-Hişt hişt sen…
-Şöylecene bakıyorum etrafıma. Biri bana mı seslendi?
-Evet evet sen! Kız ucube surat, efsunlular gibi kendi kendine mi konuşuyosun ?
-Ucube surat!
-Efsunlu!
-Hey Allah’ım uysan bir dert, uymasam bana dert!
-Sen bana mı dedin onları?
-Dedimmm ne oldu?
-Demiyeydin eyiydi!
-Ayıp olmuyor mu, tanımam etmem seni?
-Ama ben tanıyorum seni!
- Nasıl yani?
-Hepimiz aynıyız işte, ne farkımız var birbirimizden? Kız, 40 nöron var mı sen de benim ki eksildi de yaşarken!
-Çattık, akşam akşam bu yorgunluğun üzerine. Neyse, ben yoluma gideyim ilgilenmezsem nasılsa susacaktır.
-Aklınızı hanfendi, aklınızı düşürdünüz!
-Aklımı mı düşürdüm?
Hasbunallâhu ve ni'mel vekîl… hikmetinden sual olunmaz amma…
-Aldın mı kız aklını yerden. Basarlar üzerine de işe yaramaz sonra ezilmiş akıl!
- Kime diyom denyo? Bön bön bakmasana etrafına.
- Ben neredeyim böyle dememe kalmıyor köşeli akıl, düşüyor bu kez sahiden yerlere. Nerede olduğumu anlıyorum. Bir şehre ait olmanın en bariz kanıtının o şehrin kestirme yollarını bilmektir inancıyla Unkapanı Levent sokağa kadar çıkmışım.
Olayı kavrayınca tıkır tıkır çalışmaya başlıyor o benim düşmüş akıl! O andan itibaren daha bir şefkatli bakıyorum ardım sıra gelen yabancıya.
-Bak uzaklaşıyoruz binadan sen dön istersen, kaybolursun sonra diyorum. Birden yüzünün şekli değişiveriyor.
-Deli miyim ben, kaybolcak. Hem bina değil, adı var onun “Canik Gureba”
Hay dilimi eşşek arıları soksun…
-Kız sen de mi bizdensin?
-Niyeymiş o?
-Kendi kendine iki satır muhabbeti kimle ediyodun!
-Kendi kendime, hem de iki satır, deli miyim…?
-Bak yine susmadı şu şom ağzım.
-Çok ta akıllıya benzemiyosun burdan.
-Yok artık.
“Sana da aşk olsun baba; Hani ben senin akıl küpündüm?”
-Var artık, var. Hadi inkâr etme. Sen de bizdensin.
Kız diyorum, “kendi kendime” oluver ne olacak. Ölmezsin ya! “Bu dünyada akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol dünya senin kahrını çeksin” belki de böylesi çok daha iyidir. Boşuna söz etmez benim atalarım.
-He abicim diyorum ben de sizdenim.
-Hahhh şöyle, beni de aklımdan şüphe ettirdin.
-Sen nasıl çıktın oradan? Kaçtın mı yoksa?
-Yok be abla ne kaçması, başhekim Yorgaki Beyden izinliyim. Mülayim adam. Hasan Hayri Efendi olsa ... Yıl 1908 yazının mehtaplı bir sabahıydı, Tanburî Cemil Bey’in Segâh taksimi eşliğinde bahçe duvarına tünemiş bülbülün feryatlarına dayanamayıp, Elazığ sokaklarında gonca gülü aramaya çıkmıştık da…Ya Mutemet Bey düdüğü çalmayı unuttu ya ben treni kaçırdım! Senin anlıcan kayboldum zamanda!
-Cuf cuf cuf…
Vahhh vahhh garibim. İyice sıyırmışsın sen. Yorgaki Beyden izinli, Mutemet Bey’in kayıp…
-Zamanın mutsuz münafıkları şuurlarını susturmaya çalışıyor. Bırak treni bak bak efsunlu şu suratlara bi bak!
-Baktım ne var ki?
-Çozutmuş lan bunlar. Sen de bunlarla çozutmuşsun.
- Netmişim netmişim? Uydurma!
-Akıl sancısı çektiğiniz, bir türlü doğuramayan gebeler gibi canhıraşsınız. Diyojen’in fıçısında yan gelip yatmakla olmaz, aklını eline alıp düşüneceksin!
-Hani ben sizdendim, ayaküstü sattın beni. Hem akıl kaderi yenebilir mi ki?
-Orada dur bakalım ucube surat. Adam satmak bizim işimiz değil. Onların arasında olman babında şey ettim. Malum topalla yatan aksayarak yürürmüş. Pehhh! Akıllarınızı fezaya çevirseniz ne mucitliklere imza atacaksınız da uğraşmıyorsunuz. Maksat kader utanmasın, demi?
-Bu ne cüret Yarabbi! Ayıp oluyor ama…
-Hem ucube demesen artık bana.
-Olurrr, ben Hermen olayım sen de Athena!
-Nasıl?
-Olmadı, Titan Tanrıları bana düşman, Yok mu bizden birileri?
-Olmaz mı Mergen’le Ayzıt olalım o zaman.
-Olalım, seni mi kırıcam. Hem sen nerden biliyorsun bunları?
-Hey mübarek kul, bir siz bilirsiniz değil mi? Ondan bir türlü dikiş tutturamıyorsunuz dünyada!
Egolu beyinler! Şirazeniz kaymış sizin.
-Hem zaten vazcaydım. Ben Sabuncu oğlu Şerafettin olucam. Sakatat menüsü yiyen halka, elmalı ciğerin faidelerini anlatıcam!
-Ben de Selçuklu Prensesi Yıldız Hatun olayım bari! Pattes beyinlilere, elmalı ciğerleri servis ederim. Nasıl fikir?
-Sen de fena değilsin hani, senden zehir gibi tarih hafiyesi olur kız.
-Gönül titreten yerden vurdun, güldürdün bak beni!
-Güllemsi birkaç cümle kurmak lazım değil mi ya, neticede adımız çıkmış deliye ne desem şimdi inmez ki Aliye.
-Ahahhahh bu iyiydi, hadi gülelim…
-Korkmuyor musun? Issız avlulardan, tekinsiz koridorlardan, tuhaf yüzlerin izi kalmış gri duvarlardan, arkandan aniden yükseliveren perdesiz ve ölçüsüz çığlıklardan, adımlarının altında süzülen gölgelerin histerik bakışlarından?
Öyle bir gülüyor ki iç organlarım titriyor.
-Deli deliyi görünce sopasını saklar, hiç mi duymadın papucumun edebiyatçısı.
-Haydaaa hakaret ettin ama…
-Bırak hakareti hadi kalk Aya Maryeras’ta gramofonla dans etmeye gidelim.
-Oooo çok uzak daha yakın bir yer söyle söz gideriz.
-Yok ora olmaz. Aklıma geliverdi orda içimize güya cin kaçmışmış ta o cini çıkartmak için yakılarak yok ediliyorduk. Yok valla ben yanmaktan çok korkarım.
-O zaman Toptaşı Bimarhanesi nasıl? Belki Atik Valideye gideriz oradan da…
-Niyetten öte geçmeyecek düşünceler! Bayram hedayesi gibi geldin ya sen bana. Gidelim anasını satiyim. Zati eve gidip te ne yapacaktım ki? Fasulye pişirmekten hallice!
-Hicâz, Uşşak, Râst…Mâlihülya, “Mirât_ı Emzice” deki karakterlerin aynası gibisin!
Hafızası silinmiş ayna!
-Çarpıldın mı kız, konuşamadın? Normal düşünen düz hayatların guguk kuşu sohbetlerine benzemiyor değil mi bizimkisi?
-Ne yalan söylüyeyim, benzemiyor. Aşmışsınız siz. Ohhh misss. Özgür beyinler. Düşünürken atış serbest!
Biz içeridekiler onlar dışarıdakiler. İlliyet bağı kuran var mı? Olmaz! Biz niye varız ki dışardakiler kendilerini akıllı saysın diye…
-Ne laf ettin ama. Helal sana.
-Oooo bunlar bişey mi daha gün ışığı görmemiş ne laflar var ben de.
-Göstereyim mi?
-Aman dur bişey gösterme, dil ile tarifsiz rahatsız düşünceler bozar bizi.
-Zeytin ağaçları altında, şeytana ruhunu satmışlar. Çocuk aklınızı kirlettiniz siz. Biz badem çiçekleri elimizde, hep o tertemiz akılla kaldık! Saathanenin tik takları arasında expressolarınızı yudumlarken, Polialarda kayboldunuz üstüne…
-Polia?
-sâkin, meskun, teskin, çokluk…desem anlayacaktın sanki. Güzelim sen de sonsuz dikkat dağınıklığı var!
-Nasıl yani?
-Bunlar habis düşünceler ama sence! Naçan yemedi bence!
-İnsan aklına tercümesi zor hallerinin.
-Zordur ya delilik, nimet bu sokaklarda. Yırtılmış bir kez perdemiz. Sen yine de çizgide dur, arkandan teneke çaldırma. Düşüncede kontrolsüz geçişler serbest ben de, çok da takılma. Bize no: 5 kapısı tecrit, size her yer tımarhane dışarda…
-No:5?
-Odaklan odaklan…
-Neye?
-Elinin körüne! Odaya efsunlu. Öyle Zen mertebesine de geçmene gerek yok. Kantçılar gibi kasım kasım kasılma boş yere, sığ beyinli, bakar körler gibi bakma! Ütopik algoritma mantığını al eline sakince dinle!
-Beyaz gömlek giydirilip elleri arkadan çapraz bağlanmışlar, hidroterepi için içi buz dolu küvetlere yatırılır bu odalarda. Demir maskeler aklı zapt etmek için, kafaya dört bir yandan çivilenir. Odanın duvar tarafına yerleştirilmiş bir demir karyola, kirli çarşaflar, kirli yastık. Gri duvarlarında, kocaman başlı, pörtlemiş gözlü, yüzsüz, elsiz, ayaksız çizimler…Buhar dolaplarına konan hastaların o çaresiz bakışları. Raflarda balmumuyla kaplanmış beyin parçacıkları. Tavandan sarkıtılmış mekanik tokatlama cihazı. Prizin hemen önünde elektrikli sandalye.1032 göğüs numaralı hastanın saçlarından tutup çeken beyaz önlüklüleri de görmediğini söyleme.
-İrileşmiş gözlerimle bakmaya cesaret edemediğim gözlerinin taaaa içine bakıyorum.
-Noldu kız ucube, ürktün mü?
-Şaka la şaka! Beyazıd Külliyesinde yapılmıyor bu işkenceler! Bildin mi Kirişhane mahallesindeki! Toptaşı Bimarhanesinde de yok, o çok medenilerin halt yemesi. Neymiş beynin Frontal lobotomi alınınca geçecekmiş. Açtırmam dedim beynimin ön lobundan delik, açtırmam…Delilerin zoruna bak akıl tamir edilir mi öyle?
-Yooo ne var ki ürkecek, “ İki keklik bir kayada ötüyor!” Ziyadesiyle fasıl sohbettindeyiz, Rum Yasi’nin meyhanesinde!
-Ne diyorsunnn nano devrelerim yandı!
-O değil de 1032 göğüs numaralı hastaya takıldım!
-Neden, tanıdık mı ?
-Tanıdık mı? … o benim Üni numaram!
-Yapma yaaaa! Bak geldin mi sözüme, selamsızlara kulak kesil, racon kırar mahkeme heyeti lehine. Kadın dil kabadayılığı yapıyor, giydirin beyaz gömleği caddenin orta yerinde diye.
-Senin tanıdığın çoktur o zaman söyle de benim küvetin suyunu iyi ayarlasınlar. Çok sıcak çok soğuk bozar beni. Çeksin o sıcak havluyu da bedenimden. Zaten iki tel saçım var çekiştirip durmasınlar öyle…İyice kafa mı karıştırdın, neler diyorum ben böyle?
Kabus mu bu? Gündüz vakti uyku felci geçiriyorum da üzerime karabasanlar basmış hissi. Gerçeklerden kaçış belki de!
-Cuf cuf cuf …kuyruğu kaçıran gelsin.
Yedi bela insanoğlu. Taciz, tecavüz, savaşlar, yokluklar,…İnsanın delirmemesi elde değil bu devirde.
-Elde değil zaten beyinde zındık!
-Boş yere mi çıldırdı bunca insan. Delirmeyene aşk olsun!
-Hişt hişt insancıklar nörüyonuz, mesai saatinde boş gezenin boş kalfaları olduğunuza göre babalarınız toprak ağası heral? Nato mermer nato taslar! Siz yine de burnunuzdan kıl aldırmayın tüysüz lavuklar, valla çok acıyor.
-Sataşma öyle herkese sataşılmaz. Zaten içi geçmiş milletin sıcaktan. O yüzden zati şey edemiyoruz, düşünemiyoruz.
-Bi zahmet düşünmeyin zaten siz. Düşünen beyinlerin zamazingosu demi bu dünyanın halleri! Ama dur sen düzelticez biz!
-Sana bir sır vereyim mi, aslında kimiz biz?
-Hey Allah’ım uygunsuz vakit yatmışımda bir yerlerim açıkta kalmış gibi. Ver bakalım, yalnızzz Siri gibi; “Gizem kutusuna konup bilinmezlik kurdelasıyla bağlanmış bilmecen” insanlığa zarar verecek tehdit unsuruysa sır tutmam bil!
-Münafıklaşma ne demek sır tutmam, çarpılırsın alimallah. Heyyy Napolyon! Sen sen büyük ölü adam sen de gel “deliden alın uslu haberi!”
-Dünyanın “Göbekli Taşı”nın donmuş gözcüleriyiz biz! Kuzey’in Tanrısı cennete giriş kapısına nöbetçi dikti bizi. Mihraplarını kuzeye çevirenlerin üzerine salınan beyaz güvercinleri beslemek bir görevimiz. Büyük Yarığın, kuzey aralığı deliklerinden geçişleri biz sağlarız. Gök ejderhası insanlara alevlerini salmasın diye bir gözümüz onu kollar gece semalarda. Chinvat köprüsünde kılıç kimimiz, günahkarların ayağını kaydırıp cehennem kuyularına düşürmek için. Göçmen kuşları gözetleyen akbabaların düşmanıyız. Çığlıklarımız onları ürkütmek için. Ruhları etten arındırmak en önemli görevimiz.
-Hişşşşt söylemeyin kimselere!
-Ya bi git başımdan Allasen, çarşıda katran bırakmadın. Bu sıcakta iki gram aklım kalmış zaten onu da sen alıcan.
-De hadi gel öyleyse, mahalle bakkalından iki gram akıl bir dirhem mantık alalım. O kadarcık akıl bu kainatın sırlarını çözmeye yetmez be efsunlu!
Bir keder halleri bende. Az kaldı onlardan olduğuma inandım inanacağım. Bir daha da yolda Dede Efendi’yi dinlersem iki olayım. Sanki bedenim ayakta ruhum uçmuş, aklım yoldan çıkalı çok olmuş hissi.
-Üzülmeee geçerr, buhar çılgınlığı bu yaşadıklarınız. Buharı havada görünce tren yürüyecek sandınız. Cahil cahil bakma yüzüme. Daha çokkk yolunuz var bize yetişmenize. Kaplumbağa misal pısırık pısırık yürümekle bitmez o yol! Tavşan bilinç kopyalamada! Başınıza bela olacak, köle olacaksınız teneke beyinlere! İşsizler tavlada pul kırarken, Dostoyevski romanı çevirecek kelimesi kelimesine! Demedi deme.
-İnsan fıtratına ters, zaman ötesi söylemler bunlar. “Yaratılmamış Yaratıcının” nın hikmeti! Aklım taştı, gözlerim kamaştı. Cehalet aklın onuruymuş, bırakın ben cahil kalayım.
Başını ince bir ahenkle gökyüzüne çeviriyor; Onunla da mı arama gireceksin? O’nun görün diye gönderdiği kullardanım şükür. Sen de yaz diye gönderdiklerinden. Aklını düşürdüğün gibi kudret mürekkebini de dökme yerlere!
Derin bir kuyu yeraltı şehri. Define avcıları boşa aranıyor. Oysa en büyük hazine bedenlerine yapışık. Ahhh bir anlayabilseler! “Aklının yetmediğini gönlüne sor” sözünü! Aciz olmadıkta müptela olduk bizler. Su ve kuş sesleri arasında. İsfahan makamı çaldı biz ağladık. Keşkeler ziyanımız. Hasbahçede ayş_u tarab edelim. Leylin zifirinde Bad_ı sabaya karşı…
-Ahhh be ahhh!
-Anlayacaksınız ya anyayı konyayı, çok geç olacak zihinci meczuplar! Geriye taktınız vitesi, yol yokuş aşağı! Padişahım sürün bu insancıkları çöle, hak ettiler!
-Beh behh! İlkel komünler sizi. Okuyun! sözünü işitip okusaydınız öğrenecektiniz her bi sırrı! “Kitabü’l Cerrahiyetü’l Haniyye” de yazdım. “Tavuğu yılana ısırtmadan tiryak yapmazsan zehirler deyi.” Siz kafalarınızı dağlattınız!
-Allam ya aklıma mukayyet ol, neler diyor?
-Çok merak ettim Şifânâğmelerin de var mı senin?
-Olma mı leeee!
-Deve sidiğini Ebu Cehillerin akıl yaralarına döksek te sen isli kül bas yaralarına iyi gelir. Olmadı dağ çiçeği ile ana sütü merhemi. Ölümsüzlük iksirini Ceyhan’a döken görünmez elde benimdi…Deli misin kız ne şifağnamesi, kaçıncı yüzyılda yaşıyoz! Beyinler zehir gibi işliyor, bilgi kusuyor şehirlerin üzerine.
-Ecnebileşme, söyle onlarda yapmasın! 7 nota, 3 ritm ile iyileşmez o ruhlar! Çapsız psikopatlar!
-Çarpıldın mı kız, sesin soluğun kesildi? Ama iyi böyle ne zaman ağzınızı açsanız kavgaya tutuşuyorsunuz milletçe. Bir ince çizgi aramızdaki sen gidip gidip dönüyorsun ben geçmişim çizgiyi. Akılda bir delik, durmadan üflüyor. Aklına eseni yapmakta oradan geliyor. Atan atmış tokatı, insanların ki o kadar acıtmıyor! Tahtamız kaymış bir kez ne yapsak düzelmez. Ne edek, hayatın demir parmaklıklı sürgün bahçelerinde aklımızı gezdiriyoruz bizde.
-Sessiz ol. Aklıma mahkeme kuruldu. Hakim salladı tokmağı. 1032 sende onlardansın, kesin hüküm dedi. İkimizde sustuk. Beynim error verdi.
-Göğüs numaram:1032
-Mutemet Bey’in şehirde unuttuğu gizli delilerdenim! Habil’in ölümünü düşünen Kabil’in ıslak beyni avuçlarımda. Şimdilik gaflet uykularındayım. Oysa uyanmalıyım. Sonra tüm uyuyanları uyandırmalıyım!
-Hah şunu anlıyaydın. Yedi uyuyanlar uyandı siz uyanmadınız be burjuvanın son kızı.
-Netice_i kelâm gerek her söze. Sen kimin cenahısın demeden doğru sözü dinle. Herkese birer küpe benden hediye. İster kulağınıza takın ister tütsü yapın küllerini savurtun denize. Aynı cinnet kuyusundan mı su içtiniz hepinizde? Deliliğe vur, fesli zırdelilerin ruhuna gazel oku sende…
Düğmesiz ceket giy, ilikleme önünü kimsenin önünde! Gerçeği saklamayın ki kötülük yaşayamasın içinizde.
Mezartaşı kitabem Halvet_î Sümbülî başlığı olsun. Üzerinde bir satır cümle: “Aklı tepe taklak yaşadı” naçizâne.
-Hadi geçmiş olsun hepinize!
Siz Fergana Vadisinde, mezarıma bol bol Amentü okuyun! Tavşanlar, Siborg doğurdu, Silikon Vadisinde!
Hülya BULUT
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)