İnsan yaşamı boyunca fiziksl, duygusal ve sosyal açıdan gelişir. Gelişim sürecinde en çalkantılı dönemi de ergenlik çağında yaşanmaktadır. Gerek ergenlik, gerekse gençlik dönemleri insan hayatının en güzel en mutlu ve en güçlü dönemleri olurken, aynı zamanda birer kriz ya da bunalım dönemleridir. Bu dönemde gençle büyükleri arasında yaşanılan sorunların en önemli nedeni, büyüklerin, çocuğu ne tam yetişkin ve de çocuk olarak algılamamalarından kaynaklanmaktadır. Fakat ergen çocuk değildir ve çocuk gibi davranılmasını da istemez. Aile çocuğunu ne kadar iyi tanır ve ergenlik dönem özelliklerine vâkıf olabilirse, ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur. Ergenler, bu dönemi en yakını olan ailelerinden aldıkları destekle, kolay bir şekilde aşabilmektedir. Bu destek mutlu bireyler olarak hayata adım atmalarına da katkı sağlamaktadır.
Gençlik çağını birkaç evreye, ya da alt döneme ayırabiliriz. Hızlı büyüme ve cinsel uyanışın olduğu 11–15 yaşlar arası ergenlik ya da ilk gençlik olarak bilinir. Olumsuz davranış ve tepkilerin yoğun olduğu evredir. 15–17 yaşları arası çekingenliğin ve kendine güvensizliğin belirgin olduğu delikanlılık evresidir. 17–21 yaşlar arası kendine güven ve gösterişin ağır bastığı delikanlılık evresi, 21 yaş ile 25 yaş arası da uzamış gençlik çağı olarak değerlendirilir. İnsan gelişimi fiziksel, cinsel, hormonal, duygusal, sosyal zihinsel, kişisel ve ahlâkî olmak üzere sekiz boyutta incelenebilir.
Bedensel Gelişm
Ergenlik döneminin göze çarpan ilk gelişmesi, boy ve ağırlıkta yaşanır. Kızların bedenlerinde görülen bazı değişikliklerle ergenliğe girilir. Vucudları şekil değiştirir, özellikle göğüsleri büyür, âdet görmeye başlar. Erkekler kızlardan ortalama iki yıl sonra ergenliğe girerler. Ergenlik döneminde boşalma (ihtilam) olur ve yüzde sivilceler görülür. Sakal ve bıyık tüyleri belirir. Bazı bölgeelrde (koltuk altı ve cinsel organ çevresinde) kıllanma ortaya çıakar. Ses kalınlaşır, erkeğe özgü vaziyet alır.
Cinsel Gelişm
Bedensel gelişimle beraber, cinsel fonksiyonlar devreye girer. Cinsel kimliği oluşmaya başlar. Ergenlik bedensel değişmeleri, kızlarda genç kız, erkek çocukara da erkek görünümü sağlar.
Çocuğa Buluğ Çağı Eğitimin Verilmesi: Bu eğitimin amacı biyolojik ve cinsel gelişimleri konusunda bilgi sahibi yapmak ve onların bilgi eksikliği sebebiyle yaşayacağı kaygılarının, gerginliklerinin azalmasını sağlamaktır. Cinsel gelişim ile ilgili bilgiler çocuğa, çocukluğun ilk yıllarından başlayarak ergenliğin sonuna kadar yaşıyla orantılı bir gelişim çizgisi içinde verilmelidir. Kız çocuğun annesi tarafından erkek çocuğun da babası tarafından daha cinsel belirtileri başlamadan bu devreye hazırlanmaları şarttır. Öncelikle kız çocukalrın karşılaştıkları özel halleriyle ilgili durumlar hakında annesi tarafından aydınlatılması, gerekli sağlık ve temizlik kuralları öğretilmesi gerekir. Gençlere cinsel bilgilerin, büyükleri tarafından ve yeterli miktarda verilmemesi halinde çocukların sağlıklı olmayan kanallardan bu bilgileri almalrına yol açar. Bu kaynakların sağlıklı ve yeterli olmamasından ötürü, eksik ve yanlış bilgilerle yetişeceklerdir. Bu durumun en tehlikeli tarafı, bu bilgilenme sürecinin, gözlenemez ve denetlenemez bir şekilde gelişmesi olacaktır.
Büluğa erme, dinde sorumluluğun başlangıç işareti olarak kabul edilmştir. Bu durum, bu dönemin önemini artırmaktadır. Ergen, din nazarında yetişkin kişi statüsünde yer alır; o artık dinin emir, yasak, görev ve kuralları çerçevesinde davranışlarının sorumluluğunu yüklenmiş birisidir. Bu bakımdan, bu dönemin gelişim özelliklerinin çok iyi bilinmesi, gençlerin din eğitim-öğretiminden sorumlu kişiler açısından büyük önem taşımaktadır.
Cinsel olgunlaşma ve cinsel dürtüleri denetim altına alma, cinselliğe karşı sağlıklı tutum geliştirme, karşıt cinsle olan ilişkilerinde ölçülü olabilmeyi sağlar. İslam dini evlilik dışı ilişkileri kesinlikle yasaklamış ve haram kılmıştır, insanı zinaya götürecek söz ve davranışlardan uzak durulması istenmekte ve şöyle buyurulmaktadır: “Zinaya yaklaşmayın, çünkü zina son derece çirkin bir iş ve çok kötü bir yoldur. (İsra 17/32) Allah’ı ve Peygamberini seven, dinî duyarlılığı bulunan gençler, Allah’ın bu yasağına uyarlar. İnanç, ibadet ve ahlakî görevlerini yerine getirirler. Böylece dünya ve ahiret hayatında mutlu, huzurlu yaşarlar.
Duygusal Gelişim
Ergen sevmek ve sevilmek arzusu içindedir. Ergenin duygusal dünyasında bazı çelişkiler dikkatimizi çeker. Yalnızlıktan duyulan hazzın yanı sıra, bir gruba katılma özlemi, yetişkini hor görme ama ona dayanma, endişe ve umutsuzluğa karşın geleceğe coşkuyla yöneliş, bu evrenin belirgin çelişkili duyguları arasında sayılabilir. Ergenin duygusal tepkilerini etkileyen başlıca faktörler sağlık durumu, zekâ düzeyi, cinsiyet, okul başarısı ve sosyal kabul düzeyidir. Özellikle sağlık koşuluyla duygusal tepkiler arasında önemli bir ilişki vardır. Kötü sağlık koşulları bünyeyi aşırı duygusal kılabilir.
Bir gün önce çok neşeli görünen genç, diğer bir gün üzüntülü ve karamsar, içine kapanık mutsuz olabilir. Bu dönemde duygular ergenin tüm yaşamında etkili olurlar. Küçük bir kırıklık ergenin yakın çevresindeki ilişkilerini doğrudan etkiler. Duyguların şiddetlenmesi sonucu, gerginliğin doğurduğu belirli alışkanlıklar görülür. Bu alışkanlıklardan en yaygın olanı, iyi uyum sağlayamayanlarda görülen tırnak yeme alışkanlığıdır. Gerginlik azaldıkça ve genç dış görünüşüne önem vermeye başladıkça, tırnak yemede de belirgin bir azalma görülür. Ergenlik dönemin en belirgin özelliği, duyguların çok hızlı değişmesidir. Neşeli ve mutlu bir durumda iken bir anda karamsar ve mutsuz bir havaya bürünebilir.
Sosyal Gelişim
Sosyal gelişme, kişinin içinde yaşadığı toplum tarafından kabul edilebilir biçimde davranmayı öğrenme sürecidir. Çocuğun diğer insanlarla olan sosyal ilişkilerinin nasıl olacağı hayatın ilk yıllarındaki öğrenmelerine bağlıdır. İnsanlarla sıcak ilişkiler kurmaktan hoşlanan çocuklar bu davranışı öğrenme ile kazanırlar. Bu bakımdan anne-baba ve diğer yetişkinlerin sosyal davranışları çok önemlidir. Çocuğun tek çocuk, ortanca veya büyük çocuk olup olmadığı, kardeş sayısı, cinsiyeti, ailenin büyüklüğü, ailenin katıldığı sosyal deneyimlerin kalitesi, eve misafir gelişi, misafir ağırlama biçimi, ebeveynin evdeki misafire takınması gereken tavır, ailenin sosyal, ekonomik ve kültürel seviyesi hep topluma uymasını, sosyalleşmesini etkileyen belli başlı faktörlerdir. Aralarında çok yaş farkı olan kardeşi olma, sosyalleştirmeyi güçleştirebilir. Kardeşlerin ve ev halkının hep aynı cinsiyetten olması karşı cinsle ilişki kurmayı güç hale getirebilir. Genç, tutum ve davranışlarını örnek alacağı, kendisi ile özdeşleşeceği model kişilere ihtiyaç duyar. Ergen için en etkili örnekler kendi anne ve babasıdır. Anne-babası ile iyi ilişkiler içinde bulunmaması halinde gencin bu modelleri, uygun olmayan kişilerden seçmesine yol açar, bu da ergenin gelişmesinde problemlre neden olabilir. () Dolayısıyla anne ve babanın ergene güven vermesi ve aralarındaki diyalogu en iyi biçimde sürdürmesi gerekir.
Zihinsel Gelişim
Ergen kendi görüşlerini haklı gösterebilecek düşünce kurallarını ve mantık yollarını bulmaya başlar. Düşüncelerinin dikkate alınmalarını ister. Alınmayınca da kızar. Kendisi ve seçeceği meslek hakkında hayaller kurar ve gelecek kaygısı yaşar. Gözlemler yaparak bundan ilkeler çikarmak, varsayımlar ileri surerek onlari denemek ergen düşüncesinin temel özellikleridendir. (8) Ergen bu devrede kendini tanıma ve anlamaya çalışır.
Kişilik Gelişimi ve kimlik
Bir kişiyi diğerinden farklı kılan bütün ayrıcı özellikleri onun kişiliğidir. Başka bir tanımla, kişilik, bireyin sosyal, ahlâkî, zihinsl ve fizksel özelliklerinin dinamik bir bütünleşmesidir. Kişilik yukardaki tanımlardan da anlaşıldığı gibi, insanın tüm özelliklerini içeren geniş kapsamlı bir kavramdır. Ergenin kimliği, çocukluktan itibaren yapılan değişik özdşimlerle yavş yavaş gelişir. Ergenliğin başlarındaki çoçukların kendi kimlikleri hakında belirgin olmayan bazı imgeieri vardır. Ergenlik kimlik geliştirmede önemli bir dönemdir ve ergen “ben kimim?” ,” hangi hareket doğru?”, “nasıl davranmalıyım?” sorularına cevap arar. Ergenlerin değer yargıları ve ahlâkî standartları anne babanın, akranların ve etrafındaki yetişkinliklerin değer yargıları ve ahlâkî standartlarından etkilenir. (9) Kişilik gelişiminde psikolojik etkenler: Psikolojık temelli ihtiyaç ve istekler çogu ergende yaygındır ancak bu ihtiyaç ve isteklerin dışa vurumu ergenden ergene degişebilir.
Ergenin kişiliği şeklendiren belli başlı istekleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
1- Büyümek, gelişmek ve kuvvetlenmek ister.
2- İlerlemek, olgunlaşmak ve değişmek ister.
3- Bireysel bağımsızlığını elde etmek ister.
4- Başarmak ve güven kazanmak ister.
5- Beğenilmek ve takdir edilmek ister.
6- Etrafındaki insanlarla olumlu sosyal ilişkiler kurmayı arzular.
7- Mutlu olmak ister.
Anne babanın aşırı korumacı olması ve sadece kendi istekleri doğrultusunda ergene davranmaları kişiliğin oluşmasını engellemektedir. Ergenin kendi hayatın düzenlemesi ve yön vermesi konusunda çevresinde olumlu örnek yoksa ergen medyanın ya da kendi hayal ve fantezilerinin yörüngesinde başarılı olmaya çalışacaktır. Ergene bu konuda anne baba olarak en iyi model siz olacaksınız. Ergeni devamlı olarak başkalarıyla kıyaslanmak ya da sürekli birileri gibi olmaya zorlamak kişiliğinin gelişimini engelliyecektir.
Ergenlik çağının en önemli sorunu kimlik arayışıdır. Bu dönemde genç, kimlik bunalımı ve kimlik karmaşası ile karşılaşır. Kimlik karmaşası içersinde bocalayan gençler, din’de kimlik kazandırıcı bir imkân bulmaktadırlar. Böylece değişme ile denge veya bütünleşme ihtiyacı arasındaki gerilimlerden aykırı kimlikler arasındaki çatışmalardan uzaklaşarak, tutarlı ve dengeli bir benliğe kavuşabilmektedirler. Bu durum hayata ve insanlara olumlu bakmayı beraberinde getirir. Dinî inanç ve ibadetlerin gençlerin ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri vardır. İnanç, ibadet ve ahlâkî göevlerini yerine getirmeye gayret eden genç, kendine ve çevreye zarar verici davranışlardan da sakınır.
Ahlâkî Gelişim
Ahlâk, bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevî değerleri, huyları ve bunların tesiri ile ortaya koyduğu davranışların bütünüdür. Ahlâk iyi ve doğru davranışlar bütünüdür ve insanların uymakla sorumlu oldukları davranışlar ve kurallardır. Ergenlerdeki ahlâkî değerlerin istenilen yönde gelişebilmesi için ilk önce yetişkinlerden doğru davranış modelleri görmeleri gerekir. Buna karşılık anne-babaların ve diğer yetişkinlerin otoriter bir tutum ile ahlâkî değerleri yerleştirmeye çalıştıkları gözlenir. Bu noktada baskı unsurunun kalktığı yerde bireyler kural çiğneyebilir hale gelebilirler. Oysa tutarlı davranışlarla ahlâkî gelişim sağlanmaya çalışıldığında vicdanının sesini dinleyen, oto kontrole sahip bireyler yetişecektir. Oto kontrol geliştiren bireyler ahlâkî değerlerin ve kuralların nedenlerini bilir ve uygular
Eğitimcilerce kabul edilir ki, “kişiliğin çekirdekelri hayatın ilk yıllarında atılır, altıncı yaşta ana çizgileriyle belirir; gençlik çağının sonuna doğru ise son biçimini alır.”(14) İnsan hayatının geleceğini belirleyen en önemli dönem, 0-6 yaş arası ilk çocukluk dönemidir. İnsanların karakter ve ahlâkının oluşması çocukluk yaşlarında başlar, gençlik döneminde kökleşir. Gençlik dönemini sıkıntısız ve problemsiz geçirebilmek için çocukluk döneminde gerekli dinî eğitimin verilmesi ve gençlere ibadet ve güzel ahlâk alışkanlığı kazandırılmalıdır. Dünya ve ahiret mutluluğu için bu dönemin iyi değerlendirilmesi gerekir. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur: “Sizin hayırlınız ahlâkça en güzel olanınızdır” “İnsanlara, güzel ahlâkla muamele et.” Din güzel ahlâktır. Dinimiz her zaman güzel ahlâklı olmamızı ister. Çünkü güzel ahlâk, mutlu olmayı sağlar. Dünya ve âhirette mutlu, huzurlu olmak istiyorsak İslâm’ın emir ve yasaklarına, koymuş olduğu ahlâk kurallarına uymak zorundayız.
Süleyman GÜLEK
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Öztürk Samuk
Zemin Uygun, Kitle Müsait
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)