyi Müslüman yetiştirmeyi hedef alır. Tabii ki eğitim dendiği zaman çocuk eğitimide gündeme gelmektedir. Dolayısıyla anne-baba olarak çocuklarımızın eğitimine çok önem vermeliyiz.
Çocuk Eğitimi
Anne-babanın dünyasında çocuğun çok önemli bir yeri olduğu herkesçe malumdur. Anne ve babnın amacı, mutlu, başarılı ve sevgi dolu çocuklar yetiştirmektir. Çocuk eğitimi konusunda en büyük görev, anne-babaya düşmektedir. Çocuk eğitimi çok hassas ve önemli bir konu olduğundan dolayı, günümüzün en önemli çalışma alanı haline gelmiştir. Fakat Çocukların kendilerine ait bir dünyaları olduğu için, çocuğu çeşitli yönleriyle tanımadan onu eğitmeyi başaramayız. Bu nedenle çocuğun biyolojik, psikolojik, sosyolojik ve dinî yönlerinin tanınması gerekir.
Çocuk terbiyesi ilgi, bilgi, sabır ve ciddiyet isteyen bir konudur. Bilhassa anne-babaların bu hususta yetişmiş olmaları gerekir. Çocuğu nasıl eğiteceklerini, hangi yaşta nasıl davranacaklarını öğrenmeleri icap eder. İnsan maddî ve mânevî yönü olan bir varlıktır. Çocuklarımızı hayata hazırlarken, onları maddî ve mânevî değerlerle donatmalıyız. Çocuğun beden ve ruh sağlığına çok dikkat etmeliyiz. Çocukları sağlıklı, dindar, güzel ahlâklı, kültürlü, çalışkan, dürüst, mutlu, başarılı ve kötü alışkanlıklardan uzak, iyi bir insan olarak yetiştirmeliyiz…
Çünkü iyi yetişen nesiller, geleceği daha güzel inşa edebilirler… Çocuk yetiştirmek, çocuk oyuncağı değildir. Çocuk yetiştirmek en zor ve hayat boyu devam eden önemli bir sanattır. Allah (c.c.) Kur’an’da şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun” (Tahrim, 66/6) Peygamberimiz (s.a.s.) de şöyle beyan etmektedir: “Hepiniz sorumluluk taşımaktasınız ve sorumluluğunuz altındakilerden mesulsünüz…”10 İnsan eğitilebilir bir varlıktır. Peygamberimiz (s.a.s.) “Her çocuk İslâm fıtratı üzerine doğar, ana-babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Putperest yapa.” Buhârî, Cenâiz 79, 80, 93 buyurarak aile ve çevre faktörünün çocuğun yetişmesi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu ifade etmektedir. Peygamberimiz (s.a.s), bir hadislerinde; "Bir babanın evladına bırakacağı en güzel miras, güzel terbiyedir" 11 buyurmuştur. Çocuklarımızı sevmek demek, sadece onlara iyi bir maddi miras bırakmak değildir. Onlara bırakılabilecek en iyi mirasın “güzel ahlâk” olduğunu Peygamberimiz (s.a.s.) bildirmektedir. Çocuğun hem dünya hem de âhiret mutluluğunu gaye edinen terbiyeye dikkat çekmiştir.
Çocuklara; inanç, ibadet ve güzel ahlâk anlayışı verilmelidir. Yani doğruluk, cömertlik, kanaat ve şükür etme, özür dileme, israftan kaçınma, sorumluluk duygusu, temizlik hasasiyeti, girişimcilik, para idaresi, iyimserlik, duâ etme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocuklara yeri geldikçe görgü kurallarını öğretmek ve yaş seviyesine göre dinî eğitim ve öğretimde bulunmak, bunlar her ailenin ve büyüklerin görevidir. Çocuklarımızın eğitiminin aile içinde, okulda, çevrede ve toplumda şekil alacağı bir gerçektir. Onların, bedenen sağlam, inançları düzgün, ahlaklârı güzel, insanlığa ve İslâm’a faydalı birer insan olarak yetişmeleri, bizim onlara sahip çıkmamıza ve duâ etmemize bağlıdır. Bu sebeple çocuklarımızı maddi ve manevi olarak en güzel şekilde eğitmeliyiz…
Çocuk Eğitiminde Anne-Baba Nasıl Davranmalı?
* Önce, çocuk eğitimine psikolojik ve biyolojik olarak hazır olmalısınız ve içinizden bu isteği duymalısınız.
* Çocukları iyi yetiştirmek için, çocukları tanımak, çocuk psikolojisini bilmek gerekir. Çocuğunuzun gelişimini iyi takip edebilmeniz için, çocuk gelişimi ve çocuk psikolojisi kitaplarından yararlanın. Bu şekilde, çocuğunuzun gelişimini izleyerek bilgi ve ölçülere sahip olmalısınız.
* Çocuk yetiştirmek, çocuk oyuncağı değildir. Çocuğun sağlık gelişimi ile ilgili gerekli kaynaklara ulaşmalısınız.
* Çocuk psikolojisi, gelişim psikolojisi ve öğretim metotları alanında bilgiler edinmelisiniz. Eğitimci ve psikologlardan yararlanmalısınız. Amaç; kendisi, ailesi ve toplumu için faydalı olma bilincinde olan kişilikli, mânevî değerlerine saygılı, ahlâklı, Yaratan ve yaratılanın haklarına duyarlı erdemli nesiller yetiştirmektir. Bu açıdan Anne ve babalar çocuklarının beden ve ruh sağlığına çok dikkat etmelidir.
* Her çocuk ayrı bir dünyadır. Çocukların ayrı bir birey olduğunun farkına varılmalı. Onun ilgi ve isteklerinin olabileceği bilinmelidir.
* Günümüzde çocuklarımız kötü arkadaş, internet ve zararlı neşriyat, sigara, alkol ve uyuşturucu gibi tuzaklarla karşı karşıyadır. Bu itibarla ebeveyn bunlara karşı uyanık olmalı ve çocuklarını korumalıdır. Çocuklarımızı bu gibi tehlikelerden koruyacak en etkili ve güçlü kalkan, sağlıklı bir din eğitiminin verilmesidir. Çocuğa, yaradılış gayesinin Allah’a kulluk olduğu, hayatın imtihan hayatı olduğu öğretilmelidir.
* Küçük yaşta kazandırılan ahlâkî değerler ve din eğitimi yoluyla verilen temel dinî bilgiler, öğretilen emir ve yasaklar, ezberletilen âyet ve duâlar, çocuğun düşünce ufkunu genişletir mânâ dünyasını aydınlatır ve mutlu olmasını sağlar.
* Çocuğunuzun yanında, eşinizle kavga etmeyin. Bu onu hem incitir, hem de anne-babanın olumlu imajını zedeler.
* Çocuğunuzun sorularına karsı göstereceğiniz ilgisizlik, onun başka sorular sorma isteğini kıracaktır ve bilgi dağarcığı yetersiz olacaktır.
* Saygı görmeyen bir çocuktan saygı beklemeyin.
* Sevgi görmeyen bir çocuktan sevgi de beklemeyin.
* Çocuğunuza içten bir sarılma, sevgiyi tüm kelimelerden daha iyi anlatır.
* Çocuklardaki merakı engellemeyin. Merak, bilginin kaynağıdır.
* Çocuklar sevgiden ve ilgiden yoksun bırakılmamalı; fakat bu sevgi ve ilgi gereğinden fazla olmamalı.
* Çocukların ayrı bir birey olduğunun farkına varılmalı. Onun ilgi ve isteklerinin olabileceği bilinmeli.
* Çocuklara sorumluluk verilmeli, onun kendini ifade etmesi ve gerçekleştirmesi teşvik edilmeli.
* Ödül ve cezada aşırıya kaçmamalı.
* Çocuğunuza verdiğiniz sözleri tutun.
* Çocuğunuza zaman ayırın.
* Aşırı baskı ile aşırı hoşgörü arasında bir denge oluşturun.
* Çocukların çocukluklarını yaşamaları sağlanmalı, çocuk oyun oynamalı.
* Çocuğunuzu kardeşiyle ve başka çocuklarla kıyaslamamalı.
* Kurallarınız varsa, nedenleriniz de olmalıdır. Bu nedenleri bilmek hem sizin hem de çocuğunuzun hakkıdır.
* Çocuklarımızın iyi birer yetişkin olması bizlerin iyi birer anne ve baba olmasına bağlıdır. Çocuklarımıza iyi örnek olalım. Ne mutlu, dünya ve ahiret mutluluğu için, faydalı bir ilim öğrenme gayretinde olanlara!
Dipnot
1. İbn Mâce, Mukkaddime 17
2. Darimi, Mukaddime 26
3. Tirmizî, İlm 2
4. Tirmizî, Kitabu'l-İlm, 19
5. Buhâri, İlm 14
6. Müslim, Vesâyâ 3
7. Tirmizî, Kitabu'd-Deavât 68
8. Müslim, Zikir 39
9. Müslim, Cihâd, Hds. 1732
10. Cami’üs-Sağir, Terc. c. 2, s. 373, Hds. 2135
11. Tirmizî, Birr 33
Süleyman GÜLEK
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Eyüphan KAYA
Pansuman Tedbirlerle Aile Muhafaza Edilemez
Recep YAZGAN
Samsun BİLSEM’de Sahipsiz Bırakılan Yetenekler
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)