Dünya düzenini yeniden oluşturmaya çalışan, temel felsefeleri; Kaostan düzen yaratmak olan beyaz Amerikalı Protestanların dünyadaki diğer insanlardan üstün olduğunu iddia eden Hristiyan Siyonistlerin inanç sistemi, Evanjelizm!
Yahudilerin vaat edilmiş topraklara ulaşması sonucunda, İsa Mesih’in dünyaya geri döneceğine inanıyorlar. Bu çerçevede Orta doğudaki olaylara bakıldığında, Büyük Orta Doğu Projesini ve Amerika’nın İsrail’e verdiği desteği anlamlandırmak kolaylaşıyor.
Evangelistler, Yahudilerin “Tanrının seçilmiş halkı” olduğuna ve kutsal toprakların Yahudilerin malı olduğu iddiasındalar. Mesih’in gelişi ile dünyanın hâkimiyetine kavuşulacağı inancına sahipler. “Allah’ın elini zorlamak” olarak adlandırdıkları, kıyameti insan eliyle öne alma senaryosu ve Tevrat’taki efsanelere göre kendilerini bunu gerçekleştirmek için seçilmiş topluluk olarak gören, masum insanların kefenlerine adlarını yazdıran, “ yeryüzünün çürümüş akıllı insanları.”
Peki, nasıl çalışıyorlar, dünyada kimler bu sistemi yönetiyor?
İlk maddesinde, “Bütün, insanların birlikte benimseyecekleri bir dine uymayı telkin eden “Anderson Yasalarıyla” sınırlarını çizen ve bu yasalara uygun ilerleyen, “Duvarcı Ustalarının” kurduğu bir oluşum. Büyük Ağabey’in yönettiği; Trilaterol Komisyon (Bilderberg), Gül Haç, Tapınak şövalyeleri, Kuru Kafa ve Kemikler Örgütü, SBS,.. Dünyanın en önemli fikir merkezleri!
Beyaz Aileler, Yuvarlak Masalar, Harp Tesisleri, CFR! Ve alt oluşumları...
“Kutsal kan, kutsal kâse” diye adlandırılan ve bunlara ulaşmak için yeryüzünü kana boyayan, dünya ülkelerinin masum insanlarını katleden bu oluşuma neden engel olunamıyor? Küresel güç olma hevesleri için çıkardıkları savaşlarda ölen insanların “İnsan Haklarını” koruyacak bir karşı güç neden oluşturulamıyor, barıştan söz eden ve insan haklarını dillerine persenk etmiş dünyanın hümanist ülkeleri neden yapılan vahşetleri seyretmekle yetiniyor? Savaşları çıkaran, bu savaşlara kimlerin katılacağını önceden planlayan ve yenidünya haritalarının sınırlarını çizen bu yeryüzü baykuşlarının kafaları neden koparılamıyor?
Tüm dünya da oluşturdukları, beyin yıkama merkezleriyle, dünyanın en önemli enerji kaynaklarına sahip olma ve ekonomik hareketleri tek elden kontrol etme yoluyla temel iki amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
_Küresel Amerikan İmparatorluğu ve Büyük İsrail Devleti!
Bu iki amacı gerçekleştirmek için, dünya ekonomisinde krizler yaşatılıyor, savaşlar başlatılıyor, gerekli gördükleri ülkelerde “İhtilaller” yapılıyor, hükümetler düşürülüyor, kendilerine yakın kimlikler yönetimlere getiriliyor, dünya insanının içine yapay panik depresif oluşumlarla korku salınıyor. Salgın hastalıkların çıkarılması ve yayılması yine bu oluşumun icatlarından. Harp Tesisleri yoluyla gerçekleştirilen; Yapay depremler, fırtınalar, tsunamiler bu amaç için yapılıyor.
İnsanlığı yok etmeye odaklı bir hareket için fazla mı yumuşak hareketler bunlar?
Ondan mı tüm dünya devletleri suskun!
Güçsüzlük bahanesi karşı duruşa engelse, neden güçlü olma çabaları yetersiz kalıyor? Onlarda ki akıl ve yürütme gücü yok mu diğerlerinde?
Sermaye düzeni dedikleri düzenin iki öğesi; Sömürü ve vurgun!
Dünya bankası eski yöneticilerinden John Adamsın sözlerinde gizli, oluşumun çarpık felsefesi. “Bir Ulusu köleleştirmenin iki yolu vardır. Birisi kılıçla, diğeri borçla.”
NATO, IMF, Dünya Bankası! En büyük korkuları gelişmekte olan ülkeler! Yapılan yardımlar ve sözde destek paketleri adı altında bu ülkelere uzatılan zehirli zakkum dallarıyla gelişimin önünü kesip, borçlandırarak ülkeleri köleleştiriyorlar!
_Borçlandırılan ülkeler; Dinleyin! Borcu ödeyemiyorsunuz, tek çıkış yolunuz öz kaynaklarınızı satmak! Bizim sözümüzden çıkmamak!
Ekonomisi, siyaseti, gelişimi bağımlı ülkeler, hangi olaya nasıl karşı durabilir ki?
Amaçları; Halkların karar verme yetisini kontrol altında tutmak, dünya liderlerini seçmek, seçilmelerini sağlamak ve onlar sayesinde dünya ekonomisini yönlendirmek. Bunun için yaptıkları “Kilit ve Anahtar” yöntemini kullanmak. Ülkelerin karar mercilerine kendi insanlarını yerleştirerek oluşumun kusursuz ilerlemesini sağlamak. Sonrası işleyen mükemmel plan. Sömürü ve vurgun kuvvetlerinin ülkelere girişi.
Atlantik ötesinden tüm dünyaya hükmetmeye çalışan bir ülkeye boyun eğmek zorunda kalan yeryüzü insanları!
Amaç; 3T yi uygulamaya koyabilmek. Tek Devlet, Tek Dünya parası, Tek Din! Peki, bu 3T’yi kimler ne zaman uygulamaya başladılar neden aynı coğrafyada bu kan akıtılıyor? 587 den beri kayıp “Kutsal Ahit Sandığını” bulma adına , “Duvarcı Ustalarının kurduğu (Skulls and Bones Society)“Kuru Kafa ve Kemikler “örgütünün ipleri oynatma gücü bu gün dünyada yaşanan vahşetin gizli elleri. Ahir zamanda bulunacağına olan inanç, bugün kü akan kanın hızlanmasının sebebi.(Bu arada bu oluşumun İngilizce karşılığının kısaltılmış simgelerinin bizim eğitim sistemimizde bir dönem kullanılan bir sınav adı olması da oldukça manidar bir kesişimdir. SBS !)
1000 yıl öncesi eski Mısır’da, Fravun sarayı çevresinde başlıyor oluşumun ilk hareketleri. II.Ramses döneminde Hz. Musa’nın asasını Kızıl Denize vurduğu bölgede başlayan ve aynı noktada devam eden, insanlık tarihinin en vahşet görüntülerinin yaşandığı ağrılı topraklar Filistin toprakları ve Gazze! Gece Yolculuğunun son durağı Mescidi Aksa’nın toprakları ve yakın çevresinde!
Elli bin yıllık yolun bir gecede geçildiği, duman bulutları arasından cehennemin “Görmesen daha iyi Ya Rasulallah denildiği topraklar!
Cehennem; 7 kat…4 bölüm… 70 denizlik bir ateş okyanusu.
70 kıyı,70 ateşten şehir. 70 şehir,70 bin hane.
70 bin hane,70 bin ateşten tabut! Cehennem; acılar diyarı! Sonsuza dek sönmeyecek ateş! Dil söyleyemez, akıl tariften aciz! Bu gün aynı topraklarda yaşanan dünyalık cehennem değil de ne?
Yanan ifritin meşalesi! Binlerce insan ateşten tabutlara sokuluyor.70 bin hane alev alev yanıyor. “Allah Ariş ile Fırat arasını mübarek kılmış ve özellikle Filistin’i mukaddes kılmıştır.”(Bu hadisi Müslim, İman 282,Münavi et_Teysir I 248 de rivayet etmiştir.) Hem Müslümanlar hem de Hristiyan Siyonistler için kutsal sayılan bir toprağa sahip olma mücadelesi yaşanan. Masum insanlar, çocuklar, kadınlar acımasızca öldürülüyor. Bu toprakların içi sızlıyor.
Yazgı gömlekleri kanlı bu insanların. Dünyanın gözü önünde meşrulaştırılıyor günahlı ölümler, alışıyor muyuz?
Büyümeyen çocukların diyarı oralar! Güneş bile küsmüş o topraklara, vazgeçmiş ısıtmıyor. Gözü yaşlı evler, dumansız bacalar.
Aklım almıyor mu aklım ermiyor mu yaşanan vahşete? Ağır geliyor bu merhametsizlik insanlığıma. Ağır insanlık suçu işleniyor sözüm ona dünyanın jandarmalığına, insan hakları koruyuculuğuna soyunanlarca.
Peki, sormazlar mı adama, “İslami terörden bahseden dünyanın baş belası güçlere; Madem dünyanın insan haklarını koruyorsunuz bu topraklarda yaşanan vahşete neden dur demiyorsunuz? Dünya insanının gözü önünde gerçekleşen diğer katliamlarda neredeydiniz?
Bosna da kadınların rahmine köpek menisi yerleştirip tecavüz edilirken, Çeçenistan’da hamile kadınların karnındaki bebeğin cinsiyeti üzerine bahse girilip, canlı canlı dipçiklenen kadınların feryatları yeri göğü inletirken neden duymadınız? Kosova’da soy kırım yapılırken neredeydiniz? Kuveyt’te, Körfezde, Somali’de, Irakta, Afganistan’da, İslami Terör var deyip bu toprakları işgal etmeye bahane üretip haksız yere işgal ettiğinizde sizin yaptığınız terörün adı neydi?
Görüyoruz, izliyoruz uzaktan. İnsanlık bitti ilk Gazze’de. Şaşkın dünya tanıkları olarak geçeceğiz tarihe. Gözlerimize bakan gözler vardı. Ne yapacağını bilmeyen bedenler. Biz ne yapabilirdik bu vahşetleri önlemek adına? Kapadık gözlerimizi bizde. Kirlendi insanlık dünyanın yaralı coğrafyasında. Bir mucize bekledik göklerden! Allah’ım yok etsene Yeryüzü tanrılarını diye! İsrafil’e söylesen de üflese ya suruna!
Çürüdü cesetler, ölü kokusu var havada, soluyoruz! İblisler, bu insanların suçu ne? Yeryüzünün yüreğini kabarttınız yine…
Zalimsiniz! Vurdunuz insanlığı, insan kanıyla beslenen dünyanın kan emici vampirleri.
Ya Rab! Onlar cezalandırıyor mazlumları. Hani Lut kavmini yok ettiğin Tufan sonrası söz vermiştin ya insanoğluna kıyamete kadar başka tufan yaşatmayacağına dair. Hani bir de göğüne yedi renkli gök kuşağını sermiştin bu sözleşmenin nişanı. Kaldırsan artık göğünden yedi renkli barış kuşağını. İndiriversen göğünü yere, kaldırsan yeri göklere ve katlasan ikisini birbirine dümdüz etsen dağları, coştursan ırmaklarını. Firavun soyunu yok etsen, şeytanın uşakları boylasa cehennemin yedi kat dibine bir akşam üstü…
Çünkü:
Daha kötü günleri yok insanlığın en kötüsü bu günler. Hasta ruhlu yaratıklar buyurmuşlar: “Hepsini öldürmeliyiz. Her Filistinli(Ota doğulu) çocuk terörist doğar. Hepsi bizim düşmanımız. Ve onların kanı bizim elimizde olmalı. Bu öldürülen teröristlerin anneleri içinde geçerli. Ölmeliler ve evleri yıkılmalı ki bir daha terörist yetiştiremesinler. Çocuklar büyüyüp ilerde bizi uğraştırmasınlar.”
O nedenle, kadınlar ve çocuklar ilk hedef! Henüz savaşın, savaş sözcüğünün ne anlama geldiğini bile bilmeyen çocukların öldürülmesini seyrediyor dünya. Cennette çocuk sesleri her gün çoğalıyor, gözleri açık ölüyor çocuklar…
Hani girdikleri topraklara demokrasi gelecekti? Kimyasal silah var insanlığa tehdittir diye diye girdikleri topraklarda kendileri kimyasal silah, uranyumlu mermilerle o toprakların halkını yok etmedi mi? Petrol kuyularını ateşe verip insanlığa zehir solutmadılar mı?
Fatih Sultan Mehmet’in söylediği gibi; Düşmanını tanımak, tehlikeyi bertaraf etmekse, Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta, Hiroşima’da, Nagazaki’de, dünya tarihinin ve insanlığın ırzına geçen, insanlığın baş belası oluşumların ve yılanın başı ezilmeli artık. Gücünüzle düzeltemediğinizi ellerinizle, ellerinizle düzeltemediğinizi, dilinizle düzeltin der bir hadis-i Şerif. Bizimde elimizden gelen bu! Ebrehe’nin ordusunu taşlayan Ebabiller gibi kelimelerle taşlamak ve susmak vahşetin karşısında! Füzelere, tanklara sapan taşlarıyla karşılık veren Filistinli çocukların yüreği yok bizde!
Durdum, baktım… Dünyaya, insanlığa… Olabildiğince rezil bir dünya, bir o kadar rezil insanlık!
Peki, sıranın bize gelmeyeceğini kim söyleyebilir? Yakınımızda yakılan ateşlerin bir kıvılcımı, yangını bizim topraklarımıza sıçratmaz mı? O ateş bir kez düşerse toprağımıza sonuçları ne olur? Geç kalınmadan sorgulanmalı…
Savaşı başlatanlar gibi birileri barışı başlatmalı yeryüzünde artık!
Unutmadık biz, unutmasın hiç kimse de: Henüz 5 yaşındaki Suriyeli çocuğun ölmeden önce söylediği son sözleri;
“Her şeyi söylicem Allah’a”!
İnsan olanı beyninden vuran bir cümle. Ne öldüreni, ne öldür emrini verenleri değil ilk önce ölümünü seyredenleri, bizleri söyle çocuk!
Bu son sözün vebali, Müslüman olan olmayan tüm dünya insanlarının üzerine olsun!
Dünya tarihine mazlumların kanıyla yazılacak bir hazin son daha geliyor, geçmişin acı tarih meselesi olacak, tarihe not düşülecek: Birileri öldü birileri seyretti…
Uhud’da H.z Muhammed’in okçuları yerlerini terk etti, savaş kaybedildi! Sadece Ya Kahhar sıfatıyla Allah’ın insanı kötülerden koruyacağı ve onları helak edeceği inancı yüzünden Müslümanlar kan ağlıyor, önce okçular yerlerine yerleştirilmeli…
Tapınakçılar ve suikastçiler, treni bir kez daha makasa getirdi! Makasın kesişim noktasında kimin kimi biçmeye odaklı olduğu çok iyi sorgulanmalı!
Tutarsız kızıl Simpson’un ölüm kusan sesi yankılanıyor yine sınırlarımızda;
“Ya bizdensiniz ya düşman!” Bu sese 42 yargıcı şaşırtacak cevap artık verilmeli…
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)