Hz. Peygamber, örnek bir aile reisi idi. O, hanımına karşı çok nazik bir eş, çocuklarına karşı da çok şefkatli bir baba idi. Enes b. Malik şöyle demiştir: “Aile fertlerine Hz. Peygamber’den daha fazla merhametli ve iyi davranan bir kimse görmedim.”1 Hz. Peygamber’in aile içindeki davranışları saygı ve sevgiye dayalıdır.
Hoşgörü, merhamet ve adalet Peygamber ailesinin en önemli özellikleridir. “Sizin en hayırlınız, hanımlarına en iyi davrananızdır. Aile halkına iyi davranma konusunda sizin, en hayırlınızım.” 2 buyurarak hanım ve çocukları ile iyi geçinenleri ve onlara güzel davrananları övmüş ve bu konuda kendini model olarak göstermiştir. Bilindiği gibi bugün, insanlık için en temel bir kurum olan aile yapısı çok ciddi proplemlerle karşı karşıyadır. Oysa Hz. Muhammed (s.a.s.)’in aile hayatı bilinse ve uygulansa bu olumsuzluklar yaşanmayacaktır. Peygamberimiz, “Kadınlarla iyi geçinin.” (Nisâ, 4/19) âyet-i kerimesinin gereğini hakkıyla yerine getirmiş, ashabını da bu yönde eğitmiş, Müslümanlara da gerekli tavsiyelerde bulunmuştur. O, âlemlere rahmet (Enbiyâ, 21/107) ve mü’minlere model olarak (Ahzâb, 33/21) gönderilmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.s.)’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları
Peygamberimiz, aile bireylerini çok sever, ayrım yapmazdı ve sevgisini onlara her zaman gösterirdi. Aile, sevgi üzerine kurulur. Sevgi olmadan, mutluluk olmaz Peygamberimiz, aile bireyleriyle kavga etmemiş veya onlarla tartışmamıştır. Çünkü O, aile bireylerini sever ve onlara değer verirdi. O, çok iyi bir aile reisi, şefkatli ve hoşgörülü bir baba idi. Hz. Peygamber (s.a.s.) de Hz. Hatice’yi kadirşinaslığından dolayı şöyle övmüştür: “Allah bana ondan daha hayırlısını vermemiştir. Çünkü herkes beni inkâr ederken, o bana iman etti. Herkes beni yalanlarken o beni tasdik etti. İnsanlar mallarını esirgerken bana arka çıktı. Ve Allah Teâlâ bana ondan çocuklar nasib etti.” 3
Hz. Âişe hakkında, "Halkın en sevimlisi kadınlardan Âişe, erkeklerden Ebubekir'dir."4 diyerek, Hz. Âişe'ye ve kayınpederine iltifat etmiştir. Hz. Peygamber, bu ifadeleriyle eşine karşı ne kadar sevgi dolu, vefalı ve saygılı olduğunu göstermektedir. Torunları Hasan ve Hüseyin’i çok severdi ve onlarla sık sık oynardı. Onları omzuna alır, taşırdı. Bir gün Hasan’ı omzunda taşırken “Allah’ım, ben onu seviyorum ve senin de sevmeni diliyorum”5 diye duâ etti. Hz. Peygamber (s.a.s.) torunlarını ve çocukları çok severdi. Henüz süt emme çağında iken vefat eden İbrahim'in ölüm ânını konu alan bir hadiste ise, Hz. Peygamber'in can vermekte olan oğlunu kucağına alıp öptüğü, bu sırada gözlerinden yaşlar boşandığı bildirilmekte ve bu durumu gören Abdurrahman b. Avf'ın (r.a.), "Siz de mi ağlıyorsunuz, yâ Rasûlallah?" demesi üzerine, "Bu ağlayış rahmet ve merhamettendir. Göz ağlar, kalp mahzun olur, fakat biz ancak Rabbimizin hoşnut olacağı şeyi söyleriz. İbrahim! Senden ayrıldığımız için gerçekten mahzunuz." cevabını verdiği, rivayet edilmektedir.6 Bu nedenle Peygamberimiz (s.a.s.) çocukları çok severdi ve onlarla yeterince ilgilenirdi. Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ailesi mutlu ve huzurlu bir aileydi. Hem bir peygamber hem de şefkatli bir aile reisi olan Hz. Muhammed, bu mutluluğun kaynağıydı. İnsanları kırmaktan ve azarlamaktan sakınan Peygamberimiz, aile bireylerinin tamamını ayrım yapmadan sevmiş ve onlara güler yüzlü davranmıştır. Nitekim Hz. Peygamber, “Kardeşini güler yüzle karşılaman da bir iyiliktir.”7 buyurmuştur. Aynı şekilde güzel sözlü olmuş ve “Güzel söz de bir sadakadır.” 8 buyurarak bu şekilde davranmayı teşvik etmiştir.
2. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Hanımlara Karşı Sergilediği İncelik ve Zarafet Anlayışı
Hz. Peygamber’in hanımlarla olan ilişkilerinde özellikle de aile hayatında ilgi, değer verme, adalet, eşitlik, hoşgörü, sevgi, saygı, nezaket, güven, iffet, feragat, haklara saygı, sabır ve tahammül, empati ve zarafet hakim olduğu için neticede o ailede huzur, uyum ve mutluluk hakim olmuştur. Hz. Peygamber, eşlerle iyi geçinme hususunda bazı taktikler de vermiştir: “Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.” 9
Bu da Hz. Peygamber’in kayda değer alternatif ve çözüm getirici bir yaklaşım tarzıdır. Eşi kendisinden hoşnut olan kadın şöyle müjdelenmektedir: “Kocası kendisinden hoşnut olarak ölen bir kadın, cennete girecektir.” 10 Bunun tersinin düşünülmesine de bir engel görülmemelidir. “Hanımının sende hakkı vardır, çocuğunun sende hakkı vardır, ailenin sende hakkı vardır” 11 buyurarak böylece yakın çevredeki insanların haklarına riayet edilmesinin ne kadar önemli bir olgu olduğunu vurgulamıştır.
Hz. Peygamber, o derece nazik bir insandı ki hayvana binerken dahi hanımlarına yardımcı olurdu.12 Bir seferinde kendisi bir yemeğe davet edilmiş, bu daveti ancak hanımıyla gelmesi şartıyla kabul edebileceğini beyan etmiştir.13 Bu da hanımına vermiş olduğu değeri ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber, hanımlarıyla birlikte bir seyahate çıkmış, hanımları deve üzerindeyken sürücü, develeri hızlı sürmeye başlayınca o, hanımların nazik yapısına dikkat çekerek sürücüyü uyarmıştır. O, bu uyarısında kadınları kristale benzeterek onlara karşı ne denli nazik olduğunu göstermiştir. 14
Hz. Peygamber zarafet, nezaket ve yumuşaklığın öneminin anlatıldığı hadislerde şu ifadeler dikkat çekicidir: “Allah Refiktir, bütün işlerde Rıfkı (yumuşaklığı) sever.” 15 “Yumuşaklık ev halkına hayır ve menfaat sağlar. 16 “Yumuşak huydan yoksun olan, iyilikten de yoksun olur.” 17 “Ey Aişe, yumuşak (huylu) ol! Zira Allah, ehl-i beyte hayır dilediği zaman onlara yumuşaklık bahşeder.”18 Hz. Peygamber (s.a.s.)’in aile eğitiminde bu tür değerlerin hâkim olduğu söz konusudur.
3. Hz. Peygamber (s.a.s.) Ev İşlerine Yardım Ederdi
Peygamberimiz (s.a.s.) ailesinden hizmet beklemezdi. Kendi işini kendisi görürdü. Hz. Aişe şöyle der: “Herkes evinde ne yaparsa Rasûlullah (s.a.s.) de onu yapardı. Elbisesini yamar, ayakkabısını tamir eder, koyunları sağar, kendi işini kendi yapardı” 19 Bununla birlikte annelerimiz Allah'ın Rasûlüne hizmet etmeyi şeref bilirlerdi. Sadece onlar değil, ashab-ı kiramın hanımları da ev işlerini yaparak eşlerine hizmet ederlerdi. Hatta peygamberin kızı Hz. Fatıma’nın el değirmeni kullanmaktan ellerinin yara olduğu, su taşıdığı, ev süpürdüğü vs. rivayetlerde belirtilmiştir. 20 Ancak Peygamberimiz (s.a.s.) hanımlarından hiçbirini hizmette kusur etti diye azarlamamıştır. Hz. Âişe, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in evde ne yaptığı sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: “Ev halkının hizmetini yapar ve ev işleriyle uğraşırdı. Ezanı işitince de namaza giderdi.” 21 Ev hayatında sadeliği ve mütevazılığı tercih eden Hz. Peygamber, ev işlerinde dahi aile fertlerine/hanımlarına yardımcı olmuş ve onların işlerine katkıda bulunmuştur.
4. Hz Peygamber (s.a.s.) Yemekte Kusur Aramazdı
Hz. Peygamber (s.a.s.); Önüne getirilen yemekte kusur aramaz, bundan dolayı eşlerine kızmazdı. 22 Câbir (r.a) şöyle dedi: Bir gün Peygamber (s.a.s.) ev halkından ekmekle birlikte yiyeceği bir katık istedi. Onlar da: “Evde sirkeden başka bir şey yok”, dediler. Resûlullah (s.a.s.) onu getirmelerini söyledi. Sonra da: “Sirke ne güzel katık; sirke ne güzel katık!” diyerek yemeğini yemeye başladı.” 23 Dolayısıyla yemeklerden dolayı hanımlarını hiç incitmezdi, üzmezdi…
5. Hz. Peygamber (s.a.s.) Ailesiyle İstişare Ederdi
Hz. Muhammed ev içindeki her türlü sorumluluğunu yerine getirirdi. Ailenin tüm bireyleriyle konuşur ve onların fikirlerini alırdı. Aileyi ilgilendiren herhangi bir konuda tek başına karar vermezdi. Örneğin, kızlarını evlendirirken onların görüşlerini almış ve istekleri doğrultusunda hareket etmiştir. Hz. Peygamber, Kur’ân-ı Kerim’in, “…Onların işleri, aralarında danışma iledir.” (Şûrâ, 42/38) âyet ilkesini hayatın her alanında uygulamıştır. Hem aile bireylerinin hem de arkadaşlarının görüş ve tekliflerine açık olmuştur. Hz. Peygamberin yakın arkadaşı Ebu Hureyre onun bu özelliğini şu şekilde dile getirmiştir: “Arkadaşlarına Rasûlullahtan daha çok danışan hiçbir kimse görmedim.”24 buyrmuştır.
6. Hz Peygamber (s.a.s.) Ailesiyle İyi Geçinirdi
Hz. Peygamber, devamlı güler yüzlü ve güzel sözlü idi. Ailesiyle, herkesle iyi geçinirdi. İnsanlara çok iyi davranırdı.25 Hz. Peygamber, hayatı boyunca, eşine, çocuklarına, çevresine, arkadaşlarına ve insanlara karşı hep yumuşak davranmış ve onları kırmamaya özen göstermiştir. Enes (r.a.)’dan. “Peygamber (s.a.s.)’e dokuz yıl hizmet ettim; yaptığım bir iş için: ‘neden böyle yaptın?’; Yapmadığım bir iş için de: ‘Şöyle şöyle yapsaydın ya!’ demedi.”26 Hz. Ali (r.a.) Hz. Peygamber hakkında şöyle der: “Dünya ve dünyalık hiçbir şey O’nu öfkelendiremezdi (şahsı için, dünyevî şeyler için kızmazdı).” 27
7. Hz. Peygamber (s.a.s.) Ailesiyle Şakalşırdı
Hz. Peygamber, ev halkına gayet iyi davranır, onlarla şakalaşırdı. Hz. Aişe, O'nunla yaptığı iki yarışı şöyle nakleder; "Bir yolculukta Hz. Peygamber'le yarıştım ve O'nu geçtim. Şişmanladığımda yaptığım diğer bir yarışı ise Hz. Peygamber kazandı." 28 O, ailesi ile birlikte olduğunda, onlarla sohbet eder, hal ve hatırlarını sorar, şakalaşır ve eğitmeye çalışırdı.
8. Hz. Peygamber (s.a.s.) Temizliğe Dikkat Ederdi
Peygamberimiz (s.a.s.) hem Rabbine hem de insanlara karşı saygısından dolayı temizliğine ve kişisel bakımına çok önem verirdi. Aile saadetinde çok önemli olan bu hususa riayet ederdi. Âişe vâlidemize: “Peygamber Efendimiz eve girdiği zaman ilk önce ne yapardı?” diye sorulduğunda: “Dişlerini misvaklardı.” cevâbını vermiştir. 29 Bu ve benzer hadislerden anladığımıza göre Rasûlullah (s.a.s.) dişlerini temizlemeye çok önem vermiştir. Sadece dişlerini değil, bedenini ve elbisesini temiz tutmaya, güzel koku kullanmaya da dikkat etmiştir. Tırnakların kesilmesi, sakal ve bıyıkların kısaltılması, istenmeyen tüylerin temizlenmesini fıtratın gereği ve bütün peygamberlerin sünneti olarak saymıştır. 30 Tabii ki, kişisel bakım aile saadetinde çok önemli bir yere sahiptir.
9. Hz Peygamber (s.a.s.) Ailesine Selam Verir, Sohbet Eder, Zaman Ayırırdı
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kendi evine girerken selam verirdi. Hz. Enes diyor ki; Rasûlullah (s.a.s.) bana şöyle buyurmuştu: “Oğlum, ailenin yanına girdiğinde selam ver ki, sana ve ev halkına bereket olsun.” 31 Ev halkının hal hatırını sorar, güler yüz göstererek anlattıklarını dinlerdi. Akşamları aile fertlerini bir araya toplar sohbet ederdi.32 Bu sohbetlerde ibretli kıssalar anlattığı gibi bazen de hepsini güldürücü şakalar yaptığı nakledilmiştir. Hz. Peygamber hanımlarıyla aralarındaki sevgi bağlarını güçlendirecek şekilde samimi olurdu. Hz. Aişe ile koşu yarışı yapması meşhurdur. 33
10. Hz Peygamber (s.a.s.) Ailesine Karşı Adaletliydi, Anlayışlıydı
Peygamber (s.a.s.) aile reisi olarak son derece adildi. Hanımlarının çoğu yaşlı iken Hz. Âişe çok gençti. Ayrıca Peygamberimiz zekâsı, ilmi ve benzeri üstünlükleri sebebiyle de ona ayrı bir muhabbet beslerdi. Buna rağmen hanımlarının arasında adaletle davranmaya dikkat ederdi.34 Bugün yine insanlığın en çok muhtaç olduğu adaletin en güzel örneğini, onun, bir kadının hırsızlık yaptığında o kadının affedilmesi için aracılık yapan sahabiye: “Vallahi hırsızlık yapan Muhammed’in kızı Fatıma da olsa onu da cezalandırırdım“ 35 sözlerinde görüyoruz.
Sonuç olarak; Peygamberimiz, “Kadınlarla iyi geçinin." (Nisâ, 4/19) âyet-i kerimesinin gereğini hakkıyla yerine getirmiş, ashabını da bu yönde eğitmiş, Müslümanlara da gerekli tavsiyelerde bulunmuştur. O, âlemlere rahmet (Enbiya, 21/107) ve mü’minlere model olarak gönderilmiştir. Bu itibarla insanlık âleminin olmazsa olmazı konumunda olan kadına gereken değeri ve önemi vermiş, kadını onurlu bir kul, salih bir insan, kendisi ile cennetin kazanıldığı bir anne 36 güven ve huzura erildiği bir eş, (Rûm, 30/21) adalet ile davranılması gereken bir evlât 37 olarak görmüştür. Kadınların itilmesine, aşağılanmasına, haklarının gasbedilmesine, sözlü ve fiili şiddet uygulanmasına şiddetle karşı çıkmıştır. Kadınlara iyi davrananları insanların en hayırlısı 38 olarak zikretmiştir.
Dünya ve âhirette mutlu ve huzurlu olmak isteyen bir Müslüman, haytın her alanında Hz. Peygamberi örnek almak mecburiyetindedir. Hz. Peygamber’in inanç, ibadet ve örnek ahlâkı; doğruluğu, adaleti, merhamet, şeflkati, güvenilirliği, insanlarla güzel geçimi, tevazuu, sabrı, şükrü, duâya verdiği önem. Cömertliği, misafirperverliği, istişareye önem vermesi, hoşgörüsü, (esnekliği), eğitime verdiği değer, ticari ahlâkı, temizliğe verdiği önem, aile hayatı, akrabalarına iyi davranması, komşularıyla iyi geçimi, bütün bunlar Müslümanlara en güzel örnektir. Her Müslüman, hayatın her alanında olduğu gibi aile reisi, babalık, dedelik ve kocalık konusunda Hz. Peygamberi örnek almak zorundadır. Ne mutlu hayatın her alanında Hz. Peygamber (s.a.s.)’i örnek alanlara!
Süleyman GÜLEK
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)