Kuşluk vakti; sır vakitleridir! Saatin akrebi mıhlanmış gibi durur boşlukta, bir garip yaşam döngüsüdür sanki bu vakitler.
Ilık esen rüzgârın ıslığı, nağme nağme gezinirken kentin boş sokaklarında, dağıtır vaktin sükûnetini misk kokulu yeşil kuşların, asra asılı kandillerde şakıyan sesleri. O sesleri ki bölüverir siyah kuşların çığlıkları, kızıl mavi ahengi bozulur düşlerin, cehennem kâbuslarına düşer insan o saatlerde.
Güneşin dudaklarında, bayram hüznü yaraların çatlaklarına takılıyor gözüm. O çatlaklardan sızan kıpkızıl kelimeleri yakalıyorum, isyankâr seher bülbülünün ah-u zarında. Güneş gökte, ışığı yerde, eziliyor kaldırım taşları üzerinde. Berzahtan, dünyayı görünmez gözler izliyor. Aramızda kulakları sağır eden bir sessizlikte, hesabı görülmemiş dünyalık defterler uçuşuyor.
Tabii bir uyku halinde, avuçlarıma düşüyor kopmuş bir defter yaprağı. Yaprağı alıp pencereme gidiyorum. Tuhaf bir sevinç hissettiğim bu bayram sabahı.
Gelenleri, gidenleri, duranları, aceleci adımları, yaşamın seyirlik her ne hali varsa seyrediyorum penceremin gerisinden. Bu seyirler bayram sabahlarında daha bir anlamlı oluyor nedense.
Bakışlarımın noktasında bir ses arıyorum. Yine görebilecek miyim onu?
Tam sekiz yıl önce bir bayram sabahında tanışıyorum onunla. O gün bu gündür ne zaman başımı ona çevirsem bana bakar buluyorum gri mavi gözlerini. Saç diplerimden topuklarıma değin tüm bedenimi ter basıyor bu anlarda. Gözlerinde ki gri kedere dayanamıyorum, yüreğim acıyor her defasında. Bir aklım sus diyor anlatma kimselere, bir aklım bilsin istiyor cümle âlem, onu anlatmak istiyorum her gördüğüme.
Yine bir bayram sabahı pencereme dayamışım başımı, aklım ve duygularım firarda. Bilinmez bir zamanın bize ait gayblarının bedenleri arasında dolaşıyorum sığ düşüncelerimle. Camdan kendi aksimi görüyorum. Boşluğa bakan gözlerimin yeşiline karışan, gri mavi gözlerin bakışını neden sonra fark ediyorum. İşte yine bana bakıyor gözleri gözlerimde. Bir garip soğukluk sarıyor bedenimi. Bir garip, bir ince, bir soğuk sızı. Ruhunu yaşama yakıştırmadın da mı erkenden gittin, diyorum fısıltıyla. Toprağın kefen hasreti çektiği de yoktur ya dokunuyor işte yüreğime onun kimsesizliği. Dokunuyor ya! Yüzümün de alı mora karışıyor. Dizlerimin bağı çözülüyor. Takatim kesiliyor. Nefesim boğuluyor. İçimde melankolik kıpırdanışlar hızla uzaklaşıyorum camdan.
Esrar-ı Hak zahir oluyor diyorum güpegündüz. Korkup kaçmaya meyilli cesaretim; hadi gidelim diyor, o dikiyor gözlerini üzerime. Onca yıllık tanışıklığa yakışmıyor bu tavrın der gibi bakıyor.
Zaman, siyah elbiseli kadın, yaşam, mersinler, yıllar, solmuş güller, mevsimler, sonbaharın sarı hüzünleri uçuşuyor hafıza göğümde. Kaldırımdaki itiş kakışlar gönül gözümün gerisinde. Dalgın dağınık, ne çok insan hikâyesine şahit oldum bu pencereden.
Aydınlık ile karanlığın birbirine hükmetme zamanlarında, içimi ezen ezinç duyguların çarpıştığı en acıklı hikâyeydi onu gördüğüm ilk anlar. Hayatın davetsiz misafirine yakalandığı günün, hüzün kokan rızasının şahitliği idi benim ki. Suretimin gülümseyen aksi donmuştu da nefesimin sıcaklığını buğu yapıp, nefesi kesilenin hayalini tutup elimle kazımıştım camdan. İçimden bir şeyler kopuyor gelip tıkıyor boğazımı yine… Sözlerimi yarım bırakıp, kalkıp kalkıp bakıyorum camdan. İsyankâr oluyorum o anlarda. En çokta hayatına son düğüm atılan adamı, öylece kor ateşlerin içinde bırakıp, ardına bakmadan giden kadına isyan ediyorum.
Bir aklım Fatma’da, bir aklım berzahta, bir aklım bayramda… Aklın, söz dinlemediği bir garip gün işte.
-Soranso Dükü mü? Dedi birisi.
- O da kim? Demek bir aklım da onda.
- Lüsiyen diyorum hiç yakıştı mı sana, seni onca çok seven adamı, elinin tersi ile itip gidip evlenmek Dük Soranso ile?
- Bilemedin değil mi sende, aşkın o tılsımlı sırrını.
- Kim bilebilmiş ki dünyada?
- İşte bak o siyahlı kadında bilememiş! Bilse koyar mıydı öksüz sevdiği adamı bir başına Selvi gölgelerinin altında. Üstelik gülleri de soldu nicedir. Ben fark ettim o etmedi.
-Yolları mı kapandı gelemedi?
Oysa ne üzgün görünüyordu adamın beyaz gövdesine ilişip, saatlerce sinesini döve döve ağladığı günlerde. Demek bu kadarmış dünyalık acılar!
Kulağımda Hafız Burhan’ın “Mecnun gibi ben onu severken” diye inleyen sesi, zamandan mekândan uzaklaştırıyor beni. Yürek tutulması yaşadığım.
Bu kadar neye içerlediysem artık?
-Hathor Ra’ya kızıp terk etmeseydi, Mısır’ı bu vuslatsız ayrılıklar hiç yaşanmayacaktı. Bu özlemler hep onun suçu! Derin bir sessizlikte işitiyorum berzahtakilerin küskün sesini;
-Neden burada değil(ler)? Ben bu kadar hasret çekerken on(lar)a!
-Sen diyorum, sen burada değilsin artık?
-Dünyalık o! Hasret duygusu, dünyalık…
Rahatsızım bu konuşmalardan. Bir gören olsa maazallah!
-Çiğ ağızlara, aldırma diyor! Onunda suçu yok. Artemis atmasaydı Ate’yi Olimpus Dağlarından, insanlık hatalar da var olmayacaktı?
-İnsanlık hata değildi ki bu. Bu, bir ömürlük vefasızlıktı!
Şimdi bu hakikati hangi hayale sığdırıp da teselli bulacağız?
-Ah! Diyor; Ömrüm, ömrüm beyhude geçmiş ömrüm!
-Onun ömrü, benim, bizim ömrümüz hepsi beyhude(mi) şimdi?
İçimde, en derinimde mahşer kaynıyor sözlerinin ağırlığından. Kalbimin kıvrımlarında fırtınalar kopuyor. Ruhunun acısını alma derdim. Oysa ruh acısı nasıl alınır öğretmediler bana Yaşamın düşmüşlüğüne bir kez daha yıkılıyorum. Tutup ellerimden beni o kaldırıyor düştüğüm yerden. Kırk yıllık kadim dost sıcaklığında elleri.
Ellerin, ellerin halen sıcak diyorum…
-Onun elleri de sıcaktı avuçlarımda diyor. Bir gözleri vardı ahu ahu bakardı aşkla! Tuttu vurdu can evimden beni son kertede. Eğilmez dediğim başım bir onun önünde eğilmişti de gam etmemiştim ben yine…
O! Arnavut kaldırımlı yolların bir ucunda sahipsiz bıraktı beni bir başıma.
Aşk… Aşkım, zapt etti beni buralarda.
-Yoksa durabilir miydim bu dar yerlerde bir dakika, koca dünyayı dar etmişken kendime? Ettim ya sığamadım dünyaya, sığamadım da zor attım kendimi bu son durağın penceresiz çukuruna.
-Ben öldüm… Evet, ben öldüm.
Sitemkâr sözleri içimi dağlıyor. Gül tutuşuyor gönül hanemde, bir can yanıyor içimde. Yağmur başlıyor yine ince ince. Gözyaşlarımın çilesine kefaret kara toprağın bağrına. Uzatıyorum ellerimi. Tut diyorum tut. Bu kez ellerim boşlukta kalıyor. Başlayan ve son bulan, yaşam… Boşlukta bir el elime uzanamayan… Hayat ile ölüm arasında yaşanan bir ömürlük ömür göçeği, ölüm ile hayat arasında son bulup unutulan göçeğin yükünün ağırlığı çöküyor, mezarın gölgesine…
Tutuk dilimde aynı soru; hayal misin ey can yoksa beşer mi? Gözünden yaş akar mı gidenlerin yoksa akan yaşanmamış bir hayatın pişmanlığı mı?
Oysa gidenleri hep mutlu bildik biz. Marifet geride kalıp dayanmaktaydı. Hoş büyüyü bir kurbağa sesi bozdu da dağların dayanamadığı yüke talip olduk aciz halimiz ile şimdi ne söylesek boş.
İçli dudak kıvrımlarında acılı sözler kalmış, o yarlı, yaralı söz yaşları ulaşamadıklarına geç kalmış bir sitem mi bu sözler şimdi?
-Sesin diyor, bana gerek şimdi. Bir çığlıklık feryada. Atılamamış son bir çığlığa, hak etmediğim unutuluşa, ses olacak sesin gerek şimdi bana! Göremediklerime, görüp de söyleyemediklerime, riyakâr insanların sahteliklerine, arkamdan vuran vefasızlığa, yokluğa, hiçliğe, fedakârlıklarımı kötüye kullanan zaman hırsızlarına, çaresiz son çırpınışıma, “yaşamın geçmişinden” ses olacak senin sesin gerek bana…
Allah’ım aklıma mukayyet ol diyorum! Kuşlar gökyüzüyle, Ağaçlar bulutlarla…
Ve ben, ben seninle konuşuyorum. Ateş yanığı bir ses avuçlarımda. Acısı, ruhumun etinde yanıyor, alevi damarlarımda akıyor, kokusu buram buram yükseliyor semaya.
Korkumu yatıştırıyorum ilahi tılsımlarla;
“İza tehayyertüm fil_umur Feste’inu min ehlil_kubur” “Ve Esselamü aleyküm,ya ehle daril_kavmil müminin”
-Taşa selam verdim, işitirsin elbet selamımı! Soluksuz nefesin ile konuşamazsın ya şimdi, anladım ben seni, kimselerin anlamaya çabalamadığı yerden anladım. Bırak sen dertlenme oralarda. Sonsuz zaman yanında sandığın, o sevdiceğin bile yaren olmuş ellere!
Bırak Allasen burası dünya. Burada işler bu kadar! Sen Tuba ağacının gölgesinde dinlenmene bak, ellerin Kevser suyunun serinliğinde. Ahiret keyfine kâfi gelsin amellerin. Bir zamanlar kalbinin en derininde sevginle büyüttüğün lotus çiçeklerini ben sular yaşatırım kelimelerimle. Bağrına ekilen siyah güller soldu diye sakın sen dertlenme…
“Fatma! Ya ruhumu seninle birleştir; ya da toprağa ver yok olayım” diyen, Hamit’in sözleri kulaklarımda;
-Pür nur o mevki… Mağrip mi yoksa makber mi Ya Rab”
Bir büyük aşka “Makber” olmuş sözlerin hüznü bunlar azizim, acısı topu topu kırk gün süren! Yol belli, sende ey başını dinlen berzahta ki evinde! Asıl bura hüzünler evi…
Camdan kendi aksimi görüyorum mermer taşın üzerinde. Sonra sen geliyorsun aklıma; sözlerin kanatlanıp uçuyor, Taç Mahal’in üzerine. Geride taş plaktan gelen “her yer karanlık” nağmesi gönül telimi titretiyor benimde. Hayat, yaşamın acımasızlığının küflü telini tutup çekiyor içimden, içim param parça…
Elimi cama vuruyorum; “Kimse hayat kadar sert vuramaz” derken, yaşamdan kendine düşen acıyı satın alıp gitmiş, ruhu ruhumun aynası sırdaşımın, mezar taşındaki dünyaya son mesajını okuyor gözüm defalarca:
Sana yanan bir aşk bıraktım yar,
İki vakitte söndürdün küle döndü.
Sana ömürlük bir kalp bıraktım yar,
Değiştirdin taşa döndü.
Karşımda kentin bol kara Selvili asri mezarlığı, mezarlığın karşısında hastane morgu, yan cephemde, Yıldırım Beyazıt camii avlusunda musalla taşı! Onca yıl bu manzarada oturduktan sonra, hala hayatın anlamı üzerinde kafa yoruyorsun ya sen de bir sorun var kızım diyorum camın aksinden ruhuma, tefekkür ile!
Başım boşluğa düşüyor, rüyadan irkilerek uyanıyorum.
Daha da ne insanlara ne kendime söyleyecek sözüm yok, koca bir “Hiç” ten başka!
Hiç! Yaşamın düşmüşlüğü, insanların dünyanın önünde diz çöküşünün tek kelimelik karşılığı.
Yaşam hiçleşirken gözümde, sözlerimi içime defnediyorum.
Zenne, kes kızım artık sen de gerdan kıvırmayı, sizde dağılın Tuzsuz Külhanbeyleri, Pişekâr havlu attı, cümbüş bitti.
Zaman aktı, Necef’i Eşrefte yine bir bayram sabahı, Dârus-Selâm’da, Sema’nın cennet gülleri, gökkuşağı misal dünyayı sardı.
Hülya Bulut
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)