İnsanlar Allah’a kulluk etmek için yaratılmıştır. Bu yapmaları gereken kulluk görevlerini yapanlar. Allah’ın emrettiklerini yapıp yasak ettikleri günahlardan sakınanlar Cennet’e gireceklerdir. “Rablerine karşı gelmekten (günah işlemekten) sakınanlar bölük bölük Cennet’e sevk edilirler. Cennet’e vardıklarında kapılar açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi, ebedi kalmak üzere Cennet’e giriniz”(Zümer, 39/73) denilecektir.“İman edip yararlı iş yapanlara gelince, onlar da cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalacaklardır.” ( Bakara, 2/82)
Yüce Allah’ın sevgili kullarına hazırlamış olduğu Cennet nimetlerini dünya ölçüleriyle tarif etmek mümkün değildir. Allah Teala bunu ayetinde şöyle bildirmiştir: ”Yaptıklarına karşılık olarak Allah katında onlar için göz aydınlığı olacak ne mükâfatların saklandığını hiç kümse bilemez.” (secde, 32/17) Cennet nimetlerinin insanın akıl ve hayalinin almayacağı güzellikte olduğunu bir hadis-i kudsîde’dan Rasûlullah (s.a.s.) şöyle ifâde eder: “Aziz ve Celil olan Allah: ‘Ben iyi kullarım için Cennette hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve insanın kalbinden bile geçmeyen nimetler hazırladım’ buyurdu.” (Müslim, Cennet 2-4) Yine Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Cennet ehli, Cennete girdiklerinde bir münâdî şöyle der: ‘Şüphe yok ki, siz Cennette ebedî yaşayacak ve hiç ölmeyeceksiniz. Hastalanmayacak ve daima sıhhatli bulunacak, ihtiyarlamayacak, ebedî genç kalacaksınız; sonsuz nimetlere mazhar olacak ve hiçbir zaman hüzün (acı) ve keder görmeyeceksiniz.” (Müslim, Cennet 22)
Dünya hayatında insanların ibadet ve itaatları aynı derecede olmadığı gibi, Cennet’te de makamları aynı olmayacak. Orada farklı makamlar ve dereceler vardır. (Nisa, 4/96). Cennet hayatı ebedidir, sonsuz ve bitimsizdir. (Hicr, 15/47-48) Mü’min ahirette Cennetle müjdelendiği gibi, bu dünyada da Allah'ın lütuf ve ikramıyla nimetlendirilmektedir. Kuran'da, salih amellerde bulunan mü’minlerin bu dünyada da güzel bir hayatla yaşatılacakları şöyle haber verilir: “Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 16/97) İslam’ın emir ve yasaklarına uymaya gayret eden Müslümanlar dünya ve ahrette mutlu, hzurlu bir hayat yaşarlar.
Gerçek mutluluk dünyada değil; ahirette, Cennettedir. “Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. (Asıl hayat, dünya hayatı değil) âhiret hayatı; işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi!” (Ankebût, 29/64) “Âhirete nazaran dünyanın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.”( Müslim, Cennet 55). Dünya hayatının âhiret hayatı yanında ne kadar az, ne kadar değersiz olduğunu ayet ve hadis bildiriyor. Bazı kişiler, sanki dünya hayatından başka yaşam yokmuş gibi, dünya yaşamına kendisini kaptırarak zevkler, keyifler içinde yaşamına devam ederler. Geçici, fâni dünyanın câzibesine aldanıp Allah’a kulluğu terk ederler, günah işlemeye devam ederler. Dünya hayatının nimetleri gecicidir ve her an bir üzücü olayla karşılaşmak söz konusudur. Ahirette nimetler devamlıdır, orada sorun yok, üzüntü yok, sadece sevinç ve mutluluk var. Asıl mutlu olunacak yer Cennet olduğuna göre, gecici dünya yaşamına aldanıp ahreti, Ceneti unutup dunya yaşamına dalmak, ibadetleri terk etmek ve günah işlemek akıl karı değildir. Bu gerçeği bilenler ve buna inananlar Ahiret’e yatırım yapmayı ihmal etmezler, Allah’ın emir ve yasakalraına titizlikle uyarlar. İbadetlerini yaparlar, güzel ahlak sahibi olmaya çalışırlar ve günahalrdan sakınırlar. Aksi halde, kişiler kendilerine yazık etmiş olurlar.
Cehennem Azap Yurdudur
Cennetin zıttı, cehennemdir. Cehennem; Derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap çekecekleri ceza yeri. Kur'an-ı Kerîm'de inanan ve güzel amel işleyen kimselere Cennet vadedildiği gibi (Kehf 18/107) kâfir ve günahkâr kimselere de Cehennem vâdedilmiştir. Kâfir, münâfık ve müşrikler Cehennem'de ebedî kalırlar, orada ölmezler ve azabları hafifletilmez. “Sizden, kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, işte onların dünya ve ahirette amelleri boşa gitmiştir. İşte cehennemlikler olanlardır onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır” (Bakara 2/217) Tövbe etmeden günahkâr olarak ölen mü’minler ise, Peygamberimiz'in hadislerinde de bildirildiği gibi, Günahkâr mü'minler, cehennemde ebedî kalmayacaklar, cezalarını çektikten sonra cennet’e konulacaklardır (Buhâri, Rikak 51, Tevhid 19; Tirmizi, Birr 61)
Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için ahirette kâfir ve münâfık ve günahkarların cezası ateşle verilecektir “Doğrusu o (Cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir.” (Meâric, 70/15) Ceğennem azap yeridir. “Kim Allah'a ve Rasülü'ne karşı gelirse, bilsin ki ona (kendisi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır." (Cin, 72/23) “Âyetlerimize karşı küfre sapanları şüphesiz ateşe sokacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azâbı (devamlı) tatmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz. Gerçekten Allah güçlü ve üstün olandır.” (Nisâ, 4/56) Kâfirlerin, müşriklerin, münâfıkların ve günahkarların âhirette çekecekleri azâbın ne kadar şiddetli ve korkunç olduğu âyetlerden anlaşılmaktadır. Cehennemin çok şiddetli bir azap yeri olduğundan Rabbimiz ondan korunmamız için bizleri uyarmaktadır: “Ey iman edenler kendinizi ve yakınlarınızı ateşten (cehennemden) koruyun.” (Tahrîm, 66/6)
Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Onlar suçlulara sorarlar: Sizi cehennemine sürükleyen nedir? Suçlular şöyle cevap verirler: "Biz namaz kılanlardan değildik” (Müddessir, 74/40-43). Hz. Peygamber (s.a.s)' de şöyle buyurmuştur: “Bilerek namazı terk eden kimseden Allah ve Rasulunün zimmeti kalkar" (Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 238). Bu izahlardan da namaz kılmanın önemi ve namazı terk etmenin zararı anlaşılmaktadır.
Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Cennet nefse hoş gelmeyen şeylerle ihâta edilip kuşatılmıştır. Cehennem de nefsin şehvetleriyle (nefse hoş gelen şeylerle) kuşatılmıştır.” (Buhârî, Rikak 28; Müslim, Cennet 1) “Ben Cehennem gibi acâyip bir şey görmedim; insanlar ‘ondan kaçarız’ derler, ama kaygısız uyuyorlar (yaşıyorlar) Yine Cennet gibi acâyip bir şey görmedim; ‘insanlar ‘onu isteriz’ derler, hem de, kulluk görevlerini terk ediyorlar.” (Tirmizî, Cehennem 10)) “Allah cennete giren herkeze daha çok şükretmesi içn günah işleseydi Cehennemde nasıl bir yere gideceğini gösterir. Cehenneme giren kimse de, hasretini artırması için dünyada iyilik yapsaydı, Cennette nasıl bir yere gideceğini gösterir .” (Buhari, Rikak 51) Bu açıdan da mü’min, korku ve ümit içerisinde hayatını sürdürmelidir. “(Cehennem) içinde olanlar (şöyle çığlık atacaklar): ‘Rabbimiz bizi buradan çıkar. (Dünyada) yaptığımız (küfür, şirk isyan ve kötülükler, yanlışlıklar, haksızlıklar, ahlâksızlıklar, hırsızlıklar)dan başka sâlih bir amelde bulunalım (emirlerine uyup yasaklarından sakınalım).’ ‘Size orada (dünyada) öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Sizi uyarıp korkutan da (peygamber de) gelmişti. Öyleyse (azâbı) tadın’ buyrulacaktır.” Fâtır, 35/37)
Allah’ın emrettiklerini yapıp, yasaklarından sakınanların Cennete, Allah’ın emirlerine aykırı hareket edenlerin de Cehenneme gideceğini bildirmektedir: “Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü (yanlış) hüküm veriyorlar! Herkes kazancına göre (ne yapıyorsa) karşılık görür. Onlara haksızlık edilmez.” (Câsiye, 45/21-22)) Âyetlerden de anlaşıldığı gibi İslâm’ın emirlerini yerine getirenlerle getirmeyenler bir değildir. Allah’ın emirlerini yerine getirenler mukâfât olarak Cennete girecek; yerine getirmeyenler de ceza olarak Cehenneme gireceklerdir; bu kadar açık ve nettir. “Kâfirler için hazırlanmış ateşten sakının” (Âl-i İmrân, 3/131) buyurarak Yüce Allah bizleri uyarıyor. Âhirette “bizim cehennem ateşinden haberimiz yoktu, yaptığımız kötülüklerden haksızlıklardan, ahlâksızlıklardan, haramlardan ve günahlardan dolayı ceza çekecek miydik?” deme hakkı olmayacak. Çünkü Rabbimiz apaçık bir şekilde Kur’ân-ı Kerim’de, bu gerçekleri bildirilmektedir.“Kim sâlih bir amelle (iyi işlerde) bulunursa, kendi lehinedir, kim de kötülük (İslâm’a aykırı hareket) ederse, o da kendi aleyhinedir (zararınadır). Senin Rabbin (Allah) kullara zulmedici değildir”( Fussilet, 41/46) “Ama kim de, Rabbinin (huzurunda duracağı) makamından korkup (gereğini yapar) nefsini de kötü arzu ve hevesten men ederse işte muhakkak ki, cennet onun varacağı tek yerdir.” buyrulmaktadır.
Âhirette mazeret kabul edilmeyecektir. Çünkü gerçekler apaçık bir şekilde bildirilmiştir. Cehennem kâfirler için hazırlanmıştır, fakat mü’minlerin de bu cehennemden korunması gerektiği bildirilmektedir. “Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan, Allah’ın affına güvendirerek sizi kandırmasın” (Lokman, 31/33) “O halde gücünüz yettiği kadar Allah’tan korkun; (emirlerini) dinleyin, itaat edin.” (Teğâbün, 64/16) Âyet-i Kerime’de açıkça bildirildiği gibi, Allah’ın emrettiklerini yaparak, yasak ettiklerinden kaçınarak cehennem ateşinden korunmaya çalışalım. Beş dakika sigara ateşine tahammül edemeyen insanlar, cehennem ateşine nasıl dayanacak? Ona göre iyi düşünüp kendimize yazık etmiyelim, İslâm’ın prensiplerine bağlı kalmaya çalışalım. Çünkü Ccennet ucuz değil, Cehennem de lüzumsuz değildir.
Korku ve Ümit
Sadece, ‘ben de müslümanım, kalbim temiz’ diyerek yaptığı kötülüklerin, günahların zararını görmeyecelerini ve cennete gideceklerini düşünenler, kendilerini kandırmaktadırlar. “İnsanlar imtihana tâbi tutulmadan sadece iman ettik (biz de müslümanız) demeleriyle kurtulacaklarını mı sandılar? Andolsun ki Biz onlardan öncekileri de imtihan ettik. Allah elbette (imanda) doğru olanları bilir, yalancıları da bilir. Yoksa kötülükleri yapanlar Bizden kaçabileceklerini (cezadan kurtulacaklarını) mi sandılar? Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!” (Ankebût, 29/2-4) buyrulmaktadır. Her türlü günahı, haramı işlediği halde “ben de cennete giderim” demek ahmaklıktır. Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyuruyor: “Akıllı kimse nefsini kontrol altına alıp (her türlü günahlardan korunmaya çalışarak) ölümden sonraki hayat için hazırlık yapan; Âciz (aklını gereği gibi kullanmayan) insan da, nefsinin hevâsına (istek ve tutkularına, kötü arzularına) uyup da Allah’tan (olmayacak şeyleri ve cenneti) temenni eden kimselerdir.” (İbn Mâce, Zühd 31; Tirmizî, Kıyâmet 25) Korku ile ümit beraber olmalı, sadece korku ve sadece ümit yanlıştır. Yanlışlar da yanlışa götürmektedir.
Bazı kişiler de: “Biz günah işliyoruz cemnente giremeyiz” diyorlar. Allah‘dan ümit kesiyorlar ve günah işlemeye deavm ediyorlar. Tabi ki bu da yanlıştır. Günahalra tevbe edenlerin tevbesini Allah kabul edeceğini bildiriyor “Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.” (Bakara, 2/160) “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zira Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler ümit keser.” (Yusuf, 12/87) “Günahtan tevbe eden kimse hiç günahı olmayan kimse gibidir. (İbn Mâce, Zühd 30)
Müslüman kişi İnanç, ibadet ve güzel ahlak sahibi olmaya özen göstermelidir. Bütün gayretiyle İslâm’ın prensiplerine uygun hareket etmeye çalışmalıdır. Buna rağmen günah işlediğinde hemen tevbe ederek kendisine çeki düzen vermelidir. Ne için tevbe etmişse bir daha onu yapmamaya çalışmalıdır. Günah işlendiğinde de Allah affetmez diyerek tevbeyi kesinlikle terk etmemeli, çünkü “Allah tevbeleri kabul edicidir.” (Bakara, 2/160) Her türlü günahı işlediği halde “ben cennete giderim” demek yanlıştır. Aynı şekilde, “ günahkâr olanlar da “ ben cennete gidemem “ demesi de yanlıştır. Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Cennet size ayakabılarınızın bağından daha yakındır. Cehennem de öyledir.” (Buhârî, Rikak 29) Cennet ve ceğehennem, insanlara uzak değildir. Dikat etmeli, haram olan, günah olan şeyleri değil; doğru olan işleri yapmalı. Müslüman, korku ve ümit içerisinde hayatını sürdürmelidir. Ne mutlu İslam’a uygun yaşamaya gayret edenlere ve cennet’e girenlere!
Süleyman Gülek
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)